{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/584 Esas<br>KARAR NO\t\t: 2023/632<br>DAVA\t\t: Şirketin İhyası<br>DAVA TARİHİ\t\t: 04/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 14/11/2023<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Sicil Numaralı ... üye olan ve bütün aidatlarını zamanında ödeyen müvekkiline karşı, kendi edimlerini yerine getirmeyen ve müvekkilinin hak etmiş olduğu taşınmazı vermeyen kooperatifin ... tarihli kararı ile terkin  kararı aldığını ve kararın ... tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığını, ancak yapılan tasfiye ve terkin işleminin hatalı olduğunu, davacı müvekkilinin, ... ...'lı yıllarda üye olduğunu ve o tarihten itibaren taşınmaz sahibi olmak adına bütün aidatlarını yatırdığını ve üzerine düşen bütün yükümlülüklerini yerine getirdiğini, sonuç olarak müvekkilinin ... İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel, ... Blok ... Kat ... Numaralı ... Bölümü taşınmazı almaya hak kazandığını ve elektrik abonesini almak için ... A.Ş.'ye başvurduğunu, başvuru yapmadan önce de yine ilgili elektrik kurumuna verilmek üzere  davalı kooperatif tarafından yazılan bilgilendirme yazısında \"taşınmazın müvekkiline ait olduğu elektrik abonesi almasında bir sakınca olmadığının\" da belirtildiğini, bu yazıya da istinaden müvekkili tarafından adı geçen taşınmazın aboneliğinin alındığını, ancak her nasıl olduysa ilgili taşınmaz ... tarihinde müvekkilin babası Muris ...'e tahsis olunduğunu, aradan geçen süre içerisinde ... tarihinde murisin de vefat etmesinden sonra ... tarih ve ... yevmiye numarası ile adı geçen taşınmazın müvekkili ve davalı mirasçılara intikal ettiğini, gelinen son aşamada gerek müvekkilinin bütün aidat borçlarını ödemesi, gerek kooperatif tarafından müvekkiline ne adı geçen taşınmazın ne de başka bir taşınmazın tahsis edilmemesi nedenleri ile müvekkilinin mağdur olduğunu, ayrıca müvekkilinin açacağı tapu iptal tescil / taşınmaz bedeline ilişkin tazminat davasının açılabilmesinin ve ilgili kooperatifin davalı olarak yer almasının ön koşulu ilgili yargıtay içtihatları uyarınca kooperatifin ihya edilmiş olması olduğunu belirterek, ...'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı yanın iddialarının gerçeği yansıtmamakla birlikte eldeki davayı ikame etmesinde hukuki bir yararı da bulunmadığını, davacıının; müvekkillerinin Yönetim Kurulu Üyeliğini yaptıkları kooperatife  ... tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile kooperatifte adına kayıtlı üyeliğini ...'e devretmek istediğini beyan ettiğini, dava dışı ...'in ise ... tarihli dilekçe ile kooperatifte üyeliği bulunan davacı ...'e ait hissenin tamamen üzerine devralmak istediğini beyan ve talep ettiğini, müvekkillerinden ...'ın başkanlığında, ... ve ...'ın katılımı ile düzenlenen toplantı neticesinde ... tarih ... sayılı Yönetim Kurulu Kararı uyarınca davacı ...'in yerine ...'in üyeliğe kabulüne karar verildiğini, ... tarih ve ... sayılı karar ile ...'in hissesinin ...'e devredildiğini ve bu tarihten itibariyle dava dışı ...'in kooperatife üye kaydı yapıldığını, davacı yanın, kooperatif üyeliğini tüm hak ve yükümlülükleri ile birlikte babası ...'e devretmek istediğini bizzat  beyan ettiğini, dava dışı ...'in de davacıya ait üyeliği tüm hak ve yükümlülükleri ile almak istediğini belirttiğini ve bunun akabinde ...'in ilgili kooperatif üyeliğine kabul edildiğini, davacı yanın da kabulünde olduğu üzere, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... Ada ... Parsel ... Blok ... Kat ... Nolu ... bölümün davacı ...'in talep ve beyanı doğrultusunda kooperatif üyeliğini devrettiği babası ... adına tahsis olduğunu, Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca kooperatifin ihyası için aranan yasal şartların oluşmadığını, müvekkillerine karşı işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddi gerektiğini bildirmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ...'nün ... sicil numarasında kayıtlı Tasfiye Halinde ... dosyasında yapılan tetkik neticesi, kooperatifin ... tarihinde kayıt olduğu, müdürlükçe ... tarihinde tescil yapılan, kooperatifçe ... tarihinde icra edilen ... yılı olağan genel kurul toplantısının altıncı gündem maddesi gereğince kooperatifin tasfiyeye geçmesine, yedinci gündem maddesi gereğince kooperatifin yönetim kurulu üyeleri ..., ... ve ...'ın getirilmelerine karar verildiği, ... tarih ve ... karar sayılı yönetim kurulu kararı ile tasfiye kurulu başkanlığına ..., başkan yardımcılığına ... ve tasfiye kurulu muhasip üyeliğine ...'ın atandığı, tasfiye ile ilgili işlemleri yürütmek üzere tasfiye kurulu başkanı ..., başkan yardımcısı ... ve muhasip üye ...'dan en az ikisinin kooperatif unvanı veya kaşesi altında müştereken temsil ve ilzam etmek üzere yetkili kılınmasına karar verildiği, kooperatifçe ... tarihinde icra edilen tasfiye sonu kapanış toplantısının dördüncü maddesinde kooperatifin sicil kaydının silinmesine karar verilmiş olup, müdürlükçe ... tarihinde terkin edildiğinin tespit edildiğini, terkin tescilinin mevzuata uygun bir şekilde yerine getirildiğini, usul ve yasaya aykırı olan davanın reddedilmesini, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde işbu dava kapsamında müdürlüğün yasal hasım olarak bulunması sebebiyle yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.  <br>Dava; Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı Tasfiye Halinde ...'nin ihyasına ilişkindir. <br>Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğünden ihyası istenilen kooperatifin ticaret sicil dosyası getirtilmiş, ihyası istenen kooperatifin \"...\" tarihinde terkin edilerek kaydının silindiği görülmüştür. <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/1-d. maddesi şöyledir; \"Sebebi ne olursa olsun aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantıları yapılamayan anonim şirketler ile kooperatifler.\"<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/2. maddesi şöyledir; \"Davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz.\"<br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun geçici 7/15. maddesi şöyledir; \"Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir. Bu madde gereğince tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirket veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek malvarlığı, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal eder. Hazine bu şirket ve kooperatiflerin borçlarından sorumlu tutulmaz. Tasfiye memurlarının sorumlulukları konusunda, özel kanunlardaki sorumluluğa ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu Kanun veya Kooperatifler Kanunu hükümleri uygulanır. Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.\" <br>6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 547. maddesi şöyledir; \"(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu  anlaşılırsa, son tasfiye memurları,  yönetim kurulu  üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret  mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.\" <br>Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2018 tarih 2018/213E. 2018/1038K. sayılı kararında; \"...Dava, şirketin ihyası istemine ilişkindir. Şirketin ihyası davalarında, ihyası istenen şirketin tasfiyesinin TTK’nin geçici 7. maddesi hükümlerine göre yapılması halinde Ticaret Sicil Müdürlüklerine, TTK’nin 529 ve devamı maddelerince yapılması halinde ise Ticaret Sicil Müdürlüğünün yanında tasfiye memuruna da husumet yöneltilmesi gerekmektedir...\" denilmiştir.<br>Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 25/01/2021 tarih 2018/1902E. 2021/167K. sayılı kararında; \"...Tasfiye dışı bırakılan hukuki işlem bir olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Böyle bir halde her hukuki uyuşmazlık için ihya kararı almak  usul ekonomisine aykırı olduğu gibi ihya kararı verilmiş bir kooperatif için yeniden ihya kararı almanın hukuki yanı da yoktur. Bu nedenle açılan veya açılacak bir dava ile sınırlı olarak, ihya kararı verilmesi, tasfiye kurumunun ruhuna uygun değildir...\" denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 10/03/2021  tarih 2021/609E. 2021/744K. sayılı kararı). <br>Somut davada davacı tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası bulunmamakta olup, davacı tarafça ileride açılacak bu dava yönünden kooperatifin ihyası talep edilmiştir. Kural olarak ticari şirketlerin ve kooperatiflerin yeniden ihyasının istenebilmesi için tasfiye dışı kalan malvarlığı, süregelen bir dava ya da takibin bulunması halinde tasfiyenin usulüne uygun olarak yapılmadığı kabul edilerek ihyaya karar verilebilmektedir. Bunun dışında ihya istenebilmesi ilgilinin hukuki yararının bulunmasına bağlı olup, mahkemece davacının hak sahibi olduğu yönünde kanaat sahibi olması halinde hukuki yararının bulunduğundan da ihya kararı verilebilecektir. Aksine bir durum ise şirketlerin tasfiyesi kurumu ile bağdaşmayacağından talebin reddine karar verilebilir. Somut davada davacının kooperatife karşı yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen ... İli, ... İlçesi, ... Mah, ... Ada, ... Parsel, ... Blok ... Kat ... Numaralı taşınmazın kendisine tescil edilmediğini ileri sürmüş, davalı ... vekili ise  ... tarihinde davacının vermiş olduğu dilekçe ile kooperatifte adına kayıtlı üyeliğini ...'e devrettiğini ve bunun üzerine dava dışı ... adına tahsis ve tescil yapıldığını belirtmiş, Mahkememizce talimat yolu ile alınan isticvap beyanında söz konusu belgedeki imzanın da davacı tarafından kabul edildiği görülmekle davacının hak sahibi olduğunu yönünde kanaat oluşmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın REDDİNE,<br>2-Alınması gerekli ...-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan ...-TL harcın mahsubu ile bakiye ...-TL harcın davacıdan tahsili ile hazine adına gelir KAYDINA,<br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-Davalılar ..., ..., ... vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara ÖDENMESİNE,<br>5-Gider avansının kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesine müteakip davacı tarafa İADESİNE, <br>Dair, davacı vekili ile davalı gerçek kişiler vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalının yokluğunda, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 14/11/2023<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır <br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"88366bfc00f9c6ab","SID":"2c91fd855216c2d8"}}