{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2284 <br>KARAR NO: 2023/1277<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/11/2019<br>NUMARASI: 2016/197 Esas -  2019/1070 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile 21/02/2011 tarihli sözleşme imzaladığını, müvekkil tarafından davalı ...' e 2 adet robot satışı yapıldığını, bu robotlardan birincisi, contalama amacıyla kullanılacak olup ... tarafından 10/06/2011 tarihinde fatura ve  irsaliye ile ... teslim edildiğini, bu tarihe kadarda bu robota ilişkin herhangi bir sorun bildiriminde bulunulmadığını, bu robotun sözleşmesi 21/02/2011 tarihinde yapılmasına ve ... tarafından sözleşmede yazmakta olan 8 haftalık süre içerisinde teslim edebilecekken ... özel talebi nedeniyle teslim için 6. aya kadar beklenildiğini, müvekkilin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, müvekkil şirkete ödeme yapılmaması nedeni ile davalı şirket aleyhine Gebze ... İcra Müdürlüğü' nün ...  Esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde davalı şirketteki alacaklarının ortaya çıktığını, müvekkile borcu olduğunu bildiği halde ödeme yapmayan davalının haksız itirazının iptaline, takibin devamına, davalı şirketin dava değerinin %40' ından aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticaret siciline kayıtlı merkezinin ... sitesi ... Sok. No:... Kağıthane İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bu nedenle yetkiye itiraz ettiklerini, taraflar arasında sözleşme imzalandığının doğru olduğunu ancak bu sözleşmeye konu panonun müvekkiline teslim edilmediğini, yanlış teslim edilen makinelerin de standartlara göre üretilmediğini, bu nedenle müvekkilinin davacıya bir borcu bulunmadığını netice olarak öncelikle dosyanın yetki yönünden incelenmesine ve yetki itirazının kabulüne, yetki itirazının kabul edilmemesi halinde teslim edilen makinelerin sözleşmede tanımlanan makineler olmadığının tespiti amacıyla  keşif yapılmasına ve haksız olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili 26/11/2013 tarihli cevap dilekçesindeki maddi hatanın düzeltilmesi açıklamalı dilekçesinde; cevap dilekçesinde müvekkilinin adresinin yanlış belirtildiğini, müvekkilinin adresinin  ... Bölgesi ...  cad. ... sitesi ... Blok No: ... İtitelli Küçükçekmece/İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu bu nedenle yetki itirazlarını düzeltiklerini, yetki itirazının bu dilekçe ışığında  değerlendirilmesi  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"...Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/362 Esas sayılı dosyasından aldırılan 22/12/2014 tarihli makine mühendisi bilirkişinini raporunda; davacı ve davalı firmalar arasında yapılan sözleşmede belirtilen M20/A tipi bir adet ... tip makinenin davalı firmanın iş yerinde olmadığı bu makine yerine ... tip makinenin davalı firmada kullanıldığı tespit edilmiştir. Mahkememizce bilgisayar yüksek mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavir bilirkişilerden aldırılan 15/05/2017 tarihli bilirkişi heyet raporunda; makinede sözleşmede belirtilen ürünle yazılımsal olarak bir takım farklılıkların üretici firmanın ilgi sayılı yazısı ile sabit olduğunu, servis raporlarında yazılımsal yönden şikayetlerin davacı yanca giderildiğinin anlaşıldığı, taraflar arasında işin tesliminden sonra imzalanan ek protokolde yazılım konusunda ürünlerin köşe dönüşlerindeki robot hızının yeniden programlanarak başarı kaydedildiği, taraflar arasında uyuşmazlığa neden olan problemlerin ortadan kalktığı, yaklaşık 55 aydır amacına uygun şekilde sorunsuz üretim yapmakta olduğu 07/08/2012 tarihinde taraflarca tanzim edilen ve imza altına alınan protokolün geçerli olacağı davalının davacıya icra takip tarihi itibari ile 62.872,04 TL asıl alacak 1.266,05 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.138,09 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. İtiraz üzerine makine mühendisi bilirkişiden ek rapor aldırılmış 01/06/2018 tarihli ek raporda kök rapor ile arasında değişiklik gerektiren bir husus olmadığı bildirilmiştir. Raporlar arasındaki çelişki ve tarafların bilirkişi raporuna karşı itirazları doğrultusunda yeniden bilirkişi heyeti oluşturularak bilgisayar mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavirden oluşan 07/05/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda ;sözleşmede sadece marka olarak belirtilmiş olduğundan incelenen robotun bahsi geçen robot olup olmadığının ve servo motorlar ve elektrik panosu yönünden ortamda bulunan donanımın sözleşmeye aykırı olduğunun ifade edilemeyeceği, elektrik panosu üzerindeki işlemlerin ne kadarının davacı tarafından eksik bırakılarak davalı tarafından tamamlandığının belirlenmesi olanağı bulunmadığını, contalama robotundan davalının beklentilerini karşılar düzeyde olmayan robotun yazılımsal olarak bu seviyeye çıkartılmasının mümkün olmadığını, faturada yer alan robotun kaynak robotu olduğunu, davalıya teslim edilen kaynak robotunda davacı tarafından robot üzerinde yapılan uyarlamalarla robot contalama robotu haline getirilmeye çalışıldığını ancak davalının beklediği performansı karşılayamadığını, mevcut hali ile davalı ihtiyaçlarına karşılayamadığını, bu şekli ile davalının sözleşmenin feshinde haklı olabileceğini, tarafların ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan 62.872,04 TL alacağının bulunduğunu bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporları, içeriğine göre; takip dayanağı olan faturalar kapsamında bir ürün teslimi yapıldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir, uyuşmazlık teslimi gerçekleşen ürünlerin fatura içeriklerine uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır, davalı teslim edilen ürünlerin fatura içeriğinde belirtilen üründen farklı olduğunu iddia etmektedir. Olayın gerçekleşme tarzına göre ispat yükü davalıda olup davalı fatura içeriğinden farklı bir ürün teslim edildiğini sunmuş olduğu deliller ve dosya kapsamında aldırılmış olan bilirkişi raporları vasıtasıyla kanıtlamış olup davanın reddine karar vermek gerekmiş davanın reddine\" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle usule uygun yapılmış bir yetki ilk itirazı olmadığından Gebze 5. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafça hak düşürücü süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, mahkeme tarafından bu hususun göz önüne alınmadığını, tacir olan davacı tarafın ayıp dolayısıyla talep zaman aşımının dolduğunu, mahkeme tarafından bu hususun da göz önüne alınmadığını, satışı gerçekleştirilen robotun halihazırda davalı iş yerinde kurulu ve çalışır vaziyette olduğunu, periyodik bakımlarının da müvekkil şirket tarafından yapılmakta olduğunu, davalıya teslim edilen contalama robotu ile sözleşmeye konu robotun aynı özelliklere sahip robot olduğunu, bu durumun üretici firma ...'un dosyada mübrez denklik beyanı ile de sabit olduğunu, yerel mahkeme kararına dayanak alınan 30/04/2019 tarihli bilirkişi raporunun hiçbir teknik inceleme içermeyen tamamen afaki ihtimallerden oluşturulmuş yetersiz bir rapor olduğunu, yerel mahkeme tarafından dosyada bulunan mevcut protokollerin değerlendirilmediğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu, bu durumun da yerel mahkemece göz ardı edildiğini, belirtilen sebepler neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini, haksız itiraz nedeniyle davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın istinaf dilekçesindeki yetki itirazının dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu hususta mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığı iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, söz konusu robotun sözleşmedekinden farklı olduğunun davalı tarafında kabulünde olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan robot ile teslim edilen robotun farklı olduğunun ve teslim edilen robotun müvekkilinin ihtiyaçlarını karşılamadığının bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, davacı tarafın sözleşme gereği teslim etmesi gereken robotu teslim etmediğini, bu nedenle de müvekkilinden ödeme talep etmesinin mümkün olamayacağını, belirtilen sebepler neticesinde davacı tarafın istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan  açık hesap alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davacının takip miktarı kadar alacağının bulunup bulunmadığı  noktasındadır.Davacı alacaklı  tarafından davalı hakkında, Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"02/04/2012 tarihli 62.872,04 TL'lik cari hesap ekstresi\"  açıklamasıyla ve takip talebine cari hesap ekstresi eklenerek 62.872,04 TL asıl alacak, 5.239,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.111,81 TL alacağın tahsili istemiyle takip başlatıldığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptaline ilişkin dava açılmış, davalı tarafça davalı adresinin Kağıthane/İstanbul olduğundan bahisle yetki itirazında bulunularak İstanbul (Çağlayan) mahkemelerinin yetkili olduğu iddia edilmiş, itiraz süresi geçtikten sonra 26/11/2013 tarihinde verilen maddi hata dilekçesiyle davalı adresinin hata sonucu Kağıthane olarak yazıldığı, adresin Küçükçekmece olduğu bu nedenle yetkili mahkemenin Küçükçekmece olduğu açıklaması yapılarak yetkisizlik kararının bu beyanlarına göre değerlendirilmesi istenilmiş, mahkemece de Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin yetkili olduğundan bahisle yetkisizlik kararı verilmiştir. Verilen bu karar taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. Dosya Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiş, bilahare bu mahkemece görevsizlik kararı verilerek dosyasının Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, tarafların kararı temyiz etmemesi üzerine kesinleşen karar sonucu dosya Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/197 Esasına kaydedilmiştir. Davacı vekilinin yetkisiz mahkemede yargılamanın sonuçlandırıldığına yönelik istinafı yönünden yapılan değerlendirmede; eldeki uyuşmazlığın çözümleneceği yer konusunda kesin yetkinin söz konusu olmadığı,  Gebze Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen yetkisizlik kararının temyiz edilmeyerek kesinleştiği, bu durumda Küçükçekmece Mahkemeleri'nin yetkili olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne ilişen istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Davacı ile davalı arasında 21/02/2011 tarihli sözleşme konusunun \"robotlu contalama sistemi\" olduğu, teklif kapsamı olarak contalama robotu, ... 1 Adet ... kaydının bulunduğu, devamında çarpma koruması, entegre PLC, 3 adet servo motor, kamanda panosu, gerekli dökümantasyon, kurulum-devreye alma ve eğitim olarak sözleşmenin detaylandırıldığı görülmektedir. Davacı tarafça davalıya sözleşmede bahsi geçen robotun teslim edilmediği, bunun yerine ... robotunun teslim edildiği, söz konusu makinenin halen davalı elinde bulunduğu ve kullanımda olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı teslim edilen makinenin contalama robotu olmayıp kaynak robotu olduğunu, sözleşmeye aykırılık bulunduğunu, makinenin ihtiyaçlarını görmediğini, teslim edilen panonun Alman malı olmasına rağmen  içinde kullanılan malzemelerin Çin ve Taiwan malı olduğunu, yürürlükteki standartlara uygun olmadığını, ürünlerin devreye alınmasıyla ayıp ve eksiklerin ortaya çıktığını, davacıya ihtar keşide edildiğini savunmaktadır. Davacı  süresinde ayıp ihbarının yapılmadığını, ürünlerin davalının istediği hız ve kapasiteye getirildiğini, sorunsuz olarak  8 yıldır çalıştığını, taraflar arasında protokol yapıldığını ileri sürmektedir. Taraflar arasında bahsi geçen ürünlerin sözleşmeden farklı teslimi yapılmış ise de; davacı talebinin davalıya sattığı ürünlerin bedeline ilişkin olduğu, davalı tarafça da ürün bedellerinin ödendiğine yönelik bir savunma getirilmeyip sözleşmede kararlaştırılandan başka ürün teslim edilmesin nedeniyle borçlu olmadığının savunulduğu, ancak davacıya ait ürünleri iade etmediği gibi TBK 227 vd. maddesi ile getirilen ayıba ilişkin seçimlik haklarının kullanıldığı herhangi bir davanın açılmadığı, süresinde ileri sürülmüş bir takas definin de bulunmadığı anlaşılmaktadır. Her iki tarafça mahkemeye uyuşmazlığa ilişkin birer protokol örneği sunulmuştur. Davacı tarafça davalının imzasını taşıyan aslı sunulmayan 07/08/2012 tarihini taşıyan protokol sureti ile davalı tarafça  aslı sunulmayan  13/09/2012 tarihini taşıyan protokollerin ilk 4 maddesi birebir aynıdır. Davacının sunduğu protokolün 6 numaralı maddesindeki düzenleme aynen davalının sunduğu protokolün 5. Maddesi olarak yer almaktadır. Davacının sunduğu protokolde yer alan ve davacı alacağını sözleşmedeki miktardan daha düşük olduğu yönündeki 5. Madde davalının sunduğu protokolde bulunmayıp bunun yerine feragat ve ibraya ilişkin düzenleme içeren 6. Madde bulunmaktadır. Davacının delil olarak sunduğu protokolün 5.maddesi ile davalıdan olan alacağının 53.834,42 TL olarak kararlaştırıldığı kaydı bulunmaktadır.Bu durumda davacı talebinin satış bedeline ilişkin olması, davalıya teslim edlien ürünlerin iade edilmediği gibi ayıplı teslime ilişin seçimlik hakları içerir bir davanın veya usulünce yapılmış bir takas definin bulunmadığı, teslim edilen ürünün halen davalı kullanımında olduğu belirlenmekle satışa konu ürünlerden bakiye alacağının olduğunu kabulü gerekmiştir. Ancak davacının delil olarak kendisinin dayandığı protokol ile davalıdan olan alacağının 53.834,42 TL olarak kararlaştırıldığı yönündeki belgesi dikkate alınarak bu miktar üzerinden davanın kabulü gerekmektedir. Takip tarihinden önce davalının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin bir evrak dosyaya sunulmamış olmakla takip tarihinden öncesi için faiz talep edilemeyeceği, alacak faturadan kaynaklanan likit, davalı itirazı haksız bulunmakla davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken davanın  reddine karar verilmesi isabetli görülmemiştir.  HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın Kısmen Kabulüne 2-Davalının Gebze ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas sayılı dosyasına  yaptığı itirazın 53.834,42 TL asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden  takip tarihinden itibaren  3095 sayılı yasanın 2/2 maddesi gereği işletilecek  avans faizi uygulanması suretiyle aynen  devamına, davacının fazlaya dair  taleplerinin reddine,  3-İtirazın iptaline karar verilen alacağın %20'si olan  10.766,88 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödemesine,4-Davacı tarafından başlangıçta peşin olarak alınan 733,20 TL harcın alınması gerekli olan 3.677,43 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.944,23‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 733,20 TL peşin harç ve 24,30 TL başvuru harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Davacı tarafın yargılama sırasında yapılan posta ve tebligat gideri 1.168,70 TL, bilirkişi ücreti 1.950,00 TL, olmak üzere toplam 3.118,7‬0 TL yargılama masrafının davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 2.464,95 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 315,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 9-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 14.278,00 TL avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı  tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,11-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 166,50 TL olmak üzere toplam 315,1‬0 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.20/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dddd4e8121d276b2","SID":"be06dc7142e2ee32"}}