{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/683 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2260<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2016/778 Esas 2019/1328 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; müvekkili şirketin 2009 yılından itibaren davalıdan sarı metal elemanları aldığını ve kimi zamanda müvekkil şirketin imalat artığından ise davalının hurda satın almakta olduğunu ve ilişkinin 2012 yılının mart ayı sonuna kadar devam ettiğini,  Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Vergi Müfettişi ...’in ve müfettiş Yardımcısı ...’nın 01/01/2008 2008-2009-2010-2011 ve 2012 yıllarında davalının gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığını,komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğini bu nedenle davalının düzenlediği tüm faturaların sahte belge olarak nitelendirildiğini, ...’nın bu raporuna istinaden müvekkil şirket kayıtlarında ... tarafından inceleme yapılarak 2009-2010-2011 ve 2012 yılının mart ayına ilişkin 4 adet rapor düzenlenerek sahte faturalarda yer alan KDV olarak davalıya ödenen bedellerin mahsup edilmesinin mümkün olamayacağından dolayı uzlaşma talebi ile 4 yıl için 57,969,49 TL  KDV bedeli, 57,199,11 TL vergi ziyaı ve 2.032 TL usulsüzlük cezası miktarlarının uzlaşma sonucu Maliye Bakanlığına 80,448,92 TL nin ödendiğini bu miktarın müvekkilin zararını oluşturduğundan bahisle 80,448,92 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı şirket yetkilisi ...’nın ifadesi ile iş bu davanın açılması değerlendirildiğinde açılan davanın kötü niyetli ve yersiz olduğunu,...’nın 25/07/2013 tarihli 2013-A,3553/23 sayılı raporunun örnek olarak sunduğu İzmir 1.Vergi Mahkemesinin 2017/1189 Esas, 2015/42 Karar sayılı ilamına  göre hatalı olduğunu,davacının hatalı işlemleri kabul ederek kendi özgür ifadesine dayalı olarak iş ve eylemin sonuçlarını müvekkile yükletilmesinin hukuka aykırı olduğunu, haksız fiil,zarar,illiyet yokluğu nedeni ile davanın reddinin gerekeceğini belirterek davanın reddine  karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>MAHKEMECE: \"...Dava; taraflar arasındaki ticari ilişkide davalı tarafın sahte fatura düzenlediği, davacı tarafın bu faturaları kullandığı iddiasıyla davacının ödediği vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarının davalıdan tahsiline ilişkin maddi tazminat davasıdır. <br>Somut olayda; Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Vergi Müfettişi ...'in 19.03.2014 tarihli raporlarında, Vergi Müfettiş Yardımcısı ...'nın davalının aleyhinde oluşturduğu 25.07.2013 tarihli 2013/A-3353/23 sayılı Vergi Tekniği raporuna dayanılarak, davalının 01.01.2008 tarihinden itibaren düzenlediği tüm faturaların “Sahte Fatura” olduğu, 2008-2009-2010-2011-2012 yıllarında gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediği bu nedenle davalının düzenlediği tüm faturaların sahte belge olarak nitelendirildiği, Vergi Müfettiş Yardımcısı ...'nın bu raporuna istinaden, davacı şirketin defter ve kayıtlarında Vergi Müfettişi ... 'in inceleme yaparak davacı aleyhinde 19.03.2014 tarih ve 2014/A-228/5 nolu 2009 yılı,  228/6 nolu 2010 yılı, 228/7 nolu 2011 yılı, 228/8 nolu 2012 yılı vergi inceleme raporlarının düzenlendiği, söz konusu raporlarda davalının davacı adına düzenlediği tüm faturaların sahte fatura olarak kabul edildiği, söz konusu faturalarda yer alan ve davalıya ödenen KDV’lerin mahsup edilmesinin kabul edilmediği,  57.949,49 TL KDV, 57.199,11 TL Vergi Zıyaı ve 2032 TL Usulsüzlük Cezası kesildiği, bu tutarlar için davacının uzlaşmaya davet edildiği, buna istinaden 05.06.2014 davacının Maliye Bakanlığı ile yaptığı uzlaşma sonucunda toplam 80.448,92 TL ödeme yaptığı, davacının, davalı tarafından düzenlenen sahte faturalar nedeniyle zarara uğradığından bahisle uzlaşma kapsamında ödediği bedeli davalıdan eldeki davada talep ettiği, oysa ki gerek davacının dava dilekçesinde gerekse davalının cevap dilekçesinde, aralarındaki ticari ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğunu, 2009 yılında başlayan ve 2012 yılı Mart ayına kadar devam eden ticari alım satım ilişkisi kapsamında davacının, davalıdan sarı metal elemanları satın aldığını, davalının ise davacıdan imalat artığı olan hurdaları satın aldığını her iki tarafın karşılıklı olarak kabul ettiği, aynı vergi tekniği raporuna dayanılarak davalı ile ticari ilişkisi olan üçüncü kişiler hakkında da kesilen vergi ziyaı ve usulsuzlük cezalarının terkini istemiyle açılan vergi davalarında, davalı ile üçüncü kişiler arasındaki ticari ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğundan bahisle cezaların terkinine karar verildiği, gerçek bir ticari ilişki olduğunu iddia ve kabul eden davacının, kesilen cezaya karşı Vergi Mahkemesi nezdinde dava açması veya Maliye Bakanlığına şikayet yoluna başvurması mümkün<br> iken 213 Sayılı V.U.K. göre ihtiyari olan uzlaşma hükümlerinden faydalanarak, uzlaşma vaki olduktan ve cezayı ödedikten sonra davalıya yönelerek gerçek bir ticari ilişki olmadığı halde sahte fatura düzenleyerek bu faturaların kullanımı nedeniyle vergi cezası kesilmesine ve kendisinin bu cezayı ödemesine neden olduğundan bahisle talepte bulunmasının, cezaların şahsiliği prensibine ve dürüstlük kuralına aykırı olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu anlaşılmakla davacının davasının reddine\"  gerekçesi ile, \"davacının davasının reddine\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca duruşmada talep edilmiş olmasına rağmen Bornova Vergi Dairesinden davalıya ait BA/BS formları getirilip incelenmediğini, davalının dava konusu faturalara ilişkin KDV beyannameleri verilip verilmediği incelenmeden yasa ve usule aykırı olarak karar verildiğini,  her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen kararda, uzlaşma vaki olduktan ve ceza ödendikten sonra davacıya yönelmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu beyan edilmişse de bu beyanların hukuka aykırı olduğunu, müvekkil şirketin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği (26.04.2014 RG 28983) gereğince vergi dairesine ödeme yapmak durumunda kaldığını, bu tebliğe göre; \"Mal veya hizmet alım-satımında satıcının KDV'yi Hazine'ye intikal ettirmediğinin tespit edilmesi halinde, bu satıcı tarafından doğrudan mal teslim edilen tarafından doğrudan mal teslim edilen veya hizmet ifa edilen mükellefler, işlem bedeli üzerinden hesaplanan vergi ile sınırlı olmak üzere, Hazine'ye intikal etmeyen vergide Tebliğin (IV/E-3.2) bölümünde belirtilen usul ve esaslara göre satıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olurlar.\" müvekkil şirketin bu tebliği ve müfettiş raporunu dikkate alarak, kamu kurumunu zarara uğratmamak için uzlaştığını, müvekkilinin tamamen iyi niyetle hareket ederek, uzun yıllardır koruduğu prestijini sarsmamak ve KDV Genel Uygulama Tebliğinin gereğini yerine getirmek için uzlaşmak zorunda kaldığını, davalının sahte fatura düzenleyerek müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkili şirketin tamamen iyi niyetli olarak, uzlaşma sonucunda 80.448,92 TL tutarında Maliye Bakanlığına ödeme yaptığını belirterek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın kabulü ile müvekkili şirketin zarar gördüğü 80.448,92 TL'nin davalıdan alınarak dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, sahte fatura nedeniyle davacı tarafın ödediği vergi ziyaı ve usulsüzlük cezalarından kaynaklı uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı tarafın 2009 yılından itibaren davalıdan sarı metal elemanları aldığını ve kimi zamanda müvekkil şirketin imalat artığından ise davalının hurda satın almakta olduğunu ve ilişkinin 2012 yılının mart ayı sonuna kadar devam ettiğini, Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Vergi Müfettişinin 01/01/2008 2008-2009-2010-2011 ve 2012 yıllarında davalının gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığını,komisyon karşılığında sahte fatura düzenlediğini bu nedenle davalının düzenlediği tüm faturaların sahte belge olarak nitelendirildiğini, müvekkil şirket kayıtlarında  inceleme yapılarak 2009-2010-2011 ve 2012 yılının mart ayına ilişkin 4 adet rapor düzenlenerek sahte faturalarda yer alan KDV olarak davalıya ödenen bedellerin mahsup edilmesinin mümkün olamayacağından dolayı uzlaşma talebi ile 4 yıl için 57,969,49 TL  KDV bedeli, 57,199,11 TL vergi ziyaı ve 2.032 TL usulsüzlük cezası miktarlarının uzlaşma sonucu Maliye Bakanlığına 80,448,92 TL nin ödendiğini bu miktarın davalıdan tahsili için dava açılmış olup, davalı taraf cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Mahkemece bilirkişi heyeti raporları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, davalı ile gerçek bir ticari ilişki olduğunu iddia ve kabul eden davacının, kesilen cezaya karşı Vergi Mahkemesi nezdinde dava açması  mümkünken 213 Sayılı Kanuna göre ihtiyari olan uzlaşma hükümlerinden faydalanmış olmasına, davacı tarafla ilgili  aynı vergi tekniği raporuna dayanılarak davalı ile ticari ilişkisi olan üçüncü kişiler hakkında vergi ziyaı ve usulsuzlük cezalarının terkini istemiyle açılan bir kısım vergi davalarında, davalı ile üçüncü kişiler arasındaki ticari ilişkinin gerçek bir ticari ilişki olduğundan bahisle cezaların terkinine karar verilmiş olmasına, denetime elverişli 15/11/2018 ve 25/03/2019 tarihli bilirkişi heyeti raporları göz önüne alınarak karar verildiğinin anlaşılmasına göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1,b.1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/12/2019 tarih, 2016/778 Esas ve 2019/1328 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 05/12/2023<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3b460447aca91274","SID":"a98558af6a6c63f0"}}