{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>                       T.C.<br>                   ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         24.HUKUK DAİRESİ      <br><br><br>ESAS NO\t: 2023/1806 <br>KARAR NO\t: 2024/47<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ... \t (...)<br>ÜYE\t\t: ...\t  (...)<br>KATİP\t\t: ...\t  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/292 E., 2023/410 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: ALACAK<br>İSTİNAF TALEBİNDE <br>BULUNAN\t: DAVACI VEKİLİ<br>KARAR TARİHİ\t: 24/01/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI <br>TARİH\t: 24/01/2024<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>\tTALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı firma ile davalı arasında Karaman Ermenek Kazancı Göleti ve Sulaması İkmal İnşaatı işi için 16.09.2016 tarihli sözleşmeyle ... ve Tic. Ltd. Şti. – ... ... İnşaat Taahhüt İş Ortaklığı kurulduğunu, İş Ortaklığı sözleşmesinde, davalının pilot, davacının özel ortak olarak anıldığını, davalı şirket müdürü ...’in, şirketin ortağı ve inşaat işinin şantiye şefi olarak bildirildiğini, iş ortaklığı tarafından birlikte yürütülen proje süresince davacının, iş bitiminin gerçekleşmesi ve iş ortaklığına iş yapan kişi/firmaların zor durumda kalmaması için ödemesi gereken bedelin çok üzerinde bedelleri iş ortaklığına ödediğini, davacının yaptığı denetimler sonucunda bu ödenen bedellerden davalının davacıdan 294.000 TL üzerinde haksız kazanç elde ettiğinin tespit edildiğini, iş ortaklığına ait mazot, kepçe ve kamyonların, şantiye şefi yetkisinde bulunan ... tarafından, iş ortaklığına ait olmayan ve davalı adına yürütülen Konya İnlice şantiyesi işinde kullanıldığını, ödemesi iş ortaklığınca yapılmış olan mazot, kepçe, iş makinesi ve kamyon giderlerinin Konya/İnlice şantiyesinde kullanıldığı tespit edilen mazot miktarının 1.637 litre ve ayrıca toplam 157.118,07 TL fatura bedeli olduğunu, Konya/İnlice şantiyesinde yapılan işler nedeniyle toplam 33.580,58 TL iş ortaklığının zarara uğratıldığını, şantiye şefi ...'e iş ortaklığı muhasebe kayıtlarında 2016 yılında toplam 16.800,00 TL ve 04.01.2017 tarihinde belgesiz bir şekilde 30.350,00 TL iş avansı girilerek kendi menfaatlerine haksız kazanç elde ettiklerinin görüldüğünü ayrıca 8.650,74 TL 08.05.2019 tarihinde olmayan bir işlemi şantiye şefi ...'in hesabından kapatıldığının tespit edildiğini, kasa sınır tutarının 8.000 TL olması sebebiyle gerçek dışı 6 adet 8.000 TL'lik kayıt yapılarak iş ortaklığının toplam 48.000 TL zarara uğratıldığını, davacı vekili tarafından 22.04.2021 tarihli denetimde mizan üzerinde iş ortaklığının pilot ortak ve müdüründen toplam 988.369,55 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve ıslah edilmek üzere şimdilik 100 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; adi ortaklık adına açılacak davalarda her iki ortak tarafından birlikte açılma zorunluluğu bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, iş ortaklığı adına yapılan tüm harcamaların davacı ve davalının müşterek imzaları ile yapıldığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği iddiaların gerçek dışı olduğunu, tutanakların 2017 ve 2019 tarihli olup davacının o tarihten bu güne kadar davalı şirkete karşı bir alacak davası açmadığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği işçilerin belirtilen tarihlerde İnlice de değil iş ortaklığının şantiyesi olan Hasancıda çalışmış olduğunu, dava dilekçesinde belirtilen mazot miktarı ve tutarın neye göre hesaplandığının belli olmadığını, davalı şirketin ortağı olan ...'e yapılan ödemelerin iş avansı ödemeleri olup tüm fiş ve faturalarının ayrıntılı olarak kayıtlarda mevcut olduğunu, bankaya yapılan ödemelerin de davacının bilgisi dâhilinde yapıldığını, taraflar arasında 11.05.2018 tarihli protokol ile cari hesap mutabakatı yapıldığını, kabul etmemekle birlikte davacının zarara uğradığına ilişkin tüm iddialarının, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olup, bundan çok sonra 11.05.2018 tarihinde iş ortaklığının hesapları davacı ve davalı tarafından incelenmek suretiyle; işçilere ait ücretler, vergi, Sgk maliyetleri, yapılan ödemeler ve tüm harcamalar hakkında mutabakata varıldığını ve davacının iş ortaklığından alacaklı olduğu tutarın belirlendiğini ve cari kayıtlara işlendiğini, bu halde davacının artık iş ortaklığından geriye dönük asılsız ve dayanaksız iddialarla alacak talep hakkı bulunmadığını,  iş ortaklığı konusu işin bir kısmını (membran işlerini) taşeron olarak davacının üstlendiğini, iş ortaklığı ile davacı arasında taşeron sözleşmesi imzalandığını, davacıya bu işlere ilişkin olarak ödemelerin yapıldığını ancak davacı tarafından İş Ortaklığı’na kesilen 19.12.2016 tarih ve A-011660 numaralı fatura içeriğinde belirtilen cins ve miktarda malzemenin kullanılmadığının tespiti üzerine, davacıdan defaatle ihale sözleşmesi ve eklerine aykırı malzemenin talep olunan malzemeyle değiştirilmesi yahut malzeme bedelinin İş Ortaklığı’na iadesinin talep edildiğini ancak davacının bu talepleri yanıtsız bıraktığını, bunun üzerine iş ortaklığınca davacıya, (19.12.2016 tarihli fatura ile ödenen malzeme bedellerinin iadesi konulu) 24.09.2021 ve 29.09.2021 tarihli iade faturaları kesilerek gönderildiğini ancak davacının bu fatura bedellerini ödemediğini, (Ankara 38. Noterliğinin 04.10.2021 tarihli ihtarnamesi ve iade faturaları) ayrıca bir süre sonra davacının yaptığı membranda patlamalar ve hasarlar meydana geldiğini, işin bağlı bulunduğu DSİ 4. Şube Müdürlüğü 42. Şube Müdürlüğü tarafından defaatle membranın sözleşmeye uygun hale getirilmesinin talep edildiğini, membranın gördüğü hasarın tamir edilmemesi ve her geçen gün yeni problemlerin ortaya çıkması sebebiyle membrana ilişkin Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2019/1 D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını ve bilirkişi raporu alındığını, esasen davacının, iş ortaklığını zarara uğrattığını, iş ortaklığına borçlu olanın davacı olduğunu, davacının iş ortaklığına borcunu ödememek için dayanaksız zarar ve alacak iddialarında bulunduğunu, yapılacak ticari defter incelemesinde davacının bir alacağının bulunmadığının anlaşılacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\tAnkara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 12/07/2023 tarih, 2022/292 E., 2023/410 K. sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde, davacının, iş ortaklığından dolayısıyla davalıdan alacaklı olduğunu, davalı firmanın, iş ortaklığı yetkilerini kendi lehine olacak şekilde kötüye kullanarak düzenlediği gerçek dışı fatura ve dava dilekçesinde yer alan diğer yanlış uygulamalar için davacıyı, iş ortaklığına dolayısıyla kendi firmasına borçlandırma yoluna gittiğini, kararın, 06.06.2023 tarihli ek bilirkişi raporu hiç dikkate alınmadan alındığını, ek raporda davacının İş Ortaklığı’na bakiye (2.049.181,36 – 1.907.101,15 – 141.458,40=) 621,81-TL borcu olduğu, kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının dava dışı İş Ortaklığı’ndan 460.796,67-TL alacaklı olduğunun ifade edildiğini, burada belirtilen itiraz konusu faturaların gerçek dışı olduğunu ve davacının, yasal süresi içerisinde faturalara gerekli itirazlarını yapmış olmasına rağmen iş ortağı olan davacının onayı olmadan davalı kendi lehine olacak şekilde iş ortaklığı kayıtlarına alındığını, faturalara itirazlara ilişkin resmi delillerin mahkemeye sunulduğunu, davada iş ortaklığından ayrı bir kişiliğe sahip olan davacıya iş ortaklığından olan alacağının örtbas edilmesi için davacı tarafından iş ortaklığı adına yetkileri kötü kullanılarak ve davacının onayı alınmadan düzenlenmiş olan gereç dışı 1.907.101,15 TL ve 141.458,40 TL değerinde faturalardan kaynaklı alacağın mahkemece dikkate alınmadığını, bu şekilde tek taraflı olarak yapılan değerlendirme ile alınan kararın, hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tGEREKÇE: Dava, davacı ile davalı şirket arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>\tMahkemece görüşüne başvurulan Muhasebe ve Finansman öğretim üyesi ile nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiler 02/02/2023 tarihli raporlarında; davalının ticari defter kayıtlarına göre, davacının 24.04.2022 dava tarihi itibariyle İş Ortaklığı'ndan 460.796,67-TL alacaklı olduğunu; bununla birlikte İş Ortaklığı'na 2.049.181,36-TL borcunun bulunduğunu, dosyada mevcut ödeme talimatlarından İş Ortaklığı tarafından, dava dışı ...'a yapılan tüm ödemelerin davacının da müşterek imzası ile gerçekleştirildiğini, ödemelerin davacı onayı ile yapıldığını, davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığını, İş Ortaklığı tarafından dava dışı ...'a iş makineleri ve mazot giderleri sebebiyle yapılan ödemelerin iş ortaklığına ait Ermenek Kazancı şantiyesinde yapılan işler sebebiyle değil de, davalı şirkete ait Konya/İnlice şantiyesindeki işler sebebiyle yapıldığına dair dava dışı şahıslar tarafından tutulan tutanaklar dışında herhangi bir somut bilgi veya belgeye dosyada rastlanılamadığını, yine dosyada mevcut ödeme talimatlarından İş Ortaklığı tarafından, dava dışı ...'e yapılan tüm ödemelerin davacının da müşterek imzası ile gerçekleştirildiğini, ödemelerin davacı onayı ile yapıldığını, ödeme talimatlarına davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığını, İş Ortaklığı tarafından dava dışı ...'e yapılan ödemelerin iş ortaklığına ait Ermenek Kazancı şantiyesinde yapılan işler sebebiyle değil de, davalı şirkete ait Konya/İnlice şantiyesindeki işler sebebiyle yapıldığına dair herhangi bir somut bilgi veya belgeye dosyada rastlanılamadığını belirtmişler, 06/06/2023 tarihli ek raporda; davacı tarafın ticari defter kayıtlarının da incelenmesi neticesinde, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının davalı şirkete herhangi bir borç ve alacağı bulunmadığını, yine davacının ticari defter kayıtlarına göre davacının İş Ortaklığı'na olan borcu hususunda kök raporda tespit edilen 2.049.181,36-TL borç tutarı ile ilgili olarak; davacının, 24.09.2021 tarihli, 1.907.101,15 TL tutarlı faturaya ilişkin olarak itirazları ile 29.09.2021 tarihli, 141.458,40 TL tutarlı iade faturasına ilişkin olarak faturaya itirazlarının mahkeme tarafından dikkate alınması söz konusu olursa, davacının İş Ortaklığı'na bakiye (2.049.181,36- 1.907.101,15 - 141.458,40=) 621,81-TL borcu olduğunu, kök bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davacının İş Ortaklığı'ndan 460.796,67-TL alacaklı olduğunun hesaplandığını ifade etmişlerdir. <br>\tMahkemece, davalı tarafın ticari defter kayıtlarına göre dava tarihi 24.04.2022 tarihi itibariyle, davalının davacıdan bakiye 104.592,55-TL alacaklı olarak göründüğü, davacının davalı şirkete herhangi bir borç ve alacağı bulunmadığı, dava dışı ...'e yapılan tüm ödemelerin davacının da müşterek imzası ile gerçekleştirildiği, ödemelerin davacı onayı ile yapıldığı, ödeme talimatlarına davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt konulmadığı, İş Ortaklığı tarafından dava dışı ...'e yapılan ödemelerin iş ortaklığına ait Karaman Ermenek Kazancı şantiyesinde yapılan işler sebebiyle değil de, davalı şirkete ait Konya/İnlice şantiyesindeki işler sebebiyle yapıldığına dair herhangi bir somut bilgi veya belgeye rastlanılamadığı belirtilmiş olup davacı davasını ispat edemediğinden, dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığından, davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tOrtaklar, ortaklık için avans verdiklerini ve masraf yaptıklarını iddia ediyorlarsa, bunların da TBK’nın 643 üncü maddesi uyarınca ortaklığın tasfiye hesabında dikkate alınması gerekir. Kuşkusuz, bu gider ve masrafların talep edilebilmesi için ispat edilmesi zorunludur. Ortaklık faaliyeti kapsamında yapılan giderlerin kural olarak yazılı delille ispatı gerekir. Ancak duruma göre, masraf yapılıp yapılmadığı veya yapılan masrafın ispatı bakımından bilirkişiye de başvurulabilir. Özellikle masraf yapıldığının kesin olduğu, yapılan masrafların bilirkişi incelemesiyle kolaylıkla tespit edilebileceği ve ortaya çıkarılabileceği durumlarda, yapılan masrafın ispatı bakımından bilirkişi incelemesi yapılması olanaklıdır (Şener, Oruç Hami, Adi Ortaklık, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 336).<br>\tSomut olayda; taraflar arasında noterde 06.09.2016 tarihli \"iş ortaklığı\" adı altında adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiği, ortaklığın konusunun; ihalesi yapılan Karaman Ermenek Kazancı Göleti ve Sulaması İkmal İnşaatı yapım işinin taraflarca ortaklaşa yapılması ile tasfiye usulünün saptanması olduğu, İş Ortaklığı ile dava dışı ... arasında 29.05.2018 tarihli taşeronluk sözleşmesi imzalandığı ve birtakım işlerin taşerona bırakıldığı, 16.09.2016 tarihli sözleşmenin iş ortaklığı ile ... ... İnşaat Taahhüt (taşeron) arasında imzalandığı, davanın ise, davacı tarafından ortaklık adına yapılan masraflardan davalı ortağa düşen kısım ile davacının uğradığı zararın tahsili amacıyla açıldığı görülmüştür. <br>\tHer ne kadar, ortaklık adına yapılan masrafların diğer ortaktan tahsili isteminde bulunabilmek için, ortaklığın tasfiyesi gerekmese de; davaya konu adi ortaklığın ihaleye konu işlerin (belirli bir iş) yapılması amacıyla kurulduğu, işin tamamlanmasıyla birlikte ortaklık amacı elde edilerek ortaklığın sona erdiği, ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da kendiliğinden tasfiye aşamasına girdiği anlaşılmaktadır. Eş söyleyişle, adi ortaklığın fiilen sona ermesinden sonra, ortaklardan birinin mahkemeye başvurarak, ortaklık adına yapılan masrafların diğer ortağa düşen kısmını talep etmesi, aynı zamanda ortaklığın tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. <br>\tHal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde,  davaya konu taraflar arasında kurulan adi ortaklığın, ortaklık amacının gerçekleşmesiyle birlikte kendiliğinden sona ererek, tasfiye aşamasına girdiği; ihaleye konu işlerin tamamlanarak hakediş bedellerinin dava dışı kurumlar tarafından ödendiği, ihaleye konu işin gerçekleştirilmesi amacıyla masraf yapıldığının şüphesiz kesin olduğu, bu durumda yapılan masrafların ispatı bakımından yazılı delil sunulamasa bile, ortaklığın faaliyet alanında uzman tasfiye memurları tarafından yapılan masrafların tespit edilebileceği dikkate alınarak, davacı ile davalı şirket arasındaki dava bakımından, konusunda uzman üç kişilik tasfiye memuru heyetinden, davacı ile davalı şirket arasındaki ortaklık sözleşmesi, ortaklık konusu ihale ile ilgili bilgi ve belgeler, üçüncü kişi, kurum ve firmalarla yapılan ilgili sözleşmeler üzerinde inceleme yapılarak, dava dışı kurum tarafından ödenen hakediş bedelinden, belirlenen giderler mahsup edilerek hesaplama yapılması suretiyle tasfiye işlemine dair sonuç bilanço alınıp, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında, hasıl olacak sonuca göre dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.<br>\tBu durumda, mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; \t<br>\tDavacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,\t\t<br>\t1-) Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 12/07/2023 tarih, 2022/292 E., 2023/410 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, \t\t\t<br>\t2-)Yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>\t3-)Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde ilgiliye iadesine,\t<br>\t4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,  <br>\t5-)İstinaf kararının yerel mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 24/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Üye<br>...<br>e-imzalıdır <br><br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır<br><br>Katip<br>...<br> e-imzalıdır<br><br><br>  İş Bu Karar İlamı E-İmza ile İmzalanmıştır. <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e4f1a07633109aa9","SID":"3bd4cf7772c3fd85"}}