{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1852 - 2024/19<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1852 <br>KARAR NO\t: 2024/19<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/05/2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/156 E.  -  2021/178 K.<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka, YİDK Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/05/2021 tarih ve 2020/156 E. - 2021/178 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, \"...\" markasının 1994 yılından beri tescilli olduğunu, ortalama tüketici tarafından Türkiye’de en çok bilinen ve tercih edilen markalardan biri haline geldiğini, 30 sınıfta “... ...” isimli marka için yaptıkları  2018/83145 sayılı başvurunun kapsamındaki bir kısım emtianın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı markası ile benzer bulunarak başvurudan çıkarıldığını, davalı Şirketin bu karara itirazı üzerine YİDK tarafından başvurunun tümüyle reddine karar verildiğini, müvekkilinin birçok \"...\" markasının bulunduğunu, YİDK kararına konu olan marka görselinde tarımsal ürünü simgeleyen buğday başağı varken ...’e ait markalardan üçünde tavayı andıran bir görsel bulunduğunu, \"...+şekil\" markasında Y harfinin uzantıları ile yazılı bölümü çevrelendiğini, görsellerin birbirine benzemediğinin açık olduğunu, müvekkilinin \"...\" markasının tescilinin ...’e ait markalardan daha önce tarihli olduğunu, müvekkilinin \"...\" ibaresi üzerinde müktesep hakkının olduğunu, müvekkilinin müktesep hakkının tespit edildiği emsal mahkeme kararlarının bulunduğunu, \"...\" ve seri markalarının geçmişinin 1994 yılına dayandığını, 5 yıllık hükümsüzlük davası açma süresi geçmiş birçok markasının bulunduğunu, müvekkilinin geçmişten bu yana kırmızı ve koyu mavi/lacivert renkler kullanıldığını ileri sürerek, Türk Patent YİDK’nın 2020-M-3934 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\tDavalı şirket vekili, taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin oluştuğunu, davacı marka başvurusunda yer alan \"...\" sözcüğünün tescili talep olunan sınıflar yönünden hiçbir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, davacı tarafın marka başvurusunun kapsamında yer alan emtiaların da müvekkilinin markalarının emtiaları ile aynı olduğunu, davacının marka başvurusunun, müvekkilinin markalarına yanaşma kastı ve kötü niyetini ortaya çıkardığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı ... vekili, alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  davacının \"... ...+şekil\" ibareli marka başvurusu ile davalının   \"Şekil+... ...\"  ve  \" Şekil+ ... ...\"   ibareli   (2013/49254) ve   (2013/49248) sayılı  tescilli  markası  arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında görsel ve sesçil benzerlik nedeniyle işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, bu açıdan SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulları oluştuğundan  YİDK kararı yerinde ve doğru olduğu, başvuru markasında \"...\" kelimesi asli unsur olarak yer alsa da  davacının önceki markalarından uzaklaşıp başvuruda yer verdiği  kırmızı ve mavi renklerin hakimiyeti ile  şekil unsurunun tasarımsal olarak  (yarım ay şeklindeki buğday başağı)   davalının mesnet  markalarına yakınlaşma çabası ve iltibas tehlikesi içerdiği, bu nedenle  davacı açısından müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin başvuruda bulunduğu ve YİDK kararına konu marka görselinde ve diğer seri markalarında tarımsal ürünü simgeleyen buğday başağının bulunduğunu, davalı ... A.Ş.'ne ait markaların üçünde tavayı andıran bir görsel bulunduğunu, \"... +Şekil\" markasında ise \"Y\" harfinin uzantıları ile yazılı bölümün çevrelendiğini, marka görsellerini alt alta koyup yapılan objektif bütüncül incelemede bu markaların görsel olarak birbirine benzemediğinin açıkça görüldüğünü, bu haliyle öncelikle iltibas tehlikesinin bulunmadığını,  kabul anlamına gelmemekle birlikte iltibas koşullarının oluştuğu kanaatine varılması durumunda ise müktesep hakkın varlığı sebebiyle davanın kabulü gerektiğini, müvekkilinin önceki tarihli markaları dikkate alındığında yeni marka başvurusunda da asli unsurun eskisiyle aynı şekilde muhafaza edildiğini, mal ve hizmet sınıfının aynı olduğunu ve  beş yıllık hükümsüzlük davası açma süresinin dolduğunu, dava konusu marka başvurusunda emtia kapsamının genişletilmesinin söz konusu olmadığını, ortalama bir tüketici nezdinde müvekkilinin markası ile davalının markasının karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirketin halihazırda kendi alanında tanınmış olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t:  Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"... ...+şekil\" ibareli marka tescil başvurusu ile davalının \"...\" ibareli markaları arasında, başvuru markasının kapsamında yer alan ve uyuşmazlık konusu olan 30.sınıf mal ve hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik olduğu gibi, davacı şirketin önceki tarihli tescilli markalarının, işbu davanın konusu olan başvuru yönünden davacıya kazanılmış hak sağlamasının da mümkün bulunmadığı, zira davalı markasıyla müştereken aynı kelimeyi içeren davacının başvurusuna konu markasında, önceki markalarında yer almayan şekilde \"...\" ibaresini \"y\" harfinin altından ve \"a\" harfinin üzerinden başlayan, ucu açık iki adet yay figürü ile çerçevelemesinin, ayrıca bu yayların ucundaki başak figürü ile tamamen ilgisiz şekilde, davalı markaları ile benzeyen lacivert rengin seçilmesi suretiyle davalının itirazına mesnet markalarında bulunan şekil unsurunun kullanılmasının, davacının başvurusunu davalının markalarına yakınlaştırdığı, dolayısıyla kazanılmış hak koşullarının da davacı Şirket yararına oluşmadığı, nitekim aynı taraflar arasında görülen, davacı şirketin yine birinin ucunda başak figürü bulunan lacivert renkli iki yay şekli içerisine kırmızı harflerle yazılmış olan 2016/33403 numaralı ve \"...\" asıl unsurlu başka bir marka başvurusunun konu edildiği benzer bir uyuşmazlıkta da aynı gerekçelerle davacının müktesep hak müessesesinden faydalanamayacağı kabulüyle verilen Dairemizin 13.02.2020 tarih ve 2018/2008 Esas 2020/204 Karar sayılı kararının, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24.02.2021 tarih ve 2020/1793 Esas-2021/1644 Karar sayılı ilamı ile onandığı,  ilk derece mahkemesince açıklanan sebeplerle yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,3‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/01/2024<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a8e847a5fc689fc","SID":"6eec70554fc2c4c0"}}