{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/1967 <br>KARAR NO: 2023/2093<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi <br>TARİHİ: 21.11.2019<br>NUMARASI: 2016/361 Esas - 2019/1095<br>DAVA: Tazminat<br>Taraflar arasındaki tazminat  davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... müvekkilin ortağı bulunduğu İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sayısında kayıtlı \"... İthalat ve İhracat Tıc Ltd Şti” ortağı ve yetkilisi olduğunu, bahsi geçen şirketinin bir aile şirketi olmasına rağmen azınlık paylan bulunan müvekkiller şirketten dışlanarak kayıtlan inceleme, denetleme ve bilgi alma haklan engellendiğini, hatta 2009'dan beri yapılış olması gereken Genel Kurul dahil hiçbir toplantılar haber verilmediğini, şirket hakkında hiçbir bilgi de verilmediğini, hatta bahsi geçen davalı şirket 2009 yılından beri de kar dağıtmadığını, davaları yönettiği, müvekkillerin hissedan bulunduğu şirket kötü yönetilmekle olup şirket üzerinden haksız kazançlar sağladığı düşünüldüğünün, nitekim şirket kasasında nakit gözükmesine, hatta gereksiz avanslar dağıtılmış gibi gösterilerek yüksek miktarda kredi kullanıldığını, kullanılan kredilerin de şahsi menfaatler için kullanıldığı istihbar edildiğini, bu sebeple davalı tarafın yönettiği şirketin kötü yönetilip yönetilmediği, suistimal yapılıp yapılmadığı, kredilerin yerinde kullanılıp kullanılmadığı, kredi kullanımın gerekli olup olmadığı, kasada kayıtlarda gözüken paranın var olup olmadığı, dolayısıyla zarar ve suistimaller varsa miktannın, sorumlulannın ve verilen zarann tespitinin talep edildiğini, TTK. madde 553 gereği inceleme tespiti yapılarak son beş yıla ilişkin belirlenen hesaplanan zaranmn miktanna ve sorumlu zarar verenlerden tahsiline, sebep olunan zarar dava açıldığında hesaplama imkanı olmadığından, dava değeri arttıra ve her türlü haklar saklı tutularak şimdilik 10.000,00-TL alacak gösterilerek, HMK 107’ye göre belirsiz alacak ve tespit davası şeklinde bu dava açılma zorunla kalındığını, davanın kabulüne, davalıların yönettiği şirket sebebiyle zarara sebebiyet verip vermediğinin tespiti ile sorumlular ve sorumluluk oranlarının tespitine ve verilen zarann tespitine, sorumluların verdiği zarardan itibaren ticari faizi ile birlikte tazminine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; öncelikle davacının dilekçesinde belirttiği şekilde ... İth. İhr. Tic. Ltd. Şti’nin kötü yönetilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının da dilekçesinde kendisiyle çelişerek, hem şirketin kötü yönetildiğini, hem de şirketin krediye ihtiyacı olmadığını ve uzun süredir karlı gözüktüğünü ve kar dağıtımı yapılması gerektiğinden  bahsetmesinin ayrı bir çelişki olması, bu husus dahi  işbu davanın tamamen kötü niyetli olarak açıldığının göstergesi olduğunu, hem davacı hem de kocası Bakırköy ... Noterliği 31.03.2016 tarihli ... Yevmiye Numaralı ihtarnamesiyle, Genel Kurul yapılmasını, kar dağıtımı v.s. gibi, aslından dava konusu hususlardaki taleplerini ihtar ettiklerini buna da müvekkil tarafça , Beyoğlu ... Noterliği 21.04.2016 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile olumlu cevap verildiğini, davanın reddi gerektiğini, davacının eşi ...'ün daha evvel işbu şirketi 2008 yılına kadar şirket ortağı ve yetkilisi olarak yönetirken, şirketi ciddi zarara uğratması, elde edilen gelirleri kendi yararına kullanması, şirketin paraları ile şahsına lehine menfaatler temin etmesi ve yaptığı olumsuz tasarruflar nedeni ile şirketi o dönemde gerçekten de enkaza çevirmesiyle alakalı olduğunu, bu sebeplerde dolayı çok sayıda davalar açıldığını,  şirketi kötü yöneten ...’ün şirketten uzaklaştırıldığını, şirket ortaklan aile fertlerinden oluştuğu içinde, diğer ortaklar, işbu davacıya manevide olsa zarar   gelmemesi açısından dikkatli davrandığını, yine müvekkillerin yetkilisi olduklan... San Tic Ltd Şti'nin feshi davası açtıklarını,  aynca da işbu dava ve açılan diğer davalan bankalara ihbar ettirmeyi de hedefleyerek, şirketin kredibilitesini de, bankalar açısından sorunlu ve kuşkulu hale getirmeye de çalıştığını, netice itibari ile işbu davalar her ne kadar ticari bir dava gibi gözükmekte ise de, sadece kin duygusu ile açıldığını, haksız davacının davasının reddi gerektiğini, davacının tüm taleplerinin haksız ve yasaya aykın olduğunu, şirketin kötü yönetilmesi gibi bir durum söz konusu olmadığı için  işbu davanın reddinin talep edildiğini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"... somut olayda dava dışı ... Ticaret Ltd. Şti.'nin 2008-2016 yılları arasında finansal yönden bir sıkıntı içerisinde olmadığı, 2016 yılında özsermayesinin 375.000,00-TL ödenmeyen sermaye tutarlarına rağmen 500.000,00-TL sermayenin üzerinde olduğu, 2009-2016 bilançolarında yıl sonunda kısa veya uzun vadeli banka kredisinin yer almadığı, 2008-2016 arasında geçen (8) yıllık döneminde gerçekleşen Brüt Satış Karı/Net Satışlar, Faaliyet Karı/Net Satışlar ve Net Kar/Ödenmiş Sermaye oranları sektör normallerinin üstünde gerçekleşmiş olduğu, dolayısıyla davalı ...'un 6102 sayılı TTK.m.644 yollamasıyla, TTK.m.553 hükmü yönünden, şirket müdürü sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi için gerekli kanuni ve akdi şartların oluşmadığı... \" gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir.  Bu karara karşı, davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Bilirkişiler kök ve ek raporlarında yer alan verilere göre; 19.06.2008 tarihinden sonra ortaklar kurulu (genel kurulu) toplantılarının yapılmadığını, yönetim giderlerin arttığı (40-55-138 bin) ancak aynı yıllarda karlılığın azaldığı 254-55-87 bin), yine aynı dönemde satışların arttığı (9-10-11 milyon), son yılın net karının yüzde birin altında binde 76 (% 0.76) olduğu ve biriken kârın dağıtılmadığının tespit edildiğini ancak bilirkişilerin bu verilere rağmen şirketin az da olsa kar ettiği dolayısıyla zararı olmayan şirkette davalı müdürlerin sorumluluğu olamayacağı sonucuna vardıklarını ancak aynı bilirkişilerin  Dairemizin 2016/395 Esas sayılı dosyasıyla açılmış grup davadaki 1.10.2018 tarihli ek raporlarında (s.8/a bent) “Şirketlerin kar etmesi tek başına iyi yönetildiği anlamına gelmeyeceği gibi zarar eden şirketlerin direk kötü yönetilmesinden de bahsedilemez” dediklerini, Zarar etmeyen şirketlerin iyi yönetilmiş olması veya suiistimal yapılmadığı sonucuna varılamayacağı sebebiyle taraflarınca istenilen konuların açıklığa kavuşturulmadan ek ve/veya yeni bilirkişi inceleme taleplerinin mahkemece karşılanmadığını,  Şirket yönetim giderlerinin gelirlerinden fazla olması, yıllık gelirin enflasyonun çok altında yüzde birden düşük olmasının bile kar amacıyla kurulmuş şirketin kötü yönetildiğini ortaya koyduğunu, Tarafların ortak oldukları dava dışı şirkette kardeş/akraba olduklarını, aralarındaki husumet sebebiyle yönetimde olan davalı kardeşin müvekkillerine hiç bir toplantıdan ve şirket gelişmelerinden haberdar etmediğini, hiç bir kar vermediğini, yüksek ciroları sebebiyle kar etmesi gereken ve yatırım da yapmayan şirketin kötü yönetildiğinin ve müvekkillerinin haklarının verilmediğinin teknik verilerden belli olduğunu, Genel olarak sıkıntıda bulunmayan ve kar eden şirketin varlığı sebebiyle denilerek, gerekçesiz ve mesnetsiz usule aykırı kararın bozulması gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 644. maddesinin atfıyla uygulanması gereken TTK'nın 553. maddesi uyarınca limited şirket ortakları olan davacılar tarafından açılan, limited şirket müdürünün sorumluluğu iddiasına dayalı tazminat davasıdır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacılar, davalının ortak ve müdürü olduğu  dava dışı ... İthalat İhracat Tic. Ltd. Şti.'ni kötü yönetmesi nedeniyle  zarara uğrattığını iddia ederek şirketin uğradığı zararın davalıdan tahsili ile şirkete verilmesini talep etmiş, mahkemece ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir. Mahkemece tarafların sunduğu deliller celb edilmiş, banka müzekkere cevapları dosyaya kazandırılmış,  tanıklar dinlenerek davalı şirket ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle bilirkişi raporu ve davacılar itirazını karşılar ek rapor  alınmıştır. Yine yargılama sürecinde şirketin finansal durumu ve karlılığı yönünde bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi kök ve ek rapor içeriğindeki tespitler ışığında, şirketin 2009-2016 yılları arasında finansal yönden bir sıkıntı içerisinde olmadığı, 2016 yılında özsermayesinin 375.000 TL ödenmeyen sermaye tutarına rağmen 500.000 TL sermayenin üzerinde olduğu, 2009-2016 yılları bilançolarında yıl sonunda kısa veya uzun vadeli banka kredi borcunun yer almadığı, şirket yönetiminden kaynaklanan bir zararın tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Yine alınan 03.07.2019 tarihli bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi raporu içeriğinden,  davalı yönetiminde iken şirketin sadece 2013 yılında zarar ettiği, 2008-2016 yılları arasındaki şirket yıllık ortalama  karlarının sektör normalleri üstünde gerçekleştiği anlaşılmaktadır.  Kaldı ki  karlılığına düşük olması tek başına yöneticilerin kötü yönetimini ve sorumluluklarını doğurmayacaktır. Bunun dışında  davacılardan ... te davalı ile birlikte şirketin münferit müdürü  olarak görevlidir. Davacıların kar dağıtımı ve şirket ile yeterli bilgi alamadıkları yönündeki iddiaları ise bu yönde yasal yollara başvurarak açılacak davalarda ileri sürülebilecek hususlardandır. Tüm bu hususlar çerçevesinde davalının yönetici olarak dava dışı şirkete zarar verdiği iddiasıyla açılan davanın reddi isabetli olup, aksi yönde davacılar vekili istinaf başvuru nedenleri yerinde görülmemiştir. Davacılar vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b 1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacılar tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 215,45 TL istinafa karar harcının davacılardan tahsiline, 4-Davacıların yaptığı istinaf kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20.12.2023 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16f5d92ca7bf4e6f","SID":"320082f2d856d0c9"}}