{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2023/2221 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2346<br>KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/09/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/426 Esas 2023/536 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İflas (Doğrudan Borçlu Tarafından Talep Edilen İflas (İİK 178))<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 19/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/12/2023<br><br>Müdahil ... Bankası AŞ, ...bank AŞ, ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ..., ... Müdürlüğü vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ...'in, gerçek kişi tacir olup, işi dolayısı ile bankalar ile muhtelif kimselere borçlandığını, hakkında çok fazla ve yüklü miktarlarda icra takipleri başlatıldığını, borçlarını ödeyemediğini ve aciz halinde bulunduğunu, bütün alacaklıların âdil ölçüde malvarlığından faydalanmasını istediklerini, arz edilen nedenlerle, müvekkilinin  İİK. mad. 178 hükmü uyarınca iflâsına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece \"...Dava, İİK 178.  Maddesi gereğince doğrudan doğruya borçlu tarafından talep edilen iflas  istemine ilişkindir.<br>Dava dilekçesi ve ekindeki belgeler ile, Ticaret Sicil Müdürlüğünden, Basın İlan Kurumundan, Türkiye Noterler Birliğinden,  ...nden, ...nden, Efeler Tapu Müdürlüğünden, İncirliova Tapu Müdürlüğünden, Aydın ...'dan, ...banka, ... Bankası, ...bank, ... Bankası, ... Bankası, ...bank, ... Bank, .... Bankası, ...bank, ....bank, ..., ...bank, ... Bank, ...bank, ...bank, ...bank'dan, İzmir 9.İcra Müdürlüğünden, İzmir 14.İcra Müdürlüğünden, Bursa 3.İcra Müdürlüğünden, Kayseri Genel İcra Dairesinden, İzmir 22.İcra Müdürlüğünden, Fethiye İcra Müdürlüğünden, İzmir 24.İcra Müdürlüğünden İzmir 2.İcra Müdürlüğünden, İzmir 7.İcra Müdürlüğünden, Denizli 2.İcra Müdürlüğünden, Aydın İcra Müdürlüğünden gelen yazı cevapları incelenmiş, keşif yapılmış, bilirkişi rapor ve ek raporları alınmıştır. <br>Mahkememize sunulan 05/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; Davacının defter ve kayıtlarına göre   9.320.121,44 TL borcunun olduğu, davacıya ait araçların değerlemesi yapılmış olup, araçların durumları ve bedelleri tespit edildiğini, 10 adet aracın  toplam değerinin  912.615,70 TL olduğunu, davacıya ai taşınmazın keşif tarihindeki arsa değeri toplamı 553.755,00 TL,Üzerindeki yapı; 369,17m2 X 1.550,00(1-0,50) =286.106,00 TL olabileceği, buna göre  arsa ve üzerindeki yapının keşif tarihindeki 839.861,00 TL olabileceği  sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. <br>Dosyaya sunulan bilirkişi raporu denetime elverişli olmaması sebebiyle bilirkişi heyetine yeni bir mali müşavir eklenerek alınan  20/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; ... Ticari işletmesinin 3 yıllık finansal tablolarına göre; öz kaynaklarını yitirdiğini, ancak kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamı ortaklara borçlardan oluştuğunu, bu nedenle borca batıklık durumumun Finansal tablolara göre negatif olsa da gerçekte borca batıklık durumunun oluşmadığını, rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizinde ise öz kaynakların 2.494.529.21 TL. olduğu, bu bedenle borca batıklık durumunun oluşmadığı sonucuna ulaşıldığını, ... Ticari işletmesinin Finansal tablo ve Rayiç bilanço verilerine göre borca batık olmadığının bildirildiği görülmüştür. <br>Mahkememize sunulan 31/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; ... ticari işletmesinin  finansal tablolarına göre; öz kaynaklarını yitirdiği ancak  kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamı ortaklara borçlardan oluştuğu, 2022 mali tablolarına göre borca batıklık durumunun olmadığını, 2022 mali veriler ve rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizinde  ise öz kaynakların  3.578.005,78-TL olduğu bu durumda borca batıklık  durumunun oluşmadığını, piyasa borçları bakımından  bakıldığında piyasa borçlarının ticari defterlerde karşılığının olmadığını, ...'in  piyasaya dosya bakımından  10.321.178,04-TL  borcu bulunduğunu, piyasa borçları  bakımından iflas şartlarının oluştuğunun tespit edildiğini, ... ticari işletmesinin  finansal tablo ve rayiç bilanço verilerine göre borca batık olmadığının, piyasa borçları bakımından  borca batık olduğu sonucuna varıldığının bildirildiği görülmüştür.   <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... - İncirliova sicil numarası ile kayıtlı, ... Mahallesi, ... Sok., No:.../..., .../... adresinde bulunan ... Market' olarak tacir kaydının bulunduğu, davacı vekilinin müvekkilinin borca batık olduğunu belirterek İİK'nın 178. maddesi gereğince iflasına karar verilmesini talep ettiği, dosyada davacı hakkında yapılan icra dosyalarının birer suretlerinin getirildiği ve mahallinde keşif yapılarak bilirkişi raporunun alındığı, dosyada alınan son  bilirkişi heyet raporunda göre   ... ticari işletmesinin  finansal tablolarına göre; öz kaynaklarını yitirdiği ancak  kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamı ortaklara borçlardan oluştuğu,  piyasa borçları bakımından  bakıldığında piyasa borçlarının ticari defterlerde karşılığının olmadığını, ...'in  piyasaya dosya bakımından  10.321.178,04-TL  borcu bulunduğunun bildirildiği, her ne kadar davacının piyasaya borçlarının icari deferlerine kayılı olmadığı anlaşılmış ise de davacının dava açarken dava dilekçesinde icra dosyalarındaki borçları kabul eiği, hakkında yapılan icra dosyalarının da kesinleşiği, defere kayılı değilsede bu borçların kabul edilmesi karşısında bu borçların olmadığının dşnlemeyeceği, bu sebeple davacının borca baık halde olduğu, yine davacının defer ve kayılarındaki borçlarının oraklara borçlar olması sebebiyle bilirkişiler arafından gerçek borç olmadıklarının değerlendirildiği, davacının gerçek kişi acir olduğu, bilirkişinin somu veriler olmadan bu yöndeki borcun gerçek olmadığını beyan edilmesine iibar edilmediği, m dosya kapsamından davacının dava arihi ve gncel olarak borca baık olduğu, akif olarak araçları dışında aşınmazının da dava devam ederken ipoekli borçan dolayı saılması sebebiyle aşınmazının da bulunmadığı, davacının borca baık olduğu ve iflas şarlarının oluşuğu anlaşılmakla davanın kabul ile aşağıdaki şekilde hkm kurulmuşur.\" gerekçesi ile; \"Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... - İncirliova sicil numarası ile kayıtlı ... Mahallesi, ... Sok., No:.../...., .../.... adresinde bulunan davacı ... Yapı Market'in 27/09/2023 günü saat 09.57 itibariyle İİK'nın 178. maddesi gereğince İFLASINA,\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Müdahil ... Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının borçlarının gerçek olup olmadığının araştırılmamasının ortadan kaldırılma sebebi olduğunu, \"iflas\" alacaklarının mülkiyet hakkının kanunen sınırlanması olduğunu, bu nedenle İİK hükümlerine göre değil BK ve TTK hükümlerine göre davacının gerçek boru ortaya konulduğunu, \"iflas\" ettiğini iddia eden davacının tüm icra dosyalarındaki ticari ilişkilerinin araştırılmalı, ticari defterlerinde olmayan borçların \"iflas\" talep eden yönünden hüküm ifade etmemesi gerektiğini, ticari defterlerine kayıt gibi mevzuata uygun hareket etmediği ortaya çıkan davacının \"iflas\" hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanmanın tipik bir örneği olduğunu, mevzuata aykırılık 3. kişi olan müvekkili gibi alacaklıların alacaklarına yönelik mülkiyet hakkını sınırlamadığını, 01/08/2023 tarihli dilekçede bu hususun açıklandığını, ticari hayatta üretici 30-60-90 (günümüz koşullarında) peşin alışveriş yapmakta ve ödeme olmadığı sürece yeni ürün vermediğini, bu hem ticari hayatta uygulanan ve mahkemenizin gözardı edemeyeceği ticari bir  de basiretli tacir olmanın gereği olduğunu, Kayseri 1. İcra Dairesi'nin 2016/11885 (108.129,54 TL) , Aydın İcra Dairesi'nin 2016/83745 (53.993,37 TL) borçlarının kapatılıp kapatılmadığı ilgili şirketin ticari defter ve kayıtları istenerek incelenmesi gerektiğini, çünkü  2020/211375 sayılı Kayseri 1. İcra Dairesi gösterilen borcu olduğunu, 2020 tarihinde takibe konu yapılan alacağın 2016 yılından sonra davacı ile ticari alış-veriş ilişkisinin devam ettiğini gösterdiği, şirketin ticari örf ve adet ile basiretli tacir olma gereği 2016 yılına ait borçları kapatıp, yeniden aralarında ticari ilişki bulunduğu karine olarak kabul edilmesi gerektiği, bu karinenin doğruluğunda şirket ile davalı arasında ticari-defter ve kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkacağı, araştırma sonucu davacının gerçek borç miktarının ortaya çıkacağı, \"iflas\" son çare olup davacının bir çok malvarlığının olduğu açıktır, nitekim dava tarihine göre tüm malvarlığı en az 3 kat değerlendirildiği, \"İflas\" halinde günün piyasa koşullarına göre malvarlığı değerlendirileceğine göre, alacak-borç ilişkisi ona göre değerlendirilmesi gerektiği, borçlu adına kayıtlı taşıtların 2005 modelden başlamak üzere 2011, 2012, 2014 modeli bulunan 8 araç bulunduğunu, bazılarının lüx (..., ...), bazılarının ticari (... ...) bazılarının ise midibüs (... ...) olduğu, bina ile arazi ve arsalardan sadece 1 inin değerinin en az 970 bin TL olduğu, maddi duran varlıklarının değerinin borcu karşılaması, hakkın kötüye kullanımının yapılması davanın reddi sebebi olup, kabul görmezse İİK ve TTK hükümlerine göre davacının gerçek borç miktarının ortaya çıkarılması ve hakkın kötüye kullanımının bu sırada engellenmesinin sağlanması usul yönünden ortadan kaldırılma nedeni olarak ileri sürüldüğünden bahisle kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Müdahil ... Bankası AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, davacının iflasını gerektiren bir hal bulunmadığını, davacı borçlunun ekonomik ve sosyal faaliyetlerine devam etmekte olup bu hususun yerel mahkemece nazara alınmadığını, davacı İncirliova'da yapılan deve güreşlerinde \"güreş ağası\" olduğunu, güreş ağası seçiminde en fazla ödemeyi yapan kişi güreş ağası seçildiğini, davacı borçlunun, müvekkili bankanın alacaklısı olduğu 2017 yılından beri devam eden icra takiplerine rağmen, basında yer aldığına göre 2021 yılı aralık ayı sonlarında 20.000-TL bağışlayarak güreş ağası seçildiğini, davacı borçlunun basında yer alan haberlerden görüldüğü kadarıyla gerek reklam amaçlı gerekse hayır işi babında başka faaliyetlerde bulunmadığını, tÜM BU HUSUSLARın, DAVACI BORÇLUNUN  BORCUNU ÖDEMEKTEN İMTİNA ETTİĞİ, BİR ŞEKİLDE TİCARİ FAALİYETLERİNE DEVAM ETTİĞİ ANLAŞILdığı, müvekkili bankanın davacı ...'den alacaklı olup yaklaşık 5 yıldır müvekkili bankanın davacı borçludan alacağının tahsili için uğraştığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>Müdahil... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemece davacının gerçek borcunun tespit edilmemiş, raporlar arasındaki çelişki tam anlamıyla giderilmeden davanın kabulüne dair hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında alınan 13/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait varlıkların değerlerinin piyasa rayiçlerine uygun bir şekilde  belirlenmediğini, gerekli araştırmalar ve incelemeler yapılmadan eksik inceleme ile borca batık olduğu tespitinde bulunulduğu, söz konusu raporda 10 adet araç için toplam 912.615,70 TL değer biçildiğini, günümüz ekonomik koşullarında 10 araç için bu denli düşük bir değer biçilmiş olmasının bilirkişi raporunun hakkaniyete aykırı bir şekilde hazırlandığını ortaya koyduğunu, söz konusu bu bilirkişi raporunda davacının 13.125,57 TL borcu olduğu sonucuna varıldığını, alacak ve borçları arasındaki bu denli cüzi bir farkın olması davacıya ait değerlerin gerçeği yansıtmadığını, işbu rapora yapılan itirazlar sonrasında alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda ise davacının öz kaynaklarının 2.494.529,21 TL olduğu ve bu sebeple borca batıklık durumunun oluşmadığı belirlenerek, davacının iflas talebinin haksız ve mesnetsiz olduğunun ortaya konduğu, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Yerel Mahkemece dosyanın son bilirkişi heyetine tevdi edildiğini, alınan raporda davacının piyasaya 10.321.178,04 TL piyasa borcu olduğu hesaplanmış ve piyasa borçları bakımından borca batık olduğu sonucuna ulaşıldığı, tespitlerin tamamen objektiflikten uzak ve hakkaniyete aykırı olduğu, davacının mali veriler ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığının açıkça ortaya konmuş iken piyasa borçlarının da ticari kayıtlarda karşılığı bulunmadığı dikkate alındığında davacının iflas talebinin yasal şartları karşılamadığının açık olduğu, bununla birlikte icra dosyalarının açık olmasının davacı tarafından dosyalara ödeme yapılmadığı anlamına gelmemekte, dosyaya ödeme yapılıp harcı yatırılmadığı için kapatılmama ya da bu takiplerin muvazaalı olma ihtimali de bulunduğunu, yine davacının ortaklara gerçekten borcu olup olmadığının tespit edilmediğini, zira bu borçların danışıklı olması da ihtimal dahilinde olup Yerel Mahkemece araştırılmadan eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları somut gerçeklikten uzak olup, davacının, hakkındaki icra takiplerini ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için iflas talebinde bulunduğunun açık olduğunu, bu nedenlerle, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  14/10/2023  tarih 2022/426 Esas 2023/536 Karar sayılı davanın kabulüne dair kararının istinaf incelemesine neticesinde ortadan kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>Müdahil ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafından, İİK. Madde 178 hükmü uyarınca açılan işbu davaya konu iflas talebinin şartlarının oluşmadığını, davacının işbu dava ile hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmeyi amaçladığını, borçlunun aciz halinde olmayıp, borçlarını ödeyecek miktarda adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve alacaklarının mevcut olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından yeterli ve detaylı inceleme yapılmamış ve borçlunun gerçek borcunun tespit edilemediği, gerekçeli kararda her ne kadar bilirkişiler tarafından davacıya ait olduğu iddia edilen piyasa borçlarının ticari defterlerde olmadığı, defter ve kayıtlarda yer alan borçların ise ortaklara borçlardan oluştuğu ve bu sebeple gerçek borç - olarak değerlendirilemeyeceği yönünde tespit ve kanaat bildirilmiş ise de, Mahkeme tarafından bilirkişi raporlarına itibar edilmemiş ve davacının dava tarihi ve güncel olarak borca batık olduğuna karar verildiğini, hükmün tamamıyla usul ve yasaya aykırı olduğunu, ticari defter ve kayıtlarda yer almayan borçların talep eden yönünden borç varsayılarak, iflasına karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, davacının mali veriler ve rayiç değerlere göre borca batık olmadığı açıkça ortaya konulduğundan ve piyasa borçlarının da ticari kayıtlarda karşılığı bulunmadığı dikkate alındığında davacının iflas talebinin yasal şartları karşılamadığının açık olduğu, izah edilen sebeplerle, eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde tesis edilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve haksız davanın reddine karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>Müdahil ...BANK A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının borçlarının gerçek olup olmadığının araştırılması ve borçlarının ticari defterlerde yer alması gerektiğini, borca batıklık bildiriminde bulunan şirket veya kooperatifin bu konuda ispat yükü altında değilse de, borca batıklığı gösteren ara bilançoyu mahkemeye sunması gerektiğini, piyasa borçlarının ticari defterde karşılığının bulunmadığı ve ticari işletmenin finansal tablo ve rayiç bilanço verilerine göre borca batık olmadığı tespit edilmesine rağmen, sadece piyasa borçlarının esas alınarak davacının iflasına yönelik karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, icra dosyalarındaki borçların kabul edilmesiyle bu borçların olmadığının dinlenmeyeceği hususunun ise hukuken dayanaksız olduğunu, borcun olup olmadığı değil, bu borcun devam edip etmediğinin tespit edilmesinin önem arz ettiği, icra dosyasının Uyap sistemi üzerinde açık olması, davacının borcunun devam ettiğine dair kesinlik teşkil etmeyeceği gibi, borçlunun borcunu haricen tahsil yoluyla kapatma ihtimali de göz önünde bulundurulmalı ve bu borçların ticari defterlerde kayıtlı olması şartının incelenmesi gerektiğini, ticari defterleri eksiksiz tutma sorumluluğunu yerine getirmeyen davacının iflas hakkını kullanmasının hakkın kötüye kullanılmasına, alacaklıların alacaklarına erişmesini geciktirmeye ve alacaklıların mülkiyet haklarının sınırlanmasına sebebiyet vereceğini, borca batıklık bilançosu hazırlanırken şirketin tüm aktiflerinin satış fiyatları üzerinden bilançoya geçirilmesi gerektiğini, satış fiyatlarının, bilanço tarihi itibariyle aktiflerin rayiç fiyatını ifade ettiğini, davacı borçlunun aktifinde 2005 ve 2014 yılları arasında ..., ..., ... vb. marka çalışır durumda olan  toplam 8 adet taşıt olduğu tespit edildiğini ve Mart 2023 tarihi itibariyle 4.526.33,63 TL değer biçildiğini, borca batıklığın tespitinde bilançodaki aktif değerin değil, aktifin rayiç değerinin dikkate alınması gerektiğini, borca batıklık halinin tespiti için tüm aktiflerin paraya çevirme değerleri, yani piyasadaki satış sırasında gerçekleşebilecek fiyattan bilançoya geçirilmesi gerektiğini, aktif bu şekilde saptandıktan sonra borca batıklık durumu saptanmalı, şirket borca batık değilse talep reddedilmesi gerektiği, araçların rayiç bedellerinin, günümüz piyasa koşullarını da değerlendirdiğimiz takdirde, daha yüksek çıkacacağını, bu husus göz önünde bulundurulmadan eksik inceleme ile iflasa karar verilmesi  usul ve yasaya aykırı olduğunu,  borca batıklığın kesin olarak tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenle yerel mahkemenin  2022 / 426 E. - 2023 / 536 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve talebimiz doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Müdahil ... Bankası Vekili istinaf dilekçesinde özetle, yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçeli kararın eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olan 28/07/2023 tarihli hatalı bilirkişi ek raporuna dayandığının ortada olduğunu, işbu bilirkişi raporuna itirazlarını  belirtir ve itirazları doğrultusunda alanında uzman yeni bir bilirkişiden  rapor alınmasını talep edilmiş olmasına rağmen yerel mahkemece hüküm kurulurken işbu itirazların dikkate alınmayarak, gerekçeli kararda da itirazlarımızı karşılar açıklamalara yer verilmediğini, öncelikle dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları somut gerçeklikten uzak olup, davacının, hakkındaki icra takiplerini ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için iflas talebinde bulunduğunun açık olduğunu, davacının asıl amacı alacaklıların tüm tahsil yollarını  engellediğini, bilirkişi ek raporunda davacının 13.125,57 TL borcu olduğu ve bu nedenle borca batık olduğu şeklinde değerlendirmeler yapıldığını, 04.04.2022 tarihli raporda davacının 3 adet kamyonet, 5 adet motorsiklet, 1 adet otomobil ve 1 adet kamyon olmak üzere toplam 10 adet araca 912.615,70 TL değer biçildiğini, günümüz ekonomik şartlarında işbu tespite katılmak mümkün olmadığını, yine aynı raporda davacı adına kayıtlı taşınmazın 369,17 m2 arsanın değeri 553.755,00 TL ve yapı değerinin 286.106,00 TL olmak üzere  toplam 839.861,00 TL değer biçildiğini, işbu tespite katılmanın mümkün olmadığını, 13/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporuna bakıldığında 978.316,33 TL maddi duran varlık tespiti yapıldığını, maddi duran varlıkların değerlerinin ne şekilde hesaplandığı belirtilmemiş olduğu için kök raporla ek rapor arasında çelişkinin giderilmesi konusunda talepte bulunulmuş olsa da işbu çelişkinin giderilmediğini, borca batıklığın tespiti usulünün de doğru olmadığını, somut olayda bilirkişi tarafından borca batıklığa esas alınan bilanço kalemleri ayrı ayrı ve somut delillere dayanarak belirtilmediğini beyanla yerel mahkemenin kaldırılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>Müdahil ... Bank A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi heyetine yeni bir mali müşavir eklenerek alınan 20/03/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamı ortaklara borçlardan oluştuğunu, bu nedenle borca batıklık durumumun Finansal tablolara göre negatif olsa da gerçekte borca batıklık durumunun oluşmadığının tespit edildiğini, 31/07/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; ... ticari işletmesinin finansal tablolarına göre; öz kaynaklarını yitirdiği ancak kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamı ortaklara borçlardan oluştuğu, 2022 mali tablolarına göre borca batıklık durumunun olmadığını, 2022 mali veriler ve rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizindeise öz kaynakların3.578.005,78-TL olduğu bu durumda borca batıklık durumunun oluşmadığını, piyasa borçları bakımındanbakıldığında piyasa borçlarının ticari defterlerde karşılığının olmadığını, piyasa borçlarıbakımından iflas şartlarının oluştuğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporundaki iki tespitin özellikle dikkat çektiğini, kısa vadeli yabancı kaynaklar kaleminin tamamının ortaklara borçlar oluştuğu ve piyasa borçlarının ticari defterlerde karşılığının bulunmadığının tespit edildiğini, bu borçların muvazaalı olduğu, borçlunun alacakların tahsiline engel olmak için kötü niyetli şekilde bu borçları yarattığının açık olduğu, asli müdahillerin tamamına yakını bu durumu belirtmesine karşın borçların gerçekliği ile ilgili bir inceleme yapılmamış, sadece muhasebe hesaplarının yapıldığını, borçlardaki tuhaflıkların bilirkişi raporlarına dahi yansıdığını, bütün bunlara rağmen Yerel Mahkemece şüpheli, ticari defterlere kaydedilmemiş, davacı ile yakın ilişkileri bulanan kişilere olan borçların sorgusuz sualsiz kabul edildiğini, davacının borçlarını ödeyebilecek ekonomik güçte olduğunu, Hacıaliobası 3. Geleneksel Deve Güreşleri Festivali'ne  15.000,00.-TL, Hacıaliobası 4. Geleneksel Deve Güreşleri Festivali'ne 20.000,00.-TL bağışta bulunduğunu, söz konusu bağışın dava tarihinden yaklaşık 5 ay önce olduğunu, ancak hesaplanan borçlara bakıldığında davalının bağış tarihinden yıllar önce süregelen borçlarının mevcut olduğunu, davalının borçları dururken böyle bağışlarda bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumun davalının borçlarının gerçek olmadığını ya da dosya kapsamında tespit edilen ekonomik durumunun gerçeği yansıtmadığını açıkça gösterdiğini, 04.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda 10 adet araç için toplam 912.615,70 TL değer tespit edildiğini, sadece bir aracın fiyatı dahi 10 araç için tespit edilen miktardan daha fazla olup bu durumda araçlar için yeniden değer tespiti yapıldığında davacının malvarlığında çok yüksek bir artış olacağı ve iflasına karar verilemeyeceği aşikar olduğunu, bu nedenlerle Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/426 E. 2023/536 K. Sayılı ve 02.10.2023 tarihli kararının kaldırılmasına, Mahkemenizce yeniden hüküm kurularak davanın reddine ve tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin sorumluluğunun karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; İİK 178. maddesi uyarınca davacının iflasına karar verilmesi istemine ilişkindir. <br>HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı vekili; davacının gerçek kişi tacir olup bankalar ile muhtelif kimselere borçlandığı, hakkında çok fazla ve yük miktarda icra takiplerinin bulunduğu, bu nedenle borçlarını ödeyemediği ve aciz hali içinde olduğundan bahisle İİK 178.maddesi gereğince davacının iflasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, Aydın Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde ... - İncirliova sicil numarası ile kayıtlı ... Mahallesi, ... Sk. No:.../... .../... adresinde bulunan davacı ...  Market'in 27/09/2023 günü saat 09.57 itibariyle İİK'nın 178. maddesi gereğince iflasına karar verilmiştir. <br>İşbu karar müdahil ... Bankası AŞ, ...bank AŞ, ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ..., ... Müdürlüğü vekillerince istinaf edilmiştir. <br>İİK  178. maddesine göre; İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez.<br> İflas talebi l66. maddenin ikinci fıkrasındaki usulle ilan edilir. Alacaklılar iflas talebinin ilanından itibaren onbeş gün içinde davaya müdahale veya itiraz ederek, borçlunun iflas talebini, hakkındaki takipleri ertelemek ve borçlarını ödemeyi geciktirmek için yaptığını ileri sürerek mahkemeden talebin reddini isteyebilirler.\"<br>Dosya içerisinde mevcut Aydın Ticaret sicil Müdürlüğü'nün 12/05/2022 tarihli cevabi yazısı ve eklerinin incelenmesinden, davacının \"... \" unvanıyla ticaret sicile tescilinin bulunduğu  bu şekilde davacının İİK 178/1 maddesi gereğince iflasa tabi olduğu anlaşılmıştır. <br>İİK'nın 178. maddesi uyarınca iflasa karar verilebilmesi için borçlunun borca batık durumda olması gerekir. Aciz hali, borçlunun ödeme araçlarından yoksunluğu nedeniyle, derhal ödemesi gereken para borçlarını ödemek konusundaki yeterli ekonomik imkana sahip olmamasıdır. Borca batıklık ise, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Borçlunun aciz hali ne kadar ağır olursa olsun \"İİK'nın 178/III maddesindeki durum olmadıkça\" kendi iflâsını isteyen borçlu, aciz halinde bulunduğunu ispat etmek zorundadır. İflas talebi üzerine mahkemece bilirkişi incelemesi yapılarak iflas talebinin yerinde olup olmadığı belirlenmesi gerekir. Borca batıklık bilançosunda aktiflerin rayiç değerden bilançoya geçirilerek borca batıklık bilançonun çıkarılması gerekir. Böyle bir talep üzerine mahkemece, davacının öncelikle borca batık durumda olup olmadığı rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Bunun için borçlu tarafından mahkemeye ibraz edilen bilanço üzerinde  bilirkişi incelemesi yaptırılarak, rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir.  Borca batıklık, varlıkların rayiç değerine ve İİK’nın 178/1. maddesinde belirtilen alacaklılar listesinde gösterilenler ile gerçek anlamda tespit edilebilecek diğer borçların tutarına göre belirlenmelidir. Borca batıklıktan kurtulma ise tüm borçların ödenmesi anlamına gelmeyip, aktifin pasiften fazla olmasını ifade eder. Davacının borca batıklık bildiriminde bulunarak iflasını istemesi halinde, bu durumun mahkemece re’sen tespiti gerekir. Bu tespitin yapılmasında, davacının sunduğu delillere ek olarak, mahkemece gerekli görülen diğer delillerin toplanması, bu kapsamda ilgisi görülen kamu kurumlarından alınacak bilgiler, yapılacak keşif ve mahkemece atanacak bilirkişilerce düzenlenecek raporlar da değerlendirilmelidir. Borca batıklığın tespitinde sadece davacının kayıtlarına değil, varlıklarının rayiç değerlerine de özellikle bakılmalı, bu noktada, konusunda uzman bilirkişilerin görüşüne başvurulmalıdır. Dava teorisindeki genel ilkenin bir istisnası olarak, borca batıklık sadece dava tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. Açıklanan durum karşısında davacının  mevcut kayıtları; mahkemece ulaşılabilecek tapu, trafik, banka, vergi daireleri, sanayi ve ticaret odaları, ticaret sicil kayıtları gibi hakkında bilgi alınabilecek belgeler ve müdahillerin sunacakları bilgi ve belgeler, varlık kalemlerinin rayiç değerlerine ilişkin uzman (teknik) bilirkişi görüşleri ve somut olay bakımından özellik arz edebilecek diğer veriler toplandıktan sonra, konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor sonucuna göre borca batıklığın yukarıda gösterilen ilkeler çerçevesinde tespiti ile varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekir.<br>Dava konusu somut olayda ise; İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında oluşturulan ara kararı kapsamında davacı vekili tarafından dosyaya sunulan 27/05/2022 tarihli dilekçe ile dilekçe ekinde alacaklılar listesi ve davacının  borçlu  konumda olduğu iddia edilen icra takip  dosyaları  listelenerek dosyaya sunulduğu görülmüştür. Ancak   davacı vekilince sunulan dilekçe ekinde tüm aktif ve pasifleri ile mal beyanını içermediği bu nedenle İİK  178/1 maddesini tam olarak karşılamadığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında, davacıya ait taşınmaz tapu kayıtlarının temini için Efeler Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen 05/05/2022 tarihli cevabi yazıda, yetki alanı içerisinde davacı adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Yine İncirliova Tapu Sicil Müdürlüğünden gelen 28/06/2022 tarihli cevabi yazı ekinde davacı adına kayıtlı taşınmaza ilişkin tapu kaydının çıkartılarak gönderildiği görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında 29/06/2022 tarihli duruşmanın (7) nolu bendi ile, davacıya ait makine ve taşınmazların değerinin tespiti açısından makine mühendisi, gayrimenkul değerleme uzmanı marifetiyle keşif yapılmasına karar verildiği, bu ara karar kapsamında 25/07/2022 tarihinde yapılan keşif neticesinde bilirkişiler tarafından 04/09/2022 tarihli raporun düzenlendiği, ancak mahkemece oluşturulan ara kararı, işbu ara kararı kapsamında yapılan keşif ve yine keşfen yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde bilirkişi heyetince düzenlenen raporunda, davacıya ait araçlar listelenmiş ise de,  davacıya ait hangi taşınmaz veya taşınmazlar üzerinde keşif yapıldığına dair bir bilgiye rastlanılmadığı görülmüştür. Bu kapsamda düzenlenen 04/09/2022 tarihli raporda davacıya ait aktif araç listesi raporun 4. sayfasında tablo olarak gösterilmiş olup keşif tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 912.615,70 TL olduğu tespit edilmiş olup ayrıca hangi taşınmaz üzerinde keşif yapıldığına dair taşınmaz bilgileri yazılmaksızın davacıya ait arsanın üzerindeki  taşınmazlarla birlikte keşif tarihindeki değerinin 839.861,00 TL, dava tarihindeki değerinin 723.248,50 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Yine aynı raporda mali müşavir bilirkişi tarafından davacı hakkında başlatılan 30 adet icra takip dosya numarası, alacaklısı ve borç tutarı yazılmak suretiyle listelendiği, toplam borç miktarının 9.320.121,44 TL olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.<br>Yine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında otomotiv, gayrimenkul değerleme uzmanı ve yine mali müşavir bilirkişiden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti marifetiyle davacının borca batık olup olmadığı, iflas şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup düzenlenen 20/03/2023 tarihli raporda; davacı ...'in ticari işletmesinin 3 yıllık finansal tablolarına göre, öz kaynaklarını yitirdiği, ancak kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamının ortaklara borçlardan oluştuğu, bu nedenle borca batıklık durumumun finansal tablolara göre negatif olsa da gerçekte borca batıklık durumunun oluşmadığı, rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizinde ise öz kaynakların 2.494.529.21 TL olduğu, bu bedenle borca batıklık durumunun oluşmadığı sonucuna ulaşılmış olmakla davacı ... ticari işletmesinin finansal tablo ve rayiç bilanço verilerine göre borca batık olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. <br>Aynı bilirkişi heyetinden ayrıca ek rapor alınmış olup düzenlenen 28/07/2023 tarihli ek raporda, davacının finansal tablolarına göre öz kaynaklarının yitirildiği, ancak kısa vadeli yabancı kaynaklar kalemini oluşturan miktarın tamamının ortaklara borçlardan oluştuğu, 2022 yılı mali tablolarına göre borca batıklık durumunun oluşmadığı, 2022 yılı mali veriler ve rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizinde ise öz kaynakların 3.578.005,78 TL olduğu, bu durumda borca batıklık durumunun oluşmadığı, piyasa borçları bakımından bakıldığında piyasa borçlarının ticari defterlerde karşılığının olmadığı, davacının piyasaya dosya kapsamına göre 10.821.178,04 TL borcu bulunduğunun tespit edildiği, piyasa borçları bakımından iflas şartlarının oluştuğunun tespit edildiği, buna göre davacının ticari işletmesinin finansal tablo ve rayiç bilanço verilerine göre borca batık olmadığı, piyasa borçları bakımında borca batık olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 28/07/2023 tarihli raporun incelenmesinden, duran varlıklar kalemindeki taşıtlar hesabının 8,00 TL olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle taşıtların değerlemesinin yapılmadığının ve yine rayiç bilanço hesaplarına göre gelir vergisi beyannamesinin son verilme tarihi olan 31/03/2023 tarihi ve dava tarihi olan 29/04/2022 tarihleri baz alınarak hesaplama yapıldığı, davacıya ait arsa ve araziler ile binaların kaydi değerlerinin dosya kapsamındaki mali verilerden 2017 tablosundan alındığı ve bu şekilde kaydi değerler üzerinden Nisan 2022 ve 31/03/2023 tarihindeki ulaştığı güncel değerlerin hesaplandığı ve bu kapsamda dava tarihindeki değerinin 3.225.344,68 TL, Mart 2023 tarihi itibarile değerinin 4.526.333,63 TL olarak hesaplandığı, keşif tarihi olan Haziran 2022 dönemindeki değerinin ise bilgi amaçlı olarak 3.485.963,11 TL olarak hesaplandığı, kayıtlarda bulunan arsa ve arazilerinin satışlarının yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi edinilemediği bu nedenle hesaplamaların kayıtlardaki tutarlar üzerinden yapıldığı bildirilmiş ve raporun sonuç kısmında 2022 yılı mali verilen ve rayiç değerlere göre yapılan borca batıklık analizinde öz kaynakların 3.578.005,78 TL olduğu ve bu şekilde davacının borca batık durumda olmadığının, ancak davacının ticari defterlerine kayıt edilmeyen piyasa borçlarının ise 10.321.178,04 TL olduğu, piyasa borçları açısından iflas şartlarının oluştuğu bildirilmiş   ve ilk derece mahkemesince işbu rapordaki piyasa borçları esas alınmak suretiyle davacının borca batık olduğundan bahisle iflasına karar verildiği görülmüş ise de;<br>Tüm dosya kapsamı belgeler  incelendiğinde; yukarıda belirtildiği şekilde davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde İİK 178/1 maddesi gereğince alacaklılar listesinin sunulduğu, ancak  davacının bütün aktiflerinin tespiti açısından   mal beyanın dava dilekçesi ekinde ve yargılamanın sonraki aşamalarında sunulmadığı, mahkemece yapılan yargılama sırasında İncirliova Tapu Sicil Müdürlüğüne yazılan yazıya verilen cevapta, cevabi yazı tarihi itibarıyla davacı adına üzerinde pek çok haciz şerhi bulunan .../ ... ... ada, ... parselde kayıtlı arsa niteliğinde taşınmaz kaydının bulunduğunun bildirildiği, mahkemece alınan 04/09/2022 tarihli raporda  davacıya ait arsanın üzerindeki  taşınmazlarla birlikte keşif tarihindeki değerinin 839.861,00 TL, dava tarihindeki değerinin 723.248,50 TL olduğu ve yine davacıya ait araçların keşif tarihi itibariyle toplam rayiç değerlerinin 912.615,70 TL olduğu tespit edildiği bildirilmiş ise de; İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda \" duran varlıklar kalemindeki taşıtlar hesabının 8,00 TL olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle taşıtların değerlemesinin yapılmadığının ve yine rayiç bilanço hesaplarına göre gelir vergisi beyannamesinin son verilme tarihi olan 31/03/2023 tarihi ve dava tarihi olan 29/04/2022 tarihleri baz alınarak hesaplama yapıldığı, davacıya ait arsa ve araziler ile binaların kaydi değerlerinin dosya kapsamındaki mali verilerden 2017 tablosundan alındığı ve bu şekilde kaydi değerler üzerinden Nisan 2022 ve 31/03/2023 tarihindeki ulaştığı güncel değerlerin hesaplandığı\" şeklindeki belirleme ile hesaplama yapıldığı ve  yine aynı raporda \" kayıtlarda bulunan arsa ve arazilerinin satışlarının yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi edinilemediği, bu nedenle hesaplamaların kayıtlardaki tutarlar üzerinden yapıldığının bildirildiği\" anlaşılmıştır.<br>Yukarıda belirtildiği üzere; İİK  178. maddesine göre; İflasa tabi bir borçlu, aciz halinde bulunduğunu bildirerek yetkili mahkemeden iflasını isteyebilir. Borçlu, bu halde bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren mal beyanını iflas talebine eklemek zorundadır. Bu belge mahkemeye ibraz edilmedikçe iflasa karar verilemez. Bu nedenle iş bu davada  ilk derece mahkemesince yapılması gereken öncelikli iş,  İİK 178/1 maddesi gereğince, davacının üzerine kayıtlı menkul ve gayri menkul mallarının tespiti açısından davacının  mal beyanının dosyaya ibrazını sağlamak ve az yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda  davacının  aktifindeki malların rayiç değerleri karara en yakın rapor tarihi itibarıyla tespit edilmek suretiyle reel değerlere göre davacının   borca batıklık olup olmadığının tespit edilmesidir. Oysa İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan  28/07/2023 tarihli bilirkişi raporunda \" duran varlıklar kalemindeki taşıtlar hesabının 8,00 TL olarak kayıtlı olduğu, bu nedenle taşıtların değerlemesinin yapılmadığının ve yine rayiç bilanço hesaplarına göre gelir vergisi beyannamesinin son verilme tarihi olan 31/03/2023 tarihi ve dava tarihi olan 29/04/2022 tarihleri baz alınarak hesaplama yapıldığı, davacıya ait arsa ve araziler ile binaların kaydi değerlerinin dosya kapsamındaki mali verilerden 2017 tablosundan alındığı ve bu şekilde kaydi değerler üzerinden Nisan 2022 ve 31/03/2023 tarihindeki ulaştığı güncel değerlerin hesaplandığı\" şeklindeki belirleme ile hesaplama yapıldığı ve  yine aynı raporda \" kayıtlarda bulunan arsa ve arazilerinin satışlarının yapılıp yapılmadığı hakkında bilgi edinilemediği, bu nedenle hesaplamaların kayıtlardaki tutarlar üzerinden yapıldığının bildirildiği\" anlaşılmıştır. Yine ayrıca her ne kadar hükme esas alınan 28/07/2023 tarihli raporda, davacının borçlu konumda olduğu bildirilen icra takip dosya numaraları ve alacaklıların isim ve unvanları ile borç tutarları listesi ile yetinilerek davacının  ticari defterlerine kayıt edilmeyen piyasa borçlarının ise  10.321.178,04 TL olduğu belirtilmiş ve mahkemecede piyasa borçları hükme esas alınmış ise de, hükme esas alınan rapor içeriğinde sıralanan 30 adet icra dosyasında davacının borçlu konumunda bulunup bulunmadığı, her bir takibin kesinleşip kesinleşmediği,  rapor tarihi itibariyle davacının borçluluk durumunun devam edip etmediği, borcun kapatılıp kapatılmadığı, bu kapsamda güncel olup olmadığı konusunda bilirkişi raporunda bir değerlendirme yapılmadığı gibi bilirkişi raporunda her bir icra dosyası açısından listelenen borç tutarlarının hangi tarihler esas alınarak hesaplandı  konusunda  hükme esas alınan raporda bir açıklık bulunmadığı görülmekle, her bir icra dosyası sureti eksiksiz bir şekilde dosyaya  kazandırılarak yukarıda belirtildiği şekilde değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu şekilde eksik ve yetersiz incelemeye dayalı rapor ve ek raporlar  esas alınmak suretiyle hüküm kurulmuş olması yerinde görülmemiştir.   <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine  iadesine karar vermek gerekmiştir.<br> HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Müdahil ... Bankası AŞ, ...bank AŞ, ...bank AŞ, ... Bankası AŞ, ... Bankası AŞ, ..., ... Müdürlüğü vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/09/2023 tarih, 2022/426 Esas ve 2023/536 Karar sayılı hükmünün 6100 Sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bank Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>6-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bank Anonim Şirketi Genel Müdürlüğünden alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>7-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ...bank Anonim Şirketi'den alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>8-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ...bank Anonim Şirketi'den alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>9-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>10-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>11-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ...'nden alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>12-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ...'nden alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>13-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>14-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>15-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 269,85 TL istinaf maktu karar harcının istek halinde İADESİNE,<br>16-İstinaf yoluna başvuran Müdahil ... Bankası Anonim Şirketi'den alınan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>17-İstinaf yoluna başvuran... harçtan muaf olduğundan harç iadesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>18- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 19/12/2023  <br><br>\t\t\t\t<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"183a5fb3cc4e621f","SID":"df6104580ab33860"}}