{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2075 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2329<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/07/2020<br>NUMARASI\t\t: 2019/33 Esas 2020/418 Karar <br>DAVANIN KONUSU\t: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  19/12/2023<br><br>\t      Talep eden vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin denizcilik ve gıda sektörlerinde 10 yıllık deneyime sahip olduğunu, tedarik ve lojistik altyapısıyla hizmet vermek amacıyla 2009 yılında İzmir de kurulduğunu, denizcilik sektöründe ulusal ve uluslararası önde gelen firmalara gıda ve gıda dışı tedarik hizmetleri verdiğini, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... gibi market zincirlerine ve tanınmış restoran zincirlerine toptan taze meyve sebze tedarik hizmetleri verdiğini, şirketin 26 nitelikli çalışanın bulunduğunu, şirketin içinde bulunduğu finansal krizin sebebi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yönetiminde görülen düzensizliğin rol aldığını, finansman konusunda deneyimin olmaması nedeniyle kredili satışlarda alacak tahsilinde güçlüklerle karşılaşıldığını, 2008 - 2017 tarihleri arası mevcut ekonomik konjonktürden olumsuz etkilenildiğini, işçilik maliyetlerindeki ve diğer hizmet üretim giderlerindeki artışın, 2018 yılındaki ekonomik kriz ile talepte yaşanan daralma ve etkilerinin şirketi kötü yönde etkilediğini, şirketin devamında faydaların bulunduğunu, bunların vade konkordatosu kabul edilirse kamu alacaklı dahil imtiyazlı imtiyazsız tüm alacaklıların alacaklarının yüzde yüzüne kavuşacağını, çalışanların işsiz kalmayacağını, ileri sürerek öncelikle İİK 287 hükmüne göre müvekkillerine geçici mühlet verilmesini, yine geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğurduğundan geçici mühlet kararı ile birlikte kesin mühlet sonuçlarına hükmedilmesini, geçici mühlet içinde konkordatonun başarıya ulaşması öngörüldüğü takdirde, müvekkili ile alacaklıların konkordato yapabilmesi için 1 yıl kesin mühlet verilmesini, İİK 308/h hükmü uyarınca rehinli alacaklılarla da müzakere ve borçların yapılandırılması işleminin yapılmasını, ön projenin sunulduğunu, risklerin hesaplandığını, konkordatonun tasdik edilmesini, konkordato tasdik kararı ile birlikte İİK 306 uyarınca tasdik edilen konkordatonun yerine getirilmesini sağlamak için gerekli gözetim, yönetim ve tasfiye tedbirlerini almakla görevli bir kayyım tayin edilmesini, İİK 307 maddesi uyarınca rehinli malların muhafaza altına alınmasını ve satışı, karardan itibaren bir yılı geçmemek üzere ertelenmesini talep ve dava etmiştir.  <br>MAHKEMECE:  \"... Mahkememizin 20/03/2019 tarihli ara kararı ile geçici mühlet kararı verildiği, akabinde 10/07/2019 tarihli kesin mühlet kararı verildiği, kesin mühlet içinde konkordato projesinin hazırlanması, alacaklıların bildirilmesi ve tahkiki tamamlandıktan sonra İİK 302 gereği konkordato projesini müzakere etmek üzere alacaklılar toplantısı yapıldığı ve İİK m.302'ye göre komiser heyeti raporunun alındığı, alınan raporda şirketin rayiç değerler esas alındığında borca batık olmadığını fakat sürekli işletme sermayesi sıkıntısı içerisinde bulunduğunu, net işletme sermayesi açığının sermaye artırımıyla giderilmesi yolundaki taahhüdünün yerine getirilmediğini, İİK m.302'de belirtilen yasal koşulların bulunmaması nedeni ile tasdik harcının dahi yapılmadığı görüş olarak açıklanmıştır. <br>Davacı borçlunun alacaklılar arasındaki dengeyi koruyup korumadığı, komiser heyeti raporu, alacaklılar toplantısı kararları ve huzurda alacaklılar tarafından yapılan itirazlar ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmiş, somut olay özelinde yapılan mali ve hukuki incelemede davacı borçlunun İİK m.308/c.II gereklerine aykırı olarak komiserlik heyetine herhangi bir bilgi verilmeksizin konkordatoya tabi bir kısım borçların itfa ettiği, devamında İİK m. 302 gereğince konkordato projesinin 20/03/2020 tarihinde gerçekleştirilen oylamada alacak miktarı yönünden %98 oranında, alacaklı sayısı yönünden %95 oranında ret oyu verildiği, İİK m.302'deki öngörülen asgari nisapların oluşmadığı, başka bir deyişle proje alacaklılarca reddedilmiştir. Öte yandan, davacı borçlunun güncel mali verileri esas alınarak mali inceleme sonunda düzenlenen bilanço değerlerine göre işletmenin kayıtlı bilanço değerlerine göre ve en önemlisi işletmenin rayiç değer esasına göre yapılan hesaplamada varlıklarının borçlarından %102 oranında fazla olduğu ve bu hali ile borca batık olmadığı iflas halinin gerçekleşmediği anlaşılmakla, davacının konkordato tasdik talebinin reddi ile tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. \" gerekçesi ile; <br>HÜKÜM:<br>1-Konkordato talep eden borçlu davacı şirketin konkordato talebinin reddine, <br>2-Kararın İİK'nın 288/2 maddesi uyarınca ilanına, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, talep eden vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından konkordato başvurusu yapıldığını, başvuru sonrasında önce geçici süre verildiğini, ardından kesin süre verildiğini, ancak kesin süre sonunda yapılan duruşmada davanın ve konkordato talebinin reddine karar verildiğini, müvekkil şirketin konkordato isteminin reddinin sadece şirket için değil alacaklılar için de zarar doğurduğunu, müvekkil şirketin özellikle taze sebze meyve ticareti yaptığını ve bağlantısı olan zincir marketler ile yaptığı uzun süreli akitler sayesinde bilançosunu olumluya çevirebilecek bir gayret içinde bulunduğunu, Türkiye ekonomisinde ard arda gerçekleşen birçok olumsuzlukla mücadele ederek şirketin devamını sağlamak için gayret gösterildiğini, karar duruşması öncesinde komiserler kurulunun raporunun alacaklılara tebliğ edilmediğini, bu raporun duruşmada da okunmadığını, konkordato yönünde karar verilmesi beklenirken aksi yönde verilen kararın tüm tarafların zararına olduğunu, karar ile, o aşamaya kadar yürütülen tüm gayretin de boşa çıktığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak müvekkil şirketin konkordato yönündeki isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava: konkordato  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı tarafça vade konkordatosu talebinde bulunulmuştur. <br>Davacı tarafla ilgili ilk derece mahkemesince  11.04.2019 tarihinden itibaren başlamak üzere 3 aylık süre ile   geçici mühlet,  10.07.2019 tarihinden itibaren  de 1 yıllık süreyle kesin mühlet kararı verildiği, konkordato komiser heyetinin 23/06/2020 tarihli gerekçeli raporlarını ibraz etmeleri üzerine mahkemece  24/06/2020 tarihinde  konkordato tasdik duruşmasının yapılacağı  belirtilerek gerekli ilanların yapıldığı anlaşılmaktadır. <br>\"İcra ve İflas Kanununun 285. maddesi ve devamında, borçlarını, vadesi geldiği hâlde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflâstan kurtulmak için konkordato talep edebileceği hükmü yer almıştır. Bu hüküm doğrultusunda amaç, borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklılara borçlunun  muhtemel bir iflasına nazaran,  daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Ancak bu hüküm kaleme alınırken kanun koyucu bilinçli olarak konkordatonun tasdikini bazı şartlara bağlamış ve mahkemeye bu şartların varlığını resen değerlendirme görevi yüklemiştir.<br> Konkordato projesinin tasdiki için evvela projenin kanunun aradığı nisapla alacaklılar tarafından kabul edilmiş olması gerekmektedir. Bunun yanı sıra davacı borçlu tarafından teklif edilen tutarın kaynaklarıyla orantılı olması ve olası bir iflas halinde alacaklıların eline geçecek tutarın konkordato projesinde vaat edilen tutardan az olması yani konkordatonun alacaklılar için iflasa nazaran daha avantajlı olması gerekir. Bu şartlarla birlikte tasdik harcının yatırılması, imtiyazlı alacakların ve mühlet içi borçların da ödenmesi veya teminata bağlanması diğer şartlar olarak karşımıza çıkmaktadır. \"( Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin  2023/2988 Esas  2023/3398 Karar sayılı ilamı )<br>              Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına;  23/06/2020 tarihli nihai komiser raporundan, alacak miktarı yönünden % 98 oranında, alacaklı sayısı yönünden de % 95 oranında konkordato projesine red oyu verilmiş olup, dolayısıyla konkordato projesinin kaydedilmiş olan alacaklıların ve alacak tutarının yarısını aşan bir çoğunluk tarafından  reddedildiğinin anlaşılmasına,İİK.302.Maddesinde öngörülen asgari nisapların sağlanamamış olmasına, davacı tarafça konkordatoya aykırı olarak bazı alacaklılara itfada bulunulduğunun komiser raporunda ortaya konulmuş olmasına,   talep eden   şirketin   borca batık olmadığının anlaşılmasına göre, talep eden vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/07/2020 tarih ve 2019/33 Esas 2020/418 Karar sayılı kararına karşı talep eden vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran talep eden tarafından harç peşin alındığından, yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Talep eden tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren on gün içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 19/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2f8364d1fe949aaa","SID":"05b6a5cc40bed404"}}