{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1703 - 2024/11<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1703 <br>KARAR NO\t: 2024/11<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/279 Esas - 2022/342 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 17/01/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 19/01/2024      <br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 02.11.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün, davacının desteği (kardeşi) olan yaya ...'e %100 oranında kusurlu olarak çarparak ölmesine neden olduğunu, davacının kardeşinin desteğinden yoksun kaldığı belirtilerek, zarar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 78.693,98 TL'ye yükseltmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müteveffanın davacının tek desteği olduğu iddia edilse de, davacı vekili tarafından sunulan vekâletnameden görüleceği üzere davacının oğlunun hayatta olduğu, başkaca desteği olup olmadığı bilinmemekle mahkemece davayı kabul anlamına gelmeyerek araştırma yapılması ile davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olarak, davacının desteği-kardeşine çarparak ölümüne neden olduğu, alınan hesap raporu ile zararın hesaplandığı ve bu miktara talebin artırıldığı, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulduğundan temerrüt tarihinden itibaren ve sigortalı aracın hususi olması dikkate alınarak yasal faizden davalının sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle; “Davanın kabulü ile 78.693,83 TL'nin 28.02.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya kardeşi müteveffanın desteklik koşullarının ispatlanmadığını, davanın reddi gerektiğini, tazminat hesabının ZMMS genel şartlarına göre 1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, kamu düzenine aykırılıklar resen gözetilerek, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t6098 sayılı TBK'nın 53. maddesi gereğince, ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişiler bu sebeple uğradıkları kayıpları zarar sorumlularından talep edebilirler. Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların, desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir. Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse TBK'nın 53. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir.<br>\tAncak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir. Hukuk Genel Kurulu'nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 412 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi; destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır. O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür. Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. <br>\tKardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 364/1. maddesinde \"Herkes, yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olan üstsoyu ve altsoyu ile kardeşlerine nafaka vermekle yükümlüdür.\" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise \"Kardeşlerin nafaka yükümlülükleri, refah içinde bulunmalarına bağlıdır.\" düzenlemesine yer verilmiştir. TMK'nın 364. maddesi hükmüne göre, kardeşlere nafaka vermekle yükümlülükte, desteğin refah içinde olması ve destek tazminatı talep eden kardeşin de yardım edilmediğinde yoksulluğa düşeceğinin ispat edilmesi durumunda kardeş destek tazminatı talep edebilir. TMK’nın 6 ve HMK’nın 190. maddesi gereğince müteveffanın kardeşi davacıya eylemli olarak destek olduğunun ispat yükü davacıya aittir. <br>\tSomut olayda; dosyada mevcut sosyal ve ekonomik durum araştırmasından ve tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere, davacının 1933, müteveffanın 1944 doğum tarihli oldukları, olay tarihinde (02/11/2017) davacının 84 yaşında, müteveffanın 76 yaşında oldukları, tanık beyanlarına göre davacının eşinin 2006’da ölümü sonrasında hiç evlenmemiş olan müteveffa ile aynı evde (babalarından kalma evde) birlikte yaşadıkları, davacının eşinin ölümü nedeniyle aldığı maaş (1.800TL) ile babasının ölümü nedeniyle yetim maaşı (1.800TL) ve kira geliri (600TL), üzerine kayıtlı iki dairesi ve reşit iki çocuğunun bulunduğu, kızının da emekli olup aylık 2.100 TL maaşının bulunduğu, müteveffanın ise babasından kalma maaşının bulunduğu, ikisinin bu maaşlarla babadan kalan evde oturup ortak geçindikleri anlaşılmışsa da davacı kardeşin, ölenin desteğine ihtiyaç halinde olduğu, ölen yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşeceği, bakıma muhtaç hale geleceği, ölenin kardeşine düzenli ve eylemli maddi anlamda bir katkısının bulunduğu, fiilen destek olduğu ve müteveffanın refah içinde olduğu hususları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\tI-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 10. Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 12/05/2022 tarihli, 2020/279 Esas – 2022/342 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> \tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1-İspatlanamayan davanın REDDİNE<br>\t2-Harçlar kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplam 1.381,22 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 953,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,<br>\t3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Davalı tarafça ilk derece mahkemesinde yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>\t5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT’nin 13/4 maddesi gereğince 17.900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>\t6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>\tIII-İstinaf eden davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 270,70 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ee70f185be012b4","SID":"d187a4273af45992"}}