{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/690 <br>KARAR NO: 2024/132<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/12/2022<br>NUMARASI: 2020/779 E - 2022/1149 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit -İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 18/01/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş. Tarafından,\" haricihat çekilip kontaktör vasıtasıyla kaçak elektrik kullanıldığı gerekçesi ile 20.10.2020 tarihinde 521.365,11 TL ve 27.10.2020 tarihinde 634.715,16 TL tutarında kaçak ek tahakkuk faturası düzenlenerek toplam 1.156.080,27 TL kaçak elektrik tüketim borcu tahakkuk ettirildiğini, faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42.-49. Maddelerine aykırı olarak düzenlendiğini, yaptıkları hesaplamaya ve uzman görüşüne göre 17.489,22 TL'lik kısmını 05.11.2020 tarihinde ödediklerini, dava sürecinde müvekkilinin elektriği kesilme ile karşı karşıya olduğunu, müvekkilinin dava konusu yerde işletmesi bulunduğunu, enerjinin kesilmesinin ticari yönden zarar etmesine neden olacağını beyanla, davanın sonuçlanmasına kadar davalı kurumun davacıya sağladığı elektrik enerjisinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,  HMK.’nun m.389 v.d. hükümler uyarınca; davacı müvekkili şirketin ... tesisat numaralı kullanım yerinde kullanmakta olduğu elektrik enerjisinin; davalı şirketin, davacı müvekkili şirket adına düzenlediği 27.10.2020 tarihli, ... no’lu ve 521.365,11-TL bedelli fatura ile 27.10.2020 tarihli, ... no’lu ve 634.715,16-TL bedelli fatura borçlarından dolayı  kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı tesis edilmesine, Davacı müvekkili şirketin; davaya konu 27.10.2020 tarihli, ... no’lu ve 521.365,11-TL bedelli faturanın 503.875,89-TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, davaya konu 27.10.2020 tarihli, ... no’lu ve 634.715,16-TL bedelli faturadan  dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkili şirketin merkezi Kağıthane olduğundan  yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, huzurdaki dava açılmadan ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk yolunun işletilmediğini,  işbu davada davacının sunduğu tek taraflı uzman görüşünde iddialara ilişkin yaklaşık bir ispat dahi olmadığını, uzman görüşünün bir çok hata barındırdığını, öncelikle usuli itirazlarımız dikkate alınarak huzurdaki davanın usulden reddine, nihayetinde haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/750 Esas sayılı dosyasında;Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan 20/10/2020 tarihinde yapılan kontrolde trafodan şebeke barasına gelen hatta saplama yapılarak harici hat çekilip kontaktör vasıtasıyla kumanda devresi kurulup sigortayla isteğe bağlı şekilde hem harici hattan hem de şebekeden kaçak enerji kullanıldığının tespit edildiğini, tespit üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği 20/10/2020 tarihli H/347592 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim olunduğunu, işbu tutanağa istinaden 521.365,11TL tutarında kaçak elektrik tahakkuku ile 634.715,16TL tutarında kaçak elektrik ek tüketim tahakkuku olmak üzere toplam 1.156.080,27TL tutarında kaçak elektrik tahakkuku yapıldığını, davalı tarafça yapılan kısmi ödeme sonrası 1.138.591,05TL tutarında kaçak faturası bakiye  borcu kaldığını, davalı aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDVsi ilave edilerek 1.353.577,05TLnin  tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, dava tarihi itibariyle güncel bakiyesinin 1.524.070,41TL olduğunu, davalının icra takibine haksız itiraz ederek takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesi ile;, davadan ve icra takibinden önce davalı tarafça icra takibine konu olan mezkûr kaçak elektrik tüketim faturalarından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemiyle davacı aleyhine Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mah.’nin 2020/779 E. Sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, davanın derdest olduğunu, mezkûr menfi tespit davası ile yine mezkûr faturaların konu yapıldığı icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan işbu itirazın iptali davası arasında maddi/hukuki bakımdan bağlantı olduğunu, itirazın iptali davasının, daha önce açılan mezkûr menfi tespit davası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; \"... Bu hesaplamalar neticesinde davacı ... tarafından toplam 417.462,04 TL icra tehdidi altında fazla ödeme yapıldığı anlaşılmakla, bu miktarın davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. Asıl davanın konusu, 20.10.2020 tarihli, ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı uyarınca tahakkuk edilen kaçak kullanım ve kaçak ek tahakkuk bedellerinden dolayı borçlu olmadığının tespiti talebi olduğu için, tutanak uyarınca davalı tarafından toplam 1.156.080,27 TL tahakkuk edildiği ancak yukarıda yapılan hesaplamalar uyarınca  toplam tahakkuk miktarın 888.683,63 TL olması gerektiği kabul edildiğinden, davacının söz konusu tutanaktan dolayı  fazla tahakkuk edilen 267.396,64 TL miktarınca davalı ...'a borçlu olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ...Davalı ... Tekstil'in kaçak elektrik kullandığı sabit olup, 20.10.2020 tarihli, ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı uyarınca kaçak kullanımdan kaynaklı olarak toplam tahakkuk miktarı  888.683,63 TL olarak hesaplanmıştır. İcra takibinden önce davalı ... Tekstil tarafından 17.489,22 TL davacı ...'a ödeme yapılmış olduğundan bu miktarın düşümü neticesinde davacının icra takibine konu asıl alacağı 871.194, 41 TL olarak kabul edilmiştir. Bu miktar üzerinden takip öncesi işlemiş faiz ve KDV'nin eklenmesi neticesinde takipte kesinleşen miktar 1.004.272,33 TL olarak hesaplanmıştır.(Bknz yukarıdaki hesaplama kısmına) Bu miktar üzerinden davacının takip tarihi itibariyle alacağı bulunduğu kabul edilmekle, davalı ... Tekstil tarafından yapılan itirazın belirlenen bu miktar uyarınca iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir. Davalı ... Tekstil tarafından icra takibinden sonra yapılan ve yukarıda belirtilen ödemelerin ise infaz aşamasında değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.İcra takibine konu alacak  20.10.2020 tarihli, ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı uyarınca tahakkuk edilen kaçak kullanım ve kaçak ek tahakkuk bedellerine ilişkin olup, bilirkişi heyeti tarafından yapılan tespitler neticesinde kaçak kullanımın sabit olduğu ve ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca yeniden yapılan hesaplamalar uyarınca tahakkuk bedellerinin belirlenmiş olması nedeniyle icra takibine konu iş bu alacak kalemleri likit olmadığı kabul edilmiş ve davacı ...'ın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafından icra takibin kötüniyetli yapıldığı ispatlanamadığından, davalı ... kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçeleriyle A-Davacı ... firmasının davalı ... aleyhine açmış olduğu menfi tespit davasının KISMEN KABULÜ ile,Dava ve takibe dayanak 20.10.2020 tarihli, ... seri nolu Kaçak/Usulsüz Elektrik Tespit Tutanağı uyarınca 521.365,11 TL kaçak kullanım ve 634.715,16 TL kaçak ek tahakkuku olmak üzere toplam 1.156.080,27 TL'nin 267.396,64 TL'sinden davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Dava tarihinden sonra, davalı ... tarafından söz konusu tutanak uyarınca İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi yapılması nedeniyle davacı tarafından yapılan ödemelerden icra kapak hesabının düşümü neticesinde fazladan ödenen 417.462,04 TL bedelin davalı ...'dan istirdadı ile davacı tarafa verilmesine,B-Birleşen Davanın KISMEN KABULÜ İLE, 1-Dava konusu İstanbul ...  İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile, 871.194,41 TL asıl alacak, 112.777,90 TL işlemiş faiz ve 20.300,02 TL işlemiş faiz KDV'si olmak üzere toplam 1.004.272,33 TL üzerinden TAKİBİN DEVAMINA,Asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına, 2-Davalı borçlu ... Tekstil firması tarafından dava tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına,3-Alacak likit olmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, Takibin kötüniyetli yapıldığı ispatlanamadığından davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine,Karara karşı davacı - birleşen dosya davalısı ve davalı - birleşen dosya davacısı  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı-birleşen dosya davalısı  vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  menfi tespit istemiyle açılan ve davanın görülmesi sırasında davaya konu borcun ödenmesi sebebiyle İİK.m.72/6 hükmü uyarınca istirdat davasına dönüşen asıl davada; davaya istirdat davası olarak devam edilmesine dair sundukları 27.12.2021 tarihli dilekçelerinde davacı müvekkilinin 1.563.139,30-TL istirdat alacağının ödeme günü olan 24.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ettiklerini, ikinci bilirkişi heyetinin kök ve ek raporlarına karşı sundukları  beyan dilekçelerinde de ikinci bilirkişi raporuna itibar edilmesi hâlinde, davacı müvekkilinin 517.344,02-TL istirdat alacağının 496.680,94-TL kısmına ödeme günü olan 24.12.2021 tarihinden, 11.475,50-TL kısmına ödeme günü olan 11.01.2022 tarihinden ve 9.187,58-TL kısmına ödeme günü olan 16.05.2022 tarihinden itibaren olmak üzere işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilinin talep edildiğini, mahkemece 417.642,04-TL'nın davacı müvekkiline iadesine karar verildiğini,  hüküm altına alınan alacak tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi hüküm altına alınmadığını, davanın İİK.m.72/6 hükmü uyarınca menfi tespit davasından istirdat davasına dönüştüğüne ve 417.462,04-TL hüküm altına alındığına göre, davacı müvekkili lehine, hüküm altına alınan 417.462,04-TL üzerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT'ne göre nispi vekâlet ücreti olarak 61.444,69-TL takdir edilmesi gerekirken, sadece menfi tespiti kabul edilen 267.396,64-TL üzerinden 40.435,53-TL vekâlet ücret takdir edilmiş olması da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı-birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak;  zorunlu arabuluculuk dava şartı olup yerine getirilmediğinden davacının davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini,-Mahkemece kaçak kullanım şeklini hatalı olarak belirleyen bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, kaçak elektrik kullanım şeklinin harici hattan kaçak elektrik kullanımı olarak nitelendirilmesi somut gerçekliğe aykırı olduğunu, davacının  kontaktör ile sayaca müdahale ederek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemiş olduğundan Yönetmeliğin 42/1-c maddesine göre kaçak nitelemesi ve hesaplama yapılması gerektiğini,- Müvekkili şirket hesaplamalarının, tahakkuk ve tahsilatları mevzuata uygun olduğu,-Hükme esas bilirkişi raporunda bilirkişilerin anlık çekilen akımla hesap edilen kurulu gücün hatalı olduğunu, çekilen akım değerlerinden bağlantı gücü kabulünün yönetmeliğe uygun olmadığını belirterek hatalı hesaplama yaptıklarını, yönetmelikte belirtilen kuralın \" kurulu güç = bağlantı gücüdür\" olduğunu,  bağlantı gücünün ise sayaç üzerinden takip edilen demant değerleri ile kontrol edildiğini, anlık akım değerlerinin kurulu güç gibi kabulü söz konusu olamayacağından bilirkişi raporuna itiraz edilmiş ise de, itirazları  değerlendirilmeden karar verildiğini,- Kaçak hesabına esas süre mevzuat gereği 180 gün olup bilirkişilerce müvekkili şirket tarafında tahakkukta 90 gün üzerinden hesaplama yapılması nedeniyle bu süre 90 gün alınarak hesap yapıldığını, her ne kadar müvekkili şirket tarafından bir tahakkuk yapılmış ise de, davacı yan yapılan tahakkuku ve faturaları dava açmak suretiyle yargı önüne getirdiğinden, anılan fatura içeriklerinin tümden mevzuat çerçevesince bilirkişi tarafından incelenip mevzuat gereğinin hesaba yansıtılması gerektiğini,-Yerleşik yargı içtihatları incelendiğinde, uygulanacak faize ilişkin olarak öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri ile bir faiz kararlaştırılıp kararlaştırılmadığına bakılması, kararlaştırılmadı ise tarafların sıfatına göre avans veya yasal faiz üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, davacının tedarik Sözleşmesi hükümlerine bakıldığında, Fatura ve Ödemeye ilişkin hükümlerde 9/(3) maddesinde açıkça, son ödeme tarihine kadar ödenmeyen faturalar için son ödeme tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanunun 51. maddesi gereğince günlük gecikme zammı uygulanacağı belirtilmiş olup mahkemenin avans faizi üzerinden yapmış olduğu hesaplama hukuka aykırı olduğunu, -Dava konusu alacak likid ve belirlenebilir olup icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiğini,  kararda müvekkili şirketin haklı olduğu kısım 888.683,63 TL olup buna göre müvekkili lehine 115.755,20 TL vekalet ücretine hükmolunması gerekirken eksik olarak 113.831,39 TL vekalet ücretine hükmolunduğunu,- Davacının istinaf talebi yönünden ise  yapılan hesaplama ile anılan faturalar nedeniyle borçlu olmadığı kısmın 267.396,64 TL olduğu belirlendiğini,, her  dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden ve davacı yanca dava konusu edilen bedeli aşan kısım için harcı yatırılmak suretiyle açılmış bir dava bulunmadığından, dava konusu bedele göre borçlu olmadığı/istirdat edilecek miktarın 267.396,64 TL olarak belirlenmesi ve buna göre vekalet ücretine karar verilmesinin doğru olduğunu, davacının istirdadına karar verilen bedel için faiz talebine yönelik istinaf nedeninin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava; asıl dava yönünden takipten önce kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk eden fatura bedelinden borçlu olmadığının tespiti,  birleşen dava ise  yapılan icra takibine davacı (... davalı) şirketin vaki itirazının iptali istemine ilişkindir. Davalı/birleşen dosya davacısı ...’ın kaçak kontrol ekiplerince   davaya konu iş yerinde 20.10.2020 tarihinde yapılan kontrolde; tesisatta kuruma kayıtlı ve mühürlü ... marka ... seri numaralı elektrik sayacının bulunduğu, kontrol ve tespitlere istinaden 20.10.2020 tarihli ve  ... Seri Numaralı Kaçak/Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağının tanzim edildiği, tutanakta “ilgili mahalde yapılan kontrolde trafodan şebeke barasına gelen hatta saplama yapılarak harici hat çekilip kontaktör vasıtasıyla kumanda devresi kurulup sigortayla isteğe bağlı şekilde hem harici hattan hem de şebekeden enerji kullanıldığı tespit edildi” açıklamasının yapıldığı, tespite ilişkin video kaydının alındığı ve dosyaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemesince mümzi tanıklar ile taraf tanıkları dinlenmiş, taraf delilleri toplanmış ve bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.14.09.2021 tarihli iki elektrik mühendisi ile mali müşavirden oluşan bilirkişi heyeti keşif sonucu düzenledikleri raporlarında; inceledikleri  video kaydında, davacı iş yerinde yönetim ofisinde sigortanın devreye alınması ile sayaç üzerinden okunan akım değerterinin düşmekte olduğu (R fazı 4,2 amperden 1,8 ampere, S fazı 4,8 amperden 2,4 ampera ; T fazı 5 amperden 2,5 ampere) açıkça tespit edilebildiğini, bu durumun  sayaç harici kaçak elektrik kullanımının acık göstergesi olduğunu belirterek \" 30.41.2019-20.10.2020 tarihler arasında davacı şirket sayacının kayıt ettiği günlük 790,55 kwh lik ortalama tüketim değeri ile tutanak sonrası (20.10.2020 -21.05.2021) tarihler arasında davacı şirket sayacı tarafından kayıt alınan ihtilafsiz dönem günlük 2372,58 kwh ortalama tüketim değeri arasında bariz fark (3 kat) bulunmaktadır. Yine davacı şirketin 30.11.2019 tarihi öncesindeki ortalama günlük tüketim değeri 1668,49 kwh olup bu değer de davacı şirketin dava konusu 30.11.2019 — 20.10.2020 tarihler arasındaki günlük ortalama değerinden oldukça yüksektir. bu durum  heyetimizce harici hattın varığına işaret olarak değerlendirilmiştir. Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı, bir. hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale edilerek sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik kullanımıdır. Tutanak tarihinden sonra sayaç tarafından kayıt altına alınan ortalama tüketim değerinin (2372,58 kwh/gün)., tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih öncesi döneme (1668,49 kwt/gün) göre oldukça yüksek çıkmış olması nedeniyle davacı şirketin tutanak öncesinde tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değeri ve ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarı bulunmadığı kanaatine varılmıştır.Bu kapsamda, dava konusu tutanak içeriğinde davacı işyerinde harici hat üzerinden geçtiği 200 amper — 210 amper) /3 7 203,33 amper tespit edilen akımlar; (200 amper-73 x 203,33 amper x 380 Volt x 0,98 — 130,99 kw. güç tespit edilmiştir. Yukarıda yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda harici hat üzerinde tespit edilen 130,99 kw. güç değeri dikkate alımarak Kaçak ve kaçak ek tahakkuk hesaplamalarının yapılması gerekeceği kanaatine varılmıştır... Yönetmeliğin 45. Maddesi gereğince kullanım süresinin 90 gün olarak kabulüyle  kaçak tahakkuku bakımımdan 521.365,11 TL. - 355.175,21 TL. =166.189,90 TL. menfi tespit talebinin olabileceğini,..  kaçak ek tahakkuk dönemi; 13.12.2019 — 22.07.2019 tarihler arasındaki 222 gün üzerinden   576.777,59 TL. tutardan sorumlu tutulabileceğini,  634.715,16 TL. - 576.777,59 TL= 57.937,57 TL, toplamda ise  224.127,47 TL menfi tespit talebinin olabileceğini\" mütalaa etmişlerdir. 07.06.2022 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ise bilirkişiler \"Tespit esnasında sayaç devresinde ve sayaç harici hat üzerinde fazlardan çekilen akımlar ölçülmüş olup ölçülen bu akım değerleri tutanakta yazılarak kayıt altına alınmıştır. ...Yönetmelik 42.  maddesinde sayaç harici hat çekerek, dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketen davacı abonenin eylemi “kaçak elektrik enerjisi tüketimi - olarak tanımlanmıştır. 20.10.20Z20 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden ve ilgili yönetmelik maddeleri gereğince davalı ... tarafından kaçak elekt tüketen davacı ... Tekstil şirketi hakkında kaçak elektrik tüketim bedeli ve ek (eksik) kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkukunun yapılması gerekmektedir.... mevzuata uygun olarak yapılan hesaplamada kaçak tüketim bedeli 356.578,82 TL olarak hesaplanmıştır.Davalı ... tarafından yapılan kaçak ek tüketim bedeli incelendiğinde, tüketimlerin başladığı tarih olarak 13.12.2019 tarihinin alındığı görülmektedir. Ancak dosyadaki tesisat endeks dökümüne, abone tüketim ekstreleri belgesine göre sadece saya okuma günlerine göre tüketimin düştüğü veya yükseldiği tarihleri tespit etmek mümkündür. Bu nedenle heyetimizce tüketimin düşmeye başladığı tarihi tesisat endeks dökümüne göre 31.12.2019 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak ... 13.12.2019-22.07.2019 arasındaki 222 gün için ek kaçak tüketim bedeli hesaplanırken heyetimizce tesisat endeks dökümüne göre 31.12.2019-22.07.2019 tarihleri arasındaki 204 gün için 131,516 KW kurulu güç üzerinden 204 gün için 563.414 kWh için ek kaçak tüketim bedeli hesaplanmıştır.mevzuata uygun olarak yapılan hesaplamada ek kaçak tüketim (eksik tüketim) bedeli 532.104,81 TL olarak hesaplanmıştır.toplam kaçak ve ek kaçak tüketim bedelinin 888.683,63 TL olması sebebiyle davacı aboneye fazladan tahakkuk ettirilen toplam kaçak ve ek kaçak tüketim bedelinin 267.396,64 TL olduğu kanaati oluşmaktadır.Bilirkişi Heyetimiz 14.09.2021 tarihli Bilirkişi Raporundaki görüş ve kanaate genel olarak katılmaktadır. Raporlarımız arasındaki başlıca fark, 14.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda tüketimin düştüğü tarih yani ek kaçak tüketimin başladığı tarih olarak ...'ın beyan ettiği 13.12.2019 tarihi alınmış ve ... gibi 222 gün üzerinden ek kaçak tüketim tahakkuku yapılmıştır. Bilirkişi Heyetimiz abonenin tüketim endeks bilgileri (tüketim ekstresi) belgesinden ancak sayaç okuma tarihleri üzerinden tüketimin düşmeye başladığı tarihi belirleyebilmektedir  ve bu tarih 31.12.2019'dur. Bu nedenle Bilirkişi Heyetimizce 204 gün üzerinden ek kaçak tüketim bedeli hesaplanmış olup bu değerlendirme hesaplanan bedelde küçük bir farka neden olmaktadır.\" yönünde görüş bildirmişlerdir.Mahkemece 07.06.2022 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınmış, kapak hesabına göre fazla tahsil edilen miktarlar faizi ile beraber hükümde gösterilmek suretiyle hesaplanmıştır.Faiz İşletilen Süre :(06.11.2020-02.09.2021) Faiz İşletilen Tutar   : 871.194,41 TL Avans Faiz Oranı: % 15,75 Faiz Tutarı: 112.777,90 TL İşlemiş faiz KDV: 20.300,02  TL Takipte kesinleşen miktar : 1.004.272,33 TL olarak hesaplanmıştır.İcra Takibi Kapak Hesabı Takipte kesinleşen miktar: 1.004.272,33 TL Takip sonrası işlemiş faiz: 48.968,59 TL (02/09/2021-24/12/2021) Tahsil harcı(%4,55): 45.694,35 TL Vekalet ücreti  :67.263,57 TL Başvuru Harcı : 59,30 TL Masraf : 82,50 TL Toplam İcra kapak hesabı : 1.166.340,64 TL Davacı tarafından yapılan ödemeler : 1.563.139,60 TL(24/12/2021)+11.475,50 TL(11/01/2022)+9.187,58 TL(16/05/2022) olmak üzere toplam 1.583.802,68 TL'dir. İstirdat hesabı: 1.583.802,68 TL - 1.166.340,64 TL=417.462,04 TL olarak hesaplanmış olduğu anlaşılmaktadır.Buna göre, davacının sayaç harici hat çekmek suretiyle kaçak elektrik kullanmış olduğu, eylemin tutanak içeriği ve video kaydıyla sabit olduğu, tutanak sonrası tüketimlerdeki farkın da bunu doğruladığı, hükme  esas bilirkişi raporunun tutanakta  sayaç harici hat üzerinde fazlardan çekilen akımlar ölçülmüş olup ölçülen bu akım değerleri üzerinden yapılmasının yönetmeliğe uygun olduğu, mahkemece fazla tahsil edilen miktarın kapak hesabına göre faiziyle beraber hesaplandığı anlaışlmakla  kararda belirtilen gerekçelerle yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazları yönünden ise, davanın menfi tespit talebine ilişkin olması nedeniyle hükmedilen vekalet ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanmasının karar tarihindeki AAÜT'ne uygun olduğu görülmekle bu yöndeki istinaf itirazları da yerinde görülmemeiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre,  tarafların  istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı - birleşen davalı  ve davalı birleşen davacı tarafından yapılan istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Davacı - birleşen davalıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacı birleşen davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı - birleşen davacıdan alınması gereken 28.516,84 TL nispi ve 427,60 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan  7.309,11 TL harcın mahsubu ile bakiye  21.635,33 TL'nin  istinaf eden davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf edenler üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"42cf330c896b1b8c","SID":"1286e0425ed5860c"}}