{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2021/1759 <br>KARAR NO: 2023/2342<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 13/04/2021<br>NUMARASI: 2020/332 Esas - 2021/260 Karar<br>DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin 17/08/2019 tarihinde ...' e ait ... plakalı, ... seferini yapacak olan otobüse bindiğini, şoförün davalı ..., sahibinin davalı ..., işletenin davalı ..., sigortacısının davalı ... A.Ş. olduğu, Biga otogarından çıktıktan sonra yüksek hızla ilerlediğinden yağışlı havanın etkisi ile su birikintisine girip direksiyon hakimiyetini sağlayamaması neticesinde kaza yaparak otobüsün refüje çarptıktan sonra yan yatarak bir süre bu şekilde kayarak ilerlediğini, 27 yolcunun yaralanıp 1 yolcunun hayatını kaybettiğini, sürücünün 82 km/saat hıza çıktığını, diğer yolcuların davalının aracı hızlı kullandığını ve olay esnasında yavaş diye bağırdıklarını ifade ettiklerini, müvekkilinin yaralandığını, otobüsün camından fırlayarak ağır şekilde yaralandığını, 29 haftalık hamileliğinin risk altına girdiğini, kafasından yaralandığını, kaburga kemiğinin kırıldığını, hamile olması nedeniyle gerekli ameliyatları olamadığını, uzun bir tedavi süreci geçirerek karnındaki bebeği ile birlikte iyileşmeye çalıştığını, yaklaşık 9 gün yatarak, 9 gün ayakta tedavi olduğunu, psikolojik olarak etkilendiğini belirterek  fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 25.000,00 TL manevi,  hastane masraflarına ilişkin olarak 540,00 TL maddi tazminat bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle: Dava öncesinde müvekkili şirkete hiçbir başvuruda bulunulmadığını, dava şartının yerine getirilmediğini, sorumluluğun sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, teminatın kişi başına 360.000,00 TL olduğu, manevi tazminat ve tedavi gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, davacının müterafik kusurunun bulunup bulunmadığının tespitinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: ... plakalı aracın müvekkili şirkete ait olmakla birlikte işleteni olmadığını, Çanakkale ... Noterliğinin 17/01/2019 tarihli taşıt kira sözleşmesi uyarınca davalı ... Tic. Ltd. Şti.' ye  taşıma yetki belgesi süresi dolana kadar kiralandığını ve yetkilendirildiğini, müvekkilinin tazminat sorumluluğunun bulunmadığını, KTK 78.maddesi uyarınca emniyet kemeri kullanılmasının zorunlu olduğunu, emniyet kemerinin takılı olmadığını, kaza sonrasında araçtan fırladığını, fiziksel zararların bu fırlamanın etkisiyle gerçekleştiğini, emniyet kemerinin takılı olası durumunda zararların belki de hiç gerçekleşmeyeceğini, kusur oranına göre tazminatın takdir edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, aracın malikinin ...Ltd.Şti., şoförün ..., sigortalayanın ... A.Ş.olduğunu, müvekkili şirketin aracın işleteni konumunda olduğunu, imzalamış olduğu sözleşme kapsamında taşıma işlemini ...Ltd.Şti.'nin hesabına yapıldığını, sigortaların araç maliki tarafından yaptırılmasının gerektiğini, kasko, ZMMS ve diğer sigortaların araç maliki tarafından yaptırıldığını, dolayısıyla ... A.Ş.'nin manevi tazminat bakımından araç maliki ile birlikte sorumlu olduğunu, sürücünün hiçbir kasti hareketinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde davalı müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \" Maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL manevi tazminatın 17.08.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ... Ltd. Şti.'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, davalılar ...orta ve ...Ltd. Şti'ye yöneltilen manevi tazminat davasının reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili ve davalı ... Tic.Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Gerekçeli kararda maddi tazminat taleplerinin reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesince makbuzların açıklanması için süre verilse ya da Hastaneye yazı yazılarak bu makbuzların hangi tedaviye, neye ilişkin olduğuna dair müzekkere yazılsa zaten söz konusu tedavilerin müvekkilin geçirdiği trafik kazasıyla ilgili olduğu ortaya çıkacağını, yeterli araştırma yapılmaksızın maddi tazminat taleplerinin reddedilmesi hatalı olduğunu, hükmedilen tazminat miktarı çok düşük olduğunu, Yerel mahkemece verilmiş olan kararda manevi tazminat taleplerinden araç maliki ...’ın sorumlu olmayacağını, zira aracı uzun süreli şekilde davalılardan ... kiralamış olduğu belirtildiğini, müvekkili tarafından işbu dava açılırken davalılar arasında ne çeşit bir ilişki olduğu bilinmeyeceğini, uzun süreli kiralama sözleşmesi nedeniyle karşı taraf lehine verilen vekalet ücretinin kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Davalı ... Tic.Ltd.Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Öncelikle araç maliki ... Tic. Ltd. Şti. müvekkil şirketin aracın işleteni konumda olduğunu, şirket ile imzalamış olduğu sözleşme kapsamında taşıma işlemi bu şirketin kendi hesabına çalıştığını bu yüzden vekil eden firma açısından iş bu dava, dava şartı yokluğundan reddedilmesi  gerektiğini, kasko, zorunlu trafik sigortası ve diğer sigortalar araç maliki olan ... Ltd. Şti. tarafından yaptırıldığını, aracı sigortalayan ... Sigorta Şirketi poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde bu genel şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlü olduğundan dava konusu tazminatların muhatapları araç maliki ve sigorta şirketi olacağını, bu noktada vekil eden şirketin bir sorumluluğu gündeme gelmeyeceğini, manevi tazminat klozu, kasko poliçesi ile teminat altına alındığını, bu sebeple; kusurlu aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile kusurlu araç şoförü ve araç maliki, mağdur ya da müteveffanın desteğini kaybedenlere karşı müşterek ve müteselsil manevi tazminat hususunda sorumlulukları bulunduğunu, trafik kazasına karışan aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (Trafik Sigortası) veya poliçe kapsamına göre İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası (Kasko Sigortası) hangi sigorta şirketi tarafından yapılmışsa, o sigorta şirketi de ölüm, yaralama veya diğer zararlardan sorumlu olacağı KTK m.91'de açıkça ifade edildiğinin kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı ... talep etmiş olduğu 25.000,00 TL ve İstanbul 2. Ticaret Mahkemesi'nin 15.000,00 TL manevi tazminata hükmetmesi manevi tazminatın genel amacı ile bağdaşmayacak kadar yüksek takdir edilmiş bulunduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dosya kapsamından, 17/08/2019 tarihinde davacının yolcu olduğu otobüsün tek taraflı kazası sonucu yaralanması nedeniyle tedavi gideri ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmaktadır.KTK'nın 3. maddesinde, \"İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un  85/1. maddesine göre \"Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. \" maddenin son fıkrasına göre ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.\" İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay  17. Hukuk Dairesinin  28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Dosyada mevcut davalılar arasında yapılan kira ve devamındaki sözleşmede yetki belgesi süresince kira sözleşme süresi belirlendiği araç malikinin kazalarda, sigorta şirketinin karşılamadığı tazminatlardan ve yolcuların gideceği yere güvenle gitmesine kadar sorumlu olduğu belirtilmekle, aracın maliki olan davalı  ... Tic. Ltd. Şti. sorumluluğuna karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.KTK'nın  85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalı  ...Tic.Ltd.Şti. Vekili istinaf dilekçesinde aracın ZMSS ve kasko poliçesi bulunduğunu, bu nedenle  zararın  sigorta şirketinden ve aracın malikinden tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiştir. Yukarıda belirtilen KTK'nın 85 ve 91. maddelerindeki düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumludur. Zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalı zarara sebebiyet veren aracın işleteni  olduğuna göre aleyhine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. 13.02.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak 25.2.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun'un 59.maddesi ile 2918 sayılı KTK'nın 98.maddesinde yapılan değişiklikle \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı...\" hükmüne yer verilmiş; 6111 Sayılı Yasanın Geçici 1.maddesinde de \"Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin de SGK tarafından karşılanacağı...\" hükmü getirilmiştir.2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa Güvence Hesabı ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı ilamı).Davacının  tedavi gideri konusunda doktor bilirkişiden rapor alınmadan davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle mahkemece yapılması gereken, tedavi giderlerine ilişkin faturaların davacının yaralanması ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı, hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda SUT kapsamında bir değerlendirme yapılmaksızın kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa kapsamında kalan tüm belgesiz tedavi giderlerinden davalı işletenin sorumlu olacağı dikkate alınarak  rapor alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesidir. Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın \"manevi tazminat\" başlıklı 56/1.maddesine göre,\" Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. \"Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, kaza tarihi, davacının uğradığı zararın kapsamı, bedensel zararlarda yaralanmanın mahiyeti, maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, iyileşme süresi, davalıların sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Eldeki davada, Mahkemece davacının yaralanması nedeniyle yaralanmanın mahiyeti, yaralanmanın geçici ya da kalıcı mı olduğu,  maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı, iyileşme süresi konularında hiçbir inceleme yaptırılmadan ve rapor alınmadan karar verilmiştir. O halde Mahkemece;  meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı iddia edilen davacının yaralanmasının mahiyeti, maluliyet oluşmuş ise  geçici ya da kalıcı mı olduğu, kalıcı maluliyet oluşmuş ise maluliyet oranı ve iyileşme süresi  konusunda ATK 'dan yada üniversitelerin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre bilirkişi rapor alınması ile tarafların mali ve sosyal  durumları ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirilerek somut olaya uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Davacı vekili dava dilekçesi ile, davalı şirketlerin kazaya sebebiyet veren aracın malik ve işleten olduklarını belirterek dava açtığı, ancak mahkemenin kabulüne göre,  gerekçeli kararda davalının işleten sıfatının bulunmadığından sorumluluğuna karar verildiğinden davalı malik şirket için lehine hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı olduğu gibi vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı ... Tic.Ltd. Şti. vekili vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacı vekili ve davalı ... Tic.Ltd. Şti. vekili vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı vekili ve davalı ... Tic.Ltd. Şti. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb424581c93ce073","SID":"fd53d206c261044c"}}