{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/901 <br>KARAR NO: 2023/1951<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/10/2020<br>NUMARASI: 2019/824 Esas - 2020/494 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın kısmen kabulüne verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; müvekkili banka ile dava dışı asıl borçlu ... San ve Tic A.Ş. ile akdedilen 18/03/2015 tarihli 1.000.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müteselsil  kefil sıfatıyla imzalandığını, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin vadesinde ödenmediğini, Üsküdar ... Noterliği'nin 03/10/2018 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile kredi hesapların kat edildiğinı, asıl borçlunun Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/355 esas dosyasında konkordato ilan ettiğini ve kendisine mühlet verildiğini, ihtarname tebliğine rağmen müvekkili bankanın alacağının ödenmemesi üzerine davalılar hakkında İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takibin başlatıldığını belirterek davalının haksız itirazının iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatı ödenmesine karar karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; dava dışı ...A.Ş. ile ... şirketin yetkilileri olan müvekkilleri ve davacı arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, müvekkilllerinin 09.10.2018 tarihli noter ihtarnamesiyle söz konusu sözleşme nedeniyle muaccel hale gelmiş likit bir borcun bulunmadığını, geçici mühlet kararına istinaden dava dışı şirket hakkında tüm hukuki süreçlerin durduğunu, cari hesabın tek taraflı olarak kat edilmesi nedeniyle söz konusu hesapta mutabık olmadıklarını belirtmelerine rağmen davacı bankanın 11.10.2018 tarihinde haksız bir şekilde icra takibi başlattığını, Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/355 esas sayılı dosyasında 19.10.2018 tarihinde verilen ara karar uyarınca davalılar ... ve ...hakkında  22.10.2018 tarihinden geçerli olmak üzere 3 ay süre geçici mühlet kararı verilerek geçici konkordato komiseri atandığını ve davalılar hakkında tüm hukuki sürecin durduğunu, 19.10.2018 tarihli ara karar uyarınca verilen tedbir kararına istinaden müvekkilleri hakkında bu karar tarihinden sonra takip başlatılamayacağına ve başlamış takiplerin durdurulmasına karar verildiğini, İİK'nın 290. Maddesi nedeniyle geçici komiserin borçlunun faaliyetlerine nezaret etmekle yükümlü olduğu için müvekkillerinin geçici konkordato komiserinin nezareti dışında iddia edilen borç nedeniyle ödeme yapma yetkisini haiz olmadığını,  davacı tarafından borca dayanak olarak bir genel kredi sözleşmesi gösterildiğini, ancak dava dilekçesinde ve söz konusu takipte birden fazla alacak kalemi sayıldığını, bu alacak kalemlerinin dayanakları gösterilmediğini, davacı tarafından borca dayanak olarak gösterilen genel kredi sözleşmesindeki temerrüt faizinin, bir borcun vadesinde yerine getirilmemesi durumunda istenen faiz olduğunu, davacı tarafından talep edilen temerrüt faizinin konkordato mühletinde bulunan davalılardan istenmesinin mümkün olmadığını, konkordato sürecinde temerrüt faizi işletilemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; takipten sonra ancak davadan önce rotatif kredi ve iskonto kredisinin davalılar tarafından ödendiği, bu alacak kalemleri yönünden davacının itirazın iptalini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı, taksitli kredi yönünden yapılan incelemede ise, bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalıların icra takip talebinde istenen miktardan daha fazla borcu olduğu, takip dosyasında yapılan itirazın haksız, talebin haklı olduğu, konkordato mühleti verilmesinin sadece takip hukukuna ilişkin olup, davanın sürdürülerek karara bağlanmasına engel olmadığı, konkordato mühleti süresince faizin işletilemeyeceğine dair İİK'nın 294/3. maddesinin infazda dikkate alınarak uygulanması gerektiği, kabul edilen alacağın likit ve itirazın haksız olduğu, temerrüt faiz oranı sözleşme uyarınca %90 olup yerinde olduğundan bu oran üzerinden takipten itibaren asıl alacağa faiz uygulanması gerektiği, KMH bakiyesi alacak talebi olan 60,90-TL yönünden bir belge sunulmadığı ve alacağın hangi işlemden doğduğunun bilirkişi tarafından da tespit edilemediği, kefalet kapsamında olduğuna dair bir kayıt da sunulmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulü ile, davanın rotatif kredi ve iskonto kredisi yönünden hukuki yarar dava şartı nedeniyle usulden reddine, davanın taksitli kredi yönünden kabulü ile talep ile bağlı kalınarak davalıların İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik itirazının, 265.983,92-TL asıl alacak, 3.328,73-TL işlemiş faiz ve 166,44-TL BSMV olmak üzere toplam 269.479,09-TL yönünden iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, konkordato süresi içerisinde faizin durdurulmasına ilişkin İİK 294/3.maddesinin infazda uygulanmak şartıyla asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %90 faiz uygulanmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan takdiren %20 üzerinden hesaplanan 53.196,78-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacı tarafın geri kalan işlemiş faiz ve kefalet kapsamında olmayan kredi mevduat hesap bakiyesi yönünden talebin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; asıl borçlu şirket hakkında konkordatonun tasdiki kararı verildiğini, bu kararın mahkemeye sunulmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, uygulanmasına karar verilen faiz oranının fahiş olduğunu, % 90 oranında faizin hakkaniyete aykırı olduğunu, konkordato komiseri nezaretinde olan ve işlem kısıtlaması bulunan ve aleyhe başlatılan haksız takibe itiraz eden müvekkilleri lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının hukuka aykırı bir şekilde kat ettiği ve muaccel hale gelmeyen alacak nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı asıl borçlu ve müteselsil kefiller tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Tekstil ...A.Ş. arasında düzenlenen 18/03/2015 tarihli 1.000.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesinin davalılar tarafından müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, asıl borçlu şirkete kullandırılan kredinin vadesinde ödenmemesi üzerine, Üsküdar ... Noterliği'nin 03/10/2018 tarihli ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile hesabın kat edilerek asıl borçlu şirket ile kefil olan davalıların 07/10/2018 tarihinde temerrüte düştükleri, davacı banka tarafından 54.975,24-TL rotatif kredi, 265.983,92-TL taksitli ticari kredi, 5.246,81-TL işlemiş faiz, 30.000-TL iskonto kredisi, 591,78-TL işlemiş faiz, 60,90-TL asıl alacak, 0,49-BSMV olmak üzere toplam 351.030,25-TL alacağın tahsili için davalı kefiller hakkında icra takibi başlatıldığı, davalıların takibe süresinde itirazı üzerine icra takibinin durduğu, mahkemece davanın taksitli kredi yönünden kabulü ile, talep ile bağlı kalınarak davalıların itirazının, 265.983,92-TL asıl alacak, 3.328,73-TL işlemiş faiz ve 166,44-TL BSMV olmak üzere toplam 269.479,09-TL yönünden iptaline, rotatif kredi ve iskonto kredisinin davadan önce ödeme yapılarak kapatılması nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddine, davacı tarafın geri kalan işlemiş faiz ve kefalet kapsamında olmayan kredili mevduat hesap bakiyesi yönünden talebin reddine karar verildiği, hükme karşı davalı tarafça istinaf başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır. Temerrüt faizi Genel Kredi Sözleşmesinin 2.7. maddesinde \"Müşteri'nin kredi borcunu (taksitlendirilmiş kredilerde taksitlerden herhangi birini) ödeme tarihinde/ vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde; alacağın muaccel hale geldiği tarihten müşteriye yapılacak ihtarda belirtilen sürenin hitamına kadar süre geçecek süreye kadar, bankanın faiz, komisyon, gider ve vergisi ve sair vergi ve diğer masraflarını muacceliyet anında geçerli olan oran ve koşullarla işletmeye devam edeceğini kabul eder. Ancak müşteri, bankaca uygulanan akdi faiz oranının muaceliyet tarihi itibari ile aynı tür krediler ve hesaplar için bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden düşük olması halinde en yüksek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasını kabul eder. Müşteri, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren fiili ödemeyi gerçekleştirdiği güne kadar geçecek günler için, temerrüt tarihinde aynı tür TL krediler ve hesaplar için bankanın T.C. Merkez Bankası'na bildirmiş olduğu kısa, orta veya uzun vadeli cari kredi faizlerinden en yüksek olanının % 50 fazlası olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi ödemeyi kabul ederler.” şeklinde düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından bankanın kat tarihi itibariyle işletme kredi ile ilgili faiz oranının % 60 olduğu tespit edilmiş, bu oranın % 50 fazlası ile % 90 oranı üzerinden hesaplama yapılmış ve mahkemece de bahsi geçen rapor hükme esas alınarak sonuca gidilmiştir. Oysa yerleşik yargı kararlarında, temerrüt faizine esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranların uygulanması gerektiği belirtilmekte olup; buna göre, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi talep edebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarını belgelemesi gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11.HD'nin 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26/04/2022 tarihli ilamı aynı yoldadır). Elde başka bir veri bulunmadığından temerrüt faizinin icra takibine  konu ticari krediye uygulanan faiz oranları esas alınarak sonuca gidilmesi gerekmektedir. Davacı tarafça sözleşme hükmüne uygun olarak fiilen uygulanan daha yüksek bir oranda kredi kullandırıldığına dair bir belge sunulmadığından temerrüt faizi oranının eldeki krediye uygulanan akdi faiz oranının % 50 fazlasının uygulanması gerekmektedir. Taksitli ticari kredi ödeme planında % 20,40 oranında belirlenen faiz oranının % 50 fazlası % 30,60 olup temerrüt faizi ile takip sonrası işleyecek faizde bu oranın esas alınması gerekmektedir. Dolayısıyla mahkemece temerrüt faizinin % 90 oranı üzerinden hesaplanması ve alacağa takipten sonra aynı oranda faiz uygulanmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Davalılar vekilinin istinaf başvurusu bu yönüyle haklı görülmüştür. Bilirkişi tarafından temerrüt tarihi itibariyle % 20,40 akdi faiz oranı üzerinden 264.254,37-TL asıl, 1.946,67-TL işlemiş faiz ve 97,33-TL BSMV alacağı olmak üzere 266.298,38-TL toplam alacak tespit edilmiştir. Davacının temerrüt tarihindeki alacağı (264.254,37+1.946,67=) 266.201,04-TL üzerinden kapitalize edilmesi gerekir ise de davacı takipte 265.983,92-TL asıl alacak talebinde bulunduğundan takipte talep edilen asıl alacak miktarı da dikkate alınarak re'sen yapılan hesaplamada temerrüt tarihinden takip tarihine kadar % 30,60 oranı üzerinden 1.130,43-TL temerrüt faizi 56,52-TL BSMV işlediği hesaplanmıştır. Bu durumda davacının takipte BSMV talebinin bulunmadığı da dikkate alınarak taksitli ticari kredi alacağı yönünden itirazın 265.983,92-TL asıl, 1.130,43-TL işlemiş faiz üzerinden iptaline karar verilmesi gerekmektedir. Buna karşılık vekalet ücretine maktu olarak hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de konusu para olan davalarda vekalet ücretinin Tarifedeki oranlar üzerinden nispi olarak belirlenmesi gerekmektedir. Yine, dava konusu edilen alacak likit ve belirlenebilir nitelikte olduğundan itirazın iptaline karar verilen alacak üzerinden alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. Bu nedenle davalıların icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalı tarafça, diğer bir istinaf nedeni olarak takipten sonra alınan konkordato mühlet kararı gösterilmiş ise de asıl borçlu şirket ile kefiller hakkında konkordato tasdikine ilişkin Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/09/2020 tarihli 2018/355 E. 2020/83 K. Sayılı kararının Sakarya BAM 7. HD'nin 02/12/2021 tarihli 2021/1777-2093 sayılı kararıyla kaldırıldığı, İİK nın303.maddesi  uyarınca konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklının borçtan birlikte sorumlu olanlara karşı bütün haklarını muhafaza edeceğinin düzenlendiği dikkate alındığında davalıların bu istinaf nedenlerinde de isabet bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece temerrüt faizinin % 90 oranı üzerinden hesaplanması ve alacağa takipten sonra aynı oranda faiz uygulanması doğru olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davalıların itirazının taksitli kredi alacağı yönünden 265.983,92-TL asıl alacak, 1.130,43-TL işlemiş alacağı faiz olmak üzere toplam 267.114,35-TL yönünden iptali ile takibin 267.114,35-TL alacak üzerinden, 265.983,92-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 30,60 oranında faiz ve faizin % oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine, %20 oranında hesaplanan 53.422,87-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, hükmün kesinleşen kısımlarının aynen tekrarı ile davadan önce ödenen rotatif kredi ve iskonto kredisi alacağı yönünden davacının açılmasında hukuki yarar bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/10/2020 Tarih 2019/824 Esas - 2020/494 Karar sayılı kararının HMK.'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kısmen kabulü ile; İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında davalıların itirazının eşit taksitli ticari  kredi alacağı yönünden 265.983,92-TL asıl alacak, 1.130,43-TL işlemiş alacağı faiz olmak üzere toplam 267.114,35-TL yönünden iptali ile takibin 267.114,35-TL alacak üzerinden devamına, konkordato süresi içerisinde faizin durdurulmasına ilişkin İİK 294/3.maddesinin infazda uygulanmak şartıyla 265.983,92-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 30,60 oranında faiz ve faizin % 5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, fazla istemin reddine, Kabul edilen toplam alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan 53.196,78-TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın kefalet kapsamında olmayan KMH bakiyesi ve davadan evvel ödenen  rotatif kredi ve iskonto kredisi yönünden hukuki yarar yokluğundan  usulden reddine\"  İlk derece mahkemesine ilişkin olarak ;\"Alınması gereken 18.246,58-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine  yatırılan 4.239,57-TL ve icra veznesine yatırılan 1.755,15 peşin harcın mahsubu ile bakiye 12.251,86‬-TL'nin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan 6.039,12‬-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 1.000-TL bilirkişi ücreti ve 150,50-TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.150,50-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 875-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  Davacı lehine taktir olunan 27.313,54-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalılar lehine taktir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalılar tarafından yatırılan 9.204,2‬0-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 22-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 17-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,  Hükümden sonra davalılar yan gider avansından karşılanan 31,50-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 10-TL'sinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, kalan kısmın davalılar üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 14/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8ad58b1a977a189f","SID":"9bd4080fea264447"}}