{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/2217 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2300<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/532 Esas  2023/834 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... Şti. arasında mal ve hizmet tedarik sözleşmesi bedeli olarak 19.350,00 Euro kararlaştırıldığı, ancak davalı taraf ile sözleşmeden önce bağlanma parası niteliğindeki kapora olarak 5.000,00 Euro ödeme koşulu belirlendiği, belirlenen koşul doğrultusunda 15/11/2022 tarihinde kapora ödendiği, ancak davalı tarafın edimlerini yerine getirmediği için sözleşme kurulamadığı,  müvekkili şirket tarafından ödenen bağlanma parasının iadesi için karşı taraf aleyhine icra takibi açıldığı, davalı yanın, ödeme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ve müvekkile borçlu olduğu bilincinde olmasına rağmen kötü niyetli bir şekilde icra takibine itirazda bulunduğunu  belirterek  itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davanın pasif husumet yönünden reddi gerektiği,  müvekkilinin taşıma işlemini bizzat gerçekleştirmediği,  gönderen ile taşıyan arasında  aracılık  hizmeti verdiği,  taraflar arasındaki sözleşmenin  hukuki niteliği itibariyle vekalet hükümlerine tabi bir iş görme sözleşme niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklanan  alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>6102 Sayılı TTK'ya 7155 sayılı yasanın 20.maddesi ile eklenen madde 5/A maddesi ile \"(1) Bu kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\" düzenlemesi getirilmiştir.<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Kanununa 7155 sayılı yasanın 23.maddesi ile eklenen 18/A maddesi ile de \"(1) İlgili kunanlarda arabulucuya  başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. <br>(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir...\" hükmüne yer  verilmiştir. <br>6100 Sayılı HMK'nun 115 maddesi ise \"Mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiğilinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.  <br>Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın  usulden reddine karar verir.\"  şeklindedir.<br>Yukarıda yapılan açıklamalar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Davacının taşıma sözleşmesinden kaynaklanan  alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile eldeki davayı açtığı,  dava konusu uyuşmazlıkta  arabuluculuğun dava şartı olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinin ekinde dava şartı zorunlu arabuluculuk son oturum tutanağına ilişkin belgeyi sunmadığı, mahkememizce 05/07/2023 tarihli tensip tutanağının 7 nolu ara kararı gereğince  davacı vekiline  arabuluculuk  tutanak aslı yada onaylanmış örneğini sunmak üzere 1 haftalık  kesin süre verildiği, sonuçlarının ihtar edildiği, tensip zaptının 12/07/2023 tarihinde davacı vekiline  tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk tutanağının  yasal süresi geçtikten sonra 11/09/2023 tarihinde mahkememize sunulduğu, davacıya verilen sürenin kesin olduğu, sonuçlarının ihtar edildiği, kesin olan sürenin yeterli, emredilen işlerin, gerekli ve yapılabilir nitelik taşıdığı, ayrıca süreye uyulmamasının sonuçlarının açıkca anlatıldığı-ihtar edildiği, kesin süre içerisinde ara karar gereğinin davacı tarafından yerine getirilmemiş olmasının davalı yararına usuli kazanılmış hak doğurduğu, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesine yasal olanak bulunmadığı, mahkememizin dava hakkının yasal bir takım şartlara tabi tutulduğu somut uyuşmazlıkta olduğu gibi yasalar tarafından düzenlenen usul kurallarının ortadan kaldırılması sonucunu doğurabilecek kadar aşırı gevşeklikten kaçınması ve yasa doğrultusunda işlem yapması gerektiği değerlendirilmekle 6325 sayılı Yasanın 18/A-2. maddesi uyarınca herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile; \"6100 sayılı HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri ile 6102 sayılı  TTK'nun 5/A ve 6325 sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddeleri uyarınca DAVANIN USULDEN REDDİNE, \" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  dava şartı arabuluculuk aşamasının, işbu dava bakımından dava açılmadan evvel gerçekleştirildiğini, dava dilekçesinde söz konusu arabuluculuk görüşmesi sonucundan ve numarasından bahsedildiğini ve delillerinde de açıkça ifade edildiğini, arabuluculuk son tutanağının da dava dilekçesinde görülebileceği üzere ek kısmında açıkça yer aldığını ve dosyaya sunulduğunu, ancak 05.07.2023 tarihli tensip tutanağında taraflarına arabuluculuk son tutanak aslını sunmak üzere kesin süre verildiğini, akabinde 12.09.2023 tarihinde e-imzalı arabuluculuk son tutanak aslının dosya kapsamına sunulduğunu, ancak teknik aksaklık nedeniyle dosya muhtevasına alınmasa dahi ilk derece mahkemesinin bu şekilde karar vermesinin hukuka aykırı olup duruşmadan önce tutanak aslının dosyaya sunulduğunu, esasen söz konusu uyuşmazlık bakımından arabuluculuk faaliyetinin gerçekleştirildiği, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağının beyan dilekçesi ekine eklendiği, arabuluculuk faaliyetine ilişkin belgelere ve son tutanağa, herkese açık ve ulaşılabilir hale getirilen UYAP sistemi üzerinden erişebilmenin mümkün bulunduğu için davanın esasına geçilmesi gerektiğini, usul hükümlerinin katı uygulanmasının, hak kaybına sebep olacağını, müvekkilinin mağdur olup tehiri icra taleplerinin mevcut olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının usulen hukuka aykırı olması sebebiyle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek hükmün bozulmasına, tehiri icra talebimizin kabulüyle İzmir 26. İcra Dairesi 2023/19069 E. Sayılı dosyası uyarınca icra takibinin geri bırakılmasına, ilk derece mahkemesinin usul ve esas bakımından yanılgılı şekilde tesis ettiği kararının kaldırılmasını ve davamızın usul ve esastan kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 67. maddesi kapsamında  faturaya dayalı alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itirazının iptali istemi ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, 6100 sayılı HMK nun 114/2 ve 115/2 maddeleri ile 6102 sayılı  TTK'nun 5/A ve 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-2 maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiştir. <br>İşbu karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>6/12/2018 tarihli, 7155 Sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca, \"(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.\"<br>6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, \"(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.<br>(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.\"<br>             TTK'nın 5/A maddesine göre, TTK'nın 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. İtirazın iptali davalarında davacı, bir para alacağının tahsilini amaçladığından, ticari dava niteliğinde olan itirazın iptali davalarında da dava açılmadan önce, yukarıdaki yasal düzenlemeye göre arabulucuya başvurulmuş olması  dava şartıdır. Dava konusu somut uyuşmazlıkta her iki taraf tacir olduğu gibi uyuşmazlık taşımadan kaynaklandığından TTK 4. maddesi gereğince davanın ticari dava olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.<br>       Yine bu Kanun’un yürürlüğe girmesinden evvel 06.08.2015 tarihli ve 29437 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve UYAP’ın kullanılmasına dair usul ve esasların da düzenlendiği “Bölge Adliye Ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî Ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik” ile de UYAP üzerinden dava açılabileceği, taraf ve vekillerinin güvenli elektronik imzayla imzalamak suretiyle UYAP vasıtasıyla birimlere elektronik ortamda bilgi ve belge gönderebileceğini kabul etmiş, bunlara ilişkin usul ve esasları detaylı olarak düzenlemiştir. Dolayısıyla, TTK  5/A maddesi kapsamında belirtilen arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP üzerinden sunulabileceği açıktır. Aksi halin kabulü, yani salt elden ve fiziki olarak bu belgenin ibrazının gerekeceği şeklindeki lafzî bir yorum, kanun yapım tekniğinin göz ardı edilmesi nedeniyle yapılacak isabetsiz bir yorum olacaktır. <br>Dava konusu somut olayda  İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında oluşturulan 05/07/2023 tarihli tensibin 7 nolu bendi \"Davacı vekiline 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2. maddeleri gereğince arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini ibraz etmek üzere 1 hafta kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde dava şartı eksikliği giderilmez ise 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedileceğinin ihtarına,\" şeklinde ara karar oluşturulduğu ve duruşmanın da 20/10/2023 tarihinde yapılmasına karar verildiği, işbu ara kararının davacı vekiline tebliğ edildiği ve davacı vekili tarafından duruşma gününden önce 11/09/2023 tarihinde sunulan dilekçe ekinde Hukuk Uyuşmazlıklarında Zorunlu Arabuluculuk Son Tutanağının bir örneğinin sunulduğu dosya kapsamı belgelerde sabittir.Yine davacı vekili tarafından dosyaya sunulan arabuluculuk son tutanağının incelenmesinden arabuluculuğa başvuru tarihinin işbu davanın açıldığı tarihi olan 26/06/2023 tarihinden önceki bir tarih olan 23/06/2023 tarihi olduğu, bu şekilde davacı tarafça dava açılmadan evvel zorunlu arabuluculuğa başvurulmuş olduğu ve bu hususun dava dilekçesinde belirtildiği, yine  Arabuluculuk Büro numarasının da dava dilekçesi içeriğinde gösterildiği ve yine en son arabulucu tarafından düzenlenen e-imzalı 23/06/2023 tarihli arabuluculuk son tutanağının bir örneğini duruşmadan önce dosyaya sunduğu  görülmüştür.   Bu kapsamda ilk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.  <br>           Yukarıda anlatılan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/10/2023 Tarih,2023/532 Esas 2023/834 Karar sayılı kararın 353/1-a-4 maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>3-Yukarıda yapılan açıklamalara göre davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından yatırılan 269,85 TL istinaf  peşin (maktu)  karar  harcının istek halinde kendisine iadesine,<br>6-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a bendi gereğince  kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7beb4b9d549e05db","SID":"5bee7170ae1498e8"}}