{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2020/881 <br>KARAR NO\t\t: 2024/51<br>KARAR TARİHİ\t: 03/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/230 Esas 2019/795 Karar<br>DAVA             \t: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  03/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  03/01/2024<br><br>\t     Davalı  vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davalı şirket tarafından müvekkilleri aleyhine İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/14291 sayı ile 10 örnek kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığını, örnek 10. Ödeme emrine karşı İzmir 7.İcra Hukuk Mahkemesine borcun tamamına ödeme emri ekinde gönderilen 6.250,00 TL meblağlı senetteki imzanın müvekkillerine ait olmadığından İzmir 7.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/682 ve 2014/683 sayılı dosyalarında ayrı ayrı dava açılmış olup, müvekkillerinin bu davayı takip etmediklerinden mahkemece haklı olarak 07/09/2015 tarih 2014/682 Esas 2015/665 Karar ve 2014/683 Esas 2015/666 Karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin icra mahkemesinde itiraz süresini geçirdiklerinden müvekkillerinin takip konusu senet nedeniyle borçlu olmadıklarına dair Menfi Tespit davasının açılmasının zorunlu olduğunu, takip konusu senet üzerindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, bu nedenle para alacağının hiç doğmadığını, müvekkillerinin alacaklı şirkete hiç bir şekilde senet vermediklerini, herhangi bir şekilde borçlanmadıklarını, müvekkillerinin davalı/ alacaklı şirketi tanımadıklarını, hatta senedi ciro eden ... isimli şahsı da tanımadıklarını, bu nedenle takip konusu senet altındaki imzanın müvekkillerine ait olmaması nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, takibin yargılama sonuna kadar durdurulmasına, mümkün olmaması halinde icra dosyasına yatırılacak paranın davalı alacaklıya ödenmemesine dair tedbir kararı verilmesine, takip nedeniyle alacağın %20 den aşağı olmamak üzere tazminatın müvekkillerine ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davacılar aleyhine taraflarınca başlatılan İzmir 10.İcra Müdürlüğünün 2014/14291 dosya numarası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibine karşı  ayrı bir dava açmak suretiyle  imza itirazında bulunduklarını, itiraz davalarını takip etmediklerini, her iki davanın da işlemden kaldırıldığını, davacıların müvekkiline olan borçlarını ödemekten kaçarak sürüncemede bırakmak istediklerini, bu nedenlerle davacılar tarafından dava konusu meblağın tümü üzerinden yatırılmayan eksik harcın tamamlattırılmasına, davacıların tedbir taleplerinin reddine, davacıların müvekkiline olan borçlarını sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetle hareket etmelerinden  dolayı %20 den az olmamak üzere müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacılar davayı ispat edemediklerinden bahisle davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.<br>MAHKEMECE: \"...Mahkememizce yapılan yargılamada her iki bilirkişi raporunda da kesin bir kanaat bulunmaması ve bilirkişiler arasında grafoloji uzmanı bilirkişiye yer verilmemesi nedeniyle dosya aralarında grafoloji uzmanının da bulunduğu 3 kişilik  bilirkişi heyetine tevdi edilmiş bilirkişi heyeti tarafından dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen 15/11/2019 tarihli  rapor ile dava konusu 2 adet senedin ödeyecek bölümündeki ...  ve ... adlarına atılı bulunan imzaların  davacıların eli ürünü olmadığı( söz konusu imzaların adı geçenler elinden çıktıklarının beyanına imkan verecek nitelik ve yeterlikte yakınlık tespit edilemediğinden )  yönünde görüş bildirilmiştir.  <br>Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde;  dava konusu 04/08/2014 tanzim ve 18/09/2014 vade tarihli 6250,00 TL bedelli bono ve  04/08/2014 tanzim ve 24/09/2014 vade tarihli 6250,00 TL  bedelli bonolar  ile ilgili olarak  davalı şirket tarafından davacılar aleyhine İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/14291 sayılı dosyası ile icra takibi yapılması üzerine davacılar tarafından davalı aleyhine dava konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti talebiyle dava açıldığı, mahkememizce yapılan yargılamada imzaların aidiyeti konusunda alınan raporlar kapsamına göre senetler üzerindeki imzaların davacılara ait olmadığının belirlendiği, borca dayanak bonoların geçerli  olmaması nedeniyle davacıların davalıya borçlu olduklarından bahsedilemeyeceği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, her ne kadar görevsiz mahkemede 09/12/2017 tarihinde davacı vekiliin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile asıl alacağın %15 i oranında teminat yatırılması halinde İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/14291 esas sayılı dosyasında yürütülen takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmiş ise de  teminat yatırılmaması nedeniyle  tedbirin icra edilemediği anlaşılmakla davacı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. '' gerekçesi ile;  <br>HÜKÜM : Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>Davacı tarafından açılan menfi tespit davasının KABULÜNE, <br>Davacıların İzmir 10. İcra Müdürlüğünün 2014/14291 sayılı dosyasında takip konusu  edilen alacaklısı ... , borçlusu ... ve ... olarak düzenlenmiş  04/08/2014 tanzim ve 18/09/2014 ödeme tarihli 6.250,00 ve 24/09/2014 ödeme tarihli 6.250,00 TL değerindeki 2 adet senet nedeniyle borçlu olmadığının TESPİTİNE,   <br>Şartları oluşmadığından tazminat talebinin REDDİNE, \" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; inceleme konusu senetlere ilişkin yapılan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, senetlerin müvekkil şirket ile davacılar arasında gerçekleşen ticaret sonucunda davacılar tarafından müvekkili şirkete verildiğini, davacıların tamamen kötü niyetli hareket ederek bu durumu inkar ettiklerini belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini <br>istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:  menfi tespit  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacılar; takip konusu iki adet senetten kaynaklı borçlu olmadıklarının tespitini talep etmişlerdir. <br>Davalı taraf ise ; senetler üzerindeki imzaların davacılara ait olduğunu davanın reddini talep etmiştir. <br>Davacıların imza inkarında bulunması nedeniyle ilk derece mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmış, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının ve ATK raporunun denetime elverişli ve açık olması nedeniyle davacıların mukayese imzaları ile senetler üzerindeki imzaları karşılaştırıldığında senetler üzerindeki imzaların davacılara ait olduğunun tam olarak ortaya konulamadığı, bu hususta ispat yükünün davalı tarafta olduğu, her ne kadar davalı tarafça davacıların senet keşide tarihi ve öncesine ait mukayese imzalarının incelenmediği istinaf sebebi olarak ileri sürülmüş ise de; davacıların bildirdiği kurumlardan imza örneklerinin celbedildiği, ispat yükü üzerine düşen davalı tarafın bu hususta hiç bir delil sunmadığı, dolayısıyla mevcut getirtilen belgeler üzerinden yapılan incelemeye göre düzenlenen raporların hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı, mahkemece verilen kabul kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. <br>Her ne kadar davalı tarafça , davacının harcı eksik yatırdığı ileri sürülerek bu husus da istinaf nedeni yapılmış ise de; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, nisbi harcın davalıdan tahsiline karar verildiği, dolayısıyla bu aşamada artık bu yönden kararın kaldırılmasının usul ekonomisine de uygun olmayacağı değerlendirildiğinden bu husus kaldırma nedeni yapılmamıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının ve ATK raporunun denetime elverişli ve açık olmasına, ispat yükünün davalı tarafta olmasına, davaya konu senetler üzerindeki imzaların davacılara ait olduğunun davalı tarafça ispatlanamamasına  göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/12/2019 tarih ve 2019/230 Esas 2019/795 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 853,87 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 213,47 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 640,40 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, <br>4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 03/01/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0c2e80ad6bb47ad6","SID":"4e83911bf7fe9f30"}}