{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1635 <br>KARAR NO: 2023/2340<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 08/04/2021<br>NUMARASI: 2017/396 Esas - 2021/293 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dilekçesinde özetle;11.07.2016 gün saat 16.20 sıralarında davalılardan ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç karşıdan karşıya geçmeye çalışan müvekkil davacıların oğlu ... çarpmış ve ...altına alarak ezdiğini çarpma  sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, davacıların 6 yaşındaki çocuklarının ölümü nedeniyle destekten yoksun kalmaya ilişkin zararın tazmini için 25.07.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak başvuruya ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine müteveffanın ölümüyle müvekkiller tarifi mümkün olmayan acı ve elem duymuş olup bu acı ve elemini dindirmek mümkün olmamakla birlikte müvekkillerin duydukları acıyı azaltmak bakımından manevi tazminat talep etme zorunluluğu hâsıl olduğunu, Davalılardan ... A.Ş. ve ...den, davalı sigorta şirketinin poliçesinde manevi tazminat klozu dahil ise manevi tazminat da dahil olmak üzere, manevi acıların giderilmesi amacı ile için her bir davacı için 30.000 TL manevi tazminat ile destekten yoksun kalma biçiminde ortaya çıkan şimdilik davacı baba için 5.000,00 TL davacı anne için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı tespiti ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsilini talep  etmiştir.Davacı ıslah dilekçesi ile talebini 32.969,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ....A.Ş cevap dilekçesi ile özetle; olayın meydana gelmesinde müvekkilinin kusuru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesi ile özetle; ... plaka sayılı aracın 18/03/2015-2016 vadeli ... poliçe nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aleyhlerine açılan haksız ve mesnetsiz davanın usulden yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davacıların maddi tazminat istemlerinin ıslah talebi kapsamında kısmen kabulü ile 23.359,00 TL tazminatın davacı  ..., 9.610,00 TL tazminatın davacı ... ait olmak üzere toplam 32.969,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen tazminata davalılar ... ve ... A.Ş.'den yönünden olay tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davalı sigorta aleyhine açılan davanın reddine, davacılar tarafından davalı ... ve ... A.Ş.'den aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, her bir davacı için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... A.Ş.'den  alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili ve davalı ... A.Ş.vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müteveffanın kusurundan kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatından indirim yapılan bilirkişi raporu esas alınarak verilen kararın  kabulü mümkün olmadığını, dosyada mevcut kusur bilirkişi raporunda müteveffanın %30 davalı sürücü ... %70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olsa da Yargıtay kararları ışığında davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtıklarını, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağını, kazaya tam kusuruyla dahi sebebiyet veren müteveffanın destekçilerinin destekten yoksun kalma tazminatını talep etme haklarının bulunduğunu, ... babasının gözleri önünde vefat ettiğini ve müvekkiller hala derin bir üzüntü halinde evlat acısıyla yaşadığını, küçücük yaştaki çocuklarını gözleri önünde kaybeden müvekkiller adına hükmedilen söz konusu manevi tazminat miktarının müvekkillerin acısını hafifletecek ölçüde olmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  maddi tazminat talepleri bakımından dava şartı olarak ilk önce sigorta şirketine başvuru zorunluluğu bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi ve ATK raporu hatalı olduğunu,olayın gerçekleştiği Balina Caddesi'nde azami hız sınırının 50 km/s olup diğer davalı ... ve tanığın ifadeleri dikkate alınarak ve ayrıca fren izlerine ilişkin yapılan tahkikat neticesinde müvekkili şirkete ait aracın hızının 20-25 km/s civarında olduğu tespit edildiğini, yolun tek aracın geçişine imkan verebilecek nitelikte olması sebebiyle davalının seyir halindeki görüş alanını kontrol etmediği iddiası yersiz olduğunu, müteveffa küçüğün aniden yola çıkmasını, yol şartları da dikkate alındığında göz önünde bulundurabilmek hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda aracın yarı otobüs tipinde olduğunu, bu sebeple sürücü koltuğunun yoldan bir hayli yüksek olması ise değerlendirilmediğini tamamiyle taraflı bir rapor hazırlandığını, olayın gerçekleştiği sıradaki yolun durumu ve müteveffanın fiziki özellikleri bakımından sürücünün etkin şekilde fren ve direksiyon tedbirine başvurmaması şeklinde bir yükümlülük ihlali söz konusu olmadığını,  bilirkişi raporunda davalı ...'in tali kusurlu olduğundan bahsedildiğini, kazaya karışan taraflar arasında bir kusur değerlendirmesi yapıldığını, ancak çocuğa bakmakla yükümlü olan kişilerin sorumluluğuna ilişkin hiçbir değerlendirme yapılmadığını, hükme esas alınan bilirkişi hesaplamaları hatalı olduğunu, bilirkişinin Progresif Rant denilen hesaplama usulüne göre her yıl %10 artış uygulayarak hesaplama yapması  bilimsel dayanağı olmadığından tarafınca kabul edilebilir nitelikte olmadığını, manevi tazminata hükmedilirken tarafların sosyo ekonomik durumları değerlendirilmediğini ayrıca davacı tarafın kusur oranı dikkate alınması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11.07.2016 tarihinde saat 16:20 sıralarında davalı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otobüs ile Balina caddesi üzerinde Balıkyolu caddesi istikametine doğru seyir halindeyken no:... ... market karşısına geldiğinde karşıdan karşıya geçmek isteyen 2010 doğumlu yaya ... aracının ön kısımları ile çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacıların çocuğu  ... vefatı nedeniyle tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece kaza nedeniyle alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 28/08/2018 tarihli raporuna göre  muteveffa yaya  ...  %30 davalı sürücü ...  ise %70 oranında  kusurlu bulunduğu, Büyükçekmece 14. Asliye  Ceza Mahkemesinin 2016/1310 esas sayılı dosyasında alınan 16/10/2017  tarihli raporda keşifte belirlenen  davalı araç sürücüsünün asli kusurlu, ölen yaya ...'ın  ise kazanın oluşumunda kusursuz olduğunun belirlendiği, İTÜ Trafik Bilirkişi Heyetinden alınan  14/03/2019 tarihli rapora göre; olayda müteveffa yaya  ...  %70 davalı sürücü ...'in  ise %30 oranında  kusurlu bulunduğu bildirilmiş olmakla çelişkiyi gideren, dosya kapsamı ile olayın oluşuna uygun olan  bu raporun mahkemece hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.Davacılar vekili yargılama sırasında bilirkişi raporuna itirazında, davalının kusur oranına göre yapılan hesaplamaya itiraz etmediğinden HMK 357/1 maddesi gereğince itirazı değerlendirilemeyecektir.  Kaldı ki, kaza tarihi itbariyle kusur oranına göre  tazminat hesabının yapılmış olmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel  kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde  TRH 2010  tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da \"progresif rant\" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekeceğinden aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin  2022/6135  E. ve 2022/10604 K., 2021/16078  E. ve 2022/10550  K.,  2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin  2020/2598 E. ve 2021/34 K.,  2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).  TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/2.maddesinde \"Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalar çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi,  kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda  takdiren davacılar lehine 25.000,00'er TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Açıklanan nedenle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun reddine,  davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında  yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A- Davalı ...  A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, B- Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-Davacıların maddi tazminat istemlerinin ıslah talebi kapsamında KISMEN KABULÜ ile 23.359,00 TL tazminatın davacı ..., 9.610,00 TL tazminatın davacı ... ait olmak üzere toplam 32.969,00-TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hükmedilen tazminata davalılar ... ve ... A.Ş.'den yönünden olay tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 2-Davalı sigorta aleyhine açılan davanın REDDİNE, 3-Davacılar tarafından davalı ... ve ... A.Ş.'den aleyhine açılan manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile, her bir davacı için 25.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar .... A.Ş.'den  alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 5.667,61 TL ilam harcından peşin alınan 239,09 TL harcı ve 79,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 5.349,52 TL'nin davalılar  .... A.Ş.'den alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 5-Davacılar tarafından sarf edilen 29,20 TL Başvuru Harcı, 239,09 TL Peşin Harç, 79,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 347,29 TL'nin davalılar  .... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 6-Davacılar tarafından sarf edilen 3.800,00 TL bilirkişi ücreti, 868,25 TL posta masrafı,  637,50 TL Adli Tıp Fatura Bedeli (2 adet fatura) olmak üzere toplam  5.305,75 TL den kabul red oranına göre hesaplanan 4.421,45 TL'nin davalılar  .... A.Ş.'den alınarak davacılara verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.945,35 TL vekalet ücretinin davalılar  ...  A.Ş.'den alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,8-Maddi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 4.945,35 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı ... Şirketi'ne verilmesine,9-Manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılar  .... A.Ş.'den  alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara  verilmesine,10-Manevi tazminat yönünden; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalı .... A.Ş.'ne verilmesine,11-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,<br>B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN; 1-a-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,b-Alınması gereken 3.618,31 TL harçtan peşin alınan 904,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.713,74 TL harcın davalı ... A.Ş.'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 176,25 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. tarafından yapılan  yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6556dac3c3566cdd","SID":"cd5006d91081b469"}}