{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2022/795 Esas - 2022/1410<br>TÜRK MİLLETİ ADINA\t<br>\tT.C.<br>\tBURSA<br>2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br><br>ESAS NO\t: 2022/795 Esas<br>KARAR NO\t: 2022/1410<br><br>HAKİM\t: ...<br>KATİP\t:...<br><br>DAVACI \t: ... BURSA TARIM HAYVANCILIK PEYZAJ ÇEVRE İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ..... <br>VEKİLİ\t: Av. ..... - [16396-93561-......] UETS<br>DAVALI \t: ... GIDA İNŞAAT TARIM ÜRÜNLERİ TURİZM SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ..... [25959-10882-...] UETS<br>VEKİLLERİ\t: Av..... - [16369-63445-....] UETS<br>\t  Av...... - [16319-13737-....] UETS<br>DAVA\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/07/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 15/12/2022<br>KARAR YAZIM TARİHİ \t: 19/12/2022<br>Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>DAVA;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline Hal Rüsum alacağından kaynaklı borcu olup, davalı bu borcunu ödemediğini bunun üzerine müvekkil icra takibi başladığını davalı borçlunun, Bursa 6. İcra Müdürlüğü’ nün 2022/... sayılı dosyası ile aleyhine yürüttüğümüz  1.005,68-TL miktarındaki (asıl alacak) icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine itirazı üzerine takibin durdurulduğunu Bursa 6. İcra Dairesi'nin 2022/... E. sayılı dosyası ile yürütülen takipte; davalı borçlunun tüm itirazlarının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, borçlu aleyhine itiraz olunan alacağın %20’sinden az olmamak kaydı ile icra inkâr tazminatına hükmedilmesine,  yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: <br>Davali vekilinin cevap dilekçesini özetle; takibe ve davaya konu belgelerin müvekkil şirkete tebliğ edilmemesi yönünden davacı tarafça her ne kadar müvekkil şirketten hal rüsum alacağından kaynaklı alacaklı olduğu beyan edilmişse de; ne ödeme emrinin ekinde ne de dava dilekçenin ekinde takip dayanağı olarak herhangi bir belge ve tebliğ bilgisi sunulmamıştır. 2. tarafımıza herhangi bir tebliğ yapılmaması nedeniyle uğradığımız hak kaybı yönünden her ne kadar müvekkil şirket aleyhine cezalı hal rüsum tutanağına dayalı olduğu iddia edilerek  bir icra takibi başlatılmışsa da, müvekkil şirkete iddia edilen cezalı hal rüsum tutanağı hiçbir şekilde ulaştırılmaması nedeniyle müvekkilin ciddi bir hak kaybı da mevcut olduğunu şöyle ki, cezalı hal rüsum tutanakları ciddi şekil şartlarına bağlı tutanaklar olup bu şekil şartlarına uyulmadığı takdirde cezalı hal rüsum tutanaklarına dayalı olarak gönderilen ödeme emirlerinin yahut doğrudan cezalı hal rüsum tutanaklarının iptali söz konusu olduğunu davanın reddine, davacı tarafın alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>KANITLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:<br>Dava; İİK 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Davacı tarafından hal rüsum alacağına dayalı olarak ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde borca itiraz etmiştir.<br> “Sebze ve Meyveler ile Yeterli Arz ve Talep Derinliği Bulunan Diğer Malların Ticaretinin Düzenlenmesi” hakkındaki 5957 sayılı  Kanuna bağlı olarak yayımlanan yönetmeliğin 23/3. maddesi ile tahakkuk eden rüsum bedelini ödemediğini davacı iddia etmektedir.<br>Bilindiği üzere 5957 sayılı Kanun'un 10/5. maddesine göre “Değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda, hal hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar ilam hükmündedir. Bu kararlar 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirilir. Taraflar, bu kararlara karşı on beş gün içinde hal hakem heyetinin bulunduğu yerde ticarî davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine itiraz edebilir. İtiraz, hal hakem heyeti kararının icrasını durdurmaz. Ancak, talep edilmesi şartıyla hâkim, hal hakem heyeti kararının icrasını tedbir yoluyla durdurabilir. Hal hakem heyeti kararlarına yapılan itiraz üzerine asliye ticaret mahkemesinin vereceği karar kesindir”.(Yargıtay 4. HD. 2016/1327 E.- 2017/6707 K., 2014/13512 E.- 2015/11659 K.,2016/7484 E.-2018/1786K.)<br>\tAnılan yasal düzenlemelere göre; değeri elli bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda hal hakem heyeti kararlarına karşı yapılacak itirazı inceleme görevi olarak hal hakem heyetinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesine aittir. Dolayısıyla yasa hükmü gereği davacının öncelikle elli bin Türk Lirası altındaki uyuşmazlık için hal hakem heyetine başvurusu zorunludur ve dava şartıdır. Bu itibarla hal hakem heyetine başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından davalı lehine kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M                      : Yukarıda açıklanan nedenlere,<br>1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine, <br>2-Davalı lehine kötü niyet tazminat koşulları oluşmadığından reddine, <br>3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL nispi karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca alınmasına yer olmadığına,<br>4-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca  1.320,00 TL  zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydına,<br>5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca 7/2 ve 13/1. Maddesi uyarınca nispi olarak hesaplanan 160,90 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>7-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine<br>Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, dava konusu uyuşmazlığın miktarı dikkate alınarak HMK 341.  Maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verildi. 15/12/2022        <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br> <br> <br>Hakim ..<br> e-imzalıdır.<br><br><br><br>                                   <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff83422d41190f53","SID":"931d7211e5b42277"}}