{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2023/961 <br>KARAR NO: 2024/78<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 31/01/2022<br>NUMARASI: 2021/137 E - 2022/62 K<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkili şirketin yıllardır dans ve sanat eğitimi veren bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin ... abonelik numarasıyla kendi tedarik bölgesinde bulunan ... A.Ş. den elektrik alımını gerçekleştirdiğini, müvekkili şirkete Aralık 2018 ve Ocak 2019 döneminde elektrik faturası gelmediğini, müvekkili şirketin bu durumu bildirmek üzere davalı şirkete ait ... müşteri telefon numarasını arayarak kayıt açtırdığını ancak, davalı şirketin bu durumla ilgileneceğini bildirdiği halde müvekkili şirketin bu bildirimine karşılık herhangi bir geri bildirim yapmadığını, Bir sonraki ay elektrik faturası yine gelmediğinden müvekkili şirket yetkililerinin durumu site yönetimine sorduğunu ve site yönetiminden elektrik sayacı okuma arızası verdiğinden sayacın okunamadığı cevabının alındığını, bunun üzerine müvekkili şirket yetkililerinin tekrar ... telefon numarasından Davalı şirket müşteri hizmetlerini aradığını ve konu ile ilgili bilgilendirme istediğini, ancak bunun üzerine davalı şirket tarafından \"sayacın T01 okunamama arızası\" verdiğinin taraflarına bildirildiğini, daha sonra müvekkil şirket yetkililerince Alo 186 aranarak arıza kaydı yapıldığını, fakat Davacı şirket tarafından derhal aksiyon alınmadığını ve sayacı okunamadığı için ilerleyen aylarda da fatura gelmediğini, davalı şirketin bu kapsamda zararı arttırmama yükümlülüğüne uygun davranmadığını, fazladan gelen fatura tutarlarında kusurlu olduğunu, sonrasında davacı şirketin  fatura kesmediği dönemler içiıı Önceki 3 aylık fatura dönemini esas alarak 27.12.2018-29.04.2019 tarihleri arasındaki dönem için 20.05.2019 tarihinde yaklaşık 9.378,20TL' lik fatura yansıttığını, bu tutarın müvekkili tarafından geciktirilmeden ödendiğini. Oysa ki müvekkili şirketin Zekeriyaköy' deki şubesine aynı dönem için gelen fatura tutarının 2.755,53 TL olduğunu, belirtilen dönem içerisinde yer alan 3 aylık sürede müvekkili şirketin işyerinin diğer tüm bale akademileri gibi kapalı olduğunu, bu tarihlerde bale akademilerinin kapalı olduğunun tüm sektörce bilindiğini, ayrıca Davalı dağıtım şirketinin müvekkili şirketin tüm bilgilendirme ve iyi niyetine rağmen hiçbir geçerli sebebi bulunmaksızın elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliğinin 32 maddesine de belirtilen hükümlere uygun olarak sayaç okuma işlemini süresinde gerçekleştirmediğini, müvekkili şirketin kullandığı elektrik enerjisine kullanmadığı halde kullanmış gibi ekleme yapılmasının hukuka aykırı olduğu belirterek, müvekkili şirketten haksız olarak tahsil edilen bedelin tespiti ile ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilileri tarafından yapılan incelemelerde; sistem kayıtlarında faturanın 27.12.2018-27.02.2019 tarihleri arasında ... seri numaralı olduğu, sökülen sayacın 225.394,963kWh ile 2l5.126,297kWh arası ve 10.268,66kWh tüketimi ile ... seri numaralı olduğu, takılan sayacın 26.03.2019-29.04.2019\ttarihleri arası 0-258l,420kWh tüketim ile 13.120,086kWh tüketim fatura hazırlandığının anlaşıldığı, sayaç sökülürken tüketilen ve faturalandırılmayan 27.02.2019-26.03.2019 tarihleri arasındaki tüketimin sayaç sağlam tespitinden sonra 2.867kWh ın daha sonra ek tüketim olarak ayrı faturalandırıldığını, bu hususla ilgili olarak İstanbul Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü' den \"şikayetli elektrik sayacı muayene raporu\" alındığını ve dilekçe ekinde sunulan raporda da müvekkili şirkete ait söz konusu sayacın doğru Ölçüm yaptığı nihayetine ulaşıldığını, bu rapordan da taraflarınca yapılan işlemlerin hatalı olmadığının ve davacı tarafından yönetilen davanın haksız olduğunun kanıtladığını, müvekkili çalışanları tarafından yapılan ayrıntılı incelemelerde davacı tarafa karşı hazırlanan faturalarda herhangi bir hata olmadığının tespit edildiğini ve müvekkili şirket taralından ilgili mevzuat gereğince davacı tarafından elektrik kullanımları doğrultusunda faturalandırma işlemi yapıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; \"bilirkişi kök ve ek raporlarının dosyamız kapsamı ile uyumlu, mevzuat hükümleri uyarınca hazırlanmış ve denetime elverişli oldukları anlaşıldığından, işbu raporlara itibar edilmesi suretiyle, elektrik kullanımı nedeniyle davalı tarafından davacı hakkında fatura tanzim edildiği, davalı tarafından tanzim edilen faturanın mevzuata uygun olarak düzenlendiği ve faturada hata bulunmadığı, davacının elektrik kullanımı nedeniyle fatura bedelinden sorumlu olduğu \" gerekçesiyle DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı,davacı vekili  istinaf etmiştir.Davacı vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; yargılamada bilirkişi raporunun  yalnızca Yönetmelik hükümlerinin tekrarından ibaret olduğu kök rapora itirazlarında belirttikleri aynı döneme ilişkin davalı tarafından gönderilen fark faturasının  dahi incelenmediği,eksik inceleme ile karar verildiği, söz konusu faturaların kesildiği ayda işletmenin kapalı olduğu, Covid-19 sebebiyle müvekkilinin işlettiği bale ve dans akademisinin idari kararlar kapsamında kapatılmış olduğu, açık olduğu aylara ilişkin elektrik faturalarının kıyasen uygulanmasının  hukuka aykırı olduğu ,bu kapsamda  eksik inceleme yapıldığı ve elektrik faturalarının aksi davalı tarafından ispatlanamıyorsa tüm tutarların davalı'ya yükletilmesi gerektiği, zira davalı tarafından elektrik sayaçlarının tüm bakımlarının yapıldığı ve zararın kaynağının davalı olduğu, bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; dava , alacak talebine ilişkindir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı şirket sistem kayıtlarında faturanın 27.12.2018-27.02.2019 tarihleri arasında, ... seri numaralı olduğu, sökülen sayacın 225.394,963 kWh ile 215.126,297 kWh arası ve 10.268,66 kWh tüketim ile ... seri numaralı olduğu, takılan sayacın 26.03.2019-29.04.2019 tarihleri arası 0-2581,420 kWh tüketim ile toplam 13.120,086 kWh tüketim faturası  hazırlandığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan İstanbul Valiliği Sanayi Ve Teknoloji İl Müdürlüğü Şikayetli Elektrik Sayacı Muayene Raporunda  söz konusu sayacın doğru ölçüm yaptığının bildirildiği görülmüştür.Mahkemece yargılamada alınan bilirkişi raporunda özetle;Davaya konu 20.05.2019 son ödeme tarihli 9.378,20-TL tutarlı faturanın, davacı sorumluluğundaki \"...  Mah. ... SK. No: ... (... Cd.) Dükkan:... ... Eyüp/İstanbul \" adresinde bulunan ... sözleşme hesap no.lu ... no.lu tesisat üzerinden 27.12.2018-29.04.2019 dönemleri arasında kullanılan elektrik miktarına 727.12.2018-27.02.2019 dönemleri arasında Sökülen ... marka sayaç ile 27.02.2019-29.04.2019 dönemleri arasında sonradan tesisata bağlanan ... marka sayaç üzerinde kayıtlı tüketim miktarı toplamı) istinaden düzenlendiğini, davalı tarafından düzenlenen faturanın ilgili mevzuata uygun olduğunu ve faturada hata bulunmadığı görüşü bildirilmiş, ek raporda aynı görüş tekrar edilmiştir. Yine dosya kapsamına göre; Sayaç sökülürken tüketilen, faturalandırılmayan 27.02.2019-26.03.2019 tarihleri arasındaki tüketim sayaç sağlam tespitinden sonra 2.867 kWh saha sonra ek tüketim olarak ayrı faturalandırılmış olduğu anlaşılmakla ,bu yöne ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Yargılamada alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun olup,denetlenebilir olduğu da dikkate alındığında hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir. Böylece ,mahkemece verilen kararda maddi vakıa ve hukuki denetim yönlerinden usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınmsı gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan  alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf masraflarının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"09635c15a3fc1523","SID":"3558f25ef96eb780"}}