{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2273 <br>KARAR NO: 2023/1273<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/09/2020<br>NUMARASI: 2017/200 Esas -  2020/537 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Satış Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından çeşitli zamanlarda davalıya kumaş örme, baskı ve plise işleri yapılarak faturalar düzenlendiğini, davalının da ödemelerini yaptığını, en son davalıya ait 2.400 mt kumaşın üretilmesi konusuna anlaşmaya varıldığını, davalının bu kumaşların bir kısmında hatalı üretim olduğunu iddia etmesi üzerine, hatalı üretilen kumaşların gönderilmesi, ancak teyit alınmadan iade faturası düzenlenmemesinin istendiğini, yine parça kumaş gönderil- memesi ve mt hesabının doğru yapılması gerektiğinin beyan edildiğini, davalı tarafından 01/12/2016 tarihinde hatalı kumaşların müvekkiline gönderildiğini, davalının kağıt ve kumaş ayrımını yapamadığı için irsaliyeye 1.903 mt iade kumaş yazdığını, müvekkilinin doğru oran ve hesaplama yöntemi ile irsaliye üzerinde gerekli düzeltmeler yapılarak toplam 1.070 mt kumaşın teslim alındığını, 5 çuval pli- seli kumaş alınmadan iade edildiğini, irsaliyenin bir nüshasının davalıya gittiğini, davalının buna rağmen 1.903 mt kumaş için 41.846,18 TL'lik e-faturayı düzenleyerek müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin irsaliyedeki düzeltmeler neticesinde 833 mt. 13/12/2016 tarih ve 18.152,31 TL bedelli e- faturayı davalıya gönderdiğini, davalının e-faturayı iade ettiğini, müvekkili tarafından tekrar e-fatura düzenlendiğini ve davalıya bedelinin ödenmesi gerektiğini ihtaren bildirdiğini, davalıya iade edilen 5 çuval içerisinde 197 mt. parça kumaşların davalı tarafından kabul edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın kumaş toplarında ne kadar kumaş, ne kadar kağıt olduğu hususundan kaynaklandığını, davalının gönderdiği topların ağırlığını kağıt ağırlığını düşmeden direkt olarak metreye çevirdiğini, 833 mt farkın bundan oluştuğunu, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmaması üzerine, müvekkili tarafından alacağın tahsili için Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 13.859,39 TL'lik kısma itiraz edildiğini beyanla  itiraza konu 13.859,39 TL itibariyle  itirazın itirazının iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep  ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili  cevap dilekçesinde özetle; HMK 6.md gereğince iş bu davada Bursa mahkemelerinin yetkili olduğunu beyanla mahkememizin yetkisine itiraz etmiş, ayrıca  davacı ile müvekkili arasında kumaş alımına ilişkin ticari ilişki kurulduğunu, davacının kumaşlarında ayıplar olduğunu, kumaşların satın alınmadan önce bir takım kontrollerden geçerek, onay için müvekkiline sunulduğunu, kumaşların üretime uygun kabul edildiğini, ancak sonrasında gönderilen kumaşların onaylanan kumaşlar ile aynı olmadığını, taraflar arasındaki maillerden davacının kumaşlarındaki hatayı kabul ettiğinin ve süresinde ayıp ihbarı yapıldığının görüleceğini, davacının kumaşlarındaki ayıbın objektif olarak değerlendirilmesi için  ... A.Ş.’nin incelemesine sunulduğunu, raporda ' kumaşlarda hata ve eksiklikler olduğu'nun bildirildiğini, raporun davacı ile paylaşıldığını, müvekkili tarafından davacıya 1.903 mt. kumaş iade edildiğini, davacının kumaşların kesimine onay vermesine rağmen, 197 mt. kumaşı kabul etmeyerek iade ettiğini, iade edilen 3.974,93 TL’nin davacıya ödendiğini, 197 mt. kumaş dışında müvekkiline kumaş iade edilmediğini, kumaşlar hatalı olduğu için müvekkilinin 1.510 ad. siparişinin 654 ad. düşürüldüğünü ve sadece 592 adet ürün sevkiyatı gerçekleştirebildiğini beyanla davanın reddini savunmuş, ayrıca davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet  tazminatına  mahkumiyetini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacıya teslim edilen ayıplı kumaşların miktarıdır. 01/12/2016 tarihli ... nolu irsaliyede 1.903 mt pliseli baskılı kumaş yazmaktadır. Davacı kendisine teslim edilen kumaşların 1.903 mt olamayacağını, 23 top kumaşın içerisinde kağıt bulunduğunu, kağıtlı olarak ağırlığının 460 kg ölçüldüğünü, 196 kg’nın kağıt ve 264 kg’nın kumaş olduğunu, kağıtlı rulolarda 846 mt kumaş ve 70 kg ağırlığında 224 mt kağıtsız kumaş olmak üzere toplam 1.070 mt kumaş iade geldiğini iddia ederek 1.903 - 1.070 = 833 mt kumaş için 18.152,31 TL tutarındaki 13.12.2016 tarihli ... nolu fark faturasını keserek davalıya göndermiştir. Davalı tarafından 01.12.2016 tarihli ... nolu irsaliyeyle 1.903 mt pliseli baskılı kumaşın davacıya iade edildiği iddiası nedeniyle davacının ... nolu fark faturası kabul edilmemiştir. 01/12/2016 tarihli ... nolu irsaliyede 23 top pliseli kağıtlı kumaşın 460 kg ağırlığında olduğu, ku- maşın net ağırlığının 264 kg olduğu ve 846 mt olduğu, ayrıca 70 kg ağırlığında 224 mt kağıtsız pliseli kumaşın olduğu ve 5 çuval içerisindeki kesilmiş pliseli kumaş parçalarının iade edildiği yazmaktadır. 11/12/2019 tarihli kök raporda pliseli kumaştaki kağıttan tekstil sektöründe çoğunlukla kullanılan kağıt karton rulo anlaşılarak değerlendirmeler karton rulo üzerinden yapılmıştır. Dava konusu kumaşların pliseli kumaşlar olduğu anlaşıl- maktadır. Kumaşa sıcaklık etkisiyle pilise işlemi yapılırken kumaşın ısıdan zarar görmemesi için kumaş ön ve arka yüzüne yerleştirilen pilise kağıdı ile birlikte işlem görmektedir. Davacı tarafından kumaş pilisesinin bozul- maması için kağıtla birlikte davalıya teslim edildiği, ayıplı olduğu anlaşılınca da plise kağıdıyla birlikte davacıya iade edildiği anlaşılmaktadır. ....A.Ş.’nin 18/11/2016 tarihli ... nolu Kumaş İnceleme Özet  raporuna göre; davacının davalıya satmış olduğu ... kalite pliseli interlok kumaşın gramajı 202 - 261 g/m2 arasında değişmekte olup, ortalama 225,4 g/m2 ve kumaş eni ortalama 119,6 cm’dir. Dava konusu kumaşın mtül ağırlığı ortalama: 225,4 g/m2 x 1,196 m = 269,58 g/m’dir. Davacı 18/11/2016 tarihinde ... firmasına yaptırılan inceleme sonucu alınan raporda toplam 1.102 metre kumasın kullanılamaz olduğunun açıkça belirtildiğini, ayıplı kumaşın miktarı için bu rapordaki miktarın kullanılabileceğini iddia etmektedir. 18/11/2016 tarihinde ... firmasına yaptırılan inceleme sonucu alınan raporda toplam 1.102 metre kumasın kullanılamaz olduğu anlaşılmaktadır. Ancak davacıya iade edilen ayıplı pliseli kumaşların sadece bu raporda incelenen kumaşlar olduğu sonucuna varılamaz. Davacıya 1.102 metre kumaş dışında başka ayıplı kumaşın da iade edilmiş olması mümkündür. Davacı 01/12/2016 tarihli 41108 notu irsaliye ile iade aldığı kağıtlı pliseli kumaşı 460 kg kağıtlı olma- yan pliseli kumaşın 70 kg ağırlığında olduğunu ölçtüğünü ve 70 kg ağırlığındaki kumaşın 224 mt olduğunu iddia etmektedir. Davalının iddiasına göre kağıtsız pliseli kumaşın mtül ağırlığı 70.000 gr / 224 mt ~ 312 gr/m. dir. Davacı 460 kg ağırlığındaki kağıtlı pliseli kumaşın 264 kg’nın kumaş ve 196 kg’nın kağıt olduğunu iddia etmektedir. Bu durumda pilise kağıdının ağırlık %’si % 43 olmaktadır ki bu oran piyasa şartlarıyla uyumludur. Davacı kağıtsız pliseli kumaşın mtül ağırlığını kullanarak 264 kg tarttığı kağıtlı piliseli kumaşın 264.000 gr / 312 = 846 mt olduğunu hesaplamış ve davalıya 1.903 - (846 + 224) = 833 mt kumaş için kumaş fark faturası düzenlemiştir. ... Hiz.A.Ş.’nin 18/11/2016 tarihli ... nolu Kumaş İnceleme Özet Raporuna göre hesaplanan 269,58 g/m kumaş mtül ağırlığı kullanılarak hesap yapıldığında (264.000 + 70.000) / 269,58 » 1.239 mt kumaşın 01.12.2016 tarihli ... nolu irsaliye ile davacıya iade edildiği hesaplanmıştır. Davacının 1.903 - 1.239 = 664 mt pliseli kumaş için fark faturası düzenlemesi gerekmektedir. Davacının davalıya yansıtabileceği fark faturası: 664 x 5,50 € x 3,6686 x 1,08 = 14.469,55 TL. Davacının davalıya kestiği 18.152,31 TL tutarındaki 13/12/2016 tarihli ... nolu fark faturasından 14.469,55 TL tenzil edildiğinde, davacının davalıya 18.152,31 - 14.469,55 = 3.682,76 TL fazladan fark faturası kestiği anlaşılmaktadır. 06/02/2017 takip tarihindeki 17.746,97 TL davacı alacağından davacının fazladan yansıttığı 3.682,76 TL fark faturası bedeli tenzil edildiğinde, takip tarihinde davacının davalıdan 17.746,97 - 3.682,76 = 14.064,21 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Davalının icra takip ve dava tarihinden sonra 3.887,58 TL kabul ettiği borcu, 3.974,93 TL olarak ödemesi neticesinde; davacı davalıdan 14.064,21 - 3.974,93 = 10.089,28 TL alacaklıdır.\" denilmiştir. Davacının 13.859,39 TL alacak yönünden ikame ettiği iş bu davada  takip tarihi itibariyle davalıdan tahsili gereken alacağın 10.089,28 TL olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 20/02/2019 tarihli bilirkişi raporu ile davalı iş yerinde yapılan incelemede 3 poşette toplam 193 metre parça kumaş görüldüğünü, ve teknik incelemesi yapılarak kumaşların açık ayıplı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili firmanın davacı firmaya 01/12/2016 tarihinde ... nolu fatura ile 1903 metre kumaşın iade edildiğini, ancak davacı firmanın kumaşların kesimine daha önce onay vermesine rağmen kesimi gerçekleştirilen 5 kabın yaklaşık 197 metre kumaşa tekabül eden kumaşın müvekkili firmaya iade ettiğini belirttiklerini, bilirkişi incelemesinde de söz konusu 197 metrenin açık ayıplı olduğunun, bedelin davalı şirket tarafından ödendiğinin, inceleme sırasındaki ölçüm ile iade sırasındaki metrajın 4 metre kadar farklı olmasının kabul edilebilir bir fark olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete 197 metre kumaş dışında bir fark olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete 197 metre kumaş dışında başkaca bir kumaşın iade olmadığının da dosya kapsamında anlaşıldığını, davacı tarafından müvekkili şirkete keşide edilen 04/01/2016 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamede bahsi geçen 5 çuval kumaşın 883 metre olabilmesinin fiziki duruma ve hayatın olağan akışına ters olduğunu, davalının icra takip ve dava tarihinden sonra 3.887,58 TL kabul ettiği borcu 3.974,93 TL olarak ödemesinden sonra davalının davacıdan 3.894,54 TL alacaklı hale geldiğini, ancak taleple bağlılık kuralı gereği davalının kabulü ile 3.974,93 TL ödeme neticesinde tarafların birbirinden herhangi bir alacağının bulunmadığının tespit edildiğini, 04/06/2020 tarihli raporda 1.239 metre kumaşın davacıya iade edildiği yönündeki tespitin tamamen davacı iddiasının dikkate alınarak hazırlandığını, gerçekten de rapor incelendiğinde davacının iade aldığı kağıtlı pliseli kumaşın 460 kg, kağıtlı olmayan pliseli kumaşın 70 kg olduğunu beyan ettiği dikkate alınarak bu kg üzerinden metre tespiti yaparak hesaplama yapıldığını, bu tespitin doğru olmadığını, kumaşların davacıya ne şekilde teslim edildiği ve ne şekilde iade edildiğinin tespit edilmediğini, plise kağıdının gramaj hesaplamasının da hatalı olduğunu, bilirkişinin davacının tartma işlemi sonucu bulduğunu iddia ettiği 460 kg ve 70 kg'ı baz aldığını, hesaplamaları bu iddia üzerinden yaptığını, ancak teslim edilen kumaş miktarının 1.903 metre iken %43'lük bir oran ile kumaş miktarını topu topu 1239 metre olarak tespit etmesinin mümkün olmadığını, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, yine davacı şirketin ayıplı üretimi sebebiyle müşteriye 918 adet eksik sevkıyat yapılarak 16.065 Euro zarar oluştuğunun mahkemece inceleme konusu yapılmadığını, yine alacağın likit olmadığı ve uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği tüm bilirkişi raporlarından da anlaşıldığını, yasal koşulları oluşmayan %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin kanuna aykırılık teşkil ettiğini, davaya kabul anlamına gelmemek kaydı ile hükmedilen faiz oranları ve müvekkili şirket aleyhine olan hesaplamalarda maddi hata bulunduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında oluşan 833 metre farkın kağıt - kumaş oranının doğru hesaplanmamasından kaynaklandığını, bu anlaşmazlığın giderilmesi için dosyanın teknik bilirkişiye sevk edildiğini, bilirkişi kök raporunda hatalı tespitlerde bulunulduğunu, müvekkilinin davalıya kumaşı sevk ederken hakkaniyetli davranarak yüksek gramajdan metre hesabı yaptığını, eğer ... raporundaki gibi ortalama gramaj alınmış olsaydı davalıya kesilen faturadaki metre çok daha yüksek olacağını, kumaşın iadesi söz konusu olduğundan kg'dan metre hesabı yapılırken ilk hesaplandığı şekilde 120 cm en ve 260 gr olarak iadenin hesaplanması gerektiğini, 18/11/2016 tarihli ... raporunun iddialarını ispatlar nitelikte olduğunu, davalı vekilinin cevap ve 2. cevap dilekçelerinde bu hususu yani 1.102 metre kumaşın hatalı olduğunu ikrar ettiklerini, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yerel mahkeme kararının onanmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan açık (cari) hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve  bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Karara karşı davalı  vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile  istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davalının sipariş ettiği kumaşların davacı tarafça üretilip davalıya teslim edildiği, bir kısım ürünlerin ayıplı olduğu ileri sürülerek davalı tarafça düzenlenen 01/12/2016 tarihli ... numaralı sevk irsaliyesi ile davacıya  iade  ve teslim edildiği, söz konusu irsaliyede davalı tarafça teslim edilen ürünler 1903 mt. 2933 roc şekline kaydedildiği, davacı taraça aynı irsaliye üzerine teslim anında 1903 mt. ve 2933 roc yazıları çizilerek 846 mt +224 mt toplam 1070 mt.(genise iade edilmiştir) teslim alınan 23 top pliseli Kumaş kağıtlı  460 kg 846 mt, pliseli kumaş net 264 kg 70 kg 224 mt teslim alınmayan pliseli kumaş 5 çuval parça =iade kaydının düşüldüğü teslim alan ve teslim eden bölümünde imzaların atılı bulunduğu görülmektedir.Davalı taraf iade ettiği kumaş miktarının 1903 metre olduğunu iddia ederek bu miktar üzerinden iade faturası düzenlemiş, davacı tarafça iade edilen kumaşın 1070 metre olduğu kabul edilerek iade faturasına karşılık iade edilmediğini iddia ettiği miktar yönünden karşı iade faturası düzenlemiştir. Dosyaya alınan bilirkişi raporu da teslim edilen miktarın davacı iddiasına yakın miktarda olabileceği yönünde kanaat bildirmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında  Büyükçekmece .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borca kısmi itirazıyla beraber yetki itirazında bulunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; taraflar arasında davalıya teslim edilen ürünlerin bir kısmında ayıp olduğu uyuşmazlık konusu olmayıp, ayıplı olduğu gerekçesiyle davacıya iade edilen ayıplı ürün miktarı ve buradan varılacak sonuca göre davacının davalıdan satış bedelinden kalan alacak miktarının belirlenmesine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.  Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Somut olayda davacıya ayıplı olduğu gerekçesi ile iade edilen ürünlerin miktarını davalı tarafça ispatlaması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ve teslim eden ve teslim alan imzalarını taşıyan  01/12/2016 tarihli ... numaralı sevk irsaliyesi davacının teslim aldığı malları göstermekte olup davacının iddialarını doğrulamaktadır. Bunun aksinin davalı tarafça yazılı delil ile ispatlanması gerekir. Yine dosyaya alınan bilirkişi raporları ile de davacıya teslim edilen mal miktarının  davalı savunmalarında bahsedilen miktarda olmadığı ortaya konulmuştur. Bu durumda mahkemece davanın kısmen  kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 689,19 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 172,13 TL harcın mahsubu ile bakiye 517,06 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"30227d9fc8814a10","SID":"e44bcb129dcfb2fe"}}