{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1928 <br>KARAR NO\t: 2024/113<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ... \t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/99 E.  -  2021/185 K.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka YİDK Kararlarının İptali<br><br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2021 Tarih ve 2021/99 Esas - 2021/185 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili,  müvekkilinin “...” markalarını çok uzun süredir kullanmakta olduğunu, yine ürün içeriğinin geliştirilerek “... ...” şeklinde de piyasaya sürüldüğünü, müvekkilinin 95/003862 ve 2019/100569 sayılı markalarının mevcut olduğunu, davalı yanın kötü niyetli olarak müvekkili markalarını tescil ettirmeye çalıştığını, 2019/13652 sayılı “...” ve 2019/10482 sayılı “... ...” markalarının açıkça müvekkili markaları ile benzer olduğunu ve aynı malları kapsadığını, Kurum nezdindeki itirazlarının kısmen kabul edildiğini, markalardaki diğer unsurların markaları farklılaştırmadığını, reddedilmeyen malların da müvekkilinin markaları kapsamındaki mallar ile benzer olduğunu, müvekkili markalarının herhangi bir etken maddeyi çağrıştırmadığı gibi dünya genelinde de tanınmış olduğunu, davalının kötü niyetli olarak müvekkili markalarının birebir aynısını dahi başvuru konusu ettiğini, ayrıca müvekkilinin kullanım biçimini taklit ederek müvekkilinin tanıtım görsellerini dahi kullandığını ileri sürerek,  2020-M-3256 sayılı YİDK kararının iptaline, 2019/10482 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı  şirket  vekili, tarafların faaliyetlerine konu ürünlerin farklı olduğunu, müvekkilinin tıbbi ve veterinerlik amaçlı ilaç üretmediğini, davacı markalarının tanınmış olmadığını, müvekkili markası ile davacıya ait markanın farklı olduğunu, müvekkili markasının başlangıç kısmında “...” sesinin yer aldığını, ayrıca yine “o-u” harfleri ve “...” kelimesi açısından farklılaştıklarını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının dava konusu \"... ...\" ibaresinin 05. sınıf mallarda tescili amacıyla 04.02.2019 tarihinde gerçekleştirildiği 2019/10482 sayılı marka başvurusu üzerine davacı yanın 95/003862 sayılı markasına dayalı itirazı sonucunda Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 04.11.2019 tarihli kararı ile başvurudan 05. Sınıftaki “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” mallarının çıkartılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı tarafça bir kez daha itiraz edildiği, YİDK'in 04.05.2020 tarih ve 2020-M-3256 sayılı kararı ile itirazın reddedildiği,  işbu davanın YİDK kararının iptali istemi açısından Mahkemenin 2020/254 esas sayılı davasından tefrik edildiği, yargılama konusu YİDK kararının 04.05.2021 tarihinde tesis edildiği, kararın  itiraz sahibi vekiline 07.05.2020 tarihinde tebliğ edildiği, yasal iki aylık dava açma süresinin 07.07.2020 tarihinde son bulduğu, oysa 31.08.2020 tarihinde işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, işbu davada taraflarına tebligatın 07.05.2020 tarihinde ulaştığını, ilk derece mahkemesinin pandemi sebebiyle uzayan süreleri gözden kaçırdığını, Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile sürelerin 30.04.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığını, bu uzayan süreden yapılan hesap neticesinde son sürenin adli tatil içerisine geldiğini, davanın adli tatil bitmeden süreler durmuşken açıldığını, yine aynı Kararname içerisinde son gününe 15 gün bulunan sürelerin 16 hazirandan başlamak üzere 15 gün daha uzayacağının kararlaştırıldığını, bu nedenlerle işbu davanın 31.08.2020 tarihinde adli tatil içerisinde yasal süresinde açıldığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, davanın görevli mahkemeye gönderilmesi ile esas hakkında yargılama yapılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>\t<br>GEREKÇE\t: Dava, marka YİDK kararlarının iptali<br> istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tYİDK karar iptali ve marka hükümsüzlüğü istemi ile açılan davada, mahkemece YİDK iptali yönünden tefrik kararı verildiğinden, eldeki dava münhasıran YİDK karar iptali davasıdır.<br>\tDava konusu 2019/10482 sayılı \"... ...\" ibareli markanın 5. sınıfta tescili için yapılan başvuruya davacı yanın itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığı’nın 04/11/2019 tarihli kararı ile başvurudan 05. Sınıftaki “insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler” mallarının çıkartıldığı, davacının bu karara itirazının ise 04/05/2020 tarih ve 2020-M-3256 sayılı YİDK kararı ile reddedildiği, kararın davacıya 07/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davanın 31/08/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>\tDava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir (6100 sayılı HMK'nın 114 - 115. maddeleri). <br>\tDava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesinde, ...'in nihai kararının YİDK tarafından tesis edilen karar olduğu, bu kararlara karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlenmiştir. Burada öngörülen süre hak düşürücü nitelikte olduğu gibi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2014/3072 E.-4547 K. sayılı, 01/06/2015 gün ve 2015/2531 E.-7355 K. sayılı emsal kararlarından anlaşılacağı üzere bu husus, dava şartıdır. Buna göre, iptali istenen YİDK kararının davacıya 07/05/2020 tarihinde tebliğ edildiği, 25.03.2020 tarihli 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile dava açma sürelerinin 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulduğu, daha sonra 30.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren \"Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair\" 2480 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile 7226 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi birinci fıkrasında düzenlenen durma süresinin, 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığı, 7226 sayılı Kanun ile pandemi dolayısıyla uzayan süreler dikkate alındığında dava açmak için hak düşürücü sürenin 15.06.2020 tarihinde başlayıp 17.08.2020 tarihinde dolduğu, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre ile pandemi nedeniyle uzayan süreler dolduktan sonra 31/08/2020 tarihinde açıldığı,  öte yandan iki aylık hak düşürücü dava açma süresinin 6100 sayılı HMK’nın tayin ettiği bir süre olmadığı, bu nedenle adli tatil de dahil olmak üzere sürenin işleyeceği ve uzamayacağı gözetildiğinde, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafça istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024<br><br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fa7bd82b834761e1","SID":"95385ca762445883"}}