{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1683 <br>KARAR NO: 2023/2386<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 20/01/2021<br>NUMARASI: 2018/1129 Esas - 2021/38 Karar<br>DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 21/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 24/07/2018 tarihinde ...'ya ait ve onun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın temlik eden ...'ya ait ve müvekkilininsevk ve idaresinde olan ... yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mağdur, davalı ... A.Ş.'ye kazaya sebep olan ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla husumet yöneltildiğini, davalının 08.09.2017-08.09.2017 tarihleri arasında geçerli olan ... poliçe no'lu \"Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası\" ile ... plakalı aracın sigortasını üstlendiğini, temlik edene ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafının, Almanya'da bulunan ... GmbH tarafından düzenlenen 14.08.2018 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dahil 1.813,55 EUR olarak tespit edildiğini,  davalı zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorunda olduğunu beyan ile, fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla haklı davanın kabulünü, 1.813,55 EUR maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüde düştüğü 09.11.2018 tarihinden itibaren yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; başvuru konusu trafik kazası nedeni ile müvekkili şirkete 26.10.2018 tarihinde davacı tarafından hasar tutarı talebinde bulunulduğunu, yapılan talebe istinaden ... numaralı hasar dosyası açıldığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia adilen ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından 08.09.2017-2018 tarihlerini kapsayan Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalandığını, müvekkili sigorta şirketin sorumluluğunun, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti olan 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, taraflarına yapmış olduğu başvuru talebinin ekinde, taraflarınca talep edilen, zararı hesaplamalarına zemin oluşturacak belgeleri eklemediği ve taraflarını sürüncemede bırakma kastı ile hareket ettiğini, söz konusu eksiklik hak sahibi tarafından tamamlanmadığı sürece başvurunun yapılmamış sayıldığını, somut olayda ise, taraflarına başvuran hak sahibi adına ...  başvuruda bulunduğunu ve başvuru dilekçesi ekinde zararın hesaplaması yapılabilecek evrakların paylaşmadığını, davacı vekiline, eksik evrak yazısı ile onarım faturaları, hasar ekspertiz raporu vb. evrakları göndermeleri istenmişse de, davacı taraftan dönüş sağlanmadığını, gerekli belgelerin gönderilmediğini, bu sebeple inceleme yapılamadığını ve tutar belirlenemediğini, usulüne uygun olarak yapılmayan başvuru sebebi ile ilgili davanın usülden reddinin gerektiğini, davacı taraftan istemiş oldukları evrakların taraflarına gönderildiği tarih, faiz başlangıç tarihi ve 15 günlük cevap verme- ödeme süresinin başlangıç tarihi olması gerektiğini, davacı tarafın, araçlarının onarımının KDV dahil 1.813,55 Euro'ya sağlanacağını, beyan etmişlerse de kazanın oluş şekli, aracın hasar fotoğrafları ve durumu incelendiğinde bu tutarın fahiş olduğunun görüldüğünü, davacı tarafından alınan tek taraflı eksper raporuna itibar edilmemesi gerektiğini, aracın onarım maliyetinin bilirkişi marifeti ile tespit edilmesini, davacıya ait aracın kaskosu bulunup bulunmadığı, kaskosu var ise zararın kasko şirketi tarafından karşılanıp karşılanmadığının araştırılması gerektiğini, ibraz edilen hasar ekspertiz raporunun 21.09.2017 tarihli olduğunu, müvekkili şirkete yapılan ihbarın ise 13.11.2017 tarihli olduğunu, yani müvekkili sigorta kuruluşuna başvuru yapılmadan önce davacı tarafından ekspertiz görevlendirmesi yaptırıldığını Sigorta Eksperleri Atama Yönetmeliğinin 4/1e aykırı olarak müvekkili şirkete başvuru yapılmadan eksper ataması yapıldığından, müvekkili şirketin hasarı yönetim ve iskontolu yedek parça tedarik hakkı elinden alındığını, bu sebeple bilirkişi tarafından yapılacak hesaplamalarda yedek parça ve işçilik ücretlerinde iskonto uygulanması gerektiğini, davacıya ait aracın onarım faturaları bulunmadığından, araç onarılmış ise davacının, taraflarına müvekkili sigorta şirketi adına düzenlenmiş yansıtma faturası ibraz etmediğinden, hasar tutarına ilişkin KDV talebinin reddinin gerektiğini, K.T.K'nın tazminatın biçimi ile ilgili Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiil hükümlerine atıf yaptığı ve Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil sorumluluğunda uygulanacak faiz türünün yasal faiz olacağını, ayrıca müvekkili şirketin işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğu dikkate alındığında, davacı tarafın faiz isteminin de haksız olduğunu belirterek, davanın reddine,  karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile; 1.813,55 Euro nun 09/11/2018 tarihinden itibaren yabancı para cinsinden devlet bankalarında açılacak 1 yıl vadeli mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindekiTürk Lirasının kur karşılığı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" dair karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Sigorta alacağının temlik edilemeyeceğini, davacı tarafın taraf ehliyeti bulunmadığını, 28 Temmuz 2020 Tarihinde Resmi Gazetede Yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun İle  sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da hesaptan talep edilecek tazminat alacağının 3. bir kişiye temlik edilemeyeceğinin açıkça belirtildiğini,  davacının zararının, haksız fiil tarihinde ve memleket parası üzerinden gerçekleştiğinin kabulü ile olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk parasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması gerekirken euro üzerinden hüküm kurulmasının kanuna aykırı olduğunu, itirazlarının reddi halinde; olay günündeki yabancı para üzerinden saptanan zararın Türk Parasına çevrilmesi suretiyle hüküm kurulması gerektiğini, eğer TBK haksız fiil hükümleri gereği dosya incelenecek ise TBK md.50 haksız fiil hükümleri gereği zarar gören, zararını ispat yükü altında olup başvuran tarafından somut deliller ile ispatlanamadığından başvurunun reddi gerektiğini, zarar görenin, makul tedbirler almak suretiyle kendi davranışı ile kaçınabilecek olduğu bir zararın tazminini zarar verenden talep edemeyeceğini, davacı taraf aracını kendisi yaptırmaya diretmeyip, müvekkili şirket ile koordineli şekilde yaptırmış olsaydı yedek parçalar orijinal tedarik edilecek ve işçilik ücretileri daha makul olacağını, müvekkil şirkete ihbar etmeden işlemleri sonlandırmış olan başvuran tarafın zararın artmasına kendisi neden olduğunu, tüm bu nedenlerle davacının dava açma hakkı olmadığından husumet yokluğundan davanın reddini talep ettiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 24/07/2018 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına uğrayan davacının kullandığı aracın Almanya menşeyli ... marka/tip araç olduğu, bilirkişi raporuna göre  dava konusu araca arkadan çarpan ... plaka sayılı motosiklet sürücüsü dava dışı ...  %100 kusurlu olduğu, şeridini takiben seyir halinde olan ve dönüş yapmak isteyen davacı sürücünün kusursuz olduğu anlaşılmıştır.Alacağın temlik tarihi 03/10/2018 , dava tarihi 29/11/2018 olup , temlik yasağına ilişkin hükmün 28 Temmuz 2020 Tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile düzenlendiği, davanın bu değişiklikten önce açıldığı anlaşılmakla husumete ilişkin istinaf yerinde bulunmamıştır.Kaza yeri Türkiye olsa bile yurtdışında kayıtlı aracın meydana gelen kaza nedeniyle tamir ettirilmeden yurtdışına götürülmesi halinde, tamir bedelinin yurtdışındaki malzeme ve işçilik fiyatları ile değerlendirilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Davacı taraf bu açıdan aracını Türkiye' de tamir ettirmeye ya da Türkiye koşullarındaki hasar bedeli ile tazmine zorlanamayacağından davalılar vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 18.6.2013 tarih, 2013/8078 Esas ve 2013/9341 Karar sayılı kararı).Davacı tarafından yurt dışında aracın tamirine ve KDV ödendiğine ilişkin fatura sunulmamış olsa bile yurt dışı tamirinde ekspertiz raporuna göre  KDV ödeneceği   belli olduğundan, davalı gerçek zarar miktarı ile sorumlu olduğundan KDV'ye hükmedilmesinde, yabancı para birimi tazminatına hükmedilmesine ve  3095 sayılı yasanın 4a maddesi uyarınca temerrüt faizi uygulanmasında isabetsizlik görülmemiştir.Mahkemece hükme esas alınan  25/11/2019 tarihli bilirkişi raporunda ... plaka sayılı aracın hasar fotoğraflarına göre arka muhtelif kısımlarında hasar oluştuğu, parça, malzeme kalemlerinin (arka tampon ve tampon üzerindeki hasarlı parçaların değiştirilmesi) olabileceği, kaporta, boya ve diğer işçiliklerin yapılabileceği, dosya kapsamındaki mevcut verilere göre yapılan değerlendirmede; hasarlı araç ile ilgili 14/08/2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler, hasar fotoğrafları, aracın yaşı(2017 model), km'si(41997) ve hasarın şekli ve niteliği de dikkate alındığında, aracın yurt dışında onarılması durumunda belirtilen parça/malzeme tutarı, kaporta ve boya işçilik tutarları (KDV hariç) 1.523,99 EUR olarak hesaplanmış olup, yurt dışı tamir ve rayiç bedelleri de dikkate alınarak ödeme tarihi itibariyle toplam hasar tutarının KDV dahil 1.813,55 EUR olabileceği, hesaplanan bu tutarın hasar durumuna ve dosya kapsamına uygun - olabileceği değerlendirildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu teknik verilere göre hazırlandığı anlaşılmakla hükme alınarak açıklanan gerekçe doğrultusunda karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  730,05 TL harçtan peşin alınan 182,5‬0 TL harcın mahsubu ile bakiye 547,55 TL harcın davalı ... A.Ş. Den tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.21/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9387ec4d904b81d","SID":"5da50878b6ae860e"}}