{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/741 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2252<br>KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/02/2020<br>NUMARASI\t\t: 2018/445 Esas 2020/92 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 05/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/12/2023<br><br> Davalı şirket tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin iklimlendirme ve soğutma sistemlerinin üretim ve servis işi yaptığını, müvekkilinin icra takibine konu 01/06/2017 tarihli sözleşmede yazılı havalandırma cihazını borçlu tarafa sözleşmede öngörülen sürede teslim ettiğini, tarafların imza altına aldıkları bu sözleşmede satış bedelinin KDV dahil 17.405 Euro olduğunu, borçlu tarafın dava dilekçesinde ayrıntılı yazılı çekler ile TL cinsinden ödeme yapması nedeniyle 753,79 Euro bakiye borcu bulunduğunu, bu nedenle davalı hakkında İzmir 13.İcra Müdürlüğü'nün 2018/12082 E. Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun takibe itirazı nedeniyle icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle itirazın iptali, takibin devamı ve asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunulduğunu, esasa yönelik olarak da sözleşme bedelinin tamamının eksiksiz olarak davacıya ödendiğini, takibin haksız olduğunu, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur. <br>MAHKEMECE: \"... Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.  <br>Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın  davalının  davacıya kur farkından kaynaklanan bakiye borcu olup olmadığının tespiti ile  davacının  davalı aleyhine icra takibi yapmakta haklı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla; mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve  Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/154 Talimat sayılı dosyasında SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporu ve mahkememizce resen seçilen SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen davaya konu 01/06/2017 tarihli sözleşmede ismi geçen ... 'ın davalı ...  Şti.'ndeki hisselerini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığı, şirketi ahz-u kabza temsil ve izam yetkisinin 04/12/2014 tescil tarihi itibarı ile kaldırıldığı, temsil ve ilzam yetkisinin dışında, vekaleten temsil ettiği yönünde bir belgenin bulunmadığı, davacı yanın yasal defter kayıtlarında 31/12/2017 tarih itibarı ile davalı tarafın herhangi bir borcunun görünmediği, kur farkı faturasının düzenlenmediği, taraflarca imzalanan sözleşme hükümlerinin tarafları bağlayıcı olduğunun kabulü gerektiği, buna göre sözleşme hükümlerine göre yapılan hesaplamaya göre davacı yanın talebi ile sınırlı olarak davacı yan lehine 27/09/2018 tarihine göre 753,79 Euro karşılığı 5.379,42 TL kur farkı hesaplanmış olduğuna dair bilirkişi raporları kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davanın kabulüne, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 oranında yasal faiz uygulanmasına ve asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. \" gerekçesi ile; <br>HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Açılan davanın KABULÜ İLE İzmir 13.İcra Müdürlüğünün 2018/12082 E. Sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa %9 oranında yasal faiz uygulanmasına, <br>Asıl alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si oranında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, <br>Davalı tarafın Kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının kabul edilmediğini,  taraflar arasında yetki sözleşmesi olmadığını, ticari işlerde kur farkı alacağının talep edilmesi için taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya uygulana gelen bir ticari teamül olması gerektiğini, kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve belirsiz olması nedeniyle bu talebin reddi gerekirken kabulünün yanlış olduğunu, <br>ticari defterlerde yapılan incelemelerin de alacağın mevcut olmadığını ortaya koyduğunu, buna rağmen aksi yönde karar verilmiş olmasının hukuka uygun olmadığını, dava değerine göre vekalet ücretinin fazla hesap edildiğini belirterek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 24/11/2016 tarihli ve 6763 Sayılı Kanun'un 41. maddesi ile değiştirilen 341/2 fıkrasında öngörülen kesinlik sınırı 3.000,00 Türk Lirasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın ek 1. maddesi uyarınca 01/01/2020  tarihinden itibaren ise, bu sınır  5.390,00 Türk Lirasıdır. Davalı tarafın istinafa konu ettiği alacak miktarının 5.379,42  TL olması nedeniyle 03/02/2020  tarihli gerekçeli karar bu yönü ile kesin niteliktedir.(Yargıtay 19. HD. 2019/2829 E ve 2019/4446 Karar sayılı ilamı da bu doğrultudadır.)<br>Somut olayda; mahkemece verilen karar kesin nitelikte olup, kesin olan kararlara karşı HMK'nın 346. maddesi hükmü uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, HMK'nın 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince de bu yönde karar verilebilir. Bu karar usule ilişkin nihai karardır. Bölge Adliye Mahkemesince verilen bu usulden ret kararına karşı temyiz yolu da kapalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 05/01/2018 tarih, 2017/5397 esas ve 2018/5 karar sayılı ilamı bu yöndedir.)<br>Öte yandan; mahkemece verilen kararlara karşı tarafların hangi kanun yoluna ve hangi sürede başvuracağının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirtilmesi, bu belirlemenin tarafların iradesini yanıltmayacak bir şekilde doğru olarak yapılması gerekeceği, başka bir deyişle, verilen karar, ara ve ek kararlarda, yargı mercii tarafından hem kanun yolunun hem de kanun yoluna ilişkin başvuru süresinin tarafları hataya düşürmeyecek şekilde doğru olarak gösterilmesi gerekecektir. Aksi takdirde, bu durumun tarafların haklarını arayabilmelerini zorlaştıracağı, dolayısıyla mahkemece verilen kararda kanun yolunun hatalı belirlenmesi durumunda, hatalı belirlemenin sonuçlarının taraflara yükletilmeyeceğinden gerek istinaf başvuru harcı ve gerekse istinaf karar harcının davalıdan tahsiline yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan gerekçelerden HMK'nın 352. maddesindeki düzenleme gereğince mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341/2. maddesi gereğince davalı şirket vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kararın miktar itibariyle kesin olması nedeniyle USULDEN REDDİNE,<br>2-Peşin alınan harcın davalı şirkete iadesine,<br>3-Davalı şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Kararın tebliği, kesinleştirme ve yargılama giderlerinin iadelerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352 maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d6fad9dbcf08b50a","SID":"98cf0d9bde3e5c75"}}