{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2306 - 2024/29<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2306 <br>KARAR NO\t: 2024/29<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/269 E. <br><br>İHTİYATİ TEDBİR İSTEYEN<br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR KARARI<br>VERİLEN DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına Tecavüzün Önlenmesi, Maddi ve Manevi \t\t\tTazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2023/269 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, müvekkilinin “...” markasının uzun yıllar boyunca yaygın kullanımı sonucunda tanınmış marka haline geldiğini, müvekkili şirketin her türlü mobilya ve aksesuarlarının tasarım, imalat ve teslimatını yaptığını, davalının “... ...” ibaresiyle aynı faaliyet alanında gerçekleşen kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, ihtiyati tedbir yoluyla davalının haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerinin önlenmesine ve <br>durdurulmasına, \"... ...\" ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair <br>evrakın kaldırılmasına, bu ibarenin, iş evrakı, tabela, nakliye araçları, <br>reklamlar ve benzeri şekillerde kullanılmasının durdurulmasına, davalı <br>tarafından üretilip piyasaya sunulmuş \"... ...\" markasını üzerinde <br>barındıran ürünlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya <br>bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulması ve bunların <br>saklanmasına, davalı tarafa ait İnstagram isimli platformda <br>https://www..../ linkinden erişilebilen @... kullanıcı adı ile yayın yapan hesapta yer alan tüm içerikten, <br>\"...\" ibaresi markasal kullanımının çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde <br>ilgili sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve önlenmesine, http://www.....com.tr/ uzantılı <br>alan adına da erişimin engellenmesi ve önlenmesine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı taraf fiillerinin önlenmesi ve <br>durdurulmasına, “... ...” ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan <br>adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması <br>eylemlerinin önlenmesi ve durdurulmasına, davalı tarafın ‘...’ adresinde faaliyet <br>gösterdiği anlaşılan mağazasındaki \"... ...\" markası altındaki tabela, <br>katalog, fatura, antetli kağıt, kartvizit ve benzeri her tür fiziki kullanımının <br>önlenmesine, davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş \"... ...\" markasını üzerinde <br>barındıran ürünlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya <br>bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların <br>saklanmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>                                  <br>Karşı taraf vekili, müvekkili tarafından \"... \" ibaresi için marka başvurusu yapıldığını ve davacı tarafın itirazı üzerine kurum nezdinde henüz bir karar verilmediğini, hal böyle iken talep edenin bu sonucu beklemeden delil tespiti talebinde bulunmasında hukuki yarar bulunmadığını, iştigal konusu ev mobilyası üretimi olduğunda ... kelimesinin esas unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, Latin kökenli tüm dillerde \"ev\" anlamına gelen ... kelimesi ile  İngilizce \"...\" kelimesinin aynı anlama geldiğini, \"...\" markası içerisinde esas unsurun \"...\" harfleri ile \"...\" (benim anlamında) kelimeleri olup  söz konusu kullanımın ortalama tüketici nezdinde ilişkilendirmek suretiyle karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, ihtiyati tedbir talebinin reddini istemiştir.<br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalıya ait olduğu belirtilen “©...” kullanıcı adlı Instagram hesabının hesap adında, ayrıca bu hesabın profil resminde, bu hesapta paylaşılan video ve fotoğraflarda, fuar standı ve kartvizit gibi tanıtım malzemelerinde baskın unsur olarak kullanılan “... ...” ibarelerinin davacı adına 2014/11499, 2015/24596, 2020/71984 sayılarla tescilli bulunan “...” markaları ile karıştırılacak düzeyde benzer olduğu, “... ...” ibarelerinin bu mecralarda markasal nitelikte ve “mobilya” ürünlerinin reklam, tanıtım ve pazarlaması amacıyla, ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığı, “... ...” ibaresi ile davacı adına aynı mallar/hizmetler için tescilli olan “...” markaları arasında, ortalama tüketici nezdine karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğu, davacı adına tescilli olan “...” markasının tanımış marka niteliğini haiz bir marka olduğu da dikkate alındığında, dava konusu kullanımların davacı markasının ün ve itibarından haksız kazanç elde etme ve bunlara zarar verme ihtimalinin bulunduğu yönünde kanaat elde edildiği gerekçesiyle, ihtiyati tedbire yönelik istemin kabulüne, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin 50.000,00-TL teminat mukabilinde kabulü ile tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden karşı taraf fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, \"... ...\" ibaresini taşıyan her tür tabela, basılı evrak ve sair evrakın kaldırılmasına, bu ibarenin, iş evrakı, tabela, nakliye araçları, reklamlar ve benzeri şekillerde kullanılmasının durdurulmasına, davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş \"... ...\" markasını üzerinde barındıran ürünlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına, davalı tarafa ait Instagram isimli platformda https://www.....com/.../ linkinden erişilebilen @... kullanıcı adı ile yayın yapan hesapta yer alan tüm içerikten, \"...\" ibaresi markasal kullanımının çıkarılmasına, mümkün olmadığı takdirde ilgili sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesine ve önlenmesine, bu Instagram hesabında yer verilen http://www.....com.tr/ uzantılı alan adına da erişimin engellenmesine ve önlenmesine, tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden davalı taraf fiillerinin önlenmesine ve durdurulmasına, “... ...” ibaresinin, internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması eylemlerinin önlenmesine ve durdurulmasına, davalı tarafın \"...\" adresinde  faaliyet gösterdiği anlaşılan mağazasındaki \"... ...\" markası altındaki tabela, katalog, fatura, antetli kağıt, kartvizit ve benzeri her tür fiziki kullanımının önlenmesine, davalı tarafından üretilip piyasaya sunulmuş \"...\" markasını üzerinde barındıran ürünlere, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulmasına ve bunların saklanmasına karar verilmiştir.<br><br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir kararına itiraz eden karşı taraf-davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, yerel mahkeme tarafından verilen ihtiyati tedbir kararının, müvekkilinin ticari hayatının engellenmesine neden olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilen müvekkili şirkete ait  internet sitesinde yer alan ürünlerin müvekkili şirketin kendi üretimi olup sitede açık ve net bir şekilde müvekkiline ait olduğunun, davacı markası ile bir ilgisinin bulunmadığının belli olduğunu, erişimin engellenmesine ilişkin hali hazırda verilen kararın hukuka aykırı olduğu gibi teknik imkansızlık durumu olmasına rağmen böyle bir karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda kullanılan görsellerin haksız rekabete yol açacak ve tüketici nezdinde iltibas yaratacak bir niteliği haiz olmadığını, erişimin engellenmesine ilişkin kararın, ifade özgürlüğünün, bilim hürriyetinin, adil yargılanma hakkının ve etkili başvuru hakkının ihlali anlamına geldiğini, internet sitesinin tamamen erişime engellenmesinin yahut kapatılmasının Anayasa Mahkemesi tarafından hak ihlali olarak değerlendirildiğini ileri sürerek, istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme tedbir kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir talep eden tarafın tedbir taleplerinin reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br><br><br><br>GEREKÇE\t: Talep, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartının aranmadığı, yaklaşık olarak ispatın yeterli bulunduğu, somut uyuşmazlığa uygulanması gereken SMK'nın 159. maddesinde de, \"Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.\" düzenlemesine yer verildiği, buna göre bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanımda bulunulduğunu yaklaşık olarak ispat eden kişinin, bu kullanımların engellenmesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta, alınan bilirkişi raporu ve dosyaya sunulan deliller ile yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, ilk derece mahkemesince verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 157,75‬-TL'nin anılan taraftan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan tarafın uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024<br><br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"12d2d72689ab51aa","SID":"3271b42985316c4d"}}