{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2021/163 <br>KARAR NO: 2023/1420<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/10/2020<br>NUMARASI: 2017/867 Esas, 2020/541 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ: 12/12/2023<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; taraflar arasında 21/06/2013 tarihli  Örnek Daire Dış Cephe Kaplama işlerini konu alan ...Projesi adı altında yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme kapsamında  davacı  şirketin yüklenici olarak üzerine düşen edimleri olan imalat ve montajlama işlemini yaparak davalıya teslim ettiklerini, hak ediş tutarına ilişkin olarak düzenlenen 29/07/2013 tarihli 588.464,36-TL bedelli takip dayanağı fatura bedelinin 48.847,93-TL’lik kısmının davalılarca ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, icra takibine davalılar tarafından haksız şekilde itiraz edilerek icra takibinin durmasına sebep olduklarını belirterek, itirazın iptali ile takibin devamına,  %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasında 21/06/2013 tarihli ... İstanbul Projesi Örnek Daire Dış Cephe Kaplama İşlerine ait yüklenici sözleşmesi akdedildiğini, davacı şirketin davalı şirketlere kesin teminat olarak işin sözleşme toplam tutarının %10 oranında kesin teminat mektubu vermeyi taahhüt ettiğini ve aksi halde sözleşmenin yürürlüğe girmeyeceğini kabul ettiklerini, ancak davacı taraf sözleşme hükmüne  rağmen kesin teminat mektubunu kendilerine sunmadığını,  sözleşmenin 9.2. maddesi uyarınca davacı şirketin hak edişinden kesinti yaparak ancak nakit teminat oluşturabildiğini, davanın dayanağı olan takibe konu 48.847,93-TL tutarında olduğu iddia edilen borç teminat kesintisi olduğunu, iadesi için gerekli koşullar oluşmadığınını ve ayrıca henüz muaccel halde olmadığını, davalı şirketlerin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında yüklenici sözleşmesi düzenlendiği, buna göre davacı tarafça üzerine düşen yükümlülüğün tamamen yerine getirildiğinin dosya kapsamı ile belirlendiği, bilirkişi incelemesi sonucu hakediş raporuna göre davacı tarafın takip asıl alacağı kadar alacaklı bulunduğu, taraflar arasında tek hakediş düzenlendiğinden sözleşmenin 10.2 maddesinin uygulama yeri bulunmadığı,  bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibariyle davacının 48.847,93 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle bu miktar ile  9.786,98 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.634,91‬ TL üzerinden  davanın kabulüne, asıl alacak miktarı olan 48.847,93 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davacının davalıdan alacağı bulunmadığını, dava konusu bedelin nakit teminat kesintisi olduğunu ve iade koşullarının oluşmadığından mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin kısmen kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında 21.06.2013 tarihli, ... numaralı \"...Projesi Örnek Daire Dış Cephe Kaplama İşlerine Ait Yüklenici Sözleşmesi\" imzalandığını, projede bulunan örnek daire dış cephe kaplama işinin teknik şartname, sözleşme ve yasal mevzuat kapsamında yapılması işini davacı yüklendiğini, davacı Yan'ın üstlenmiş olduğu cephe kaplama işinin tamamı ... tarafından yapılarak 21.07.2013 tarihinde tamamlandığını, sözleşmede iş bedeli toplam tutarının %10 oranında kesin teminat mektubu vermeyi davacı taahhüt ettiğini ancak  kesin teminat mektubunu kendilerine sunulmadığını, sözleşmeye göre; verilen teminatın %50'si idare tarafından yapılan  geçici kabul'de tespit edilen eksik ve kusurların giderilmesi ve idare geçici kabul tutanağı'nın onaylanmasından ve sosyal sigortalar kurumu'ndan ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde; geri kalan %50'si ise  kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasından ve bu tarihten itibaren kanunen sorumluluk müddeti olan 5 yıl için açık vadeli olmak üzere aynı miktardaki bir senedi veya noterden kanalıyla tanzim edilecek taahhütnameyi işveren'e vermesi halinde iade edileceğini, davacı şirketin hakediş tutarı olduğunu iddia ettiği alacak aslında nakit teminat kesintisi olduğunu ve  iade için gerçekleşmesi gereken şartlar henüz oluşmadığını, davacı şirketlerin, sözleşmenin 9.2. maddesi uyarınca; davacı hakedişinden kesilmek suretiyle nakit teminat olarak tutulduğunu,  bilirkişi raporunda da, alınan depozito ve teminatlar alınan depozito ve teminatlar hesabı içerisinde tutulduğunu, teminatın %50'si idare tarafından yapılan  geçici kabul'de tespit edilen eksik ve kusurların giderilmesi ve idare geçici kabul tutanağı'nın onaylanmasından sonra, Sosyal Sigortalar Kurumu'ndan ilişiksiz belgesi getirilmesi halinde; geri kalan %50'si ise  kesin kabul tutanağının idarece onaylanmasından ve bu tarihten itibaren kanunen sorumluluk müddeti olan 5 yıl için açık vadeli olmak üzere aynı miktardaki bir senedi veya noterden kanalıyla tanzim edilecek taahhütnameyi işverene vermesi halinde iade edilebileceğini, bilirkişi raporunda muhasebe kayıtlarının detaylıca izah edildiğini, teminat kesintisi olarak tutulan alacağın mahkemece, sözleşme kapsamında inceleme yapılması, hak edişlerden yapılan kesintilerin değerlendirilmesi ve temin edilmesi gereken teminat tutarının tespiti ile teminatın iadesi koşullarının oluşup oluşmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı şirketin imzaladığı 21.06.2013 sözleşmede yer alan hükümleri görmezden gelerek başlattığı ilamsız takip ile ikame ettiği işbu dava, mesnetsiz ve gerçeklikten uzak talepleri içerdiğini, bilirkişi raporu ile de davacı şirketin taleplerinde haksız olduğunun sübut ettiğini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalılar iş sahibidir. Davacı ile davalı arasında 21.06.2013 tarihli davalı şirketin yapmış oldukları site inşaatında örnek daire dış cephe kaplama sözleşmesi imzalanmıştır. Taraflar arasında davacının ediminin tamamlandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı taraf, edimi tamamlamalarına rağmen davalı tarafından kesinti yapılan iş bedelinin ödenmediğini, girişilen icra takibine itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş;  davalı ise, davacının alacağı bulunmadığını, davacıdan yapılan kesintinin sözleşmenin 9.2 maddesi gereğince nakit teminat kesintisi olduğunu, iade koşullarının sözleme 10.1 maddesinde geçici kabul ve SGK ilişksiz belgesi alındıktan sonra %50 kısmının, kesin kabul idare onayı ile kalan %50  kısmının iade edileceği, iade şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş; mahkemece, bilirkişi raporu dosya kapsamı gereğince davacı edimini yerine getirdiğini, tek hakediş düzenlendiği ve davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, 48.847,93 TL asıl alacak ve 9.786,98 TL işlemiş faiz bedeli yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likid olması sebebiyle %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar vermiştir.  Somut olayda, davacının sözleşme gereği üstlendiği edimlerini tamamlayarak davalılara teslim ettiği anlaşılmaktadır. 30.06.2013 tarihinde düzenlenen hakediş ile dava konusu 48.847,93 TL davacı alacağının nakit teminat olarak kesinti yapılarak bakiye iş bedeli davacı tarafa ödenmiştir. Davacı tarafından bakiye bedelin ödenmemesi üzerine 07.04.2015 tarihinde dava konusu olan icra takibi başlatılmıştır. Davalı taraf nakit teminat için kesinti yapıldığını beyan etmiştir. Ancak dava dosyasına bu teminatın kesinti yapıldığı 30.06.2013 tarihinden gerek dava tarihi olan 05.10.2017 tarihine kadar ve gerekse  mahkemenin karar verdiği 06.10.2020 tarihine kadar bir beyanda bulunmadığı gibi, kesin hakedişi de düzenlememiştir. Oysa, yapmış olduğu işi ilgili idareye teslim ettiği anlaşılmaktadır.  Tüm bu sebeplerle, davacının edimini yerine getirdiği ve hakediş iade şartları yerine gelmiş olmasına rağmen nakdi teminatı iade etmediği anlaşıldığından mahkemece nakdi kesinti bedeli olan 48.847,93 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermiş olması yerinde olmuştur. Bununla birlikte mahkemece 9.786,93 TL işlemiş faiz yönünden de davanın kabulüne karar verilmiştir. İşlemiş faizin talep edilebilmesi için davalının temerrüde düşürülmesi gerekmekte olup, dosya kapsamına göre davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir delil sunulmamıştır. Bu nedenle mahkemece işlemiş faize hükmedilmesi hatalı olmuştur.  Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak; davanın kısmen kabulü ile, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına davalıların itirazının iptali ile takibin 48.847,93 TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, alacak likid ve bilinebilir olması sebebiyle  %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1- Davalılar vekilinin istinaf talebinin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih ve 2017/867 Esas, 2020/541 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 48.847,93 TL asıl alacak üzerinden  DEVAMINA, Alacak likit olduğundan asıl alacak olan 48.847,93 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,  Davacı tarafın diğer ve fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE,<br>B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 3.336,80 TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 710,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.626,72 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 710,08 TL peşin harcın davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı,  278,25 TL tebligat ve posta gideri, 2.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.509,65 TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren 2.085,13 TL'nin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalılar tarafından yapılan masraf olmadığından bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 9.945,23 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davalılar tarafından  yatırılan  2.000,08 TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendilerine İADESİNE,2-Davalılar  tarafından yapılan  297,20 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 23,63TL posta gideri olmak üzere toplam  320,83TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara  VERİLMESİNE,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 4-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 12/12/2023  tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbd6ed1d11861c9d","SID":"0d47cff54d5ba35d"}}