{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/617 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2163<br>KARAR TARİHİ\t: 23/11/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/01/2020<br>NUMARASI\t\t: 2016/1402 Esas 2020/8 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t:Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:23/11/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:23/11/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 20.06.2013 tarihinde 170.000,00 TL bedelli bir kısmı iş karşılığı taşınmaz satış sözleşmesi yapıldığını, tarafların bu bedelin 90.000,00 TL sinin karşılığında müvekkili şirketin talep edeceği ve tarafların karşılıklı anlaşacakları fiyatlarda davalı şirket tarafından reklam çalışmalarının yapılması hususunda anlaştıklarını, davalı tarafından sözleşme şartlarının yerine getirilmediğinden 01.08.2013 tarihli fesih ihbarnamesi ile tarafların karşılıklı uzlaşma sonucu iş karşılığı daire satış sözleşmesini feshettiklerini ve tarafların birbirlerinden daire ile ilgili karşılıklı alacak ya da borçları olmadığı hususunda ibralaştıklarını,,davalının reklam işini yerine getirmiş gibi fatura kestiğini, müvekkilinin faturaları kabul etmediğini, davalının bu kez İzmir 16.İcra Müd.nün 2014/12549 Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiğini ve 01.08.2013, 30.10.2013, 01.01.2014 , 07.01.2014, 11.02.2014, 11.02.2014, tarihli 6 adet fatura bedeli  toplamına dayalı 76.430,00 TL asıl alacak, 5.512,27 TL işlemiş faiz, olmak üzere toplam 81.942,27 TL nin tahsilini talep ettiğini,itirazın iptali için bir dava açılmadığını,takibin düştüğünü,davalının bu kez aynı faturalara dayalı olarak Menemen İcra Müdürlüğünün 2016/4546 Esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, müvekkilinin bu takibe sehven itiraz etmediğini, ancak ilk takibe itiraz ettiğini, davalını itirazın iptali davası açmadığını, davalının itirazın iptali davası açmadan ikinci ilamsız takibi açmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu,davalı tarafın 2.takipte ödeme emrinde 17.08.2013 tarihli faturada oynama yaptığını ve ayrıca 11.02.2014 tarihli 2 adet fatura varmış gibi gösterildiğini, Menemen İcra Müdürlüğünün 2016/4546 Esas sayılı dosyasında toplam 89.562,63 TL bedelli olarak takip yapılması haksız olduğundan takibin teminatsız olarak durdurulmasına, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığının tespitine, davalının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin reklam işleri ile uğraştığını, davacı şirket için de pek çok iş yaptığını, yapılan işlerin bir kısmının bedelinin davacı tarfça ödenmediğini, davacının bunun yerine ev verdiğini, davacının da senet verdiğini, müvekilinin senetleri iade ettiğini ve ibralaştıklarını, ikinci takipte sehven kısmen mükerrerlik bulunduğunu, 1. takip olan İzmir 16.İcra Müd.nün 2014/12549 Esas sayılı dosyasında itiraz evrakının kendilerine tebliğ edilmediğinden 1 yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığını, davacı tarafın borcunun olmadığını beyan etse de davacının kısmi mükerreriyetten doğacak iltibas ile tüm borç ilişkisini ortadan kaldırmaya çalıştığını, takibin mükerreriyet içermeyen kısım yönünden devam etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEMECE:  \"...İzmir 16. İcra Dairesinin 2014/12549 sayılı icra takip dosyasının incelendiğinde, alcaklısının ... Şti., borçlusunun ... Şti olduğu, 01/08/2013 tarihli 18.467,00.-TL bedelli, 30/10/2013 tarihli 9.460,00.-TL bedelli, 01/01/2014 tarihli 14.000,00.-TL bedelli, 07/01/2014 tarihli 2.702,00.-TL bedelli, 11/02/2014 tarihli 16.933,00.-TL bedelli, 11/02/2014 tarihli 14.868,00.-TL bedelli olmak üzere işlemiş faizleriyle birlikte toplam 81.942,27 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun borca, faize ve fer'ilerine itiraz ettiği, borçlunun bu itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin 22/02/2016 tarihli icra dosyasına sunduğu yazılı beyanı ile talepte bulunduğu, bu nedenle alacaklının itirazı 22/02/2016 tarihinde öğrenmiş olduğu anlaşılmıştır.Tarafların defter ve belgelerinin incelenmek sureti ile davalının davacıya faturalara konu hizmeti verip vermediği,davacının Menemen İcra Müd'nün 2016/4546 sayılı takip dosyasında davalıya borcunun bulunup bulunmadığı noktalarında bir reklamcı ve bir de SMM bilirkişiden kök ve ek raporlar alınmıştır. Buna göre davacının Menemen İcra Müd'nün 2016/4546 sayılı takip dosyasında, faturaların bir kısmının okunamasa da reklam ile ilgili olmayanlar haricinde davacının davalıya faturalardan dolayı 17.767,00.-TL borcunun bulunduğu,dolayısı ile  faturalardan kaynaklı olarak 36.100,00.-TL borcunun bulunmadığı, davacı borçlunun önceden temerrüde düşürülmediğinden davalı alacaklının bu takipteki işlemiş faiz talebinin de yerinde olmadığı,sonuç olarak toplam olarak davacının bu takipte 53.071,53.-TL borcunun olmadığı anlaşılmış olmakla\" gerekçesi ile, Davanın KISMEN KABULÜ ile, Menemen İcra Müdürlüğü'nün 2016/4546 E sy dosyasında davacı borçlunun davalıya 53.071,53 TL borcunun bulunmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminat talebi yerinde olmadığından reddine, tedbir kararının karar kesinleşinceye kadar devamına\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine yönelik verilen kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun eksik hususlar içerdiğinden taraflarınca rapora karşı itirazların ileri sürüldüğünü fakat itirazlarının değerlendirilip yanıtlanmaksızın karar verildiğini, müvekkili ile davalı arasında; 20.06.2013 tarihinde daire satış sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmede davalının müvekkilinden 170.000-TL'ye daire aldığını,  90.000-TL ödeme yapılacak 90.000-TL için ise müvekkilinin talep edeceği ve ayrıca anlaşması (Fiyatı kararlaştırılacak) yapılacak reklam hizmeti satın alınmasına karar verildiğini, 01.08.2013 tarihinde fesih ibranamesi imzalandığını, bu fesih protokolü ile tarafların ticari ilişkilerini sonlandırdığını, birbirini ibra ettiklerini, sözleşme imzalanmasından sonra iki ay dahi geçmeden yapılmış olan ibraname mevcut olmasına rağmen bu husus üzerinde hiçbir şekilde durulmadan rapor verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafından müvekkiline ürün satılmadığını ve hizmet verilmediğini, tüm ilişkinin 01.08.2013 tarihinde tasfiye edilerek sonlandırıldığını, sadece bir adet faturadan yola çıkılarak diğer faturaların da gerçeği yansıtmış olabileceği gibi bir yorumun kabul edilemeyeceğini, \"Faturalara zamanında itiraz edilmemiş ise hizmetin yapıldığı kabul edilir.\" şeklindeki cümlenin de bir gereğinin ve manasının olmadığını, tüm itirazları değerlendirmeksizin sadece vergi dairelerince verilmiş ba/bs formları değerlendirilerek kök raporda herhangi bir değişiklik gerektirmediğinin belirtildiğini, davalı tarafından müvekkiline herhangi bir ürün ve hizmet verilmeksizin farklı tarihlerde farklı faturalar kesilerek icra takipleri başlatıldığını, itiraz edilen icra takibinden itirazın iptali davası açmak yerine başka bir icra dairesinden mükerrer nitelikte icra takipleri başlatıldığını, müvekkilinden daire almak için müracaat edip iş karşılığı daire almaya dönüştüren iş ilişkisini de sona erdirip ibralaşan davalının icra takipleri yolu ile müvekkilinin tüm malvarlığına haciz koyup haksız tahsilat yapmasının kötüniyetli hareket olduğunu beyanla ve açıkladıkları diğer nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabul kararının kaldırılarak davanın kabulüne ve davalının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava  hizmet sözleşmesinden kaynaklı faturaya dayalı icra takibine karşı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Davacı taraf Menemen İcra Müdürlüğünün 2016/4546 Esas sayılı dosyasında toplam 89.562,63 TL bedelli olarak takip yapılması haksız olduğundan  davalıya borcunun bulunmadığının tespiti talebiyle dava açmış, davalı taraf  takibin mükerreriyet içermeyen kısım yönünden devam etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, uyuşmazlığa konu 17/08/2013 tarihli 18.467,00.-TL bedelli  faturanın her iki tarafın defterinde kayıtlı olmasına,  denetime elverişli bilirkişi heyeti raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul edilmiş olmasına, kötü niyetle takip yapıldığı sabit olmamasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2020 tarih, 2016/1402 Esas ve 2020/8 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 215,45 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,   <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 23/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ef8cde5c03e574f6","SID":"782bcf294d7d1359"}}