{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2021/1306 - 2023/1141<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t: 2021/1306 <br>KARAR NO\t: 2023/1141<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2017/209 Esas 2020/21 Karar<br><br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 28/12/2023<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 22/01/2024<br>\t<br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve birleştirilen dosyada davacılar vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; <br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI; <br>\tAsıl dava dosyasında davacılar vekili, 06.02.2017 tarihinde davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, bozulan aracını tamir etmeye çalışan davacıların murisi yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu, müteveffanın davacı ...’ın eşi, davacı ...’ın babası ve davacı ...’ın kardeşi olduğunu,  müteveffanın kusuru ve diğer indirim nedenleri gözetilerek talepte bulunduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı eş ... için 100,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat, davacı çocuk ... için 100,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ağabey ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, maddi tazminat talebi yönünden tüm davalılardan, manevi tazminat talebi yönünden davalılar ...Ltd.Şti ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.06.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini davacı eş ... için 169.022,42 TL, davacı ... için ise 50.389,49 TL olarak artırmıştır.<br>\tBirleştirilen dava dosyasında davacılar vekili, 06.02.2017 davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacıların desteği ...’a çarpması sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek şimdilik  davacı baba ... için 1.000,00 TL maddi, 60.000,00 TL manevi tazminatın, davacı ağabey ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte maddi tazminat talebi yönünden tüm davalılardan, manevi tazminat talebi yönünden davalılar ...Ltd.Şti. ve ...’ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 21.11.2019 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini davacı baba ... için 24.644,84 TL olarak artırmıştır.<br>\tAsıl dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili, sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kusur oranlarının bilirkişi raporu ile belirlenmesini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tAsıl dava dosyasında davalı ...…Ltd.Şti vekili, davanın reddini savunmuştur.<br>\tAsıl dava dosyasında davalı ... vekili, mahkemenin görevli olmadığını, kazada vefat edenin de kusurunun bulunduğunu, emniyet kemeri takmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tBirleştirilen dava dosyasında davalı ... Sigorta AŞ vekili, sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığını,  davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, kusur durumunun bilirkişi raporu ile belirlenmesini, sorumluluklarının kusur oranı ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tBirleştirilen dava dosyasında davalı ...…Ltd.Şti vekili, davalıların kaza nedeniyle maddi kayıp ve zararlarının bulunmadığını, ... plaka sayılı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası yanında ... Sigorta şirketi ile kasko poliçesi bulunduğunu, davanın kasko şirketine ihbarının gerektiğini, dava sonucunda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi halinde kasko ve sigorta şirketlerinden karşılanmasını talep ettiklerini belirterek, davanın reddini savunmuştur.<br>\tBirleştirilen dava dosyasında davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.<br>\tİLK DERECE MAHKEME KARARI;<br>\tMahkemece toplanan delillere göre, 06.02.2017 tarihinde ...’nın idaresindeki, diğer davalı ... Ltd Şti'ye ait, davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigortası ile sigortalı olan aracın davacıların desteği ...’a çarpması sonucu davacıların desteğinin vefat ettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminat talebi ile iş bu davanın açıldığı, ceza dava dosyası üzerinden Ankara Adli Tıp Kurumundan alınan rapor ile mahkemece aldırılan rapor arasındaki kısmi çelişkilerin giderildiği 05.06.2018 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü davalı ...’nın %75, müteveffa ...’ın ise %25 oranında kusurlu olduğu, davacı ... için 192.437,46 TL, davacı ... için 57.188,09 TL, davacı... için 24.644,84 TL  maddi zarar hesaplandığı,   kazaya sebebiyet veren aracın ticari araç olması, aksinin davalılarca kanıtlanamamış olması nedeniyle avans faiz uygulanması gerektiği, ancak birleşen davada davacı vekilinin faiz türü bakımından talebinin yasal faiz olması sebebiyle birleşen davada faiz türünün yasal faiz olarak belirlenmesi gerektiği, davalı sürücü ve işleten yönünden faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olan 06.02.2017, davalı sigorta şirketi yönünden ise faiz başlangıç tarihinin asıl dava bakımından dava tarihi olan 21.03.2017 ve birleşen dava için ise sigorta şirketine yapılan başvurunun tebliğ tarihi olan 23.11.2018 tarihinden sonraki 8 iş günü sonrasına tekabül eden 06.12.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği, her ne kadar, mahkemece hükme esas alınan 14.11.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda asıl dava bakımından davacı ... için 192.437,46 TL, davacı ... için 57.188,09 TL, talep edilebilir maddi zararın bulunduğu belirtilmişse de davacılar vekili, anılan ek rapordan önce dosyaya sunduğu 13.06.2018 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini davacı eş ... için 169.022,42 TL, davacı davacı ... için ise 50.389,49 TL olarak artırmış olup taleple bağlılık ilkesi uyarınca hüküm kurulduğu, birleşen dava dosyasında ise davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde sigorta şirketine başvuru yapılmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğundan davanın reddini savunduğu, dosyadaki delillere göre bu savunma yerinde olsa da; bu hususun “giderilebilir dava şartı” olduğu mahkemece kabul edildiği, birleşen dosyada davacı vekilince dava açıldıktan sonra ve birleştirme kararı verilmeden önce davalı ... Sigorta AŞ’ye 21.11.2018 tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğu ve başvurunun 23.11.2018 tarihinde davalı sigorta şirketine tebliğ edildiği manevi tazminata yönelik taleplerinin incelenmesine gelince; TBK'nın 56. maddesine dayalı olarak davalılar sürücü ve işletene yöneltilen manevi tazminat istemi yönünden yapılan değerlendirmede, kazanın meydana geliş biçimi, tarafların kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları, birlikte dikkate alınarak davacı kardeşler ... ve ... bakımından ise; anılan davacıların müteveffa ...’ın kardeşleri olması sebebiyle kaza neticesinde kaybettikleri kardeşleri için üzüntü ve ızdırap duymaları her türlü izahtan vareste olduğu ve kardeşlerin manevi tazminat isteme haklarının bulunduğu, ancak bu davacıların yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonuçlarına göre uzun zamandır evli olmaları ve müteveffa ile ortak bir yaşam alanını uzun zamandır paylaşmamaları, müteveffanın sağlığında aynı evde oturmamaları, ekonomik durumlarının diğer davacılar eş ..., çocuk ... ve baba...’e nazaran görece yerinde oluşu, her ne kadar duyulan üzüntü ve ızdırabın derecesinin ve yoğunluğunun ölçülmesi mümkün değilse de somut olayda manevi zararın daha çok, az önce anılan davacılar açısından daha büyük olması ve bu zararın mümkün mertebe bu davacılar üzerinden giderilmesi gerektiği, ezcümle somut olayda birinci derecede mağdurun ve oluşan manevi zararın eş ve çocuk nezdinde meydana geldiği ve bu doğrultuda da davacı eş, çocuk ve baba için takdir edilen manevi tazminatın miktarlarının emsal olaylara göre mahkemece bir nebze yukarıdan takdir edildiği hususları birlikte değerlendirildiği ve davacılar ... ve ...’ın tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; asıl dava dosyasında davanın kısmen kabulü ile, 169.022,42 TL’nin davacı ...'a, 50.389,49 TL’nin davacı ...'a, davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan 21.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline anılan davacılara verilmesine, davacıların davalılar ... ve ... Ltd. Şti’ne karşı açmış oldukları manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacı ... için 20.000,00 TL davacı ... için 20.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.02.2017’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti’nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... bakımından manevi tazminat isteminin reddine Birleştirilen dava dosyasında maddi tazmnat yönünden  davanın kabulü ile, 24.644,84 TLnin davacı ...'a  davalılar ... ve ... Ltd. Şti. Yönünden  kaza tarihi olan 06/02/2017 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 06/12/2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline a davacı... için 5.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/02/2017 dan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.müştereken ve müteselsilen tahsiline,  davacı ...'ın manevi tazminat talebinin reddine  karar verilmiş, karara karşı asıl dava dosyası davacıları vekili, birleştirilen dosya davacıları vekili ile asıl dosyada ve birleştirilen dosyada davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş, davalı ... vekili istinaf harç ve giderlerinin muhtıra tebliğine rağmen yatırmaması nedeniyle mahkemenin 01.04.2021 tarihli ek kararı ile istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiş; ek karara karşı davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmamıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ;<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde, davacı ...'ın kaza nedeniyle kardeşini kaybettiğini, uzun süre acı ve ızdırap çektiğini, halen de çekmeye devam ettiğini, kardeşinin ölümünün vermiş olduğu üzüntünün bir nebze olsun azalmadığını, bu nedenle manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken mahkemece davanın reddine karar verilmesinin kabul edilemez olduğunu, aynı şekilde davacı ...'ın eşini kaybetmenin acısını, ...'ın ise babasını kaybetmenin acısını sürekli hissettiğini, davalı sürücünün kusur oranı da dikkate alındığında onlar adına hükmedilmiş olan manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, verilen kararın bu yönüyle doğru olmadığını ileri sürmüştür.<br>\tBirleştirilen dosyada davacılar vekili istinaf dilekçesinde, mahkeme her ne kadar meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü ...'nın %75 oranında, müteveffa ...'ın ise % 25 oranında kusurlu olduğundan bahisle hüküm kurmuşsa da; belirlenen kusur oranlarının gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücü asli ve tam kusurlu olup müteveffanın kusurunun bulunmadığını, şöyle ki; müteveffanın olay mahallinde köprü altında yolun en sağ şeridine zorunlu olarak park etmiş ve arkadan gelen araçların sürücülerinin uyarılması ile bir tehlike ortamının varlığını önceden görüp zamanında tedbir alarak dörtlü ikaz lambasını yaktığını, davalı sürücünün ise; KTK 52/1-b uyarınca gündüz vakti meskun mahalde, görüşün açık ve 50 km/s hız limitinin olduğu üç şeritli düz ve eğimsiz bölünmüş yoldan gelerek dikkatini vermediğini, hızını ve sürüşünü mahal ve zemin şartlarına göre ayarlamadığını, hal böyle iken zorunlu duruş esnasında tüm tedbirleri alan müteveffa ...’a \"taşıt yolu üzerinde yaya olarak bulunması sırasında kendi can güvenliğini sağlamayacak şekilde davrandığı\" yönündeki hatalı ve gerçeğe aykırı tespit nedeniyle %25 oranında kusur atfedilmesinin hukuka, gerçeğe ve hakkaniyete aykırı olduğunu, nitekim, meydana gelen trafik kazasında davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun, müteveffanın ise kusurunun bulunmadığının Ankara Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2017/97 E. sayılı dosyasıyla sabit olduğunu, davacı baba ... için hükmedilen 24.644,84 TL'lik destekten yoksun kalma tazminatı çok cüz'i olup gerçeği yansıtmadığından ve yukarıda anılan nedenlerle müteveffa %25 oranında kusurlu olarak kabul edilip kusur indirimi yapıldığını,  baba için 5.000,00 TL manevi tazminatın düşük olduğunu, karşı tarafa ödeyeceği red vekalet ücretinin 3.400,00 TL olup, bu red vekalet ücreti icraya konulması halinde baba lehine hükmedilen manevi tazminatın, red vekalet ücreti olarak karşı tarafa ödeneceğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkemece ölenin kardeşi davacı ... İlklınç'ın manevi tazminat isteme hakkının bulunduğunun davacı eş, çocuk ve baba için takdir edilen manevi tazminat miktarlarının emsal olaylara göre bir nebze yukarıdan takdir edildiği gerekçesiyle kardeş için manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE;<br>\tDavacılar vekili ve birleştirilen dosyada davacılar vekilinin HMK.nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;<br>\tAsıl dava ve birleştirilen dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tAsıl dava ve birleştirilen davada davacılar vekili, davalıların işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın, davacıların murisi yaya ...’a çarparak ölümüne neden olduğunu belirterek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tBirleştirilen davada davacılar vekili kusur durumunun tespitinin hatalı olduğunu, müteveffanın kusursuz olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tDava konusu kazadan sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında kazanın 06.02.2017 tarihinde saat 14:10 sıralarında meydana geldiği, ... idaresinde bulunan ... plakalı aracın tekerinin patlaması sonucu aracını köprü altında sağ şeride çektiği, yardım için gelen ... idaresinde bulunan ... plakalı aracında arızalı aracın arkasına park edildiği, patlayan lastiği değiştirmek için yayaların yol kenarında bulunduğu sırada  sürücü ...’nın beyanına göre idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile seyir halindeyken plakasını alamadığı bir aracın kendi aracını sıkıştırması sonucu sağa manevra yaparak park halinde bulunan ... plakalı araca ve  park halinde olan ... plakalı araca çarpıp hasar verdiği, çarpma esnasında ... plakalı aracın çarpmanın etkisiyle savrulup ön kısımları da bariyere çarpması sonucu ... ve ...'ın yaralandığı,  kaza yerinde yapılan incelemede ... ve ... plakalı araç sürücülerinin kaza ile ilgili önlem almadıkları, her iki araç sürücüsünün Yönetmelik m.116-c kuralını ihlal ettiklerinden asli kusurlu, sürücü ... KTK.m.52/1-b kuralını ihlal ettiğinden tali kusurlu olduğu, yaralılar ... ve ...’ın ifadelerinin alınamadığından kaza öncesi güvenlik tedbiri alıp almadıklarının sorulamadığı, tespit yapılamadığı belirtilmiştir.<br>\t Mahkemece alınan 16.03.2018 tarihli kusur raporunda, ... ve ...’in trafik kazası tespit tutanağına işlenen kaza krokisinde; ... plakalı aracın çarpması sonucu ... plakalı aracın çarpmanın etkisi ile 10 m ileri savrulmasına rağmen köprü altına gelmeden son durumunu aldığı, olay yerinde durma veya park etme yasağına ilişkin herhangi bir trafik işaret ve levhasından olduğuna dair bilgi bulunmadığı göz önüne alındığında gerek müteveffa sürücü ...'ın... plakalı aracının tastiğinin patlaması nedeniyle aracını yolun en sağına park etmesinde gerekse  dava dışı sürücü ...'in yardım etmek amacıyla ... plakalı aracını ... plakalı aracın arkasına park etmesinde 2918 sayılı kanunun 61. Maddesi hükümlerine aykırılık teşkil etmediği gibi özellikle kaza tutanağında ihlal edildiği belirtilen “Park için yer ayrılmamış veya trafik işaretleri ile belirtilmemiş alt geçit, üst geçit ve köprüler üzerinde veya bunlara on metrelik mesafe içinde,” kuralının ihlal edilmediği, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 116.maddesinde belirtilen tedbirlerin yerleşim yeri dışındaki karayollarında uygulanacağı açık olarak belirtildiğinden dava dışı sürücü ... ile müteveffa sürücü ...'ın  yönetmeliğin 116. Maddesinde belirtilen önlemleri almak zorunda<br>olmadıkları, ancak müteveffa sürücü ... ...'ın taşıt yolu üzerinde yaya olarak bulunması sırasında kendi can güvenliklerini sağlayacak şekilde davranmaması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, sürücü ...’nın başka bir aracın kendini sıkıştırdığı yönündeki beyanının inandırıcı olmadığı, kullandığı aracın otobüs olduğu, fren yapmaksızın park halindeki ... plakalı araca çarptığı, aracın 10 m sürüklendiği ve seyrine devam ederek her iki aracı geçip köprü altında duruşa geçmiş olması aracın hızının yasal azami hız sınırlarının üzerindeki bir hızla seyir halinde olduğunu göstermekte olup sürücü ...’nın %75 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, bu rapora itiraz edilmesi üzerine mahkemece Karayolları Fen Heyetinden 05.06.2018 tarihli kusur raporu alınmış, bu rapora göre,  tanık beyanlarına göre park halindeki araçların dörtlü ikaz lambalarının yandığı gerekçesi ile sürücü ...’nın %75 oranında, müteveffa ...’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir. Batı 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/97 esas 2018/69 karar sayılı dosyasında ATK’dan alınan 10.01.2018 tarihli kusur raporunda, park halindeki araçların dörtlü ikaz lambaları yanmıyor ise sürücü ... asli, ... ve ... tali kusurlu; dörtlü ikaz lambaları yanıyor ise, sürücü ... asli ve tam kusurlu, ... ve ...’ın kusursuz olduğu belirtilmiş, ceza mahkemesince dörtlü ikaz lambalarının yandığı belirtilerek sürücü/sanık ...’nın asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş, sürücü/sanık ...'nın cezalandırılmasına karar verilmiş, UYAP’tan yapılan sorgulamada ceza dosyasının kesinleşmediği görülmüştür. Kaza tespit tutanağının sadece davalı sürücü ...’nın beyanına göre tanzim edilmiş olması, ceza dosyasının kapsamı, tanık ifadeleri dikkate alındığında mahkemece hükme esas alınan kusur oranlarının olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle mahkemece benimsenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. <br>\tAsıl davada ve birleştirilen davada davacılar vekili hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu ileri sürmüş ise de; 6098 sayılı TBK’nun  56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>\tManevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.<br>\tSomut olayda, 06.02.2017 tarihinde meydana gelen kazada davalı ... idaresindeki aracın, yaya ...’a çarptığı olayda sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, kaza sonucu davacı ...’ın eşi, davacı ...’ın babası, davacı ...’ın oğlu, davacılar ... ve ...'ın kardeşi olan ...’ın vefat ettiği, olayın meydana geliş şekli, somut olayın özellikleri, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, davacıların müteveffanın eşi, çocuğu, kardeşleri olması ve dava dilekçesinde kusur oranına göre talepte bulunulmuş olması da  dikkate alındığında davacı eş  için belirlenen manevi tazminat miktarının bir miktar daha yüksek olması gerektiği ve  müteveffanın kardeşleri olan  davacı ... ve davacı ... yönünden manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken hatalı gerekçe ile talebin reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına, olayın meydana geliş şekli, somut olayın özellikleri, kusur durumu, zararın ağırlığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihindeki paranın alım gücü, davacıların müteveffa ile yakınlığı göz önünde bulundurulduğunda asıl davada davacı eş için 30.000,00 TL, kardeş  ... için 10.000,00 TL, birleştirilen davada kardeş  ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsili için HMK.nın 353/1.b.2. maddesi gereğince kesinleşen yönler ve istinafa başvuran taraf lehine olan hususlar korunarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM    : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Asıl dava dosyasında davacılar vekili ve birleştirilen dava dosyasında davacılar  vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA, <br>\tHMK'nın 353/1.b.2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA,<br>\tBuna göre; <br>\tAsıl dava dosyasında ; Davanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>\tA)Maddi tazminat talepleri bakımından <br>\t1-Davacılar ... ve ...'ın açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatına yönelik davanın kısmen kabulü ile,169.022,42 TLnin davacılar dan ...'a, 50.389,49 TL'nin davacılardan ...'a, davalılar ... ve ... LTD. ŞTİ. Yönünden kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise dava tarihi olan 21.03.2017 tarihinden itibaren  işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline anılan davacılara verilmesine, <br>\tB)Manevi tazminat talepleri yönünden;<br>\t1-Manevi tazminat davasının kabulü ile; davacı ...  için 30.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL  manevi tazminatın 06.02.2017 kaza itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\t2-a) Maddi tazminat yönünden alınması gereken 14.988,02 TL harçtan peşin alınan 205,28 TL ile ıslah ile alınan 750,00 TL harcın düşümü ile kalan 14.032,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,<br>\tb) Manevi tazminat yönünden alınması gereken 4.098,60  TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,<br>\t3-Davacının peşin ve başvuru harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma ve bilirkişi ücreti olarak sarf ettiği 4.824,28 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>\t4-a) Maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca 23.808,83 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>\tb) Manevi tazminat yönünden davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen davacı ... için 17.900 TL  davacı ... için 3.400,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Ltd. Şti'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, <br>\tBirleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/531 Esas sayılı dava dosyasında;<br>\tDavanın KISMEN KABULÜ İLE;<br>\tA)Maddi tazminat talepleri bakımından <br>\t1-Davacılar ...'ın açmış olduğu destekten yoksun kalma tazminatına yönelik davanın kabulü ile, 24.644,84 TL'nin davacılardan ...'a, davalılar ... ve ... Ltd. Şti. yönünden kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren diğer davalı sigorta şirketi yönünden ise 06.12.2018 tarihinden itibaren  işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline anılan davacılara verilmesine,<br>\tB)Manevi tazminat talepleri yönünden;<br>\t1-Davanın kısmen kabulü ile; Davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL  manevi tazminatın  06.02.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti. müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>\t2-a)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 1.683,48 TL harçtan peşin alınan 379,13 TL ile ıslah ile alınan 80,76 TL harcın düşümü ile kalan 1.223,59 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,   \t<br>\tb)Manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024,65  TL karar ve ilam  harcının davalılar ... ve ... Ltd. Şti’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,<br>\t3-Davacının peşin ve başvuru harcı, ıslah harcı, dosya, pul, davetiye, yazışma ücreti olarak sarf ettiği 570,23 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,<br>\t4-a)Maddi tazminat yönünden A.A.Ü.T. uyarınca 3.696,73 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>\tB)Manevi tazminat yönünden davacılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen davacı ...  için 3.400,00 TL. davacı ... için 10.000,00TL vekalet ücretinin  davalılar ... ve ... Ltd. Şti'den  müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine,  <br>\tc)Manevi tazminatın kısmen reddi sebebiyle davalılar yargılamada vekil ile temsil edildiğinden reddine karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden  karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. Maddesi gereğince belirlenen davacı ...'tan  3.400,00 TL. davacı ...'tan 10.000,00 TL vekalet ücretinin tahsili ile davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'ne ödenmesine,<br> \tII-İSTİNAF BAŞVURUSU NEDENİYLE YAPILAN HARÇ VE MASRAFLAR YÖNÜNDEN;<br>\t1-Asıl dava ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle asıl davada davacılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle birleştirilen davada davacılar tarafından yapılan 287,00  TL. yargılama giderlerinin davalılar  ... ve ... Ltd. Şti'den  tahsili ile davalıya ödenmesine, <br>\t4-Başvuran tarafça yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 28.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.    <br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"54dcd8fc8e96ebe8","SID":"7e07d8cfd31761b5"}}