{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2021/1824 - 2024/30<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2021/1824 <br>KARAR NO\t: 2024/30<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                   K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/29 E.  -  2021/281 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile ilgili YİDK Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/09/2021 tarih ve 2021/29 Esas - 2021/281 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ...  tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/65135 başvuru numaralı ve \"...\" ibareli marka başvurusunun 41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” yönünden ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle davalı ...Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararıyla SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi uyarınca nihai olarak kısmen reddedildiğini, oysa  müvekkilinin uzun yıllardır “...” markası ile tüketici nezdinde tanındığını, bilinçli tüketici nezdinde \"...+ renk+ logo\" markasının başka herhangi bir marka ile karıştırılma ihtimali bulunmadığını, hizmetlerin özel bir kitleye yönelik olduğunu, müvekkilinin pandemi sürecinde \"...\" markası altında fiziksel olarak gerçekleştiremediği hizmetlerini dijital olarak gerçekleştirmeye başladığını, müvekkilinin pandemi sonrasında Türkiye’nin en büyük 500 şirketi içerisinde ya da uluslararası ortaklığı bulunan 200’ün üzerinde farklı müşterisi için 800’ün üzerinde online seminerler gerçekleştirdiğini, müvekkilinin faaliyet kollarına benzer faaliyetlerde ... ibaresinin geçtiği farklı markaların tescilli olduğunu, müvekkiline ait \"... ...\" ibareli marka için verilen başvurunun reddi kararının iptali için açılan davada Ankara 4. Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesinin 2018/354 E. 2019/315 K. sayılı kararında aynı hususlar değerlendirilerek TÜRKPATENT' in ilgili YİDK kararının iptaline karar verildiğini, başvurunun ayırt edici olduğunu ve bir bütün olarak tanımlayıcı bir nitelik taşımadığını ileri sürerek, YİDK’nın 20.01.2021 tarih ve 2021-M-24 sayılı kararın iptali ile müvekkiline ait 2020/65135 numaralı “... + şekil” ibareli markanın tescil başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, bir markanın ayırt edici gücünün başvuru kapsamındaki emtialar ve markanın bütünsel açıdan bıraktığı algı göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği, bu kapsamda YİDK kararıyla davacının başvurusundan çıkartılan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” yönünden değerlendirme yapıldığında markadaki “...” (konuşmacı ajansı dijital) sözcük grubunun \"Eğitim ve öğretim hizmetleri,...idari hizmetler\" yönünden marka algısı yarattığı, soyut ayırt ediciliğinin bulunduğu işbu hizmetlerle bağlı olmadığı, markayı gören ortalama tüketici kitlesinin hiçbir özel zihni çabaya mahal vermeden doğrudan doğruya bu hizmetleri aklına getirmeyeceği; bununla birlikte “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetlerinin karakteristik özelliklerini belirten işaret niteliğinde olduğu, markada yer alan mikrofon figürünün ise bu yönden ayırt ediciliğinin bulunmadığı, markadaki “...” ibaresinin ise bu hizmetlerin dijital platformda sunulduğuna işaret ettiği, işbu hizmetler yönünden dosya kapsamı incelendiğinde kullanımla ayırt edicilik sağlama şartlarının da davacı yararına oluşmadığı; işaretin bir bütün olarak “konuşmacılara yönelik bir ajans olduğu ve işbu konuşmacıların ilgili alanda konuşma hizmetlerini dijital platformda sundukları” yönünde bir algı yaratacağı mikrofon figürünün bu algıyı pekiştirdiği, dolaysıyla başvuru markası yönünden tüketiciye sunulan hizmetin temelini oluşturan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetleri vasıf bildirir nitelikte olduğu, ayırt ediciliğinin de bulunmadığı, bu doğrultuda tanımlayıcılığı yüksek ve ayırt ediciliği bulunmayan ibarelerin çok yoğun kullanımla dahi ayırt edici kılınmalarının oldukça güç olduğu, dosya kapsamındaki delillerle de bu ibareye kullanımla ayırt edicilik kazandırıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TÜRKPATENT YİDK'nın 2021-M-24 sayılı kararının 41.01 sınıftaki \"Eğitim ve öğretim hizmetleri\" ile 41.02 \"idari hizmetler\" bakımından iptaline karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, \"...\" ibareli başvurunun reddedilen hizmetler bakımından hiçbir özel çabaya gerek olmaksızın, doğrudan düşündürüp düşündürmediği, akla getirip getirmediği, tüketicinin işareti gördüğünde kesin olarak hizmetin niteliğini tanımlayıp tanımlamadığı, zihninde birkaç seçeneğin oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, başvurudaki kelimelerin anlamlı bir bütün oluşturmadığını, bir mal veya hizmeti doğrudan çağrıştırmayan ancak imada bulunan kelimelerin tescilinin bu maddeye göre engellenmesinin mümkün bulunmadığını, müvekkilinin bu ibare ile uzun yıllar aralıksız faaliyet gösterdiğini, tüketici nezdinde tanındığını, markadaki renk ve logonun bir bütünlük arzettiğini, müvekkilinin \"... ...\" ibareli markasıyla ilgili olarak Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2021/29-281 E.-K.sayılı kararında davalının iddialarının reddedildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı ...vekili, istinaf başvuru dilekçesinde kabul edilen hizmetler yönünden dava konusu ibarenin tanımlayıcı ve vasıf bildirici olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının başvurusuna konu “... +şekil” ibareli marka başvurunun “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme” hizmetleri yönünden ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı nitelikte de bulunmadığı, söz konusu hizmetler yönünden SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesindeki mutlak ret engelinin oluşmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.\t<br>\t2-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; işlem dosyasının incelenmesinden, davacının \"...\" ibaresinin 35, 41 ve 45. sınıf hizmetlerde marka marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğu, davalı Kurum Markalar Dairesi başkanlığında markanın  41. sınıf “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri” yönünden ayırt edici olmadığı ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi uyarınca kısmen reddedildiği, davacı tarafça bu karara yapılan itirazın ise 20.01.2021 tarihli Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun kararıyla nihai olarak reddedilmiş olduğu, kararın davacı tarafa 21.01.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve eldeki davanın yasal iki aylık süre içerisinde 01.02.2021 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.    <br>\tSomut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 5/1-b maddesine göre  herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler, 5/1-c maddesi hükmüne göre ise ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak tescil edilmezler.  <br>\tBu genel açıklamadan sonra somut uyuşmazlığa dönüldüğünde; davaya konu marka bordo bir kare içerisine beyaz bir mikrofon silüeti ile yanında beyaz renkte alt alta gelecek şekilde \"...\" ve \"...\" kelimeleri ile bu kelimeleri ayıracak şekilde dikey bir çizgi ve onun yanında da \"...\" ibaresinden oluşmaktadır.  Başvurudaki \"...\" ibaresi \"konuşmacı ajansı\" anlamında  olup başvuru \"Konuşmacı Ajansı Dijital\" anlamına gelmektedir. Bu haliyle dava konusu başvuru redde konu hizmetlerde ticari kaynak belirtir şekilde ve bir bütün olarak algılanmakta ve yine bir bütün halinde marka algısı oluşturmaktadır. Öte yandan, markanın ortalama düzeydeki yararlanıcı/tüketici kitlesi tarafından hiçbir özel zihni çabaya mahal bırakmadan doğrudan doğruya davacının redde konu olan hizmetleri açısından cins, çeşit, vasıf, amaç, değer, hizmetlerin karakteristik özelliğini bildiren bir ibare olarak algılanamayacağı, yararlanıcı/tüketici bu markayı taşıyan hizmetlerle karşılaştığında bunun söz konusu hizmetleri tanımladığı, malın cinsi veya vasfını belirttiği, reddedilen hizmetleri doğrudan tasvir ettiği, karakteristik özelliklerini belirttiği şeklinde bir düşünceye varamayacağı, sonuç olarak, dava konusu ibarenin reddedilen hizmetler açısından somut ayırt edici niteliğe sahip bir işaret olduğu ve çekişme konusu işbu hizmetler için cins, çeşit, vasıf, kaynak belirtmediği sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 17.05.2023 tarih ve 2021/8730 E.-2023/3041 K. sayılı kararıyla, davacının \"... ...\" ibareli marka başvurusuyla ilgili aynı sonuca ulaşan ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Dairemiz kararı onanmıştır.   <br>\t Dava konusu başvurunun ayırt edici ve tanımlayıcı olup olmadığı hususunun, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairemizce bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Davacı tarafça YİDK kararının iptali ile birlikte, dava konusu marka başvurusunun tescili işlemlerinin devam edilmesi yönünde karar verilmesi talebinde de bulunmuştur. 6769 sayılı SMK kapsamında mahkemelere tescil isteminin kabulü ya da reddi yönünde tanınmış bir yetki bulunmamaktadır. Tescil işlemi idari nitelikte bir işlem olup Kurul kararının kabulüne bağlı doğal bir sonuçtur. Yine davacının tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemi ayrı bir dava olarak değerlendirilemez. Bu nedenledir ki, açılan davada iki ayrı talebin olduğu ve  başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik  isteminde reddedildiği gerekçesiyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemez. Dolayısıyla Dairemizce davacının  başvurunun tescil işlemlerinin devamına yönelik talebin reddine karar verilmiş, ancak bu nedenle davalı yararına yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargıtay'ın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay HGK.'nın 22.03.2017 gün ve 2017/11-78 E.-521 K.)<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu başvuru başvuru yönünden SMK'nın 5/1 (b) ve (c) maddesi uyarınca mutlak tescil engelinin bulunmaması nedeniyle davanın tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ...vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 02/09/2021 gün ve 2021/29 Esas - 2021/281 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın KABULÜ ile; YİDK'nın 2021-M-24 sayılı kararının İPTALİNE, <br>\t4-Dava konusu marka başvurusunun tescili isteminin REDDİNE, <br>\t5-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 25,500,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 47,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 22,00-TL tebligat masrafı, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.481,10-TL yargılama giderine, 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 2.599,70-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t8-Davalı ...  tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, <br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),<br>   10-Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t11-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ...vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/01/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 21/01/2024\t\t<br><br>Başkan<br><br>Üye<br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3753e774f0711b3c","SID":"93e949b545461ad1"}}