{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2274 <br>KARAR NO: 2023/1267<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/09/2020<br>NUMARASI: 2019/544 Esas -  2020/442 Karar<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıya lastik satışı yapıldığını, fakat davalı tarafından davaya konu faturalar tüm uyarılara rağmen ödenmediğini, 205.062,09 TL borcun tahsili için, taraflarınca davalı aleyhine, İstanbul Anadolu ... İcra İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan icra takibine binaen borca, faize ve tüm ferilerine hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalı tarafından yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile fazlaya dair haklarının saklı kalmak kaydı ile İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin takip tutarı üzerinden, avans faizi ile birlikte (İcra takibinde talep edilen faiz oranı ile birlikte) devamını, davalı taraf hakkında %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği hususların dayanağı olduğunu ileri sürdüğü belgelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bu durumun HMK m.121 düzenlemesine aykırı olduğunu, mahkeme tarafından verilen süre içerisinde davacının delillerini sunarak taraflarına tebliğ edilmesini,  davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir yazılı sözleşme, anlaşma vs bulunmadığını, davacı edimlerini yerine getirdiğini beyan etmekle birlikte, iddia ettiği alacağını dayandırdığı edimlerini tam ve eksiksiz ifa ettiğini ispatla yükümlü olduğunu, ayrıca müvekkili şirketin bir anonim şirket olduğunu, şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınan şahıslar ve yetkileri belirlenmiş ve bunlar tescil ve ilan edilmiş olduğunu,  davacının satışı yapıldığını belirttiği ürünlerin müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkilisince talep edildiğine dair herhangi bir bilgi veya belge de sunulmadığı gibi tüm uyarılara rağmen fatura bedellerinin ödenmediğini iddia eden davacının bu hususta müvekkiline gönderdiği müvekkili temerrüte düşürecek herhangi bir yazılı ihtarı ve müvekkil şirketin de alacak iddiasının kabulüne dair beyanı bulunmadığını, alacak iddiası faturalara dayalı olup varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden dava cevaplarının kabulü ile, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davacının icra takibinin ve huzurdaki davanın haksız ve iyi niyetten uzak taleplerle açılmış olması nedeniyle davacı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile tazminata hükmedilmesini, mahkeme masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Mahkememizce taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzimi için dosyanın Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından, taraf defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor , mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülerek hükme esas alınmıştır. İcra dosyası, cari hesap ekstresi ve bilirkişi raporunun tüm dosya kapsamı ile birlikte incelenmesi sonucunda; davacının asıl alacak ve işlemiş faiz alacağının tahsili için takip başlattığı ancak sadece asıl alacak talebine ilişkin dava açtığı anlaşılmıştır. Yapılan incelemede, davacının araç lastiği satışı, tamir, bakım ,onarım ile iştigal ettiği, davalı ile arasında araç lastiği satışı, tamir, bakım ve onarımı ile ilgili ticari bir ilişkinin kurulmuş olduğu, davacının 2018-2019 yılları ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibarı ile davalıdan 205.062,09 TL alacaklı olduğu, davalının 2018-2019 yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre davacıya 203.290,73 TL borcu olduğu, taraflar arasında mutabakatsızlığın , davalının, davacının tanzim etmiş olduğu 29.04.2019 tarih, ... sıra nolu \"OTR Tamir Satışları\"  açıklamalı KDV dahil 1.770,00 TL bedelli  temel fatura senaryosu ile düzenlenmiş e - faturayı ticari defter ve kayıtlarına almamasından ve 1,36 TL farkın küsuratlarından kaynaklandığı,  davacının , davalı adına düzenlenmiş olduğu temel senaryo ile düzenlediği e- faturaların özelliği itibarı ile davalıya tanzim edilmiş olduğu, 29.04.2019 tarih ... sıra nolu \"OTR Tamir Satışları\"  açıklamalı KDV dahil 1.770,00 TL bedelli temel fatura senaryosu ile düzenlenmiş e fatura dışında tüm faturaların ve davalı tarafından yapılan ödemelerin, eksiksiz olarak davalı ticari kayıtlarında yer aldığı, davacının, davalı adına tanzim etmiş olduğu, dava konusu ödenmemiş faturalar ile ilgili irsaliyelerin davalı tarafından imzalanmış olduğu ve dolayısıyla davacının davalıdan takip tarihi itibarı ile 205.062,09 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar kısa kararda davacının işlemiş faiz alacağını da davaya konu etmiş olduğu düşünülerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise da davacının işlemiş faiz alacağını takibe konu etmediği ve sadece asıl alacak üzerinden davasını harçlandırarak açtığı anlaşılmakla davanın kabulüne\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısa karar ile gerekçeli kararda farklılık olmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme ilişkisini, iddia olunan sözleşme ilişkisi çerçevesinde alacak iddiasını yazılı deliller ile ispatlayamadığını, bu hususa rağmen davanın kabulü yönünde hüküm kurulmuş olmasının hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin ispatlanması gerektiğini, sonrasında da faturalara konu mal ve hizmetin sözleşme hükümleri çerçevesinde hukuka uygun olarak teslim edildiğinin yazılı delillerle ortaya konulması gerektiğini, tek başına fatura tanzim edilmesinin mal veya hizmetin sözleşme hükümlerine uygun olarak teslim edildiği anlamına gelmeyeceğinin Yargıtay'ın yerleşik içtihadı olduğunu, müvekkilinin ticari kayıtlarında yer almayan fatura nedeni ile borçlu olduğuna hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ticari kayıtlarında yer almayan faturanın müvekkili şirket yönünden herhangi bir bağlayıcılığı bulunmadığını, bu nedenle bu fatura yönünden aleyhe hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davaya konu alacağın ihtilaflı ve yargılamayı gerektirir mahiyette olduğunu, likit olmayan alacak yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili şirket arasında lastik alım satımından kaynaklanan ticari bir ilişkinin söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki bu ilişkiden kaynaklı olarak müvekkili şirketin fatura düzenlediğini, ancak davalı şirketin fatura bedelini ödemediğini, fatura içeriğine yasal sürede infaz edilmediğinden davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayıl icra dosyası ile takibin başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak takibe itiraz ettiğini, yerel mahkemece tüm delillerin toplanarak bilirkişi incelemesinin yaptırıldığını, taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapıldığını, icra takibindeki miktar kadar alacaklı olduklarının tespit edildiğini, belirtilen sebepler neticesinde davalı tarafın hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini ve yerel mahkeme kararının onanmasını talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan  açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının dava konusu açık hesaptan kaynaklı takip miktarı kadar alacağı bulunup bulunmadığı  noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına kaydedilen takip talebi ile \"13/04/2019 tarihli  ödenmeyen cari hesap ekstresi\"  açıklamasıyla ve takip talebine cari hesap ekstresi eklenerek 205.062,09 TL asıl alacak, 4.887,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.949,40 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde  205.062,09 TL harca esas değer gösterilerek itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğine haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.  Diğer tarafın 2. fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Somut olayda; tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan incelemede sadece;  davacının davalıya düzenlediği 30/04/2019 tarihli 1.770,00 TL'lik temel e-fatura dışındaki tüm faturaların davalı ticari defterlerine kaydedildiği belirlenmiştir. Taraflar arasındaki mutabakatsızlığın kaynağı olan davalıya düzenlenen 30/04/2019 tarihli 1.770,00 TL'lik  faturanın temel e-fatura olarak düzenlendiği, bu senaryoda davalının bu faturayı reddetme imkanı bulunmadığı, temel e-fatura olmakla ayrıca tebliğinin gerekmediği, davalının bahsi geçen faturaya TTK 21/2 maddesinde öngörülen 8 günlük sürede itiraz etme imkanı varken herhangi bir itirazının bulunmamış olması nedeniyle faturaya içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiği, yine faturaya  ilişkin sevk irsaliyesinin de davalı adına atılmış teslim alan imzasını  taşıdığı anlaşılmakla bu faturanın davalı ticari defterlerine kaydedilmemiş olmasının sonuca etkili olmadığı, bu fatura mündericatı mal ve hizmetinde davalıya teslim edildiği anlaşıldığından bu yöne ilişen istinaf istemi de yerinde değildir. Bir önceki paragrafta bahsi geçen fatura da  dahil olmak üzere davacı tarafından davalı adına düzenlenen fatura içeriği malların davalı tarafa teslimine ilişkin  düzenlenen tüm irsaliyelerde davalıya atfen atılı imzaların bulunduğu, davalı tarafça irsaliye üzerindeki imzaların şirket çalışanlarına ait olmadığı yönünde bir itirazda bulunulmadığı, itirazın şirketin yetkililerinin imzası olmadığına hasredildiği, mal tesliminin şirkette çalışan kişiye yapılabileceği, şirket çalışanına mal tesliminin yapılmadığına ilişkin itirazda bulunulmadığı, \"yaratılan görünüşe göre yetkili kişiye\" yapılan teslimatın geçerli kabul edilmesi gerektiği, ayrıca az yukarıda bahsedilen istisna temel e-fatura dışında tüm faturaların davalı ticari defterlerine kaydedilmiş olması karşısında tüm fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, taraflar arasındaki ticari ilişkinin uzun süredir devam ettiği, her iki tarafın ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma niteliğine sahip olduğu, davacı ticari defterlerinde davalı ödemeleri ile birebir örtüşen kayıtların bulunduğu, dosyaya alınan bilirkişi raporu ile de davacının dava tarihi itibarıyla davalıdan takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğunun belirlendiği görülmektedir.Bu durumda davacının HMK 222 maddesi gereği sahibi lehine delil olma niteliğine sahip  ticari defterlerindeki kayıtlara; davalının aynı şartlara uygun olarak tuttuğu ticari defterlerindeki kayıtların  aykırı olmadığı, davacı ticari defter kayıtlarının aksinin davalı tarafça  senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmadığı anlaşılmakla açık hesaba dayanak faturalara konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanmış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöne ilişen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Yine alacak likit, davalının itirazında haksız olduğu belirlenmiş olmakla davalı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.  Davacı tarafça icra takibinde 205.062,09 TL asıl alacak, 4.887,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 209.949,40 TL alacak talep edildiği, itirazın iptali davası açılırken 205.062,09 TL harca esas değer gösterilerek dava açıldığı, mahkemece oluşturulan kısa kararda her ne kadar davanın kısmen kabulüne şeklinde giriş cümlesi bulunsa da hüküm altına alınan kısım miktar itibarıyla 205.062,09 TL üzerinden itirazın iptaline şeklinde açıkça belirlendiği, gerekçeli kararda da aynı miktarın yazılı olduğu, bu durumda kısa kararda \"davanın kısmen kabulüne\" denilmesi ile gerekçeli kararda \"davanın kabulüne\" cümleciklerinin yazılmasının kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi oluşturmadığı anlaşılmakla bu yöne ilişen istinaf istemleri yerine görülmemiştir. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 14.007,80 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 3.501,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.505,86‬ TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,  Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"04571ee57a4d78c3","SID":"800eacd18fed5ec0"}}