{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/1009 <br>KARAR NO: 2024/75<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/01/2023<br>NUMARASI: 2016/1293 E - 2023/83 K<br>DAVANIN KONU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİH: 16/01/2024\t<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davalı şirketin Pendik/Merkez ... Mah. ... Sk.No:... İstanbul adresindeki işyerinde kurulu ... sayılı tesisat için 02.07.2010 tarihinde müvekkili şirket ile akdetiği \"Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satı Sözleşmesi\" ile abonesi olduğunu, sözleşmenin davalı şirketin Bakırköy ... Noterliği'nin 29.12.2009 tarih ... Y. sayılı vekaletnamesi ile yetkili kılınan ... tarafından imzalandığını, davalının anılan ... sayılı tesisattan elektrik kullandığını, halihazırda davalının anılan tesisat için müvekkili kuruluş nezdinde ... nolu sözleşme hesabı ve ... nolu müşteri hesabında kayıtlı olduğunu, tesisatta sarf ettiği elektrik için tahakkuk ettirilen elektrik fatura bedelinin süresinde ödemediğini, bu yüzden davalı aleyhinde İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasıyla 144.394,30 TL asıl alacak  11.792,20 TL geçmiş dönem gecikme faizi 2.122,60 TL faizin KDV'si için toplam olarak 158.309,10 TL üzerinde: takip yapıldığını, davalı borçlunun takibe haksız ve hukuki mesnetten yoksun olarak yaptığı itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, borçlunun %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine    karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ;müvekkilinin davalı kuruluş ile 02.07.2010 tarihinde ... sayılı tesisat için Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına İlişkin Perakende Satış Sözleşmesi  akdettiğini, müvekkilinin davalı şirketin bu tarihten itibaren bütün faturalarını aksatmadan gününde ödediğini, daha sonra 2015 yılı sonlarında davacı şirketten sözlü olarak gelen daha uygun fiyat üzerinden sözleşme yapılabileceği teklifi üzerine müvekkilinin davacı ile görüşmeye gittiğini, bu görüşme neticesinde istenilen belgelerin ibrazı halinde sözleşmenin yenileneceğinin belirtildiğini, bu süre zarfında davalı müvekkili şirkete yaklaşık 4-5 ay fatura düzenlenmediğini,4-5 ay sonunda tanzim edilmeyen faturalara ilişkin müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibi sonucunda müvekkili şirket tarafından elektrik borcunun ödendiğini,son olarak davacı şirket tarafında davaya konu edilen faturanın düzenlendiğini, söz konusu faturanın hatalı hesaplama ve hukuka aykırılık ihtiva ettiğinden müvekkili şirket tarafından fatura bedeline itiraz edildiğini, anılan faturanın müvekkiline gönderilmediğinden temerrüde düşülmediğini, davaya konu fatura tüketim bedeli dışında yer alan alacak kalemlerinin davacı şirket tarafından açıklanmasının gerektiğini, 30.378,25 TL dağıtım bedeli ile 16.117,57 TL reaktif bedeli olmak üzere toplamda 46.495,82 TL bedelin fatura bedeline eklenmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu bedellerin açıklanmasının gerektiğini, davaya konu faturanın incelenmesine 28.03.2016-01.04.2016 ilk/son okuma tarihleri arasında 4-5 günlük olduğunu, 4-5 günlük kullanım süresinde 72.932,64 TL tüketim bedelinin fahiş bulunduğunu, hesaplamanın hatalı yapıldığını, geçmiş dönem faturaların incelenmesinde söz konusu faturanın kat be kat fazla olduğum görüldüğünü, davalı müvekkiline aylık olarak ortalama 6-7 bin TL arası da veya en fazla 10.000,00 TL fatura tahakkuk ettirildiğini, 4-5 günlük kullanım süresinde bu miktarda bir faturanın tahakkuk ettirilmesinin mümkün olmadığını, fatura üzerinde müvekkilinin yıllık tüketimini gösterildiğini, davaya konu 4-5 günlük faturanın yıllık tüketimin 1/5 tutarında faturalandırıldığını, hatalı hesaplama yapıldığını, 4-5 günlük kullanım süresi için hesaplamanın yapılmasının gerektiğini müvekkili şirketi temerrüde düşürülmediğinden davacı tarafından takip ile talep edilen faiz miktarının hukuka aykırı olduğunu, gecikme zammının takip tarihi itibariyle istenebileceğini, icra inkar tazminatı talebinin de hukuki dayanağının bulunmadığı ve reddinin gerektiğinden bahisle davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takip alacağının % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine  karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ;  Davanın KABULÜ ile; Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin  aynen devamına,Alacağın %20  sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.Davalı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dosyadaki tüm bilirkişi raporlarını  gerekçeli kararda tartışmadığını,  hükme esas alınmama gerekçelerinin dahi belirtilmediğini, yerel mahkemece yapılan yargılama esnasında dosyada 3 adet bilirkişi raporu ve 1 adet ek bilirkişi raporu olmasına rağmen, mahkeme gerekçeli kararında sadece tek bilirkişinin ve aynı bilirkişinin ek raporunun dikkate alındığı,  diğer bilirkişi raporlarnın hiçbir surette gerekçeli kararda ve karar yerinde tartışılmadığı,  bu durumun  açıkça adil yargılanma hakkının ihlali olduğu, davaya konu faturanın  5 günlük tüketime ilişkin olduğu,  dolayısıyla da müvekkili şirketin, 5 günlük tüketiminin fatura bedelinin bu kadar olamayacağından davaya konu faturaya itiraz ettiğini,  davaya konu fatura incelendiğinde; ilk okuma tarihinin 28.03.2016, son okuma tarihinin ise 01.04.2016 olduğunun  görüleceği,  kısacası, yaklaşık 4-5 günlük bir tüketim bedelinin söz konusu olduğu, faturada yer alan tüketim bedeline bakıldığında ise 4-5 günlük tüketim bedelinin 72.932,64 tl olduğunun görüldüğünü,  bu tüketim bedelinin fahiş bir bedel olduğu,  hatalı hesaplamanın söz konusu olduğu,  davalı müvekkilinin, geçmiş dönem fatura bedelleri incelendiğinde; söz konusu tüketim bedelinin diğer aylardaki aylık tüketim bedelinden dahi kat be kat fazla olduğunun anlaşılacağını,  itirazın iptali davasında ispat yükünün davacıya ait olduğu,  7 yıllık yargılama boyunca davacı taraftan söz konusu bilgi ve belgeler defaten talep edilmiş ve fakat davacı yanca taraf ve yargı denetimine elverişli hiçbir bilgi ve belge sunulamamış olduğu,  davacı tarafın  bilirkişi kök ve ek raporlarında da dile getirilen ve davacı tarafça aydınlatılması gereken hususları davacı ispatlayamamış, aydınlatamamış ve denetime olanak verecek belge dahi ibraz edememiş iken ,yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereği fatura 5 günlük kullanımı kapsamakta olup varsayımsal olarak ve soyut beyanlar ve iddialar ile faturanın farklı gün sayısı ile hesaplanmasının da hukuki bir dayanağı bulunmadığı,  ayrıca  davaya konu faturada tüketim bedeli dışında yer alan bedellerden müşterinin yanı davalı müvekkili şirketin sorumlu olduğu belirtilmişse de; dava dilekçesinde de ayrıntılı olarak belirttikleri  üzere; davaya konu faturada tüketim bedeli dışında yer alan alacak kalemlerinin de davacı tarafça açıklanması gerektiği,  zira 30.378,25 tl dağıtım bedelinin ve reaktif bedeli olarak 16.117,57 tl'nin  toplamda 46.495,82 tl'nin fatura bedeline eklenmesinin de tamamen hukuka aykırı olduğu, bu bedellerinin hangi kriterlere göre hesaplanıp müvekkiline tahakkuk ettirildiğinin de davacı tarafından açıklanamadığı, diğer yandan müvekkili şirketin faturaya konu tüketim tarihlerindeki elektrik tüketiminin alanında uzman bilirkişilerce hesaplandığı,  söz konusu alacak yargılamayı gerektirmekte ve bu haliyle de likit olmaktan çıktığından,müvekkili aleyhine icra inkar  tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğu, bu sebeplerle   kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , itirazın iptali talebine ilişkindir. Davanın dayanağı olan  İstanbul Anadolu ... icra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine 144.394,30 TL asıl alacak, 11.792,20 TL geçmiş dönem gecikme faizi ve 2.122,60 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 158.309,10 TL alacak üzerinden icra takibi başlatılmış olup, davalı-borçlunun itirazı üzerine ilamsız takip durmuştur.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ;  dava dışı ... ile davalı şirket arasında davalının İstanbul ilinde bulunan işyerinde kurulu bulunan ... nolu tesisatta, ... sözleşme hesabı ve ... Müşteri numarası üzerinden 02.07.2010 tarihinde “Alçak Gerilim Elektrik Enerjisi Satışına ilişkin Perakende Satış Sözleşmesi imzalandığı, 02.07.2010 başlangıç tarihli aboneliğin, faturanın düzenlendiği 28.03.2016-01.04.2016 tarihleri arasında devam ettiği  anlaşılmıştır.  Mahkemece yargılamada  bilirkişi raporları alınmıştır. Alınan ilk bilirkişi  kök raporunda ; dava konusu edilen faturanın 5 günlük kullanım süresi için 144.394,30 TL tahakkuk ettirilmesi, davalının abonesi olduğu tesisatın önceki dönem tüketimleri ortalamasının ise 11.274,75 TL olduğunun görülmesi bakımından anılan faturanın abonenin kusuru dışında  sayaç hatası, sayaç endeks okuma hatası, tahakkuk, mükerrerlik vs. Gibi hatalarının olabileceği, davacı kuruluş tarafından açıklamaların ve belgelerin ibraz edilmesinin gerekli olduğu, faturanın ibraz edilen belgelerle karşılaştırılmasının gerektiğinin belirtildiği,bilirkişi ek raporunda ise   davacı tarafından ibraz edilen bilgi ve belgelerle faturadaki tüketim miktarının ve tüketim tarihlerinin karşılaştırılamadığı, dolayısıyla davacı kuruluşun belirtilen hususlara ilişkin geniş kapsamlı açıklama yapması ve okuma bilgilerini de ihtiva eden belgeleri dava dosyasına ibraz etmesinin gerektiği belirtilmiş olduğu görülmektedir.Yargılama sırasında bilirkişinin vefat ettiği anlaşıldığından,bu kez yeniden seçilen 2. Elektrik mühendisi bilirkişinin 16.05.2022 tarihli  kök raporunda ,\"Davacı elektrik şirketi tarafından 28.03.2016-01.04.2016 tarihleri arasındaki 5 günü kapsayan 355.389,30 kwh tüketim üzerinden hesaplanan 144.394,32 TL tutarındaki faturanın hatalı düzenlendiğini kabulünün gerekeceği \" belirtilmiştir.İtiraz üzerine alınan ve hükme esas alınan ek raporda ise ; \"Davacı tarafından düzenlenen davaya konu edilen elektrik faturasının, ilk okuma tarihi 28.03.2016 ve son okuma tarihi 01.04.2016 olan 5 günlük tüketime ait 144.394,30 TL tutarında bir fatura olduğu, diğer yandan, dava dosyasına sunulan TL bazlı tüketim ekstresine göre, davalı adına son faturanın 02.02.2015 tarihinde düzenlendiği, yani 02.02.2015 ile 28.03.2016 tarihine kadar tüketim olmasına rağmen, davalı adına herhangi bir tüketim faturası düzenlenmediği, okuma tarihinin Faturadaki en büyük hata ve çelişkinin, davacı şirket tarafından 02.02.2015 ve son okuma tarihinin de 28.03.2016 olarak yazılması gerekirken, ilk okuma tarihinin hatalı olarak 28.03.2016 olarak yazılmasından kaynaklandığı, Davacı tarafından düzenlenen fatura sanki 5 günlük tüketimi kapsıyormuş gibi anlaşılmasına rağmen, 355.389,30 kwh “lık tüketim aslında tüketim ekstresine göre 420 günlük tüketimi kapsadığı, bu durumda, davalının günlük ortalama tüketiminin  355.389,30/420- 846,17 kwh olacağı ve bu tüketimin davalının kurulu gücüne ve geçmiş dönem tüketimleriyle uyumlu olacağı, Mahkemenin hesaplamanın faturadaki şekilde 5 günlük tüketim üzerinden yapılması gerektiğine karar vermesi durumunda; davacı alacağının, 2.137,420 TL fatura alacağı, 174,56 TL faiz ve 31,420 TL Faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 2.343,400 TL olacağı, Mahkemenin ilk okuma tarihinin sehven yazıldığına ve hesaplamanın 420 günlük tüketim üzerinden yapılması gerektiğine karar vermesi durumunda; davacı alacağının, 144.394,301 TL fatura alacağı, 11.792,20 TL faiz ve 2.122,596 TL Faizin KDV'si olmak üzere, Toplam 158.309,097 TL olacağı \" şeklinde görüş  belirtilmiştir.Dosyadaki faturalar ve diğer belgelere göre , bilirkişi ek raporunda da tesbit ve beyan edildiği üzere; dava dosyasına sunulan TL bazlı tüketim ekstresine göre, davalı adına son faturanın 02.02.2015 tarihinde düzenlendiği, 02.02.2015 ile 28.03.2016 tarihine kadar tüketim olmasına rağmen, davalı adına herhangi bir tüketim faturası düzenlenmediği, davacı şirket tarafından 02.02.2015 ve son okuma tarihinin de 28.03.2016 olarak yazılması gerekirken, ilk okuma tarihinin hatalı olarak 28.03.2016 olarak yazılması sebebiyle çelişki meydana geldiği, davacı tarafından düzenlenen takibe konu faturanın bu sebeple esasen 420 günlük tüketimi kapsadığı, buna göre davalının günlük ortalama tüketiminin 355.389,30/420 - 846,17 kwh olacağı ve bu tüketimin davalının kurulu gücüne ve geçmiş dönem tüketimleriyle uyumlu olacağı,icra takibine konu edilen  alacak miktarlarına davalının itirazının haksız olduğunun kabulünde  hukuka aykırılık bulunmamaktadır.İcra inkar tazminatına ilişkin istinaf sebepleri yönünden; takip faturaya dayalı  olarak yapılmış ise de,sözkonusu faturada yukarıda açıklandığı üzere davacı şirketçe faturaya ilk okuma tarihinin  02.02.2015 ve son okuma tarihinin de 28.03.2016 olarak yazılması gerekirken, ilk okuma tarihinin hatalı olarak 28.03.2016 olarak yazılmasından kaynaklandığı, davacı tarafından düzenlenen fatura sanki 5 günlük tüketimi kapsıyormuş gibi anlaşılmasına rağmen, 355.389,30 kwh “lık tüketim aslında tüketim ekstresine göre 420 günlük tüketimi kapsadığı bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinden ,bu durumda alacağın belirli ve likit sayılmayacağı, koşulları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmakla,  davalının istinaf talebinin bu yönden kabulü ile , karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak  yeniden esas hakkında aşağıda yazılı olduğu şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak , yeniden esas hakkında;1-Davanın KABULÜ ile; davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında  borca yaptığı itirazın iptaline, takibin  devamına,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 10.814,09 TL karar ve ilam harcından 1.911,98 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 8.902,11 TL karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 24.746,37 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 1.941,18 TL harç ile 1.900,00 TL bilirkişi ücreti ve 287,30 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.187,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı ve davalı  tarafından yatırılan gider/delil  avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince  karar kesinleştikten sonra Resen  yatırana iadesine,İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,Davalının istinaf aşamasında yapmış olduğu masraf bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8a062ec9848ae4dc","SID":"702bb4d1a768c076"}}