{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1829 <br>KARAR NO: 2024/62<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2020<br>NUMARASI: 2019/249 Esas - 2020/589 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine yazılan rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacı müvekkilinin dava dışı ... şirketinin davalıya gönderdiği malların taşımasını üstlendiğini, taşımanın yapıldığını,ancak taşıma bedelinin ödenmediğini, taşıma sözleşmesi  gönderen ile taşıyıcı arasında akdedilen bir sözleşme ise de eşyayı kabul eden gönderilenin de TTK 871. Maddesi hükmü gereği bundan sorumlu olduğunu, gönderilenin varma yerinde eşyayı kabul etmesi nedeniyle asıl borçlu yanında davalının da taşıma bedelinden sorumluluğunun bulunduğunu, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, müvekkilinin Hollanda'da mukim satıcıdan CIP Satış ve Teslim Şekliyle mal ithal ettiği ürünleri davacının taşıdığı,ancak CIP teslim şeklinde ,ithal edilen malın taşıma ücretinin  gönderen satıcıya ait olduğu,İncoterms 2010 versiyonuna göre CIP satışta, alıcının sözleşmedeki mal bedelini ödeyeceği bunun dışında taşıma Navlun ücreti ödeme yükümlülüğü olmadığını,  satıcının ise taşıyıcıya malları teslim ve varış limanına taşıması için navlun ödeme yükümlüğü olduğunu,taşıma ücretinin kendilerinden istenemeyeceğini,TTK nın 1246.maddesi gereği navlun bedeli için 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşıma senedinin 04.07.2017 tarihli olup icra takibinin 24.11.2018 tarihinde yapıldığını  bildirerek davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle,aksi halde esastan reddine,davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, davacı tarafça yapılan taşıma işinin CIP teslim şartı ile satılan emtia taşıması  olduğu,uyuşmazlığa  CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerektiği, CMR'nin 32/1 maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalarda zaman aşımı süresinin 1 yıl olarak kabul edildiği,navlun faturasının 15.06.2017 tarihinde düzenlendiği, teslimin 04.07.2017 tarihinde yapıldığı,hamule senedinde taşımaya  CMR hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, icra takibinin teslim tarihinden 1 yıl sonra olan 24.11.2018 tarihinde yapıldığı dikkate alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davanın TTK m. 871.maddesine dayalı açıldığını,CMR hükümlerinde taşıma ücretinden sorumluluğun düzenlenmediğini, MÖHUK m.29 hükmü  uyarınca  akdin kuruluşu sırasında taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun uygulanacağını ,Türk Ticaret Kanunu hükümleri uygulama alanı bulacağını, davalının icra takibine itirazında ileri sürmediği zamanaşımı defini cevap dilekçesinde ileri süremeyeceğini, TBKnın147.maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin beş yıl olarak kabulü gerektiğini, CİP teslim  şartının davacıyı bağlamayacağını,sözleşmede ücretten kimin sorumlu olduğu belirtilmemişse gönderilen ve gönderenin müteselsil sorumlu olduğunu,sözleşme gönderen ile akdedilse dahi, eşyayı kabul eden gönderilenin gönderen ile birlikte sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, dava dışı gönderen satıcı tarafından davacı taşımacıya yaptırılan uluslararası kara taşıması navlun bedelinin malı teslim alan davalı  gönderilenden tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.  Davacı vekili ise icra takibinde zamanaşımı itirazında bulunmayan davalı borçlunun zamanaşımı defii ileri süremeyeceğini ileri sürmüş ise de ;itirazın iptali davasında borçlu, icra takibinde bildirdiği itiraz ve savunma sebepleriyle bağlı değildir. Borçlu, tüm savunma sebeplerini cevap süresi içinde ileri sürebilir. Yazılı yargılamada, savunma sebepleri ikinci cevap dilekçesi ibraz süresi içinde serbestçe değiştirebilir veya genişletebilir. Basit yargılamada ise, cevap süresi içinde savunmaların tamamı ileri sürülmelidir.Dava konusu taşımanın güzergahı itibariyle uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanacaktır.Davacı vekili uyuşmazlığa ; TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür. Gerek CMR, gerekse TTK hükümlerine tabi taşımalarda navlun bedeline ilişkin alacak taleplerinde (TTK nın 1246.maddesi )uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu yerleşik uygulamadır.Davacı vekilinin 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği yolunda ki istinaf nedeni yerinde değildir. Yargıtay 11 HD nin 2015/14965 esas,2016/7010karar sayılı ilamında da ; navlun alacağı için zamanaşımı süresi bir yıl olup bu sürenin CMR 32/1-c bendine göre mukavelenin akdedildiği tarihten sonraki üç aylık dönemin sonunda başlayacağı kabul edilmiştir.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi bulunmamaktadır.Davacı tarafça,gönderilenin emtiayı teslim alması nedeniyle navlundan sorumluluğu hükümleri nedeniyle davalı hakkında icra takibi başlatılmıştır.Davacı tarafından üçüncü kişi taşıtan adına düzenlenen navlun faturasının 15.06.2017 ,teslimin ise 04/07/2017 tarihinde yapıldığı,teslim tarihinden itibaren üç aylık süre sonu 04/10/2017 tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi işlemeye başlayıp ,04/10/2018 tarihinde ise dolmuştur. Bu nedenle zamanaşımı defii yerinde görülerek davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ; malların tesliminden itibaren  CMR 32/1-c bendine göre zamanaşımı süresi dolduğu,zamanaşımı defiinin reddi gerektiğine yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmeyen  davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.11/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e8da870342deb9b","SID":"aed4e000a22b2a00"}}