{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/105 <br>KARAR NO: 2024/309<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/07/2023<br>NUMARASI: 2023/401 Esas -  2023/598 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından yapılan çalışmalar esnasında gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine ilamsız takip yapıldığını, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, takibi durdurduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın görevden reddinin gerektiğini, davanın hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı yapılan çalışmalar esnasında altyapısına zarar verildiği iddia etmiş ise de, ne ödeme emrinde, ne de dava dilekçesi ekinde buna ilişkin bir belge, resim vs. Sunulmadığını, tamamen afaki bir beyan olarak müvekkili idaresinin sorumlu gösterildiğini, davanın ispat edilmesi gerektiğini, zarar ile müvekkili arasındaki illiyet bağının ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.  İlk derece  mahkemesince \"...25/05/2022 tarih, 2022/330 esas,2022/586 karar sayılı kararı gereğince, davanın  HMK 114/1-b ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine...\" karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 31/05/2023 tarih,  2023/1731 esas, 2023/1760  karar sayılı kararı ile \"...Davalının kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmakta olduğunu, . 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtildiğini, 2560 sayılı  İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, İSKİ Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceğini, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde  düzenleneceği belirtildiğini, bu kapsamda İstanbul Su ve Kanalizasyon  İdaresi Genel Müdürlüğü'nün  de  2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmesi gerektiğini, davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan  bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekeceğini, (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları). Mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, işin esası incelenip varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçe ile yargı yoluna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle  davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından  mahkemenin  25/05/2022 tarih, 2022/330 Esas - 2022/586 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına...\" karar verilmiştir. İstinaf kaldırma ilamından sonra mahkemece 2023/401 esasına kaydı yapılan dosyada yargılama sonucunda; İlk derece mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı borçlu tarafından 16.04.2020 tarihinde,  Avcılar - ... mah - ... bulv. No: ... adresinde yapılan çalışma sırasında davalı tarafından davacı şirket enerji dağıtım altyapısına hasar verildiği, söz konusu işin zamanında  bitirilmesi ve iş güvenliği açısından kazı çalışmasına başlanmadan önce alt yapı  tesislerinin güzergahlarının ilgili kurum ve şirketlerden öğrenilmesi gerektiği, dosyaya konu olan kazı çalışmasında bu yapılmadığından İski Genel Müdürlüğünün  olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, davacının zararını gidermekle yükümlü olduğu, davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, davacının alacak miktarının yargılamayla tespit edilebileceği, likit olmadığı anlaşılmakla... 1-Davanın KABULÜ ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin aynen devamına,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine,...\" karar verilmiştir.  Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.  Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davacının davasını ispat edemediğini, tarafına tebliğ edilmeyen ve uyap ortamında da göremediği fotoğraflar olduğunun iddia edildiğini, idarenin, davaya konu yerde çalışma yapmadığını beyan ettiğini, bilirkişi raporunun izaha muhtaç olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacağın tahsili için itirazın iptali davasıdır.  29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davalının istinaf talebine konu kabul edilen miktar  5.137,31 TL  TL olup,  miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince itirazın iptaline dair icra takibindeki dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, itirazın iptali yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz(istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih, 2023/401 Esas -  2023/598 Karar sayılı ilamının  miktar itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,  3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına,  4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2a1f8f5daf725c7","SID":"a1f12f8f77a77338"}}