{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  25. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 25. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/1974 Esas <br>KARAR NO\t: 2024/58<br>KARAR TARİHİ\t: 10/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t             : ...  (...)<br>ÜYE\t             : ...  (...)<br>ÜYE\t             : ...  (...)<br>KATİP\t             : ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ             : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t             : 10/05/2022<br>NUMARASI\t             : 2021/110 Esas,  2022/413 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVA              \t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br><br><br>Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan asıl ve birleşen davanın yapılan yargılaması sonunda, davanın asıl dava yönünden reddine, birleşen dava yönünden  kısmen kabulüne dair hükme karşı süresi içerisinde davacı vekili ile birleşen dava davalısı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: <br>İDDİA: Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; davalı ...'in müvekkili şirketin muhasebe bölümünde çalışırken dava dışı banka tarafından gönderilen bankomat kartı teslim aldığını, kartı şirket yetkililerine teslim etmeksizin bankayı arayarak şifre oluşturduktan sonra karttan küçük miktarlarda defaatle para çekerek zimmetine geçirdiğini, hatta iş akdi sona erip askerlik yaptığı sırada dahi bu paraları çekmeye devam ettiğini, ilgili banka şubesine açılan davanın devam ettiğini, davalının yapılan icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini, davalı ...Ş.'nin bankomat kartını yetkisiz bir kişiye teslim ettiğinden kusurlu davrandığını, oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek oluşan 57.117,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>SAVUNMA:Davalı ...  cevap dilekçesinde özetle; kurye şirketinden kartı kendisinin teslim almadığını, şifre oluşturmadığını, şirket yetkilileri tarafından kartın bazen kendisine verilerek para çekmeye gönderildiğinin olduğunu, bir çok çalışanın bu şekilde para çekmeye gönderildiğini, zimmetine para geçirilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını,   müvekkilinin yasal zorunluluk ve ticari teamüller gereği üzerine düşen görevi ifa ettiğini, kusuru bulunmadığını, müvekkilinin davacının iş yeri adresinde yetkili kişi olarak kimlik ibrazı yapan ...'e kartı teslim ettiğini, zararın banka ve ...'in filleri ile gerçekleştiğini, olayda davacının da kusuru bulunduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; alınan bilirkişi raporlarında bankomat kartının teslim tutanağında atılı imzanın davalı ... eli ürünü olduğu yönünde somut delillere dayalı, bilimsel tekniğe uygun tespit ve değerlendirmenin bulunmadığı, raporların yoruma ve varsayımsal çıkarımlara dayalı olduğu, davalının tüm yargılama boyunca ve ceza yargılaması aşamasında da kartı teslim aldığını kabul etmediği, dosya kapsamında davalının kartı teslim aldığı yönünde somut delil bulunmadığı, ceza dosyasında yapılan yargılama neticesinde davalının CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği ve kararın istinaf incelemesinden geçerek 22/11/2019 tarihinde kesinleştiği, her ne kadar hukuk hakimi ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değilse de tespit edilen maddi vakıalarla bağlı olacağı, davalının  işbu usulsüz çekilen paradan sorumlu tutulması için davacı iddialarını destekler mahiyette somut delil bulunmadığı gerekçesi ile  asıl davanın reddine karar verilmiştir. <br> Birleşen davada, kartın yetkili kişiye teslim edildiğinin ispat yükü üzerinde olan davalının bu iddiasını ispata yarar delil sunamadığından oluşan davacı zararından sorumlu olduğu, davalının kartı gerçek sahibine teslim etme yükümlülüğü bulunduğundan ve bu hususta özenli davranması gerekirken davranmadığından  zarardan sorumlu olmakla birlikte davacının banka kartı talebinde bulunmasına karşın uzunca bir süre banka kartının akıbetini araştırmamış olmasının müterafık kusur kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, usulsüz olduğu iddia edilen para çekme işlemlerinin 8 ay gibi uzunca bir süreye yayıldığı ve bu süre içinde davacı şirketçe gerekli kontrollerin yapılmamış olması sebebiyle %50 müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesi ile 28.280,45TL'nin davalının dava tarihi olan 12/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bankomat kartının teslimine ilişkin tutanaktaki imzanın davalı ... eli ürünü olup olmadığı hususunda alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla üç kişilik bilirkişi kurulundan alınan rapor ile imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiğini, davalının askerlik yaptığı yerin şehir dışı olduğunu, buradan dahi para çekildiğini, şirket yetkililerinden hiç kimsenin bu şehre gitmediğini, kartı elinde bulunduran kişinin parayı çektiğini, davalının paranın çekildiği tarihte izin kullanıp kullanmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca müvekkiline müterafik kusur yüklenmesinin de hatalı olduğunu ileri sürmüştür. <br>Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının zararı öğrenerek dava dışı bankaya 03/01/2012 tarihinde dava açtığını, açılan davanın müvekkiline ihbar edildiğini, eldeki davanın ise 2 yıllık zamanşımı süresi dolduktan sonra ve 12/09/2017 tarihinde açıldığını, müvekkilince teslimatın davacı şirket çalışanına usulüne uygun olarak yapıldığını, kartın tesliminden 7 ay sonra şifre oluşturulduğunu, müvekkiline atfedilebilecek bir kusur olmadığını, alınan bilirkişi raporlarının da aynı yönde olduğunu, verilen kararın dava dışı bankaya karşı açılan hüküm ile çeliştiğini, Ankata Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/29 Esas,  2015/533 Karar sayılı ilamı ile davacıya % 50 kusur izafe edildiğini, bu kusur durumuna görede alacağa hükmedildiğini, başkaca alacağın kalmadığını, ayrıca söz konusu davada dava dışı bankaya da % 50 kusur izafe edildiğinden müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini, talep edilen miktarın mükerer olduğunu ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiilden  kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince, davanın asıl dava yönünden reddine, birleşen dava yönünden  kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı yukarıda yazılı sebeplerle davacı ve birleşen dosya davalısı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>6100 sayılı HMK’nın 1. maddesine göre, mahkemelerin görevleri ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzeninden olduğundan taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. <br>        Aynı Kanunun 2. maddesi,\"(1)Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.<br>            (2)Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.\" şeklindedir.<br>4857 sayılı İş Kanununun 1'inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4'üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. <br>Dava tarihinde yürürlükte bulunan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesi uyarınca, İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.  Yargılama sırasında yürürlüğe giren  7036 sayılı Kanun’un görev başlığını taşıyan 5. maddesinin (a) bendinde, “5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemiadamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıkları yönünden iş mahkemelerinin görevli olduğu” düzenlenmiştir.<br>Somut olayda, davalı ...'in yetkisiz olduğu halde bankomat kartını aldığı, şifre oluşturduğu ve aralıklarla bu karttan para çektiği iddiaları davacı ile arasında işçi işveren ilişkisi bulunduğu döneme ilişkindir. Bir başka anlatımla davanın dayanağı haksız eylemlerin bir kısmının gerçekleştiği tarihte davalı davacının işçisi olup, bu davalı yönünden davaya bakma görevi iş mahkemesine aittir. Haksız eylem iş akdi sona erdikten sonra devam etmesine rağmen eylem işçi işveren ilişkisi bulunduğu dönemde başladığından iş mahkemesi görevli olduğu gibi, aynı davada bir davalı yönünden özel görevli mahkeme bulunması halinde tüm davalılar yönünden davanın bu mahkemede görülmesi gerektiğinden, uyuşmazlığa ilişkin  davaya bakma görevinin iş mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekir iken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.  <br>              Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-3. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve görevsizlik kararı verilmesi için dosyanın kararı veren Mahkemeye  gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;<br>1) Tarafların istinaf başvurularının kamu düzeni yönünden kabulü ile  Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/05/2022 gün ve 2021/110 Esas, 2022/413 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin 1. fıkrası (a) bendinin 3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2)Davanın yeniden görülmesi ve görev yönünden karar verilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3)İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde ilgilisine  iadesine,<br>4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>         Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353.maddenin (1). fıkrasının (a) bendinin (3). maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda 10/01/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.   <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/01/2024<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>e-imza  <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza <br>...<br>Üye<br>...<br> e-imza <br>...<br>Katip<br>...<br> e-imza <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"746e8be865e5f8ec","SID":"f1b7694cf5f21526"}}