{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br>ESAS NO: 2023/21 <br>KARAR NO: 2023/2327<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 07/11/2022<br>NUMARASI: 2020/231 Esas - 2022/944 Karar<br>DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ: 19/12/2023<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın eşi diğer davacıların babası olan ...'ın 17/06/2010 tarihinde kullanmakta olduğu motosikletin arka kısmından davalıya sigortalı ... Kaptan idaresindeki ... plakalı otobüsün çarpması neticesinde ölümü ile davacıların desteklerini kaybettiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 250,00 TL tazminatın 17/08/2015 tarihiden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı ... için 82.164,79 TL, ... için 7.362,81 TL, ... için 5.166,60 TL, ... için 6.707,36 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi ile davanın zaman aşımına uğradığını ve meydana gelen kazadaki kusuru kabul etmediklerini, varsa sorumluluklarının poliçe teminat miktarı ile sınırlı olduğunu, ayrıca davacıların desteğinin müterafik kusuru bulunduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.  Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davanın kısmen kabulü ile; davacı ... için 59.901,66 TL, davacı ... için 5.365,89 TL, davacı ... için 5.890,25 TL ve ... için 4.133,28 TL'nin 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacılar ..., ..., ... ve ...ın fazlaya ilişkin istemlerinin ayrı ayrı reddine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazada davacı yanın tam kusurlu olduğunu, davacıların desteği kask takmadığından, kusurlu olduğundan  indirim yapılması gerektiğini, yargılama aşamalarında bilirkişi raporuna karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, gerekçeli kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 20/06/2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olmasının hatalı olduğunu, kök raporun tanzim tarihi olan 17/04/2017 tarihindeki asgari ücrete göre hesaplama yapılması gerektiğini, ancak mahkemece yeniden verilen kararda bu hususun dikkate alınmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün davalı vekili tarafından  istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 26/02/2020 tarih, 2018/291  Esas ve 2020/329 Karar sayılı kararı ile \"O halde mahkemece yapılması gereken; Kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun belirlenmesi için kusur raporu alınması ve aktüer bilirkişiden müteveffanın annesi de sağ olduğundan anneye düşecek pay da ayrılarak hesaplama yapılması için ek rapor alınması, müteveffanın kask takıp takmadığı, müterafik kusurun oluşup oluşmadığının tartışılarak müteveffanın kask takmadığının kabulü halinde hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak (kazanılmış haklar da gözetilerek)  sonucuna göre  karar verilmesidir.\" gerekçesiyle kararı kaldırmıştır. Mahkemece karar ilamı doğrultusunda, kusur oranlarının tespiti amacıyla ATK Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonundan alınan 08/02/2021 tarihli kusur raporunda, davacıların desteği müteveffanın % 80, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, müteveffanın ölüm nedeninin kafa bölgesi kanaması olduğu anlaşıldığından, mahkemece kask takmadığı değerlendirilerek hesaplanan tazminatlardan  % 20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmış, 20/06/2021 tarihli ek aktüer  raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü, kaza tespit tutanağı ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.İlk kararı istinaf etmeyen davacı lehine olacak biçimde, asgari ücrette gerçekleşen artışın kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle uygulanmasıyla yeniden hesap yaptırılıp, tazminatın ilk hükümdeki miktarı dahi aşacak biçimde belirlenmesinin, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal edeceği (HGK'nun 18.02.2020 tarih, 2016/21-817 Esas ve 2020/167 Karar sayılı ilamı da bu yönde) hususu ile yine  PMF 1931 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür süreleri TRH 2010 Yaşam Tablosunda belirlenen bakiye ömür sürelerinden daha kısa olmakla birlikte  davacı vekilinin ilk aktüerya raporuna bu yönden itirazı ve istinaf talebi olmadığından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu  dikkate alındığında, kaldırma kararından önceki rapor tarihi verileriyle anneye de pay ayrılarak  PMF 1931 Yaşam Tablosu ve prograsif rant tekniği ile 17/04/2017 tarihi itibariyle  hesaplama yapılması, sigortalı araç sürücüsünün % 20 kusuru ve %20 müterafik kusur oranında indirim yapılması ile yapılan hesaplama sonucuna göre karar verilmesi gerekirken güncel verilere göre hesaplama içeren raporun hükme esas alınması doğru olmamıştır (Yargıtay  4.  Hukuk Dairesinin 2022/14923  E.- 2022/17158 K. sayılı kararı). Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f7a1657e58bde1a3","SID":"b4a1ae0eb36a38ac"}}