{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/564 Esas<br>KARAR NO: 2024/32<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/01/2022<br>NUMARASI: 2019/4 Esas -  2022/8 Karar\t  <br>DAVANIN KONUSU: Patent (Maddi Tazminat İstemli)|Patent (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Patent \t(Manevi Tazminat İstemli)|Patent (Tecavüzün Tespiti İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 16/01/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kuruluşundan itibaren dermatoloji, medikal estetik ve ortopedi alanlarında çözümler sunan ameliyatsız tedavi seçenekleri ve rejeneratif ürünleri Türkiye ve bölge ülkelerine tedarik eden medikal ürünler sektöründe dünyaca ünlü firmaların Türkiye temsilciliğini ve dağıtıcılığını gerçekleştiren bir firma olduğunu, aynı zamanda İtalya merkezli ... firması ürünlerinin Türkiye'de münhasır dağıtıcısı durumunda olduğunu, müvekkilinin münhasır dağıtıcısı olduğu ... firmasının “Biyolojik Materyal Ayrıştırma Cihazı ve İlgili İşleme Yöntemi ve Hücre Süspansiyonları ve Doku Nakilleri Hazırlama İçin Yöntem” başlıklı buluşun TPMK nezdinde ... başvuru numaralı patenti ve ... Avrupa patent başvuru numarası ile sahibi olduğunu, ancak hal böyle iken davalının satış ve pazarlamasını yaptığı “...” markalı “Tek Kullanımlık Doku Ayrıştırma ve Süspansiyon Kiti” isimli ürünün hakları müvekkili tarafından temsil edilen buluştaki cihaz ile aynı olduğunun tespit edildiğini, davalının ihtara rağmen söz konusu fiilleri devam ettirdiğini, müvekkili şirketin patent haklarının ağır surette ihlal edildiğini, davalı tarafça gerçekleştirilen dava konusu fiillerin haksız olduğunun tespitini, patent hakkına tecavüzün men ve ref'ini, şimdilik 10.000,00 TL maddi ile 10.000,00 TL manevi tazminatın, davalı tarafa gönderilen ilk ihtarname tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsilini, hüküm özetinin yayınlanmasını talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2014 yılında kurulduğunu ve hızlı bir gelişme ile Türkiye’de biyomedikal sektörünün bilinen firmalarından biri haline geldiğini, bu süreçte pek çok yerli-yabancı firma ve doktor ile çalışma şansı bulan müvekkili şirketin \"...\" ürünlerini piyasaya sürdüğünü, Mahkememizin 2018/310 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda, ürün ile patent tarifnamesinin değil, sadece katalogların karşılaştırıldığını ve ürünlerin patent ile benzer olduğuna kanaat getirildiğini, hiçbir şekilde ürün incelemesi yapılmadığını, ürünlerin karşılaştırılmadığını, yine ürünün iç yapısının bilinemediğinden bahsedildiğini, oysa patent incelemelerinde önemli olan unsurun tamamen iç yapı olduğunu, müvekkilinin ürünü ile karşı tarafa ait patentli ürün arasında bu açıdan belirgin farklar bulunduğunu, müvekkiline ait ürünlerin “eşdeğer unsur” kavramı bakımından karşı tarafın dayandığı patent belgesinden doğan hakları ihlal eder nitelikte ürünler olmadığını, ayrıca davacının dayandığı ... nolu patentin yenilik kriterine sahip olmadığı gerekçesiyle de bu patent hakkında hükümsüzlük davası açtıklarını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2019/4 Esas - 2022/8 Karar sayılı kararıyla; \"...Tüm dosya kapsamı deliller ve birbirlerini doğrulayan keza ürünler açılmak suretiyle düzenlenen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Davalı tarafça üretilen ve davaya konu  ürünün, davacının lisans sahibi olduğu ... referanslı patent başvurusunun koruma kapsamında kalmadığı ve eşdeğer ihlal oluşturmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; \"Müvekkil, dava konusu patentin sahibi olan müvekkil ... şirketinin Türkiye'deki distribütörlüğünü üstlendiğini, davalı ise herhangi bir Ar-Ge çalışması bulunmaksızın patentli ürünün taklidini piyasaya arz ettiğini,Patentte tarif edilen söz konusu cihaz ile davalı şirketin piyasaya sunduğu mütecaviz ... marka ürünlerin aynı olduğunu, fakat bilirkişilerin eksik ve hatalı incelemeleri nedeniyle bu kopyalama eyleminin ortaya çıkarılamadığını,Mahkemece atanan bilirkişiler yapmış oldukları incelemeler sonucunda dava konusu patent ile mütecaviz ürünün bütün unsurlarının birebir aynı olduğunu, ancak aradaki tek farkın 'ayrıştırma ızgarası üzerindeki mikro deliklerin boyutu olduğunu' ileri sürdüklerini, bu gerekçe ile tecavüzün bulunmadığına dair görüş bildirildiğini, Bilirkişiler mikrodelik boyutlarını statik hâlde iken ölçtüğünü ve bu ölçümlerin de ortalama değerini dikkate aldıklarını, eksik ve hatalı raporlara dayanılarak kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu,SMK.89/1.maddesine fıkrasına göre, 'Patentin koruma kapsamı istemler ile belirlenir ve istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılır.' Yine, ülkemizin de taraf olduğu Avrupa Patent Sözleşmesi'nin (EPC) 69/1. maddesine göre de, patentin koruma kapsamı belirlenirken istemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimler kullanılacağını,Dava konusu ürünün, çalışır vaziyette iken üründeki mikro delikler üzerlerindeki baskı sonucu daralır ve patentte gösterilen mikro delik boyutuna ulaştığını, dolayısıyla ürün statik konumda iken ihlal tespit edilmemiş olsa dahi (ki bu değerlendirme de hatalı yapılmıştır); ürün dinamik hâle getirildiğinde mütecaviz konumda olduğunu,Mikro deliklerin boyutu cihaz çalışır vaziyette dinamik olarak ölçülmesi gerekirken, parçaların cihazdan sökülerek patent değerlendirmesinin bütünlüğünün bozulması ve çalışma prensibinin göz ardı edilmesi suretiyle ölçümler yapılmasının hatalı olduğunu, Bilirkişiler, statik olarak yaptıkları hatalı ölçümlemelerden elde ettikleri verilerin de ortalamasını almak suretiyle değerlendirme yaptıklarını, bu değerlendirmelerin de kendi içerisinde hatalı olduğunu,Somut olayda, ayrıştırma ızgarasının üzerinde onlarca hatta yüzlerce mikro delik bulunduğunu, birinci bilirkişi heyetinin bu mikro deliklerden 3 tanesinin boyutunu ölçüp ortalaması üzerinden bir değerlendirme yaptığını, ikinci bilirkişi heyeti de bu ölçümlere itibar etmekle yetindiğini,  her iki raporda da \"civarında, yaklaşık\" gibi ifadelerle ortalama değerler belirtildiğini,Fakat bu deliklerin bir ya da birkaç tanesinin dahi 70-80 mikron aralığında olması halinde tecavüz eyleminin gerçekleşmiş olacağını, zira, mütecaviz üründe 70-80 mikronluk mikro deliklerin yanı sıra ne özellik olursa olsun, her halükarda patentin bağımsız istemindeki tüm unsurları içeriyor olacağından, tecavüz eylemi yine gerçekleşmiş olacağını, bu nedenle, eksik ve hatalı raporlara dayanılarak kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini, Bilirkişilerin yapmış olduğu eşdeğer tecavüz incelemelerinde, dava konusu ürünün patent ile aynı sonucu vermediği ve bu nedenle eşdeğer surette tecavüz oluşmadığının iddia edildiğini, halbuki, patent ile dava konusu ürün aynı mikro delik boyutuna sahip olup aynı sonucu verdiklerinden, eşdeğer tecavüz incelemesi tümüyle hatalı olduğunu,Bilindiği üzere dava konusu patent, biyolojik materyalleri hücre canlılığını koruyarak ayrıştıran bir cihazı tarif ettiğini, Pavia Üniversitesi'nin deneysel verileri doğrultusunda patentli ... ürünü ile mütecaviz ... ürününün elde etmiş olduğu mikrograftların canlılık oranlarının ve biyolojik özelliklerinin aynı olduğu sonucuna ulaşıldığını,Mütecaviz ... ürününe ait bu biyolojik özellikler patent dokümanı ile kıyaslandığında da patent ile uyumlu olduğunu, nitekim patent dokümanının, resimlerin gösterildiği 13'üncü sayfasında bulunan grafik haline getirilmiş bilimsel veriler ile, 70-80 mikron boyutu ile elde edilen canlı izole hücre sayısının %80 ve üzeri civarında olduğunun gösterildiğini, Buna karşılık, 22.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun 22'inci sayfasının 1'inci paragrafında bulunan hatalı değerlendirme doğrultusunda, ... ürününün \"işlev-yol-sonuç\" testinde aynı \"sonucu\" vermediği ve dolayısıyla eşdeğer tecavüzün bulunmadığı görüşü bildirildiğini,Mikro delik boyutundan daha büyük mikrograft elde edilmesinin bilimsel olarak mümkün olmadığını, bunun doğal bir sonucu olarak cihaz çalışır vaziyette iken mikro delikler üzerine baskı uygulandığından ve mikro deliklerin boyutları daraldığından, mütecaviz ... ürününün mikro deliklerinin boyutu en fazla 80 mikrona tekabül ettiğini, bu nedenle, mütecaviz ürünle elde edilen mikrograftların boyutlarının ölçülerek mikro delikler hakkında sonuca varılması gerekirken, bu incelemeler yapılmadan kurulan hükmün hatalı olduğunu, Bilirkişilerin ileri sürdüğü, mikro delik boyutlarının koruma kapsamının daraltıldığı yorumunun, hukuki br yorum olduğunu ve hatalı olduğunu; somut olayda, bağımsız istemde gösterilen 70-80 mikronluk boyutların dar yorumlanıp yorumlanmayacağı hususunun hukuki bir değerlendirme olup, mahkemenin takdirinde olduğunu, Prof. Dr. ... ve Makina Mühendisi ... tarafından hazırlanan ve 15.3.2021 tarihinde dosyaya sunmuş olduğumuz uzman görüşünde; 70-80 mikronluk ve TERCİHEN 75 mikronluk boyutların, ayrıştırılacak dokunun saflık değerini ayarlayan bir unsur olduğu ve dolayısıyla kullanım alanına ve amaca göre değişiklik gösterebilecek bir özellik olduğu değerlendirmesi yapıldığını, Bu değerin nicelik olarak değiştirilerek kullanılması, patentin eşdeğer surette ihlal edilmesi anlamına geldiğini, öte yandan, patentin bu şekilde dar yorumlanmasının, Türk Medeni Kanunu'nun 2'nci maddesinde öngörülen dürüstlük kuralına da aykırılık teşkil ettiğini.\" beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; patent haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından \".... davalı tarafça üretilen ve davaya konu  ürünün, davacının lisans sahibi olduğu TR ... referanslı patent başvurusunun koruma kapsamında kalmadığı ve eşdeğer ihlal oluşturmadığı anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine.\" karar verilmiştir.Hüküm davacı  vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava konusu ... numaralı patent belgesinin, 14/12/2015 tarihinden itibaren 20 yıl müddetle dava dışı .... şirketi adına tescilli olduğu, davacının ise lisansa dayalı olarak patent haklarına sahip olduğu, davalıya ait “...” markalı ürünün ise davacı patentine konu buluştaki cihaz ile aynı olduğu iddiasıyla patent haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile tazminat istemiyle işbu davanın açıldığı; davalının ise, iddiaları kabul etmeyerek, patente tecavüzün bulunmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece aldırılan 15/02/2021 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunda \"Davalıya ait  ... markalı büyük ve küçük boyuttaki ürün örneklerinin, ... tescil numaralı patent belgesinin doğrudan veya eşdeğer yoluyla koruma kapsamında kalmadığının.\" belirtildiği; tarafların itirazları ve sundukları uzman görüşlerinin de değerlendirilmesi için aldırılan ek raporun da aynı görüşleri içerdiği görülmüştür.Tespit bilirkişi raporu, taraflarca ibraz edilen uzman görüşleri ve mahkemece görevlendirilen aldırılan ve yukarıda açıklanan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunması üzerine mahkemece yeni bilirkişi heyetinden aldırılan 25/11/2021 havale tarihli raporda \"İncelemeye konu ürünün, ... referanslı patent başvurusunun koruma kapsamında kalmadığı ve eşdeğer ihlal oluşturmadığı kanaatine varıldığı,  dava konusu ... referanslı patent ile ilgili itiraz işlemlerinin halihazırda Avrupa Patent Ofisi nezdinde devam ettiğinin tespit edildiği.\" tespit ve görüşü bildirildiği; mahkemece aldırılan her iki raporun birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak; davalı tarafça dava konusu patentin hükümsüzlüğü istemiyle Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/297 Esas sayılı dosyasında dava açıldığı ve işbu davanın karar verildiği tarih itibariyle anılan hükümsüzlük davasının derdest olduğunun anlaşılması karşısında; hükümsüzlük kararının sonuçları geçmişe etkili olacağından ve patent hakkının tescil tarihinden itibaren hiç doğmamış sayılacağından, mahkemece ilgili hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi hatalı olduğundan, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin KABULÜNE,2-Bakırköy 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2022 tarih ve 2019/4 Esas - 2022/8 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,  3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine, 5- İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 102,30 TL posta masrafı olmak üzere toplam 323,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38e60932e0df0045","SID":"d255e47067176b33"}}