{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1776 <br>KARAR NO\t: 2023/1390<br>KARAR TARİHİ\t: 27/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2023<br>NUMARASI\t\t: ... Esas (Ara Karar )<br><br>DAVACI\t: ... -   <br>VEKİLİ\t: Av. ..., ...<br>DAVALI\t: ... - <br>VEKİLİ\t: Av. ..., ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 27/12/2023<br>YAZIM TARİHİ                   : 27/12/2023<br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/10/2023 tarihli ve ... esas sayılı dosyasından verilen ara kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın ... ... İlaç ve ... Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin kurucu ortaklarından olan ... ...'ın kızı ve mirasçısı olduğunu, şirketin kurucu ortak olarak en büyük sermayedarının müvekkilinin ailesi ve murisi olan ... grubu olduğunu, murisi ... ...'ın ölümü üzerine yerine ... ...'in eşi ... ... ...'in ... idare meclisi azası olarak seçildiğini ve ... A.Ş.'nin sürekli olarak zarar elde etme ve kar elde edememe sürecinin başladığını, bu şekilde ... İdare Meclisinde ... ailesinden 3 kişinin bir araya gelmiş olduğunu, yönetim kurulu üyesi ... ...'nun ölümü üzerine ... ...'in oğlu ... ...'in 8 Nisan 2005 tarihinde yönetim kurulu üyeliğine atandığını, yönetim kuruluna genel kurulca atanan ... ...'in şirketi temsil ve ilzamına ittifakla karar verildiğini, bu karar sonucunda ... grubundan 4 kişinin ... İdare Meclisinde imza yetkisi ile bir araya geldiğini, ... grubundan 5 kişinin ... İdare Meclisinde imza yetkisi ile bir araya gelmiş olduğunu, imzaları birlikte atmaya devam ettiklerini, şirketi uzun yıllardır yöneten ... ...'in hissedarlara kar payı bile dağıtamamışken, şirketin sürekli zarar durumda gösterilirken ve ... ...'in varislerinin en ufak bir sigorta girişi bile yapılmamış ya da iş veren konumunda olmamasına rağmen sürekli mal edinmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, şirket yönetimiyle ilgili sorunların varlığını gösterdiğini, ... ...'in yıllardır yönetiminde olan şirket kar elde edemezken, ailesi ve kendi şahsi hayatlarında gözle görülür zenginleşmelerin meydana geldiğini, şirketin iflasın eşiğine geldiğini, esas sermayenin yitirildiğini, kapalı tip aile şirketlerinde şirket ortağı olan aile bireylerinin şirket yönetiminden dışlandığını, şirketin uzun yıllar boyunca kar edemediğini, kar elde etse dahi karın ortaklara süreklilik arz edecek şekilde faaliyet dönemlerinde dağıtılmadığını, yahut eksik dağıtıldığını, şirketin yönetim kurulunun çok uzun yıllar boyunca huzur hakkını alamadığını, şirketin işletme konusu ve amacını yerine getiremez hale geldiğini, şirketin yönetim kurulu ve genel kurul gibi idari ve karar alma organlarının ortaklar arasındaki anlaşmazlıklar sebebi ile ortaya çıkan kilitlenmeler neticesinde işlevini yitirdiğini, şirket ortaklarının tasfiye payına katılma hakkı, rüçhan hakkı, hazırlık dönemi faizi, bedelsiz payları edinme hakkı gibi mali haklarının çoğunluğunun gücünü kötüye kullanması sebebi ile elde edemediğini, şirketin anonim şirket olma özelliğini kaybettiğini, belli bir grubun tekeline dönüştüğünü ve sürekli olarak zarar ettiğini, müvekkili ...'ın ... ...'ın mirasçısı olduğundan fabrikanın bulunduğu taşınmazında mirasçısı durumunda olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulunun şirket idaresini sağlayamadığını, kapalı durumda olduğunu, şirketin 18 tane ilaç ruhsatının bulunduğunu, şirketin yönetiminin bu ruhsatları da kar elde etmek adına kullanmadığını, bu durumun da şirketi zarara soktuğunu belirterek şirketin tasfiyesinin kabulüne karar verilmesini, şirket malvarlığı, arsası, taşınır ve diğer tüm taşınmazları çok değerli konumda olduğunu ve tedbir konulmadığı takdirde davadan bir sonuç elde edilmesinin zorlaşacağını, hak kayıplarının oluşacağını, davalı şirketin şüpheli işlemlerinin tehlike arz ettiğini belirterek bu nedenle şirketin taşınır ve taşınmaz mallarına ihtiyati tedbir kararının verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi'nin 09/10/2023 tarihli ara kararında özetle; bazı genel kurul toplantı tutanakları, bir kısım toplantılara ait hazirun cetvelleri, Ticaret Sicili Gazetesi'nde yapılan bazı ilanlar  dışında başka bir belge ve delil ibraz edilmediği, ihtiyati tedbir talebine ilişkin dilekçenin ekinde de herhangi bir delil bulunmadığı, ibraz edilen delillerin HMK'nin 390/3 maddesi kapsamında kanaat getirici nitelikte bulunmadığı gözetilerek tedbir talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2011 yılından beri sürekli zarar ettiğini, şirketin çalışanının bulunmadığını, dava konusu şirketin anonim şirket olmasına  karşın şirkete gelen faturaların daha çok ev faturası niteliğinde olduğunu, şirketin çalışmadığına dair karine oluşturduğunu, şirketin gayri resmi faaliyetler yaptığını, taşınmaza ihtiyati tedbir konulmamasının tehlike teşkil ettiğini, ihtiyati tedbir için haklılığa dair yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, şirketin 18 ilaç ruhsatına sahip olduğunu, bunları kullanmamasının da şirketi zarara uğrattığını, davalının şirketin kar etmesi için hiçbir şey yapmadığını, yıllardır zarar gösterdiğini, haklı yaklaşımlarının da görülmediğini, şirkete kayıtlı taşınmazın mal varlığı değerinin yüksek olduğunu, müvekkilinin dava sonunda haklı çıkması durumunda hak kaybına maruz kalabileceğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br><br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, 6102 sayılı TTK 531. maddesi uyarınca Anonim Şirketin haklı nedenle feshi istemine ilişkin olup, istinafa konu uyuşmazlık ise davalı şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebin mahkemece reddine dair ara kararın kaldırılması istemine yöneliktir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Geçici hukuki koruma türlerinden olan ihtiyati tedbir 6100 sayılı HMK’nın 389 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nın 389. maddesinde ihtiyatin tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. <br>HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. <br>Dava, Anonim Şirketin feshi istemine ilişkin olup, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin, yargılama sonucu davanın kabulü ile elde edilebilecek hakkın, tedbir yoluyla elde edilmesi sonucunu doğuracak nitelikte olması ve HMK'nın 390/3 maddesinin yaklaşık ispata yönelik koşullarının, dosyada bulunan mevcut delil durumuna göre sağlanmaması nedeniyle, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik olarak verilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 269,85.TL maktu istinaf karar harcından peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/3 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.27/12/2023<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br>...<br>Katip<br>...<br>¸e-imzalıdır\t <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4d73b96a66c941ca","SID":"d4f97de3adcde3e9"}}