{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2492 <br>KARAR NO: 2024/24<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 02/11/2023 (Ara Karar)<br>NUMARASI: 2023/586 Esas<br>İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN<br>TALEP: İhtiyati Tedbire İtiraz<br>İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın davalı/ karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü. <br>TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı/ karşı davalı vekili, taraflar arasında hukuken geçerli olan sözleşmenin, sonradan yapılan 22/06/2018 tarihli bayilik sözleşmesi olduğunu, 30/05/2018 tarihli protokolün bayilik sözleşmesi için hazırlık sözleşmesi olduğunu, bayilik sözleşmesinin imzalanması ise hukuken geçersiz hale geldiğini, önce yapılan protokolle bayilik sözleşmesi hükümlerinin ağırlaştırılamayacağını, veya bayiye ek külfetler yüklenerek rekabetin önlenemeyeceğini, protokole göre alınan çekin müvekkili şirkete iade edildiğini, dava konusu çekin, alınacak akaryakıtın teminatı için olduğunu, dava konusu yapılan banka teminat mektubunun da akaryakıt mal bedeli olarak alındığını, protokolden sonra dördüncü defa değişen teminat mektubu olduğunu, teminat mektubunun bayilik sözleşmesinden bir kaç gün önce verildiğini ve mal bedelini temin için olduğunu, maldan dolayı borcun da mevcut olmadığından, teminat mektubunun iadesinin gerektiğini, müvekkilinin borcu olmadığını belirterek, bu aşamada, teminat için davalı elinde bulunan... bank Çorum Şubesi 13/06/2024 vadeli ... seri nolu 2.000.000-TL teminat mektubunun üzerine tedbir konularak paraya çevrilmesinin önlenmesine, 25/06/2014 basım tarihli, üzerinde keşide tarihi olmayan 2.000.000-TL bedelli ... nolu teminat çekinden dolayı müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile çekin iadesine ve çekin  takibe konulmaması için üzerine tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İHTİYATİ TEDBİR  KARARI: Mahkemece, 2004 Sayılı İİK 72/2. maddesi gereğince davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, teminat mektubu ve çek  bedelinin toplamı 4.000.000-TL'nin %15'si olan 600.000-TL tutarında teminat alınarak İİK'nın 72/2. maddesi gereğince; ... bank Çorum Şubeli 13.06.2024 vadeli ... seri nolu 2.000.000-TL bedelli teminat mektubu üzerine paraya çevrilmesinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, ...bank, Çorum, ... Caddesi Şubeli, 25.06.2014 basım tarihli, üzerinde keşide tarihi bulunmayan 2.000.000-TL bedelli, ... nolu çekin (davanın tarafları arasında geçerli olmak üzere) icra takibine konu edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir. <br>İTİRAZ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı/ karşı davacı vekili, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin sona ermiş olmasının talepte bulunanın müvekkil şirkete borçlu olmadığı sonucunu doğurmayacağını, zira taraflar arasında beş yıl süren bir ticari ilişki süregeldiğini, bu süre zarfında ve süre bitimde müvekkili şirketin hak ve alacakları doğduğunu ve taraflar arasında bayilik sözleşmesinin bitiminde herhangi bir ibraname de düzenlenmediğini, söz konusu tedbir kararının devam etmesi halinde, yargılama sonuçlanıncaya dek geçen süre içerisinde müvekkil alacağına kavuşamayacağını, bu nedenle uğrayacağı zararlar ise teminat mektubu bedeli ile karşılanamayacak noktaya geleceğini, isteme konu çek incelendiğinde de, çekin teminat çeki olmadığının açık olmakla, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında, davacının borçlarına karşılık verilmiş olan kambiyoya yönelik \"borcum yoktur, bu çekin tahsil edilmesi engellensin\" talebinde bulunmak iyi niyet kurallarıyla örtüşmediğini, basiretli tacir ilkesine ve ticari hayatın esaslı koşullarına aykırı olduğunu, bu nedenle çek yönünden verilen tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, karşı tarafın dava dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgelerden bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleştirmediğini, aksine dosya kapsamı ve ekte kendi sundukları belgeler ile davacının müvekkili şirkete borçlu olduğu hususunun da dikkate alınarak, 29.09.2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece, istinafa konu ara kararı ile;sunulan bayilik sözleşmesi, çek ve teminat mektubu fotokopisi ve tüm dosya kapsamı göz önünde bulundurularak açılan davanın icra takibi öncesi menfi tespit talebine ilişkin olması da değerlendirilerek, bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verilmesine yeterli yaklaşık ispat şartlarının oluşması nedeniyle, yerinde görülmeyen itirazın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı/ karşı davacı vekili, teminat mektubunun taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında bayinin olası borçlarını teminen müvekkili şirkete teslim edildiğini, müvekkili tarafından ödenen ve esasen davacı sorumluluğunda olan damga vergisi ve tapu harç bedelleri düşüldükten sonra bakiye kalan 1.887.553,40.-TL'yi 17.07.2018 tarihinde davacı borçluya borç olarak gönderdiğini, bayi, tüm akaryakıt ödemelerinin DBS sistemi üzerinden banka kanalı ile yapıldığını, bu kapsamda borcunun bulunmadığını iddia ederek davaya konu teminat mektubu ve çek yönünden ihtiyati tedbir konulmasını talep etmişse de, taraflar arasındaki alacak borç ilişkisi ancak tarafların tüm ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile  tespit edileceğini, karşı taraf bayinin protokolden ve cari hesaptan kaynaklı olarak müvekkile borcu bulunduğunu, bu hususta davacı bayiye ihtarname tebliğ edilerek ve huzurdaki dosya ile karşı dava açıldığını, müvekkilin de mektup metinlerindeki \"ilk yazılı talep halinde ilgili bedelin ödeneceğine\" duyduğu güvenle ticari ilişkiyi kurduğunu, banka teminat mektubunun içeriğini bilen bayinin ihtiyati tedbir isteği ve bu tedbir isteğini kabul eden mahkeme kararının mektup içerikleri ile uyumlu olmadığını, lehine tedbir kararı verilen yan borçlu olmadığına dair hiçbir somut veri  yahut ispata elverişli delil sunamadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılarak itirazın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: 6100 Sayılı HMK'nun İhtiyati Tedbir başlıklı 389/1. maddesi; \"(1)Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.' hükmünü içermektedir. 6100 Sayılı HMK'nun 390. maddesi; \"(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep Edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" hükmünü içermektedir. Somut olayda, taraflar arasında 5 yıllık bayilik sözleşme süresinin sona ermesi nedeniyle bayilik ilişkisinin tamamlandığı,uyuşmazlığın bayilik sözleşmesi imzalanmadan evvel düzenlenen protokol ile işletme destek bedeli -borç olarak verildiği kararlaştırılan bedelin tahsilinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu, karşı dava dilekçesinde de protokol gereği ödenen bu miktarın  talep edildiği , mal alım bedelinden borcu olduğunun ileri sürülmediği, protokol gereği yapılan ödemenin iadesi gerekip gerekmediğinin tüm delillerle birlikte sektör uygulamaları da irdelenerek hüküm ile değerlendirileceği, ihtiyati tedbir isteyen bayii ile dağıtıcı arasında menfaat dengesinin ihtiyati tedbir kararı ile ihlal edilmediği, dava davalı lehine sonuçlanır ise her zaman teminat mektup bedelini talep edebileceği, karşı yan bakımından ise tazminin ağır zarara sebep olabileceği gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta alınan teminatların nakde çevrilmemesi ve icra takibine konu edilmemesi yönünden,  yeterli teminat da alınarak verilen ihtiyati tedbir kararında isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin itiraz sebepleri yerinde görülmediğinden, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararda bir isabetsizlikte bulunmadığından, itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  İhtiyati tedbire itiraz eden davalı/ karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından itiraz eden tarafından peşin yatırılan 269,85‬-TL harcın mahsubu ile kalan 157,75-TL harcın itiraz edenden alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"35d1a7746be2866b","SID":"6e4da96ce7dad9e0"}}