{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ****************<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:.......<br>KARAR NO\t: .......<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: .......<br>ÜYE\t\t: .......<br>ÜYE\t\t: ......<br>KATİP\t\t: ......<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KONYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/12/2022<br>NUMARASI\t\t:......<br><br>DAVACI\t: ......-  (T.C Kimlik No: ......)<br>VEKİLLERİ\t: ...... - [......] UETS<br><br>İSTİNAF EDEN DAVALI\t: Sınırlı Sorumlu Selmankent Konut Yapı Kooperatifi <br>VEKİLİ\t: Av. ......I - ...... UETS<br>DAVA\t\t: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 12/01/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 17/01/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali davasında 01/12/2022 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 24/04/2014 tarihli devir sözleşmesi ile dava dışı ...’den ...Konut Yapı Kooperatifi Başkanlığından, peşin bedelli olarak üyelik hakkını 6. Blok 2. Kat 8 Nolu daire olmak üzere devraldığını, 30/06/2013 tarihinde yapılan kooperatif olağan gelen kurul toplantı tutanağındaki 9 nolu bentte: “Kooperatifin tamamlanması için yapılacak peşin ödeme ve kredi mevzuatının belirlenmesi; şu an oturan üyeler için Yüzonbeş Bin Türk Lirası, biten daireler için yüzyirmi TL, yapılacak daireler için yüzyirmibeşbin TL teklif edildi yapılan oylama sonucu kabul edildi” kararı bulunduğunu, davalı kooperatifte peşin bedelli üyelik mevcut olup, aynı zamanda da uygulandığını, 01/10/2014 tarihli S.S ... Konut Yapı Kooperatifi Peşin Üye Kayıt Sözleşmesi başlıklı belgede: “... Konut Yapı Koop. Yönetim Kurulu tarafından Konya’nın Karatay ilçesi ................. cepheli bu adreste bulunan inşaat Karatay Tapu Dairesi’nin .........ada ve parseldedir. 148 m² brüt 3+1 salon .......... (Güney-Batı) cepheli daireye . ...... aşağıdaki şartlarda üye kayıt edilmiştir. Ödeme planı, peşin 123.500,00 TL kat farkı yapı denetim ve arsa payı beraber ödeme yapılmıştır. Başkaca herhangi bir borcu yoktur ve borç çıkarılmayacaktır.” şeklinde olup müvekkilinin kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığını, taşınmazın müvekkiline teslim edildiğini, müvekkilinin 2014 yılından 2018 yılına kadar bizzat kendisinin oturduğunu, bu tarihten sonra dairesini kiraya verdiğini, müvekkilinin peşin ödemeli üye olması sebebi ile herhangi bir aidat istenmediğini, ancak; tapuların verilmesi için müvekkilinin hiçbir borcu olmamasına rağmen kooperatife ödeme yaptığını, buna rağmen davalı kooperatifin müvekkiline tapusunu vermediğini, bu sebeple müvekkilinin  ihtiyati tedbir talepli olarak Konya. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açtığını,  dava açıldıktan sonra davalı kooperatif tarafından Konya ... Noterliğinin 01/06/2021 tarih ... yevmiye sayılı birinci ihtarnamesinin gönderildiğini ve ihtarnamede 133.000,00 TL borcu bulunduğu, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde borcun ödenmemesi durumunda üyelikten çıkarılacağının bildirildiğini, akabinde ikinci ihtarname başlığı ile aynı noterliğin 18/06/2021 tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin gönderildiğini, müvekkili tarafından 30/12/2021 tarihinde cevabi ihtarname gönderilerek ihtarnameye itiraz edildiğini,  Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... esas sayılı dosyasında 16/03/2022 tarihinde dahili davalı dilekçesi tebliğ edildiğini, bu dilekçede dava dışı ...isimli kişinin; müvekkiline ait dairenin kendisine 18/06/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile satılıp üyeliğe kabul edildiği ve kooperatifin müvekkiline Konya .. Noterliğinin 01/06/2021 ve 18/06/2021 tarihli ihtarnamelerini çekerek 14/07/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile ihraç ettiğini iddia ettiğini, müvekkiline tebliğ edilen herhangi bir ihraç kararı bulunmadığını, müvekkiline çekilen ihtarlar usulüne uygun olmadığını, bu nedenle  14.07.2021 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararının iptali gerektiğini, davalı kooperatif yönetim kurulunun 18/06/2021 tarihli kararı ile müvekkiline tahsis edilen dairenin .........'ye tahsisine ilişkin kararının da geçersiz olduğunu, zira ihraç kararı kesinleşmeden dava dışı üçüncü bir kişinin üye olarak kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek 18/06/2021 tarihli 07 karar sıra numaralı kooperatif yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti ile 14/07/2021 tarihli 9 sıra nolu yönetim kurulu ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının üyelik hakkını devraldığı ...'nin müvekkili kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığını,  dava konusu dairenin davacıya çıktığına dair noter huzurunda çekiliş yapıldığına dair bir belge bulunmadığını, bağımsız bölümlerin kuralarının henüz çekilmediğini, davacının müvekkiline 47.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak kooperatifin üyelik bedelinin 180.000,00 TL olduğunu, dolayısıyla davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı 133.000,00 TL bulunduğunu, davacıya ilk önce 01/06/2021 tarihinde, daha sonra 18/06/2021 tarihinde 133.000,00 TL borcu ödemesi gerektiği, ödemeyi gerçekleştirmezse davacının üyelikten çıkarılacağının ihtar olunduğunu, davacının ödeme yapmaması nedeniyle temerrüde düşürüldüğünü, müvekkili kooperatifin 14/07/2021 tarihinde 09 karar sıra nolu yönetim kurulu kararında; aidat borcunu ödemeyen davacı hakkında kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesi yönünde karar alındığını, açılan davanın hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının kooperatiften çıkarılmasının esasen Yargıtay Kararlarına uygun bir şekilde 14/07/2021 tarihinde gerçekleştiğini, bu tarihten itibaren davacının 3 aylık süre içerisinde hem müvekkili kooperatifin genel kuruluna itirazda bulunmadığını hem de dava açmadığını, ihraç kararına istinaden davacının 10/06/2022 tarihinde dava açtığını, olay üzerinden neredeyse 1 yıl geçtiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde, davalı kooperatif yönetim kurulunun 18/06/2021 tarihli 07 karar sıra numaralı kararının ve 14/07/2021 tarih 09 sıra numaralı kararının iptalini aynı davada talep etmiş ise de; 18/06/2021 tarihli 07 sıra numaralı yönetim kurulu kararının davacının ihraç kararı ile herhangi bir bağlantısı bulunmadığından ve ilgili kararın davacıya tahsis edildiği iddia olunan dairenin başkası adına tahsis edildiğine dair karar mahiyetinde olması ve ilgili taşınmaza ilişkin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi .../... Esas sayılı dosyası kapsamında Tapu İptal ve Tescil davası açıldığından ve bu yönetim kurulu kararının iptali isteminin Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi ..../.... Esas sayılı dosya neticesine göre değerlendirilebileceğinden ilgili taleplerin işbu dosyadan tefriki ile yalnız 14/07/2021 tarih 09 sıra numaralı ihraç kararının iptaline ilişkin yargılama yapıldığı, Kooperatifler Kanununun 27. maddesinde ihraç öncesi ikinci ihtarnamede yükümlülüklerin yerine getirilmesi bakımından verilecek süre bir ay olduğundan, kooperatif ana sözleşmesinde bu hususta herhangi bir süre belirlemesi yapılmış olsa dahi üstün norm olan yasa hükümlerinin uygulanacağı, yükümlülüklerin yerine getirilmesi için en az bir aylık sürenin verilmesi gerektiği, açıklanan sürelere uyulmadığı davalı kooperatif tarafından davacı üyeye gönderilen ihtarnamelerde 10 günlük süre verildiği anlaşıldığından anılan ihraç kararının bu yönüyle kooperatif kanununa aykırı olduğu gerekçesiyle davanın  kabulüne, davalı kooperatifin, davacının üyelikten çıkarılmasına ilişkin 14/07/2021 tarih 9 sıra numaralı Yönetim Kurulu kararının iptaline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesini tekrar etmekle, davacının kooperatif üyeliğini ... isimli şahıstan aldığını söylemesine rağmen, kooperatif defter ve kayıtlarında bu hususa ilişkin yazılı bir temlik sözleşmesi bulunmadığı gibi davacının iddia ettiği gibi ...’ye ait kooperatif üyeliğinin kendisine devredildiğine ilişkin yazılı alacağın devri sözleşmesini de mahkemeye sunmadığını, dolayısıyla alacağın devrinin gerçekleşmediği için davacının müvekkili kooperatife hiçbir zaman üye olmadığını, davacının bu davayı üyelikten çıkarıldıktan 1 yıl sonra açtığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacının eşitlik ilkesini ihlal ettiğini ve ilk derece mahkemesi kararıyla diğer üyelerin haklarına zarar verdiğini ileri sürerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali talebine  ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali talebine ilişkindir.<br>Davacı taraf,  davacının davalı kooperatife herhangi bir borcu olmadığını, davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek  ihraç kararının iptalini talep etmekte, davalı taraf ise davacının borcunu ödemediğini, davacıya gönderilen ihtarnamelerin usulüne uygun olduğunu, davanın hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.   <br>Kooperatifle Kanunu'nun 16. Maddesinde; <br>\"Kooperatif ortaklığından çıkarılmayı gerektiren sebepler anasözleşmede açıkça gösterilir. Ortaklar anasözleşmede açıkça gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarılamazlar.<br>Ortaklıktan çıkarılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilir. Anasözleşme,çıkarılanın genel kurula başvurma hakkı saklı kalmak üzere, bu hususta yönetim kurulunu da yetkili kılabilir.<br>Çıkarılma kararı gerekçeli olarak tutanağa geçirileceği gibi, ortaklar defterine de yazılır. <br>Kararın onaylı örneği,çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere, on gün içinde notere tevdi edilir.<br>Bu ortak tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde itiraz davası açabilir. Tebliğ edilen karar, yönetim kurulunca verilmiş ise ortak, üç aylık süre içinde genel kurula da itiraz edebilir. Bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere, yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapılır. Genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine itiraz davası açılamaz. İtiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı itiraz davası hakkı saklıdır.<br>Üç aylık süre içinde,genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmiyen çıkarılma kararları kesinleşir.<br>Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye kadar devam eder\" düzenlemesi bulunmaktadır. Bu madde hükmüne göre kooperatif ortağının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin yönetim kurulu kararının kesinleşmesi için  kararın çıkarılan ortağa tebliğ edilmiş olması ve tebliğ tarihinden itibaren üç aylık süre içerisinde çıkarılan ortağın tebliğ tarihinden itibaren üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz etmemiş olması gerekmektedir. Maddede belirtilen üç aylık süre hakdüşürücü süre niteliğindedir.  Dava konusu somut olayda davalı taraf davanın hakdüşürücü süre geçtikten sonra açıldığını iddia etmekte ise de  davacının davalı kooperatiften ihracına ilişkin 14.07.2021 tarihli yönetim kurulu kararının davacıya tebliğ edildiği iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin hakdüşürücü süreye yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir.<br>Kooperatif ortağının, parasal yükümlülüklere uymaması nedeniyle ihracını düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27.maddesinde; \" Ortakların yüklendikleri paylar için ödiyebilecekleri para tutarını anasözleşme belirtir. Kooperatif, sermaye yüklemlerinde borçlu veya sair ödemelerle yükümlü bulunan ortaklarından elden yazılı olarak veya taahhütlü mektupla, bu husus mümkün olmazsa ilanla ve münasip bir süre belirterek yükümlerini yerine getirmelerini ister. İlk isteğe uymıyan ve ikinci istemeden sonra da bir ay içinde yükümlerini yerine getirmiyenlerin ortaklığı kendiliğinden düşer. Ortaklığın düşmesi alakalının, anasözleşme veya diğer suretlerle doğmuş borçlarının yok olmasını gerektirmez.\" düzenlemesi bulunmaktadır.  Buna göre, borcu olan ortağa ihraç ihtarını da içerir iki ihtar gönderilmesi verilen sürelerde  borcun ödenmemesi ve ihtarlarda istenilen borcun muaccel olması gereklidir.  Yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 14/2 maddesinde de parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktiren ortaklara ihtarname gönderilmesi gerektiği öngörülmüştür. Buna göre ortağa gönderilen ikinci ihtarnamede ortağa en az 30 günlük süre tanınmalıdır. Dava konusu somut olayda davalı kooperatifçe davacıya gönderilen ikinci ihtarnamede borcun ödenmesi için on günlük süre verildiğinden sözkonusu ihtarname usulsüzdür. Usul ve yasaya aykırı ihtarnameye dayalı ihraç kararı verilemeyeceğinden  mahkemece davanın kabulü ile ihraç kararının iptaline karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,  <br>3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, <br>4- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>6-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  12/01/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ....<br> e-imzalıdır<br>Üye .......<br>e-imzalıdır <br>Üye ....<br>e-imzalıdır <br>Katip .......<br>e-imzalıdır <br><br>......<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75f1d729fd6f7b3c","SID":"327891d9f8acfd97"}}