{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ARA KARAR TARİHİ: 08/11/2023<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 04/01/2024<br><br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacılar vekili, dava konusu Antalya Genel İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasına konu, keşidecisinin muris .... , lehtarı ... olan 15/08/2015 keşide tarihli, 14/01/2021 vade tarihli, 10.000.000,00.-TL bedelli kambiyo senedinin taraflarına ilişkin olarak keşidecinin 14/04/2021 tarihinde vefat ettiğini, Demre Sulh Hukuk Mahkemesinin .... esas.... karar sayılı ilamı uyarınca ... nın mirasçıları olarak ..., ..., ..., .... , ..., ...., ..., ... ve ...'nın tespit edildiğini, murisin eşi kendinden önce vefat etmesi sebebiyle mirasçıları olan çocukları olduğunu, lehtar ...'in murisin oğlu .... ile çok yakın arkadaş olduğunu, davacılar hakkında Antalya Genel İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bononun borçlu hanesinde ise davacıların miras bırakanı olan vefat eden babaları olduğunun görüldüğünü, müvekkillerine gönderilen ödeme emrinde bononun düzenleme tarihinin 15/08/2015 olduğunu, vade tarihinin 14/01/2021 olduğunu, 10.000.000,00.-TL bedelli olduğunun şeklinde açıklama yazıldığının görüldüğünü, bono da bulunan imzanın vefat eden babalarına ait olmadığını, bononun sahte olarak üretildiğini, bonodaki iki imzanın birbirinden farklı olduğunu, bono metninde bulunan yazıların muris ... ya ait olmadığını, birden fazla el ürünü yazılar olduğunu, farklı zamanlarda doldurulduğunu, sahte üretilen bononun düzenleme tarihlerinde de tahrifat yapıldığının açıkça görüldüğünü, bononun zorunlu unsurlarından birisinin tanzim tarihinin olması gerektiğini, dava konusu bonoda ise tanzim tarihinde açık bir tahrifat olması nedeniyle kambiyo niteliğinin bulunmadığını, bono da tediye tarihinin de yazıldığını, yazımda tahrifat yapıldığını, rakamların ne olduğunun belli olmadığı gibi ortadaki rakamda da tahrifat yapıldığını, murisin ödeme emrinde yazılı bulunan düzenleme tarihinde yardım ve bakıma muhtaç olduğundan hiç Antalya'da bulunmadığını, bononun düzenleme tarihinin 2015 yazılı olmasına rağmen damga pulu olduğunu, bonolara pul yapıştırma zorunluluğunun 07/08/2003 tarihinde..... sayılı resmi gazetede yayımlanması ile kaldırıldığını, bononun düzenleme tarihi olan 2015 yılında murisin 93 yaşında olduğunu, sağlık sorunları sebebiyle evinden çıkamadığını, bononun miktarı itibari ile de 2015 yılında böyle bir bedel ile borçlanmasının mümkün olmadığını, 93 yaşında bakıma muhtaç bir kişinin bu bedel bir bono imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, murisin 99 yaşında vefat ettiğini, çok uzun süre boyunca yaşlanmaya bağlı unutkanlık başladığını, evinde bakıma muhtaç bir kişi olduğunu, ancak sağlık kuruluşundan alınan bir doktor raporu bulunmadığını, bononun metninde yazılı adresinde 2021 yılının haziran ayında bakanlık tarafından başlatılan adres güncelleme çalışmaları sonucunda sokak numarası olan \"..... Sokak\" olarak belirlendiğinin düşünülmesi halinde bononun sahte üretildiğinin anlaşıldığını, bonoda bulunan adresi murisin dahi bilmediğini, böyle bir bedel yazılı bono ancak zorlama, tehdit, aldatma, gabin ile elde edilebileceğini, murisin böyle bir ekonomik durumunun olmadığını, davalının mali içtimai durumunun bu miktar borç alacak ilişkisine girmeye müsait olmadığını, açık bir muvazaa söz konusu olduğunu, bono metninde bedel kaydının da yazılı olmadığını, senedin bedelsiz olduğunu, HMK 209 maddesi uyarınca gerekli tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğunu belirterek telafisi zor zararların önüne geçilebilmesi, bedel itibari ile davacıların maffına sebebiyet vereceğinin bildirilerek bono keşidecisi görünen muris ... nın tanzim tarihinde bulunduğu yaşının 93 olması, vefatından önce bakıma muhtaç yatağa bağımlı hali, imzanın da murise ait olmadığı, bono bedelinin fahiş olmasının değerlendirilerek Antalya Genel İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasının teminat aranmaksızın tedbiren durudurulmasına, aksi kanaatte halinde;  İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine yatacak paranın huzurunuzdaki davadan verilecek karar kesinleşinceye kadar, alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece 08/11/2023 tarihli ara karar ile;  davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi yönünden tüm dosya kapsamına göre kısmen kabulü ile dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğundan İİK'nun 72/3. madde gereğince ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına yönelik talebinin reddine; ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebileceği gözetilerek; Antalya Genel İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına istinaden dava değeri olan 14.376.164,38.-TL'nin %15'ine karşılık gelen 2.156.424,66.-TL nakdi veya kesin süresiz sınırlamasız banka teminat mektubu ibrazı halinde davacı yönünden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. <br>Karara karşı, davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilleri hakkında Antalya Genel İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak bononun borçlusunun müvekkillerinin miras bırakanı olan ve 14/04/2021 tarihinde 99 yaşında vefat eden babaları olduğunu, bononun düzenleme tarihinin 15/08/2015 vade tarihinin 14/01/2021 senet bedelinin 10.000.000,00 TL olduğunu, bonodaki imzanın müvekkillerinin babasına ait olmadığını, hatta bonodaki iki imzanın dahi birbirinden farklı  olduğunu, bu imzaların ve yazıların murise ait olmadığını, bononun sahte olarak üretildiğini, tanzim tarihinde tahrifat yapıldığını, bu sebeple kambiyo niteliği bulunmadığını, tediye tarihinde de  tahrifat yapıldığını, hatta rakamların ne olduğunun belli olmadığını, Yargıtay'ın tediye tarihi ile ilgili önüne gelen uyuşmazlıklarda tediye tarihi kısmında yazılı tarihin bonoda yer alan düzenleme veya vade tarihi ile aynı olup olmamasına göre farklı sonuçlara ulaştığını, bonoda farklı düzenleme, vade ve tediye tarihlerinin bulunması halinde bonoda yer alan tediye tarihini vade tarihi olarak yorumlayarak bonoda çift vade olduğuna ve bononun kambiyo senedi niteliğini kaybettiğini, müvekkillerinin murisinin ödeme emri yazılı bulunan düzenleme tarihinde yardım ve bakıma muhtaç olması nedeniyle Antalya'da hiç bulunmadığını, dolayısıyla böyle bir akdetmesinin, yüksek bir bedel ile borçlanmasının mümkün olmadığını, düzenleme tarihi itibariyle 93 yaşında bakıma muhtaç bir kişinin bu bedel bono imzalamasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kaldı ki murisin çok uzun süre yaşlanmaya bağlı unutkanlığı başladığını, bononun düzenleme tarihinde sağlık kuruluşundan alınmış bir doktor raporu bulunmadığını, yapılacak imza incelemesi sonucunda senetteki imzanın murise ait olmadığının tespit edileceğini, kaldı ki imzanın murise ait olduğu kabul edilse dahi yardıma ve bakıma muhtaç durumda 100 yaşına yaklaşmış bir kişinin neyi, niçin imzaladığını bilebilmesinin mümkün olmadığını, yine aksi düşünülse dahi senedin böylesi yüksek bir miktarda düzenlenmesinin ancak zorlama, tehdit, aldatma, gabin ile sağlanmış olabileceğinin açık olduğunu, bono metninde bedel kaybının yazılı olmadığını belirterek, HMK'nın 309. maddesi uyarınca gerekli tedbirlerin alınması, takibin teminat aranmaksızın durdurulması, bu talebin uygun görülmemesi halinde İİK'nın 72/3. maddesi bağlamında icra veznesine yatacak paranın huzurdaki davanın  nihai kararın kesinleşmesine kadar alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davacı vekilinin takibin durdurulmasına yönelik talebinin reddine, İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca dava değeri olan 14.376.164,38-TL'nin %15'ine karşılık gelen 2.156.424,66.-TL nakdi veya süresiz kesin banka teminat mektubu karşılığında Antalya Genel İcra Dairesinin ..... esas sayılı takip dosyasında bulunan icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,  HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına  göre; davacılar vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacılar vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-f. maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.04/01/2024<br>\t\t\t\t<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e72104027e473eed","SID":"1d309dfbca65104f"}}