{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/998 <br>KARAR NO: 2024/40<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/02/2021<br>NUMARASI: 2020/91 Esas - 2021/132 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan 94.922,20-TL alacağının bulunduğunu, borcun ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Silivri İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine  itirazı nedeniyle takibin durduğunu, taraflar arasında fatura bedellerinin 90 gün sonra ödeneceğine dair bir anlaşma bulunmadığını, davalının verdiği 50.000-TL tutarlı çekin takipten sonra 15.11.2019 tarihinde tahsil edildiğini, bu ödeme ile 44.922,20-TL asıl alacak kalmakla birlikte ödenen kısım için faiz, icra vekalet ücreti ve takip masraflarının ödenmediğini ve ferileri talep haklarının doğduğunu belirterek, davalının takibe itirazının iptali ile takibin bakiye 44.922,20-TL asıl alacak ile tüm dosya borcunun faiz, vekalet ücreti ve takip giderleri yönünden devamını, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasındaki ticaretin açık hesap yöntemiyle devam ettiğini, mal teslim sonrası fatura bedellerinin müvekkili tarafından fatura tanzim tarihi itibariyle 90 gün içinde müşteri çekleri ile ödendiğini, cari hesap mutabakatı yapılmadığından borcun muaccel olmadığını, müvekkilince davacıya 50.000-TL ödeme yapıldığını, bu durumda alacağın muacceliyeti, miktarı ve ferileri yargılamaya muhtaç olduğundan itirazlarının haklı olduğunu ve davacının icra inkar tazminatı talebinin hukuka uygun olmadığını, davacının ödenen kısım yönünden faiz ve ferileri talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davacı tarafın icra takip talebinde TBK 100. maddesi gereğince kısmi ödemelerin öncelikle işlemiş faiz, masraf ve ferilere mahsup edilmesini talep ettiği, ancak dava dilekçesinde mahsup talebinde bulunmadığı, takip başlatıldıktan sonra yapılan kısmi ödeme sonrası bakiye asıl alacak üzerinden harç yatırdığı, itirazın iptali davası açılmadan önce borcun kısmen ödenmesi halinde, alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, davanın ödenmeyen bakiye üzerinden açıldığı, alacak tutarında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, davalı tarafın icra takibi başlatıldıktan sonra çekle ödeme yaptığı, taraflar arasında vadeli alım-satım hususunda anlaşma yapılmadığı ve daha önce vadeli çek ile ödemeler yapılmış ise de, bakiye alacağın talep edilemeyeceği anlamına gelmeyeceği, taraflarca mahsup talep edilmediği, davacının bakiye asıl alacak miktarının 44.922,20-TL olduğu, takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapan borçlunun, icra vekalet ücreti, ödeme tarihine göre tahsil harcı, ödeme tarihine kadar işleyen faiz vs. ferilerden sorumlu olup, icra takibi başlatılmasına sebebiyet veren davalının takip tarihindeki borç bakiyesi ile icraya konu asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalının takibe yönelik itirazının iptaline, takibin 44.922,20-TL üzerinden aynen devamına, 94.922,20-TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: 1-Davacı vekili; davalı tarafından takip tarihi sonrasında 15.11.2019 tarihinde 50.000-TL ödeme yapıldığını, dava dilekçesinde bakiye asıl alacak ile ödenen bedel dahil tüm alacak üzerinden faiz ve ferilere hükmedilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemece tüm dosya borcu üzerinden faiz, icra vekalet ücreti ve icra masraflarına hükmedilmediğini, oysa mahkeme gerekçesinde takip tarihinden sonra kısmi ödeme yapana borçlunun ferilerden sorumlu olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesine rağmen bu talepleri yönünden hüküm verilmemesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak tüm alacak üzerinden icra vekalet ücreti, icra masrafları ve ödeme tarihine kadar işlemiş faiz yönünden de takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.   2-Davalı vekili; davacıya 50.000-TL ödeme yapılmasına rağmen davacının yetki itirazı sonrasında Silivri İcra Dairesinde tüm alacak üzerinden takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından kalan alacak ile birlikte ferilerin de talep edildiğini, bu nedenle mahkemece harç eksikliği giderilmeden yargılamaya devam edilmesinin hatalı olduğunu, kısmi ödeme nedeniyle davacının tüm alacak üzerinden faiz ve feriler ile icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının tüm talebi kabul edilmediğinden davanın kısmen kabulüne ve müvekkili lehine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini,müvekkili aleyhine tüm alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, davacının ödemeye rağmen açtığı takip nedeniyle 50.000-TL üzerinden müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 94.222,20-TL asıl alacak ve 1.267,80-TL işlemiş faiz toplamı 96.190-TL alacağın yıllık %19,50 avans faiziyle birlikte, TBK'nin 100. maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikle faiz ve giderlere mahsubu ile tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, takip tarihi sonrasında ve işbu dava tarihi öncesinde davalı tarafından davacıya borca mahsuben 50.000-TL ödeme yapıldığı, davacı tarafça, itirazın iptali ile kısmi ödeme sonrası kalan 44.222,20-TL asıl alacak ile tüm alacak üzerinden faiz ve feriler yönünden takibin devamı istemiyle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.  İcra takip tarihi itibariyle davalının davacıya 94.222,20-TL borçlu bulunduğu  hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Davalının takip tarihi itibariyle temerrüte düştüğü belirlenmekle davacının takip tarihinden öncesine ilişkin işlemiş faiz talep hakkı da bulunmamaktadır.  Henüz alacaklı tarafından itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür ve bunu engelleyen bir yasa hükmü yoktur. Borçlu, itirazın iptali davası açılmamış iken itirazına konu borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmasına gerek kalmayacak ve böyle bir davayı açmakta hukuki yararı bulunmayacaktır. Zira itirazın iptali davası açılmasında amaç, itiraz nedeniyle kanun gereğince durmuş olan takibin devamını sağlamaktır. Takibin devamı yoluyla elde edilecek olan sonuç (alacağın tahsili), borçlunun tüm borcu ödemesiyle zaten gerçekleşmiş olacağına göre gerçekleşen bu sonucu sağlamak üzere bir dava açılmasında hukuki yarar bulunmayacaktır. Bunun gibi, takibe konu borcun kısmen ödendiği durumlarda da ödenmeyen borç tutarına yönelik itirazın iptali davasında, itirazdan sonra ödenen miktar bakımından itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar mevcut değildir.(Yargıtay HGK nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı; 2007/19-159 Esas, 2007/220 Karar sayılı; 2007/13-453 Esas, 2007/453 Karar sayılı; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ilamları).Diğer yandan, icra takibine başlanılmasından sonra, itirazın iptali davasının açıldığı tarihten önce TBK'nin 100. maddesine göre, yapılan ödemenin öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarına mahsup edileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Somut olayda, davacı alacaklı tarafından açık hesap ilişkisine dayalı olarak 94.222,20-TL asıl alacak için 05.07.2019 tarihinde icra takibi başlatılmış olup, icra dairesinin yetkisine itiraz nedeniyle yetkili icra dairesince yeniden ödeme emri tebliği üzerine davalı borçlu tarafından ödeme emrine 05.11.2019 tarihinde süresinde itiraz edildiği, davalı tarafından davacıya iş bu davanın açıldığı tarihten önce 15.11.2019 tarihinde 50.000-TL ödeme yapıldığı sabittir. Davacı icra takibini TBK'nin 100. maddesi uyarınca kısmi ödemelerin öncelikle fer'ilere mahsup edilmesini talep ettiği, takipten sonra yapılan kısmi ödemenin TBK'nin 100. maddesi gereği öncelikle faiz ve ferilerden düşülmesi gerekmekte ise de, davacı tarafça açılan işbu davada alacaklı aleyhine olarak davalı tarafından yapılan ödemeyi asıl alacaktan mahsup ederek, takip konusu tüm alacak yönünden işlemiş faiz, icra vekalet ücreti ve icra masraflarına hükmedilerek bakiye 44.922,20-TL asıl alacak için itirazın iptalini talep etmiştir. Mahkemece ödenmeyen 44.922,20-TL asıl alacağa yönelik itirazın iptaline karar verilmiş ise de, takip tarihinden sonraki tarihte yapılan kısmi ödeme tutarı ile sadece ödenen miktar bakımından borç sona ereceği dikkate alınmadan, kısmi ödenen alacağın fer'ileri  ödenmediği, feriler bakımından  alacak devam ettiği halde, davanın kabulüne karar verilmesine rağmen bu kısımlar bakımından karar verilmemesi doğru olmamıştır. Bu durumda TBK'nin 100. madde hükmü alacaklı lehine bir hüküm olup, alacaklı vekilinin talebine uygun olarak itiraza uğrayan 44.922,20-TL için itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi,  davalının kısmi ödemesi bakımından da kısmi ödemenin  ferilerine hükmedilmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince ; davadan evvel 50.000-TL ödemenin davacı tarafça asıl alacaktan mahsup edilerek eldeki davanın açıldığı gözetilmeden itiraza konu 50.000-TL bakımından da icra inkar tazminatına hükmedilmesi yerinde bulunmamıştır. Bu kapsamda takipten sonra ödenen 50.000-TL'nin takip tarihi olan 05.07.2019 tarihinden ödeme tarihi olan 15.11.2019 tarihine kadar işlemiş yıllık %19,50 oranındaki avans faizi, icra masrafları ile icra vekalet ücreti bakımından takibin devamına ve davada itirazın iptali talep edilmeyen 50.000-TL için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilerek  bu kısım  için icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile belirtilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden, kararın kaldırılarak,yeniden karar verilerek  davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2021 Tarih 2020/91 Esas - 2021/132 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;  \"Davanın kabulüne, davalının Silivri İcra Dairesinin 2019/3135 esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının 44.922,20-TL asıl alacak bakımından iptaline, takibin 44.922,20-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına,  Takipten sonra ödenen 50.000-TL'nin takip tarihi olan 25.07.2019 tarihinden 15.11.2019 ödeme tarihine kadar %19,50 avans faizi, icra masrafları ve icra vekalet ücreti bakımından takibin devamına, bu miktar için icra inkar tazminatı isteminin reddine, Hükmedilen 44.922,20-TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 8.984,44-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,\"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ; \"Alınması gereken 3.068,63-TL harçtan davacı tarafından yatırılan 286,21-TL harcın mahsubu ile kalan 2.782,42‬‬-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 340,61‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 700-TL bilirkişi ücreti ve 98-TL posta masrafı olmak üzere toplam 798-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine takdir olunan 17.900-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,\" İstinaf yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının (davacı 59,30-TL - davalı 768-TL ) istek halinde kendilerine iadesine, Davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 08/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1a116b7a5ee19726","SID":"5b8245e13003719f"}}