{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ           <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t          <br>ESAS NO\t: 2020/1151 <br>KARAR NO\t: 2024/90<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ... ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  18.12.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2017/764E., 2019/999K.<br>DAVACI \t\t\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI \t: <br><br>\tDavacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; müvekkili ...'ın davalı kooperatife 16/11/1998 tarihinde üye olduğunu, kooperatife toplamda 125.000 TL aidat ödediğini, ancak davacının ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle 2006 yılı sonlarına doğru aidatlarını ödeyemediğini, müvekkili tarafından aidatların ödenmemesi sebebiyle kooperatif yönetim kurulu tarafından davacının üyelikten çıkarıldığını ve hatta söz konusu hissenin başkasına devredildiğini, davacının, üyelikten ihracını haricen öğrendiğini, ihraç kararının öğrenilmesi üzerine derhal Ankara 25. Noterliğinin 01/10/2010 tarihli ihtarnamesi çekilerek aidat alacaklarının müvekkiline ödenmesinin talep edildiğini, aidat alacağının ödenmemesi üzerine Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/20865 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davalının borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, üyelikten çıkarılmaya ilişkin müvekkiline hiçbir bildirim ya da ihtarname gönderilmemesi ve müvekkilinin çıkarılmayı haricen öğrenmesi sebebiyle davalının icra dosyasına yapmış olduğu zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, öğrenme tarihi itibariyle de derhal ihtarname gönderilerek zamanaşımı süresi içerisinde icra takibi başlatıldığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/392 esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporuna göre, müvekkilinin kooperatife borçlu olduğu iddiası ile alacağın bu zarara mahsup edilmesi talebinin kabulünün de mümkün olmadığını, söz konusu davanın derdest olduğunu ve henüz bir karar verilmediğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili; davacının, müvekkili kooperatifin kuruluş yılı olan 1998'den, kooperatifi zarara uğratıp kaçtığı 21/05/2006 tarihine kadar yönetim kurulu başkanlığı yaptığını, kooperatif ortağı iken kooperatif yönetim kurulunun 28/03/2008 tarihli ve 132 sayılı kararıyla ortaklıktan ihraç edildiğini, kaçak konumunda olması nedeniyle yönetim kurulunun 29/03/2008 tarihli ve 133 sayılı kararı ile ihraç kararının ilanen tebliğine karar verilerek kararın gazetede ilan edildiğini, bu nedenle davacının ortaklık sıfatının 2008 yılında sona erdiğini, 1163 Sayılı Yasanın 17. maddesi ve ana sözleşmenin 15. maddesi uyarınca davacının çıkma payı alacağının ortaklık sıfatının sona erdiği 2008 yılı bilançosunun görüşüldüğü 13/06/2009 tarihli genel kuruldan 1 ay sonra, yani 14/07/2009 tarihinde muaccel olduğunu, çıkma payı alacağının TBK'nun 147/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, icra takibinin ise 2015 yılında başlatıldığını, bu nedenle davacının alacağının 14/07/2014 tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığını, esas yönden ise, kabul etmemekle birlikte kooperatifçe davacının çıkma payı alacağının, davacı tarafından 2006 yılı ve öncesinde kooperatife verilen zararlardan takas ve mahsup edildiğini, davacının çıkma payı alacağının davacı tarafından kooperatife verilen zarar karşısında çok cüzi kaldığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince; \"Dava, kooperatif üyesi olan davacının, üyelikten ihraç edilmesi sonrasında çıkma bedelinin ödenmemesi nedeniyle, çıkma alacağının tahsili için başlatılan icra takibine  vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, kooperatiften ihraç edilen davacının çıkma bedeli talep edip edemeyeceği, çıkma bedeli talep hakkının varlığı halinde zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı, takas ve mahsup talebinin haklı olup olmadığı, davacının çıkma bedeli talep hakkının varlığının kabulü halinde takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacak miktarı noktalarında toplanmaktadır.<br> Davanın Kooperatifler Kanunu çerçevesinde açılmış olması nedeniyle Mahkememiz görevlidir. Mahkememizin yetkisine itiraz edilmemiştir. <br>Ankara 15. İcra Müdürlüğünün 2015/20865 Esas Sayılı dosyası dosyamız içerisine kazandırılmış, alacaklısının ..., borçlusunun S.S. ... Konut yapı Kooperatifi  olduğu, alacaklı tarafından 29/09/2015 tarihinde, kooperatif üye aidat alacağının tahsili için 125.000TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin 02/10/2015 tarihinde borçluya tebliği üzerine, 05/10/2015 tarihinde, çıkma payı alacağının 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, alacaklının kooperatifi yaklaşık 7.000.000 TL zarara uğratması sebebi ile alacağın söz konusu zarara mahsup edilmesi gerektiğinden bahisle borca ve ferilerine itiraz edildiği, itirazın ve davanın yasal süresi içerisinde olduğu görülmüştür.<br>.......<br>Bilirkişi raporunda bahsi geçen 06/05/2009 tarihli yönetim kurulu toplantısında, ... vekillerinin kooperatife sundukları 28/04/2009 tarihli üyelikten ihraç ve kooperatif hissesinin 3. kişiye devredilmesi sebebiyle üyelikten doğan alacak talebine ilişkin ihtarname hakkında görüşülmüş, toplantı sonunda ...'ın, kooperatifin eski başkanı olduğu, yaptığı usulsüz işlemler nedeniyle kooperatifi büyük zarara uğrattığı, hakkında ceza ve hukuki sorumluluk davası açıldığı, aidatlarını ödemediği için ortaklıktan ihraç edildiği belirtilerek birikmiş aidatların dava sonuna kadar ödenmemesine karar verildiği görülmüş, davacı vekili yönetim kurulu toplantısında adı geçen 28/04/2009 tarihli ihtarname içeriğinin, üyelikten çıkarılma ile ilgili olmadığını, ödeme güçlüğü çekilmesi ve aidatların ödenmemesi sebebiyle üyelikten doğan hakların talebine ilişkin olduğunu, ihtarnamenin üyelikten ihraçtan bahsetmediğini ve usulsüz çıkarmadan haberlerinin olmadığını iddia etmiş, bunun üzerine kooperatife keşide edilen 28/04/2009 tarihli ihtarnamenin ibrazı için taraf vekillerine süre verilmiş, davalı vekili tarafından 12/11/2019 tarihli dilekçe ekinde sunulan 28/04/2009 tarihli ihtarnamenin incelenmesinde, davacı ... vekillerince, müvekkilinin kooperatiften ihracı üzerine kooperatif hissesinin 3. kişiye devredildiğinin öğrenildiği, bu nedenle kooperatif üyeliğinden doğan bütün parasal hakların 7 gün içerisinde tarafına ödenmesinin ihtar edildiği görülmüştür.<br>Toplanan delillere, tarafların iddia ve savunmalarına, karar vermeye elverişli bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre; davacı kooperatif eski başkanının, davalı ... acz içinde bırakarak kaçması, kooperatifi zarar uğratması ve üyelik aidatlarını zamanında ödememesi sebebiyle kooperatiften 28/03/2008 tarihinde ihraç edildiği ve ihraç kararına davacının herhangi bir itirazının olmadığı görülmüştür. Davacı vekili tarafından ihraç kararından haberlerinin olmadığı, kararın yasa hükümlerine aykırı şekilde ilanen tebliğ edildiği, bu nedenle üyelikten çıkarılma kararının öğrenilme tarihinin 01/10/2010 olarak kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacı vekilleri tarafından davalıya gönderilen 28/04/2009 tarihli ihtarnamede açıkça davacı ...'ın kooperatiften ihraç edildiği belirtilerek üyelikten doğan hakları talep edilmiş, buna göre davacının en geç 28/04/2009 tarihinde çıkarılma kararından haberdar olduğu kanaatine varılmış, bu nedenle davacının, ihraç kararını 01/10/2010 tarihinde öğrendiği iddiasına itibar edilmemiştir. Bu durumda davalı vekilinin cevap verme süresi içerisinde ileri sürdüğü zamanaşımı def'ini incelemek gerekmiştir.<br> 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17/2. maddesi uyarınca, çıkan veya çıkarılan ortak ile mirasçıların alacak ve hakları, bunları isteyebilecekleri günden başlayarak beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Somut uyuşmazlıkta, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 17. maddesi ve kooperatif ana sözleşmesi uyarınca davacının çıkma payı alacağını, ortaklık sıfatının sona erdiği 2008 yılı bilançosunun görüşüldüğü 13/06/2009 tarihinden 1 ay sonra, 14/07/2009 tarihinden itibaren isteyebileceği, buna göre beş yıllık zamanaşımı süresinin 14/07/2014 tarihi itibariyle sona erdiği, davacının davaya konu icra takibini ise 29/09/2015 tarihinde başlattığı, dolayısı ile 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kanaatine varılmış, keza, davacının ihraç kararını öğrendiği tarihten itibaren zamanaşımı süresinin başlayacağı kabul edilse bile, öğrenme tarihi olarak 01/10/2010 tarihinin değil, davacı vekili tarafından davalıya gönderilen 28/04/2009 tarihli ihtarname tarihinin ihraç kararının öğrenildiği tarih olarak kabul edilebileceği, bu durumda dahi 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine...\"  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalının icra dosyasına yaptığı zamanaşımı itirazının yerinde olmadığını, ihraç kararının davacıya tebliğ edilmediğini, müvekkilinin ihracı haricen ve tesadüfen öğrendiğini, davalının takas - mahsup savunmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin kooperatif aleyhine yüklü miktarda alacak davası açtığını, davaların derdest olduğunu, davalı borçlunun itirazında haksız olduğunu, aidatların iade edilmediğini, davalının kötüniyetli olduğunu, davalının zamanaşımı itirazlarının haksız ve yersiz olduğunu, parasal yükümlülüklere ilişkin 1. ve 2. ihtarın müvekkilinin bilinen adresine tebliğ edilmediğini, ihraç kararının ilanen tebliğinin yasaya aykırı olduğunu, ilanen tebligat koşullarının bulunmadığını, müvekkilinin adresinin meçhul olmadığını kooperatifçe bilindiğini, bu nedenle müvekkilinin öğrenme ve ihtarname gönderme tarihi olan 01.10.2020 tarihinde müvekkili tarafından öğrenildiğini, 5 yıl içinde de icra takibi başlatıldığını, 28.04.2009 tarihinde davacının üyelikten ihraç edildiğinin kooperatif tarafından resmen bildirilmediğini, 28.04.2009 tarihli yazının müvekkilinin bilgi ve iradesi dışında olduğunu, noter marifetiyle gönderilmediğini, kararın hukukun genel ilkelerine ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, kooperatif üyeline dayalı çıkma payı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 düzenlemesi gereğince; Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2017/764E., 2019/999K. sayılı dava dosyasında verdiği 18/12/2019 tarihli kararına yönelik davacı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL'den peşin olarak yatırılan 54,40 TL'nin düşümü ile kalan 373,20 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t17.01.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  19.01.2024<br>\t\t\t\t<br>     <br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69830adea71cacf5","SID":"4dc1ebf58a5b89f5"}}