{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/122 <br>KARAR NO: 2024/311<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2023<br>NUMARASI: 2022/581 Esas -  2023/571 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/01/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.01.2020 tarihinde, ... Mah. ... Sk. Edirne/ Merkez  adresinde müvekkili şirketin mevcut yer altı güzergahında bulunan kablolar, davalı ... A.Ş. (...) tarafından yapılan çalışmalar sırasında haksız ve hukuka aykırı bir şekilde hasara uğratıldığını, Müvekkili tarafından haksız fiili gerçekleştiren davalıya hasar bedeli ödeme yazısı gönderildiğini ve davalıdan hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, ancak davalı tarafından bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, hasara ilişkin hasar belgeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesinin birinci fıkrası gereğince \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\"  Bu doğrultuda haksız fiil neticesinde müvekkili şirket zararlarının davalıdan tazmin edilmesi gerektiğin, nitekim müvekkili tarafından ikame edilen ve emsal nitelikteki İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.03.2021 tarihli ve 2017/1443 E., 2021/282 K. sayılı kararında da \"Davalı şirketin meydana gelen zarardan TBK’nun 49 vd maddelerindeki haksız fiil hükümleri ve adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davacının kablo tesislerine verilen hasarın malzeme bedeli + KDV dahil hasar tarihindeki USD/TL Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığının 31.494,67 TL olduğu, davalının haksız fiilin meydana geldiği tarih itibariyle hiçbir ihbar ve ihtara gerek olmaksızın temürrüde düştüğü anlaşılmakla davacının davasının kabulüne\" dair karar tesis edilerek haksız fiil sebebiyle müvekkili şirket zararlarının tahsil edilmesi gerektiğini, Müvekkilinin hak ettiği yasal alacaklarının ödenmesi konusunda davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri sonuçsuz kaldığını beyanla, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız fiil neticesinde davanın kabulüne karar verilerek, hasar tarihi olan 25.01.2020 tarihinde itibaren 3.788,74 TL müvekkili şirket alacağının T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uygulanan değişen oranlarda avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;  Davacının, 17.02.2020 tarihinde müvekkili şirketin Edirne İşletme Müdürlüğü’ne başvurarak, 2011 yılında ... Mahallesi, ... Sokak'ta alt yapı çalışması yaptığını; ancak bu alt yapı çalışması sırasında, döşenen kabloların müvekkil şirketin 2013 yılında yaptığı aydınlatma direklerine ilişkin çalışmalar sırasında hasarlandığını tespit ettiğini iddia ederek 3.788,74 TL hasar bedelinin tahsilini talep etmiştir, müvekkili şirket, 06.03.2020 tarihli cevabı ile, davacının talebinin zamanaşımına uğradığından değerlendirilemeyeceğinin bildirildiği, davacı, bu başvurusunun üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve müvekkil şirketin davaya konu olayda herhangi bir kusuru ve sorumluluğu olmadığından anlaşma sağlanmadığını, Davacının 17.02.2020 tarihli yazısında, hasarın, müvekkili şirketin 2013 yılında tesis ettiği aydınlatma şebeke çalışmaları sırasında meydana geldiği iddia edilmiş ancak davacının, sunduğu maddi delillerle hasarı ve hasarın müvekkil şirketin çalışmaları sebebiyle meydana geldiğini kanıtlayamadığını, Ayrıca, hasarın olduğu bölge, yeni yerleşim yerlerinin yapıldığı; dolayısıyla yoğun inşaat çalışmalarının olduğu bir bölge olup bu husus, davacının dosyaya sunduğu fotoğraflardan anlaşıldığını, hasarın, bina hafriyat temel kazımı, kanalizasyon tesisi gibi başkaca kişi ve kurumların çalışmaları sebebiyle de meydana gelmiş olabileceği göz önünde bulundurulmalı ve davacının, hasarın müvekkil şirketin aydınlatma şebeke çalışmaları sırasında meydana geldiğini kanıtlayamadığı dikkate alınarak davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; \"...Bu açıklamalar ışığında; davacı taraf  2011 yılında Şükrüpaşa Mahallesi, Millet Sokak'ta alt yapı çalışması yaptığını, davalı ...'ın 2013 yılında yaptığı aydınlatma direklerine ilişkin çalışmalar sırasında yer altında bulunan kablolarının hasarlandığını tespit ettiklerini iddia etmiş iseler de  dosyaya ibraz etmiş oldukları hasar tespit formunda hasar tarihinin 25.01.2020 olduğu, 2013 yılında meydana gelen hasarın aradan 7 yıla yakın bir süre sonra tespit edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tarafın tutanak mümzi olan tanıkların hasarın nasıl ve kim tarafından verildiğini bizzat görmemiş olmaları, Edirne Belediye Başkanlığı tarafından söz konusu bölgede davalı ...'a kazı izni vermiş olsada, davacı tarafından hasarın davalı tarafından meydana getirildiğine ilişkin tek taraflı tutulan tutanak dışında başkaca delil sunulmamış olması dikkate alınarak tüm bu sebeplerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde söz konusu hasarın davalı tarafça meydana getirildiğinin ispatlanamaması sebebiyle davanın reddine  ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Gerekçeli kararın 21.11.2023 tarihinde vekaletnamede ismi olan fakat dosyayı takip etmeyen vekile tebliğ edilmiş olup bu tebligatın usule uygun olmadığını, hükme ve denetime elverişsiz, eksik ve tutarsız bilirkişi raporuna yönelik itirazları dikkate alınmadan, davalının zarara sebebiyet verdiğini,  söz konusu bölgede davalı ...'a kazı izni vermiş olması ve dinlenilen tanıkların hasara davalı ...'ın zarar verdiği kabloların zarar gördüğü bölgede başka herhangi bir kazı çalışması olmadığınıdan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\tDava;  Haksız fiil  iddiasına dayalı  maddi tazminat  istemine ilişkindir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 17.830,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davacının istinaf talebine konu reddedilen miktar  3.788,74 TL olup,  miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince maddi tazminata yönelik dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu,  dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz(istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/10/2023 tarih, 2022/581 Esas -  2023/571 Karar sayılı ilamının  miktar itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,   2-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendilerine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 4-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13ac2fd69b168a30","SID":"daa2929dc13f8c17"}}