{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/146 <br>KARAR NO\t: 2023/1721<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK <br>                                                  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/103 E.  -  2022/160 K.<br><br>ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA<br>DAVACILAR\t:<br>VEKİLLERİ\t:<br>ASIL DAVADA<br>DAVALILAR\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Patent Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Ref'i, \t\t  Men'i, Sözleşmenin Haksız Feshedildiğinin Tespiti, Maddi ve \t\t  Manevi Tazminat, Patent Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/05/2022 tarih ve 2018/103 E. - 2022/160 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacılar vekili, müvekkillerinin, 2007 03828 numaralı incelemeli patent belgesinin sahibi olduklarını, bu patentin, katı atıklardan biyokütle gazlaştırma yöntemiyle gaz üretilmesine ilişkin bulunduğunu, davalı şirketlerin halen... yerleşkeleri başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde katı atıklardan gazlaştırma yöntemiyle enerji üretimi ile ilgili faaliyet gösterdiklerini, davalı gerçek kişilerin ise davalı şirketlerin ortak ve yöneticileri olduğu gibi müvekkilleri ile yaptıkları sözleşmeler çerçevesinde, müvekkillerine ait patente ve bundan geliştirilecek patentlerle yapılacak yatırımı birlikte yapmak üzere taahhütte bulunduklarını, ancak bir süre sonra bu taahhütlerine aykırı davrandıklarını, müvekkillerinden aldıkları know-how ve patent ile ortaya konulan teknolojiyi müvekkilleri dışında yatırıma dönüştürdüklerini, müvekkillerinin patentle ilgili tüm deneyim ve ticari bilgilerinden haksız bir şekilde yararlandıklarını, tüm davalıların birlikte hareket ettiklerini, davalıların eylemlerinin, sözleşmeye aykırılık yanında, açık bir patent ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunu, müvekkillerinin, davalı şirketlerin kurucusu ve halen yetkilileri olan diğer davalı gerçek kişilerle, katı atıklardan gazlaştırma yöntemiyle enerji üretilmesi konusunda, 05.06.2007 tarihli \"Patent Lisans Sözleşmesi\", \"Ortaklık Ana Sözleşmesi\" ve \"Gizlilik Anlaşması\" başlıklı üç ayrı sözleşmeyi imzalayarak, dava dışı tasfiye edilen ... San. ve Tic. AŞ.’yi kurduklarını, ancak daha sonra hakim ortaklar ve yönetici olan davalı gerçek kişiler tarafından dava dışı bu şirketin zarar ettirilerek tasfiye edildiğini, sözleşmeye ve anılan dava dışı şirketin kuruluşunun amacına aykırı bir biçimde, müvekkillerinden sözleşme çerçevesinde alınan ticari bilgi (knowhow) ve iş yapma yönteminin, kötü niyetli ve haksız rekabet oluşturacak bir şekilde davalı şirketlere aktarıldığını, davalı şirketlerin ise bu ticari bilgiyi ve müvekkillerine ait patentte tanımlanan buluşu ve teknolojiyi, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile yaptıkları sözleşmeler uyarınca Mamak ve Sincan katı atık bölgelerinin ıslahı ve enerji üretim tesislerinde kullandığını, taraflar arasındaki bu anlaşmanın ve diğer anlaşmaların temelini, müvekkillerine ait 2007/03828 sayılı patent ile bu patentten bulunabilecek tüm patentlerin oluşturduğunu, davalıların sözleşme hükümlerine aykırı davranarak, oluşturdukları farklı ortaklık ve şirketler bünyesinde aynı işi yaparak, açık bir haksız rekabet eylemine giriştiklerini, bu şekilde müvekkillerini zarara uğrattıklarını, ilk etapta taraflar arasındaki sözleşmelere uygun şekilde, Ankara Mamak’taki katı atık tesisinde pilot ölçekli kurulan gazlaştırma sistemini hayata geçirdiklerini, yıllar içinde müvekkillerinin emekleri ve müvekkillerine ait patent konusu ürünün çalışmalarının yapılması ve işlemesi sayesinde kârlı bir yatırım haline dönüştürdüklerini, davalı şirket ve yetkilileri davalı gerçek kişilerin, müvekkillerine gönderdikleri 19.07.2013 tarihli ihtarname ile haksız şekilde ortaklık sözleşmelerinin feshi beyanlarını ilettikleriNİ,  daha sonra davalılar tarafından, sözleşme hükümlerine aykırı bir şekilde, Ankara Sincan katı atık tesisindeki işletmede müvekkillerine ait know-how ve patent konusu buluşun kullanılması ile tesisler kurulması çalışmaları yapıldığının müvekkillerince öğrenildiğini, konuyla ilgili delil tespiti talep edildiğini, 2011/06383 sayılı incelemesiz patent belgesi ile kıyaslandığında davalıların kullandığı sistemin müvekkillerine ait patentle neredeyse birebir aynı olduğunun, kullanımların anılan patent içinde kalsa dahi 551 sayılı KHK'nın 78, 79 ve SMK'nın 131 ve 155 madde hükümleri dikkate alındığında, davalıların bu patente sığınarak ihlal eyleminden kurtulamayacaklarını, dolayısıyla davalıların eyleminin, müvekkillerinin patent, know-how ve ticari bilgileri kapsamında gerçekleşen bir ihlal ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalılar adına tescilli incelemesiz patentin, yıllık ücretleri ödenmediğinden geçersiz kaldığını, bu nedenle davalılar patentinin incelenmesi talebi yerine hükümsüzlüğü için dava açılması zorunluluğu doğduğunu,  davalı ... ... adına tescil edilmiş 2011/06383 sayılı incelemesiz patent belgesinin müvekkillerine ait incelemeli patent ve tekniğin bilinen durumu karşısında yenilik ve buluş basamağı kriterlerini karşılamadığını, anılan patentin hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, davalılar ... ve ...’in müvekkilleri ile imzaladıkları ortaklık ana sözleşmesi, gizlilik (know-how) ve lisans sözleşmelerini haksız bir şekilde feshettiklerinin tespitine, anılan sözleşmeler çerçevesinde elde ettikleri ticari iş yapma (know-how) bilgilerini sözleşmeye aykırı biçimde haksız bir şekilde kullandıklarının ve diğer davalılara kullandırdıklarının, bu şekilde tüm davalıların müvekkillerinin patentine tecavüz ve haksız rekabette bulunduklarının tespitine, bu eylemlerin men ve ref’ine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere sözleşmeye aykırılık ve haksız fesih nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’den, fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesine, haksız rekabet ve patent hakkına tecavüz nedeniyle 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, her iki tazminat yönünden eylem tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkillerine verilmesine,  hükmün ilanına, 2011/06383 sayılı incelemesiz patentin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalılar vekili, davacı tarafın sözleşmelerin ihlaline ilişkin iddiasını ispat edemediğini, davacı tarafından talep edilen delil tespiti dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile de davacı taleplerinin haksız olduğunun sübut bulduğunu, yapılan tespit neticesinde müvekkillerinin herhangi bir ihlalinin ve davacıların patent haklarına tecavüzün söz konusu olmadığının belirlendiğini, davacıların sözleşmenin ihlaline yönelik iddialarının da yersiz ve hukuka aykırı bulunduğunu, davacı tarafça dayanılan sözleşmelerin tarafının, dava dışı şirket olduğunu, bu nedenle müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafın, söz konusu sözleşmelerin ihlal edildiğini de somut ve kesin delillerle ispat etmesi gerektiğini, sözleşmede belirlenen edimini yerine getirmeyen veya sözleşmeyi hayata geçirmeyen tarafın karşı yandan bir talepte bulunamayacağı gibi sözleşmenin uygulanmasını isteme hakkına da sahip olmadığını,  hükümsüzlüğü talep edilen patent ile davacılara ait patentin aynı kapsam ve içerikte bulunmadığını, kaldı ki davacıların bu dava yönünden aktif dava ehliyetlerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\t<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, TR 2011/06383 B sayılı incelemesiz patentin dava tarihi itibariyle adı geçen patent koruma süresi dolduğundan kendiliğinden geçersiz hale geldiği, davacıların dava açmakta  hukuki yararı varsa da bu kez davalı taraf, bu patenti incelemeli hale getirme başvurusunda bulunduğundan, başvurunun sonucunun bekletici mesele yapıldığı, söz konusu patentle ilgili başvurunun, yıllık ücretin ödenmemesi nedeniyle Kurum kararı ile geçersiz kılındığının tespit edildiği, geçersiz kılınan patentin hükümsüzlüğü söz konusu olmadığından TR 2011/06383 B sayılı incelemesiz patent ile ilgili hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davalının işyerinde bulunan gazlaştırma ünitesinin piroliz bölümünde yer alan reaktörün, davacı tarafa ait TR 2007 03828 B sayılı patent belgesinin 1 ve 8 nolu bağımsız isteminde ve 1 nolu bağımsız isteme bağlı olan 2-7, 9-10 nolu bağımlı istemlerinde tanımlanan buluşun tüm unsurlarını içermediği, bu sebeple de patentin koruma kapsamında kalmadığı, davalının iş yerindeki gazlaştırma tesisinin davalının TR 2011 06383 B nolu incelemesiz patentine konu buluşa uygun olduğu ve söz konusu incelemesiz patent belgesinin isteminde tanımlanan buluşun kapsamına girdiği, taraflar arasındaki sözleşmenin, davacı ve davalılara ait patentler ve davalının tesisindeki piroliz ve gazlaştırma sistemini ilgilendiren teknik hükümleri yönünden, davalının kullanmış olduğu sistemin, davacının TR 2007 03828 B sayılı piroliz ve gazlaştırma patenti kapsamında olmadığı, TR 2007/03828 B sayılı “...” buluş başlığı taşıyan incelemeli patent hakkının davalı taraflarca ihlal edildiğini gösteren bir veri bulunmadığı,  gerek patent tecavüzü, gerekse de haksız rekabet koşulu oluşmadığından bu iddiaya yönelik davanın yerinde görülmediği, davalıların Mamak ve Sincan katı atık bölgelerinin ıslahı ve enerji üretim tesislerinde,  05/06/2007 tarihli patent lisans sözleşmesine, ortaklık ana sözleşmesine, gizlilik anlaşmasına da aykırı davranıldığının teknik şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle hükümsüzlük hariç asıl davanın reddine, asıl ve birleşen 2019/363 Esas sayılı dosyaya konu olan TR 2011/06383 B sayılı  patent geçersiz kılındığından hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.            <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, mahkemece sözleşmeye aykırılık iddiaları bakımından delillerinin göz ardı edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmelerin hukuken yorumlanmadığını, sözleşme hükümlerine uygun biçimde sözleşmeye konu patentin, müvekkillerince ortaklığın kullanımına sunulduğunu ve gazlaştırma konusuna ilişkin vakıf olunan tüm teknik bilgilerin davalılarla paylaşıldığını, dosyaya sundukları e-posta yazışmalarının ve dosyada yer alan tanık anlatımlarının bu iddialarını  desteklediğini, ancak mahkemece tanık anlatımlarının dikkate alınmadığını, e-posta yazışmalarının ise  yargılama sırasında hiç gündeme gelmediğini, bilirkişilerce değerlendirilmeyen bu hususlardan gerekçeli kararda da bahsedilmediğini, sözleşmeye aykırılık ve haksız rekabete ilişkin iddia ve taleplerinin bu yazışmalar ışığında incelenip değerlendirilmesi gerektiğini, tarafların gazlaştırma konusunda ortak çalışma yapma konusunda anlaştıklarını, bu anlaşma kapsamında patent ve know how'ın müvekkillerince sağlandığını, davalılarin ise müvekkillerinden edindikleri know how ile büyük ölçekli gazlaştırma sistemini kendi ortaklıkları ile kurup müvekkillerini devre dışı bıraktıklarını ve bu şekilde sözleşmelere aykırı davrandıklarını, tüm bu açıklama ve iddialarının, sözleşme maddeleri, dosya kapsamında yer alan e-posta yazışmaları ve tanık anlatımları ile sabit olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarının hükme esas alınacak nitelikte bulunmadığını, kendi içerisinde çelişkili olduğunu, dosya kapsamında yer alan uzman mütalaası ile bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, incelemesiz patentin hükümsüzlüğü bakımından davanın kabulüne ve lehlerine vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.      <br><br>GEREKÇE\t:Asıl dava, davacılar ile davalılar ... ve ... arasında imzalanan sözleşmelerin haksız feshinin tespiti, patentine tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, haksız rekabetin men ve ref’i, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin olup, birleşen dava ise patent hükümsüzlüğü<br> istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDavacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiğini, ayrıca davalıların eylemlerinin haksız rekabet ve patente tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, davalılar ... ve ...’in müvekkilleri ile imzaladıkları sözleşmeleri haksız bir şekilde feshettiklerinin tespitine, patente tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, haksız rekabetin men ve refine, sözleşmeye aykırılık ve haksız fesih nedeniyle şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...’den tahsiline, haksız rekabet ve patent hakkına tecavüz nedeniyle de 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın, tüm davalılardan tahsiline, 2011/06383 sayılı incelemesiz patentin hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, ilk derece mahkemesince ise davalının işyerinde bulunan gazlaştırma ünitesinin, davacılar adına tescilli patentin koruma kapsamında kalmadığı, gerek patent tecavüzü, gerekse de haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, davalıların Mamak ve Sincan katı atık bölgelerinin ıslahı ve enerji üretim tesislerinde, davacılar tarafından dayanılan sözleşmelere aykırı davranıldığının teknik şekilde ispat edilemediği gerekçesiyle hükümsüzlük hariç asıl davanın reddine, asıl ve birleşen davaya konu patent geçersiz kılındığından, hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı tarafça, taraflar arasındaki patent lisans sözleşmesinin, ortaklık ana sözleşmesinin ve gizlilik anlaşmasının, davalı gerçek kişiler tarafından feshinin haksız olduğu ileri sürülmüş ve bu durumun tespiti ile haksız fesihten kaynaklanan tazminat talebinde bulunulmuş, mahkemece bu yönden herhangi bir delil toplanmadığı gibi olumlu-olumsuz bir değerlendirme de yapılmamıştır. Oysa, davacı tarafça dayanılan sözleşmelerde, sözleşmenin feshine ilişkin hükümlere yer verilmiş olup, davalı gerçek kişilerin sözleşmeyi feshetmelerinin bu kapsamda haksız olup olmadığının değerlendirilmesi zorunludur.   Hükmün kapsamı başlıklı HMK'nın 297. maddesinde, hükmün çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kapsayacağı düzenlenmiştir. Dolayısıyla ilk derece mahkemesince, davacı tarafın, sözleşmelerin haksız feshedildiğine dayalı iddiaları hakkında herhangi bir delil toplanmaması ve değerlendirme yapılmaması doğru olmamıştır. <br>\tHMK'nın 341. vd. maddelerinde bir kanun yolu olarak düzenlenen istinafın amacı, ilk derece mahkemesince verilen kararın denetlenmesi ve kararın yerinde görülmemesi halinde yeniden yargılama yapılarak hüküm kurulmasıdır. Burada, temyizden farklı olarak ilk derece mahkemesi kararı yalnızca hukuka uygunluk yönünden değil maddi yönden de denetlenmektedir. İlk derece mahkemesi kararı yerinde değilse kural olarak istinaf mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin kararını kaldırması ve ilk derece mahkemesi yerine gerekirse yeniden yargılama da yaparak karar vermesi gerekir. Ancak, HMK'nın 353/1-a. maddesinde düzenlenen yargılamaya ilişkin bazı temel usul hatalarının bulunması halinde ise istinaf incelemesi sonunda yeniden karar verilmesi söz konusu olmayıp, kararın kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması hali de düzenlenmiştir. Gerçekten de ilk derece mahkemesince, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verilmesi ve delillerin ilk defa istinaf aşamasında değerlendirilmesi halinde taraflar, maddi vakıa denetimi yönünden iki dereceli incelemeden mahrum kalacak ve adil yargılanma hakkının unsurlarından olan hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilecektir. Somut olaya bu açıdan bakıldığında, davacıların, yukarıda  belirtilen iddialarına ilişkin hiçbir delil toplanmamış ve değerlendirilme yapılmamıştır. Bu itibarla, yapılan açıklamalar çerçevesinde mahkemece, davacıların belirtilen iddiaları üzerinde durulup tüm delilleri toplanmak suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/05/2022 gün ve 2018/103 Esas - 2022/160 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacılar vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı  tarafça istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacılara iadesine,\t<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile  22/12/2023 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2023 <br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d44f474db5724e88","SID":"7ade511e660bb998"}}