{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/1750 <br>KARAR NO: 2023/1548<br>KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ARA KARAR TARİHİ: 14.11.2023<br>NUMARASI: 2023/1071 Esas  (Derdest)<br>DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: Davacı vekilinin kayyım atanması talebinin içerir dilekçesinde özetle; davalı müdürün genel kurul yapmamasını, şirketle haksız rekabet oluşturacak şekilde, şirket ile aynı yerde ve aynı iş kolunda ... Ltd Şti ünvanlı şirket kurarak haksız rekabet yapmasını, müvekkilinin aracını alarak, müvekkilinin şirkete girmesini engelleyerek, müvekkile şirket işleyişi için bilgi ve belge vermeyerek ortaklar arası eşit işlem yükümüne aykırı hareket ettiğini, kar dağıtmayarak, şirketi ortaklara borçlandırarak özen ve bağlılık yükümüne aykırı hareket ettiğinden, şirketin içini boşalttığını, sahte fatura kullandığını, bu şekilde müvekkile ve devlete zarar verdiğini davalı müdür hakkında emniyeti suistimalden suç duyurusunda bulunulduğundan TTK 630 madde şartları oluştuğundan haklı nedenle müdürlükten azledilmesini, görevden alınmasına karar verilmesini, yargılama sonuna kadar şirkete yönetim kayyımı, mümkün olmaz ise denetim kayyımı atanması, şirketin malvarlığının eksiltilmesinin önüne geçmek için şirket mallarının devrinin önlenmesi için tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, önce 09.11.2023 tarihli ara karar ile \"Davacı vekilinin şirkete kayyım atanmasına yönelik taleplerinin yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla reddine \" karar verilmiş, davacı vekilinin, dava dışı şirkete kayyım atanmasına ilişkin taleplerinin reddinden sonra dosyaya ibraz ettikleri belgelerin tetkiki ile tedbiren kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmeleri üzerine 14.11.2023 tarihli ara karar ile \"..6102 sayılı TTK'nın 630/2. maddesi uyarınca her ortak, haklı nedenlerin varlığı halinde limited şirket yöneticilerinin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını mahkemeden talep edebilirler. Aynı maddenin 3. fıkrasında yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunacağı hükmü düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelecek bir değişme nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir.\t 6100 sayılı HMK'nın 390. maddesine göre de: Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Davalı şirkette organ boşluğu olduğu iddia ve ispat edilmiş değildir. Davalı hakkında başlatılmış soruşturma bulunması ve davacı tarafından ibraz edilen belgeler tek başına şirketin kötü yönetildiği ve davacının iddialarının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte olmayıp kayyım atanması şartları oluşmadığından talebin reddine\" karar verilmiştir.\t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Mahkemenin 14.11.2023 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ticaret Mahkemesinin 2023/1071 Esas sayılı dosyadan verilen 14.11.2023 tarihli şirkete kayyım tayin edilmesine dair tedbir talebinin reddine dair kararın dosyaya gelen ticaret sicil kayıtlarına göre şirketin kuruluşundan itibaren genel kurul yapılmadığı gerçeğine göre müdürün görevini yapmadığının açık olması, sunulan savcılık dosyaları, karakol ifadelerinden 'müdürün ortağı şirkete sokmadığı açık olduğundan', 'eşit işlem yükümü, özen ve bağlılık yükümü ihlal edildiğinin' açık olması, müdürün görevini yapmadığına dair yaklaşık ispat şartı gerçekleştiğinden, müdürün aynı adreste %100 ortak olduğu aynı iş kolunda ... Ltd Şti ünvanlı şirket kurmuş olması gerçeğine göre özen yükümüne aykırı davrandığının yaklaşık ispat edildiği, yine sunulan kurumlar vergisi kayıtlarından şirketin vergi borcu olduğu, şirketin ortaklara sermayesinin 3 katı kadar ortaklara borcu olduğu sabit olması sebebi ile yaklaşık ispat şartı yerine getirildiğinden, davalının çekilen ihtara rağmen şirket kayıtlarını inceletirmemesi sebebi ile Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/ 1111 Esas sayılı dosya ile dava açılmış olmasının kötü yönetimin açık olması sebebi ile açıkça hukuka aykırı olduğundan dosyadaki verilere ve delillere aykırı olduğundan kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Talep; TTK 630 maddesi uyarınca davalının müdürlükten azli davasında davalının görevine son verilerek şirkete kayyım atanması talebine ilişkindir.Davacı vekilince dava dilekçesi ile tedbiren yargılama sonuna kadar şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilmiş, ilk derece mahkemesince 14.11.2023 tarihli ara karar ile tedbir isteminin reddine karar verilmiş, verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhtiyati tedbir HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bulunan geçici hukuki korumadır. 389. maddeye göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Ayn yasanını 390 Maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.İhtiyati tedbir kararına itiraz HMK'nın 394. Maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 2. fıkrasına göre ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edilebilecektir.  ihtiyati tedbire itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bu sebepler dışında bır nedenle ihtiyati tedbire itiraz edilemeyecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nda, anonim şirketin münfesih olma durumlarının ortaya çıkması halleri dahil şirkete yönetim kayyımı atanmasına ilişkin herhangi bir düzenleme yoktur. Zira şirketin genel kurul tarafından seçilen yönetim kurulu tarafından idare olunması esastır.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 427/4. Maddesinde, bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve yönetimi başka yoldan sağlanamamışsa yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiş olmakla birlikte, davalı şirkette organ boşluğu bulunduğuna dair herhangi bir iddia mevcut değildir. Yönetim kayyımı atanabilmesi için şirketin yönetim kurulunun bir şekilde oluşturulmasının mümkün olmaması ve bu boşluğun başkaca hukuki yollarla giderilmemiş olması şarttır. Şirketin seçilmiş yönetim kurulu bulunduğu takdirde organ yokluğundan söz etmek mümkün olmadığı gibi mevcut yönetim kurulunun, çalışamaz halde olması da TTK' nin sistematiği içinde giderilmesi her zaman mümkün bir durumdur. (Yargıtay. 11. H.D'nin 08/03/2018 Tarih ve 2016/7714 E-2018/1804 K. sayılı kararı) Somut olayda; dosyaya sunulan deliller yargılamanın  geldiği aşama itibarıyla  davacı iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaçtır. Bu durumda eldeki davanın ve ihtiyati tedbirin konusu da dikkate alındığında mevcut yöneticinin tedbiren görevden alınmasını gerektirir herhangi bir olgu yaklaşık olarak ispatlanmış değildir. TMK'nın 427/4. Maddesi uyarınca bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu durumda dava dışı şirketin seçilmiş yönetim kurulunun tedbiren görevden alınarak şirkete kayyım atanması isteminin reddine yönelik verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İstinaf karar harcı ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c241333598fc3b0b","SID":"b834dfb10efa671c"}}