{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2071 <br>KARAR NO: 2023/2074<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 12/11/2019<br>NUMARASI: 2015/1043 E. -  2019/1198 K. <br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... AŞ'ye  ait muhtelif emtianın müvekkili şirket nezdinde emtia blok sigorta poliçesi ile   sigortalandığını,  müvekkili şirketin sigortalısı ile davalı ... Ltd. Şti.arasında muhtelif emtianın Çorum-İstanbul arasında taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, ancak adı geçen davalının taşıma işini gerçekleştirdiği esnada nakliyeye konu emtianın aracın  sürücüsünün dikkatsiz ve tedbirsiz davranması nedeniyle çalındığını,  konuya ilişkin olarak Esenyurt Polis Merkezi Amirliğince düzenlenen olay yerine gelindiğini, sürücüsü ...'un alınan beyanında  Avcılar gişeler çıkışında yorulduğu ve uykusu geldiği için aracı cebe çekerek aracın içerisinde istirahat ettiğini, bir vatandaşın gelip kendisini uyandırarak kamyonun kasa brandasının kesik ve kapağın açık olduğunu söylediğini, bu ifadesi ile sürücünün ve dolayısıyla davalı firmanın kusuru ve sorumluluğu ikrar ettiğini, bahse konu aracın ... plaka nolu, 2004 model tenteli kasa kamyonun yan arka kısmında farklı iki noktadan kesilmiş olduğunun görüldüğünü, kamyonun arka bagaj kısmının açılmış vaziyette olduğunu, bagaj kapısının açılması için kullanılan kumandaların dışarıya sarkmış biçimde olduğunu, içeride kartonlar, kumaş topları, kolilerin olduğunun görüldüğü, bu şekilde hırsızlık olayının tespit edildiğini,  olaydan sonra müvekkili şirketin hasar dosyası açarak ekspertiz raporu hazırlattığını, ekspertiz raporunda sürücünün 03.04.2015 günü saat 05:00 sularında otobandan Avcılar gişelerini geçer geçmez sağ taraftaki cepte araç içinde uyurken faili meçhul kişilerin önce araç tentesini iki ayrı yerden kestiğini, sigortalı firmanın Çorum'daki imalathanesinden İstanbul'a getirilen ve ... plaka nolu kamyon ile nakledilen gömlek ve tekstil yardımcı ham maddelerinin çalındığının belirtildiğini, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen 27.364,00 TL tutarındaki hasar tazminatının müvekkili şirket tarafından sigortalısına 03.06.2015 tarihinde ödediğini, taşıyıcının malı teslim aldığı andan teslim ettiği ana kadar geçekleşen hasar ve ziyadan sorumlu olduğunu, müvekkilinin yaptığı ödeme ile sigortalısının haklarına halef olduğunu, sigortalının ödeme sonrasında her türlü haklarını temlik aldığını ödenen bedelden davalı taşıyan şirket ile onun sorumluluk sigortacısı olan diğer davalı sigorta şirketinin birlikte sorumlu olduklarını ileri sürerek, 27.364,00 TL'nin 03.06.2015 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili, savunmasında özetle; dava konusu olan hırsızlık hasarında sigorta poliçesi düzenlemiş olan ... Sigorta Şti.'ne gerekli başvuruyu yaptıklarını, sigorta şirketinin 17.12.2015 tarihli cevabi e-postasında hasar ödemesinin ... Sigorta AŞ'ye yapılacağını belirtiklerini, ... Sigorta AŞ'nin taraflarından ... Sigorta AŞ'nin ödeyeceği tutardan artan kısmının talep edildiğini, bu tutarın da 238,00TL olduğunu, söz konusu tutardan şirketlerinin sorumlu olduğunu beyan ettiklerini, dava masraflarının ... no'lu nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta Şirketi'nin düzenlemiş olduğu poliçeden ödenmesini, sorumlu oldukları tutarın 238,00-TL'lık kısım olduğunu, ... Sigorta AŞ tarafından ... numaralı poliçe ile 01.12.29014-2015 tarihleri arasını kapsayan yurt içi nakliyeci sorumluluk sigortası yapıldığını, sigortanının olayını kapsadığını, TTK'ya göre 8,33 SDR özel çekme hakkı sınırlaması bulunduğunu, davacının taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını savunarak,  davanın reddini istemiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili, savunmasında özetle; davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti.nin taşıma işlerinden kaynaklanan sorumluluğunun müvekkili şirkete ... nolu yurtiçi nakliyeci sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu taşımanın gerçekleştirildiğini, dava konusu ... plaka nolu aracın  poliçede yer almadığını, poliçede bildirilmeyerek teminat altına alınmamış araç ile gerçekleştirilen taşımada doğan zararlara ilişkin  olarak müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, poliçede her bir hırsızlık hasarı için % 2 muafiyet şartı mevcut olduğunu, buna göre tanesi 0,30 kg olan gömleklerden çalınan 1.352 adedin toplam ağırlığı 405,60 kg olmakla, sınırlı sorumluluğun 3.378,65 SDRnin hasar tarihindeki kur karşılığı 12.143,21-TL'ye  denk geldiğini, taşıyıcının ve dolayısıyla onun sorumluğunu teminat altına alan müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak 12.143,21TL ile sınırlı olabileceğini açıklanan nedenlerle dava konusu talebin poliçe teminatında bulunmadığından müvekkili şirket yönünden açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin  davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.      <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...İncelenen tüm dosya kapsamına göre dava, davacı sigorta şirketi tarafından nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalanan tekstil emteasının taşıma sırasında taşıyanın kusuru sonucu çalındığı iddiası ile davacının sigortalısına yaptığı ödemenin davalılardan rücuan tazmini istemi ile açılmış olan tazminat davasıdır. Tarafların iddiaları, savunmaları ve toplanan delilleri çerçevesinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya, makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 05/02/2017 tarihli raporda, dava konusu nakliyeyi yapan davalı şirkete ait ... plaka numaralı aracın sürücüsünün dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının davalılardan 27.363,98-TL talep edebileceği yönünde görüş bildirmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora davalı şirket tarafından itiraz edilmiştir. Daha önce atanan bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun hüküm vermeye elverişli olmaması nedeniyle, dosya sigorta uzmanı, taşıma uzmanı ve tekstil uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 16/04/2019 tarihli rapor ve ayrık rapor dosyaya sunulmuştur. Raporda, davacının hırsızlık olayının meydana gelmesinde kusurlu olduğu bu nedenle TTK. m. 886 uyarınca m. 882'de yer alan sınırlı sorumluluk hükmünde yararlanamayacağı, davacının sigortalısının gerçek zararının 45.621,45-TL olduğu, davalı ...'ın 26/06/2015 tarihinde davacı sigorta şirketinin sigortalısına 23.509,00-TL ödeme yaptığı dikkate alındığında davalı ...'ın bakiye borcunun 22.031,45-TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan poliçeye taşıma araçlarının plakalarının yazılıp yazılmadığının bilinmesinin sorumluluk bakımından aydınlatıcı olacağı, davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna karar verilmesi halinde %2 muafiyet hükmü gereği davalı sigorta şirketinin 21.590,82-TL'den sorumlu olacağı, mahkemede davalının  TTK. m. 882 gereği sınırlı sorumlu olacağı yönünde kanaat oluşması halinde davalı şirket tarafından yapılan ödeme nedeniyle davalıların sorumluluklarının kalmayacağı yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişi heyetinde yer alan lojistik ve taşımacılık konusunda uzman bilirkişi ve tekstil mühendisi bilirkişi tarafından ayrık rapor sunulmuş, raporda davalıların TTK. m. 882'deki sınırlı sorumluluk hükmünde yararlanamayacağı, ekspertiz raporunda tespit ediliği üzere davacının talep edebileceği tazminat tutarı KDV hariç 40.055,95-TL olarak hesaplandığı, ancak dava dilekçesinde 27.363,98-TL talep edilmiş olması nedeniyle davalının bu bedelden sorumlu olacağı yönünde görüş bildirmişlerdir. Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporları bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, dava dışı ... San. Ve Tic. A.Ş.'ne ait gömleklerin davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından taşınması sırasında çalındığı, çalınan gömleklerin davacı tarafından tanzim edilen sigorta poliçesi kapsamında olması nedeniyle davacı tarafından hasar bedelinin ödenerek davalı taşıyıcı ve onun sigortasından talep edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu uyuşmazlık, hasardan davalıların sorumlu olup olmadıkları, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği bedelin davalılardan rücuen tahsilini talep edip edemeyeceği hususundadır. Davalı taşıma şirketine ait olan ve dava konusu taşımayı yapan ... plaka numaralı aracın şoförü ...'un 03/04/2015 tarihinde vermiş olduğu ifadede, davacının sigortalısına ait gömlekleri Çorum'dan yükleyerek İstanbul'a getirmek üzere yola çıktığını, 03/04/2015 tarihinde saat:05:00 sıralarında ... Mahallesi Avcılar Gişe çıkışında yorulduğunun ve uykusunun geldiğini, aracı cebe çekerek istirahat ettiğini, bir vatandaşın gelerek kendisini uyandırdığını, kamyonun kasa brandasının kesik ve kapağının açık olduğunu söylediğini, yaptığı kontrolde araçta bulunan kolilerin çalındığını tespit ettiğini beyan ettiği görülmüştür. TTK. m. 886'da; \"Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 uncu maddede belirtilen kişiler, bu Kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz.\" şeklinde yer alan düzenleme göz önünde bulundurulduğunda, davalı taşıma şirketinin şoförünün istirahat için uygun olmayan yere aracını çektiği ve uyuduğu, hırsızlık olayının bu sırada meydana geldiği kendi ifadesinden anlaşıldığından, davalı taşıma şirketinin şoförünün pervasızca bir davranışla hırsızlık olayının meydana gelmesine sebebiyet verdiği kanaati oluştuğundan, davalı taşıma şirketinin TTK. m. 82'deki sınırlamalardan yaralanabilmesi mümkün değildir. Davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen poliçenin incelenmesinde, poliçede plaka numarasının ... şeklinde yazılı olduğu, araç tipinin diğer şeklinde yazılı olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sunulan hasar dosyasındaki yazışmalardan, 2011 yılından beri devam eden poliçeye sigortalıya ait araçların plakalarının eklenmemiş olduğu, dava konusu nakliyenin yapıldığı ... plaka numaralı aracın 2010 yılından beri davalı sigortalının kullanımında olduğu, poliçe içeriği incelendiğinde plakaların acenteye bildirilmiş olmasının yeterli olduğu, plakaların poliçeye eklenmesi hususunun davalı sigorta şirketi ile acentesi arasındaki teknik bir konu olduğu, diğer yandan 2011 yılından itibaren her yıl yenilenen poliçede rizikonun gerçekleştiği 2015 yılına kadar davalı sigortanın acentesinin poliçeye plakaları eklememesine rağmen sigortanın devam ettirildiği bu aşamada plakanın poliçeye eklenmemiş olduğunun iddia edilmesinin MK. m. 2'ye aykırılık teşkil ettiği, bütün bunlarla birlikte davacının sigortalısının, emtianın nakliyesi için nakliyeci ile anlaşırken nakliye sigorta poliçesinin bulunup bulunmadığını kontrol etmesinin yeterli olacağı, taşıyanın plakalarının acente tarafından poliçeye eklenip eklenmediğini araştırmasının kendisinden beklenemeyeceği birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu hırsızlık olayının poliçe kapsamında olduğu ve davalı ... Sigortanın meydana gelen zarardan poliçe kapsamı ile sorumlu olduğu kanaati oluşmuştur. Mahkememizce atanan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen heyet raporu ve ayrık heyet raporu adı altında sunulan bilirkişi raporlarında, çalınan gömleklerin toplam fiyatı 45.621,45-TL olarak tespit edilmiş olmasına rağmen ayrık raporda eksper raporunda belirlenen tutarın esas alınması yerinde görülmediğinden, bilirkişi raporunda belirlenen 45.621,45-TL'den davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından ödendiği tespit edilen 23.509,00-TL'nin düşülmesi sonucu bakiye 22.031,45-TL'den ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nin sorumlu olduğu, poliçedeki %2 muafiyet kaydı göz önünde bulundurularak yapılan hesaplamada davalı sigorta şirketinin 21.590,82-TL'den teminat limiti ile sorumlu olduğu sonucuna varılmış daha önce hasar ihbarında bulunulduğu göz önünde bulundurularak ödeme tarihi olan 03/06/2015'ten itibaren 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \"  gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, toplam 22.031,45-TL'nin davalı ... Sigorta Şirketinin 21.590,82-TL'sinden ve sigorta teminatı ile sorumlu olmak üzere 03/06/2015'ten itibaren 3095 Sayılı Kanun m. 2/2 uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili ve davalı ... Ltd. Şti.vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket hesabına 23.509,00-TL'ye ilişkin herhangi bir ödeme gelmediğini, müvekkilinin  böyle bir ödemeden haberi olmadığını,  davalı tarafça böyle bir ödemenin gerçekten yapılıp yapılmadığının araştırılması, yapıldı ise kime yapıldığı ve ödeme yapılmış ise neye istinaden ödemenin yapıldığının mahkemece araştırılması ve ona göre hüküm tesis edilmesi gerekirken mahkemece salt davalının iddiası ile 23.509,00-TL'nin ödendiği kabulünün hatalı olduğunu, mahkemece tespit edilen 45.621,45 TL'den 23.509,00 TL'nin düşülerek hüküm tesis edilmesinin son derece hatalı olduğunu, nitekim müvekkili şirketçe 27.364,00 TL hasar tazminat bedeli ödendiğini, müvekkil şirkete yapılan hasar ihbarı sonucu yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde toplam 40.940,97-TL değerinde emtianın çalındığının tespit edildiğini, ancak müvekkil şirket ile sigortalısı arasında tanzim edilen poliçe uyarınca \"güvenli yer kavramına uygun olmayan yerlerdeki konaklamalar\" sonucu oluşacak hasarlara beher olayda ve yıllık toplamda 10.000-Euro ve sigorta bedeli üzerinden %0,5 oranında muafiyet ile teminat bulunduğunu, ekspertizce tespit edilen hasar tutarı yerine söz konusu poliçe şartı uyarınca sigortalıya ödeme yapıldığı tarihteki kur üzerinden 10.000,00 Euro'nun TL karşılığına %0,5 muafiyet uygulanarak 27.364,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödeme doğrultusunda da davalıya rücu edildiğini,  müvekkili şirkete 23.509,00-TL'lik herhangi bir ödemeni davalı tarafça yapılmadığını, müvekkil şirketin böyle bir ödemeden bilgisi  olmadığını, mahkemece bu hususun araştırılması gerektiğini, kaldı ki kabul anlamına gelmemek kaydıyla davalı tarafça müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına böyle bir ödeme yapmış olduğu tespit edilir ise müvekkili şirket sigortalısının mükerrer ödeme aldığı ve müvekkil şirket tarafından bu sefer sigortalısına ödediği tazminat tutarını sigortalısından iade talep etmesinin  gündeme geleceğini, bu konudaki tüm hak ve alacaklarının  saklı bulunduğunu,  müvekkili aleyhine olan kısımlar yönünden kararın ortadan kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar  verilmesini istemiştir. Davalı ...Ltd.Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının müvekkilinin şoförünün uygunsuz yerde park ettiğini ileri sürerek kusur izafe etmeye çalıştığını,  ancak bunun doğru olmadığını, mahkemenin yerinde inceleme yaparak kusur hususunda yeterli bilirkişi raporu almadığını, müvekkili şirketin taşıma sigortasının diğer davalı ... Sigorta şirketi tarafından dosyada mübrez poliçeyle temin edilmiş olmasına rağmen müvekkilinin haricen zarar gören şirketin tacizlerine dayanamayarak 23.000-TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu husustaki haklarının saklı tutulduğunu, diğer davalının poliçeyle zaten taşıma sigortası teminatını sunmuş olduğundan müvekkilinin bu durumda herhangi bir yükümlüğü kalmadığını, gerek izah ettikleri ve gerekse istinaf dairesince  taktir edilecek nedenlerle mahkeme kararının bozulması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, emtia blok sigorta poliçesi kapsamında davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödenen hasar bedelinin, davalı taşıyan ile onun  sorumluluk sigortacısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili ile davalı ... Ltd. Şti.vekilince yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı ile dava dışı sigortalı ... San.ve Tic.AŞ arasında 06/11/2014-06/111/2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ''Emtia Blok Sigorta Poliçesi'' düzenlendiği, poliçe ile dava dışı şirket tarafından yurt içinde sevk edilen tekstil  ürünlerinin  nakliyesi sırasındaki oluşacak rizikoların sigortalandığı, sigortalının söz konusu tekstil ürünlerinin Çorum'dan İstanbul'a taşınması sırasında meydana gelen hırsızlık olayı sonunda çalındığı,  dava dışı sigortalıya davacı tarafından 27.364,00 TL  ödeme yapıldığı, davacının, davalı taşıyıcı ve onun sigortacısı diğer davalıdan ödediği bu bedelin rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, dava dışı sigortalının bir kısım tekstil ürünlerinin  taşıma işinin 02.04.2015 tarihinde  davalı ... Ltd. Şti.nce ... plakalı kamyon ile  gerçekleştirildiği, bu taşıma işinin diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalandığı, aracın şoförü ...'un 03.04.2015 tarihinde kolluğa vermiş olduğu ifadede, davacının sigortalısına ait gömlekleri Çorum'dan yükleyerek İstanbul'a getirmek üzere yola çıktığını, 03.04.2015 tarihinde saat:05:00 sıralarında ... Mahallesi, Avcılar gişe çıkışında yorulduğunun ve uykusunun geldiğini, aracı cebe çekerek istirahat ettiğini, bir vatandaşın gelerek kendisini uyandırdığını, kamyonun kasa brandasının kesik ve kapağının açık olduğunu söylediği, yaptığı kontrolde araçta bulunan kolilerin çalındığını tespit ettiğini beyan ettiği, dosya kapsamında mahkemece alınan 05.02.2017 tarihli makine mühendisi bilirkişi raporunda, araç şoförünün  alaca karanlıkta meskun mahal dışındaki otoyolda çıkışında bulunan cebe  gerekli tedbirleri almadan  araç içerisinde uyuduğu,  hırsızların arka tenteyi kesip  arka bagaj kapağını açarak emtianın çalınması olayına neden olduğu, tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı sebebiyle  yüzde yüz kusurlu olduğunun belirtildiği görülmektedir. Taşımanın, yurt içi taşıma olması nedeniyle olayda TTK'nın eşya taşımaya ilişkin hükümlerinin uygulanması gerekir. Dava dışı sigortalı ile davalı ... Ltd. Şti.  arasında taşıma sözleşme ilişkisinin bulunduğu, sigortalıya ait tekstil ürünlerinin taşınması işini davalı taşıyıcının üstlendiği ihtilafsızdır. Bu  emtianın nakli sırasında, davalının fiili taşıyıcı olarak bulduğu araç sürücüsünün, otoyol çıkışındaki cep kısmına kamyonu  park edip uyuduğu, bu sırada  aracın içindeki bir kısım emtiaların çalındığı  anlaşılmaktadır. TTK'nın 875.maddesi ''(1) Taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. (2) Zararın oluşmasına, gönderenin veya gönderilenin bir davranışı ya da eşyanın özel bir ayıbı sebep olmuşsa, tazminat borcunun doğmasında ve kapsamının belirlenmesinde, bu olguların ne ölçüde etkili olduğu dikkate alınır.” hükmünü içermektedir.  Aynı Kanun'un 876/1. maddesinde ise taşıyıcının özeni başlığı altında yer alan hüküm fıkrasında; \"Ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçları önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcı sorumluluktan kurtulur\" denilerek taşıyıcının hangi halde sorumluluktan kurtulacağı net şekilde ortaya konulmuştur. TTK'nın 886. maddesi uyarınca, zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879. maddede belirtilen kişiler, bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Bu halde taşıyıcının sorumluluğu artık sınırlı olmayıp, gerçek zararın tamamını kapsayan bir sorumluluktur. Bu durumda somut olayın oluş şeklinin, bu yasal düzenlemeye göre değerlendirilmesi gerekir. Dosya kapsamına göre kamyon sürücüsünün, otoyol çıkışındaki cep kısmına kamyonu  park edip uyuduğu, bu sırada  aracın içindeki bir kısım emtiaların çalındığı anlaşılmaktadır. Olay yeri inceleme tutanağında belirtildiği üzere, emtianın içinde bulunduğu gri renkli tenteli kamyonun sol yan arka kısmında farklı iki noktadan kesilmiş olduğu, arka bagaj kapısının açılmış vaziyette olduğu,  bagaj kapısını açmak için kullanılan kumandaların dışarıda sarkık durumda olduğu görülmektedir. TTK'nın 886. madde düzenlemesindeki \"pervasızca hareket\" kavramı da bu kıstaslar çerçevesinde ele alındığında, taşıyıcı veya yardımcılarının yükün güvenliği ile ilgili hususları açıkça önemsemeden hareket etmesidir. Davalı taşıyanın araç sürücüsünün  emtia yüklü güvenlik görevlisi bulunmayan etrafı açık bir alanda gece vakti  park etmiş ve uyumuş olduğu sırada kamyondaki emtiaların kaçırılarak içindeki emtianın çalındığı, kolaylıkla kaçırılması mümkün olan aracın güvenliksiz bir alana park edilmesi nedenleriyle  TTK'nın 876. maddesinde yer alan taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği bir durumun somut olayda mevcut olmadığı, ayrıca taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren davalının yükün güvenliği hakkında gerekli  tedbir alınmaksızın, emtia yüklü aracın sürücüsü tarafından uyumak için park edilip bu şekilde  bırakmasının TTK'nın 885. maddede düzenleme bulan  ağır kusur ya da pervasızca ve zarar meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle yapılan bir ihmal ya da hareket olarak kabul edilmesi gerektiği kanaatine varılmış olup mahkemece bu yönde değerlendirme yapılması  yerinde olmuştur. B nedenle, davalı şirket vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davacı sigorta şirketi tarafından sunulan eksper raporuna göre; 40.940,97-TL değerinde emtianın çalındığının tespit edildiği,  ancak tanzim edilen poliçe özel şartları uyarınca \"güvenli yer kavramına uygun olmayan yerlerdeki konaklamalar\" sonucu oluşacak hasarlara beher olayda ve yıllık toplamda 10.000 Euro sigorta bedeli üzerinden %0,5 oranında muafiyet ile teminat verildiği, bu nedenle davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısına  ekspertizce tespit edilen hasar tutarı yerine söz konusu poliçe özel şartı uyarınca  ödeme tarihindeki kur üzerinden 10.000,00 Euro'nun TL karşılığına %0,5 muafiyet uygulanarak 03.06.2015 tarihinde  27.364,00 TL ödeme yapıldığı, davacı tarafından bu miktarın rücuen tahsilinin talep edildiği görülmektedir.Bunun dışında dosyaya davalı şirket tarafından sunulan evraklardan 18.05.2015 tarihli yazı ve  08.06.2015 tarihli ihtarnameye göre,  dava dışı sigortalının zararının 50.873,00 TL olduğunu, 27.364,00 TL sigortacısının ödeyeceğini,  kalan 23.509,00 TL'nin ise  davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu belirttiği ve davalı taşıyıcıdan bunu talep ettiği, bunun üzerine taşıyıcı davalı şirket tarafından dava dışı sigortalı şirkete  26.06.2015 tarihinde 23.509,00 TL daha ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece bilirkişi heyetinden alınan rapor uyarınca çalınan malların bedelinin, bir diğer deyişle sigortalının gerçek zararının  45.621,45 TL olduğu, bu gerçek zarardan davalı taşıyanın yaptığı 23.509,00 TL'lik ödemesinin düşülerek kalan 22.031,45 TL'nin  taşıyanın sorumlu olduğu,  davalı sigortanın kendi poliçesindeki %2 muafiyet oranı düşüldükten sonra  21.590,82 TL 'den sorumlu olduğu  belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Öncelikle belirtmek gerekir ki,  davalı taşıyan şirketin dava dışı sigortalıya yaptığı ödeme iyi niyetli ve zararı azaltmaya yönelik bir ödeme olmakla birlikte bu  davanın konusu değildir.  Bu nedenle davalı şirketin istinaf sebebi yerinde değildir. Mahkeme kararında da belirtildiği üzere gerçek zarardan davalının yaptığı bu  ödeme düşüldükten sonra kalan miktar davacının rücuen tazminini talep edebileceği miktardır. Her ne kadar mahkemece bu yönde hesaplama yapılmış ve 22.031,45 TL'ye hükmedilmiş ise de, bilirkişi raporu ile tespit edilen gerçek zarar 45.621,45 TL'den davalı şirketin yaptığı 23.509,00 TL düşüldüğünde 22.112,45 TL kalmaktadır. Bu rakam da davacının talep edebileceği miktardır. Mahkemece hesaplama yapılırken maddi hata sonucu 22.031,45 TL'ye hükmedildiği anlaşıldığından  davacı vekilinin istinaf sebeplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak hükmün düzeltilmesi ve davanın kısmen kabulüne dair yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ tarafından istinaf başvurusunda bulunulmadığından bu davalı hakkında ilk derece mahkemesince verilen karar aynen muhafaza edilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda,  davalı ... Ltd. Şti.vekilinin  istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; davacı  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hesaplama hatası  yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçelerle; A)Davalı ... Ltd. Şti.vekilinin istinaf başvurusu yönünden: 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı ... Ltd. Şti.tarafından yatırılan istinafa başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; bu davalı tarafından yatırılan 376,25 TL peşin istinaf karar harcının ise davacının istinafı kabul edilip ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğundan, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı şirkete iadesine, 3-Davalı ... Ltd. Şti. tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, B) Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu  kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden hüküm kurulmasına, bu doğrultuda; 1-Davanın kısmen kabulü ile 22.112,45 TL'nin (davalı ... Sigorta Şirketi 21.590,82-TL'sinden  sorumlu olmak üzere) 03.06.2015 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  fazlaya dair talebin reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.510,50 TL harçtan peşin alınan 467,31TL harcın  mahsubu ile bakiye 1.043,19 TL harcın (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 1.007,56 TL'lik kısmından sorumluk olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 467,31-TL peşin harç, 27,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 495,01-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı olan  495,01 TL  yargılama giderinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 399,96 TL'nin (davalı ... Sigorta Şirketi'nin 390,52 TL'lik kısmından sorumluk olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar  tarafından  masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen  alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara  verilmesine, 8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından kalan kısımların, yatıranlara iadesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden; a-Davacı vekili tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan  91,07  TL peşin istinaf karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacı tarafa iadesine, c-Davacı vekili tarafından harcanan 148,60 TL başvuru harcı ve 65,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 214,10 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 10-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 11-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 20.12.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca miktar itibariyle karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"67e439f8c2377c64","SID":"aaf6ce342e90be2b"}}