{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2020/896 <br>KARAR NO\t\t: 2024/141<br>KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/12/2019<br>NUMARASI\t\t: 2019/836 Esas 2019/881 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 11/01/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/01/2024<br><br>Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar ile davacı arasında Genel  Kredi Sözleşmesi imzalandığını, davalılara Beyoğlu 48. Noterliğinin 28.11.2018 tarih, 131229 yevmiye nolu kat ihtarnamesi gönderilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalılar aleyhine borçların tahsili bakımından İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2018/16825 sayılı  dosyası ile takip yapıldığını, davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirttiği ve  İzmir 28 İcra Müdürlüğünün 2018/16825 sayılı  takip dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalının % 20 icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalılar davaya cevap vermemiştir.<br>MAKEMECE: \"...Dava; İİK nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline ilişkindir.  <br>Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; yanlar arasında kredi ilişkisinin varlığına dair uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın davacının kredi borcuna ilişkin olarak uyguladığı faiz oranının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmakla, mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller ve  bilirkişi  raporuna göre;  19.12.2018 Takip tarihi itibariyle: 97.182.51-TL Ticari kredi Asıl alacak, 30.553.96-TL Business Kredi kartı asıl alacak, 127.736.47-TL Asıl alacak toplamı, 2.747.67-TL İşlemiş akdi ve temerrüt faizi, 137.39-TL Faizlerin % 5 gider vergisi, 351.76-TL Noter Masrafı olmak üzere toplam 130.973.29-TL olduğu, banka Alacağından davalı ...’ín asıl borçlu sıfatıyla sorumlu ve itiraza konu faiz tutarının 2.747.67-TL olduğu, ...’in Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesindeki müteselsil kefaleti nedeniyle: 97.182.51-TL Asıl alacak, 2.167.16-TL Akdi/temerrüt faizi, 108.36-TL Faizin % 5 gider vergisi, 351.76-TL Noter masrafı, 99.809.79-TL Nakdi alacak,  6.400.00-TL Gayri nakdi  çek  depo 6x1.600, banka alacağından tahsilinde tekerrür olmamak kaydı ile  müteselsil kefil sıfatı ile sorumlu ve itiraza konu faiz tutarının 2.167.16-TL olduğu, davacı bankanın takip tarihinden itibaren sözleşme hükümleri gereği 97.182.51.-TL ticari kredi asıl alacağına yıllık % 46.80 oranında, 30.553.96-TL Business kredi kartı asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 madde hükmü gereği TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık % 33  oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğu belirtilmiş ise de davalıların asıl borcu kabul ettikleri, sadece faiz bakımından itirazda bulundukları anlaşılmakla ticari kredi asıl alacak ve Business Kredi Kartı asıl alacağı üzerinden işlemiş toplam 2.747,67 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne, \"gerekçesi ile, \"Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2018/16825 sayılı dosyasına faiz bakımından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.747,67 TL faiz üzerinden devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  taraflarınca açılan işbu itirazın iptali davasının 18.12.2019 tarihinde karara çıkmış olup, Yerel Mahkeme tarafından, söz konusu itirazın ve işbu bu itiraza istinaden açmış oldukları itirazın iptali davasının konusu ile alakası olmayan ve davanın genişletilmesi niteliğinde hatalı bir karar verildiğini, dava dilekçelerinde  de belirttikleri  üzere, taraflarınca davalılar aleyhine başlatmış oldukları İzmir 28. İcra Müdürlüğü’nün 2018/16825 E. Sayılı icra takibine, davalı/borçlular tarafından itiraz edildiğini, borçlular tarafından sadece faiz oranına itiraz edildiğini,  dolayısıyla yerel mahkeme tarafından incelenecek tek hususun %46,8 ve %33 oranındaki faiz oranının her yıl için bankalarca belirlenen faiz genelgesine uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme olmalıyken, bilirkişi raporundaki işlemiş faiz rakamı belirtilmiş ve yerel mahkemenin de bu raporu esas alarak bu şekilde bir hüküm kurduğunu, işbu hüküm kararın icrasını engeller nitelikte olup hatalı olduğunu, yerel mahkeme tarafından taleple bağlılık ilkesi’nin dışına çıkılıp karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taraflarınca söz konusu karara karşı öncelikle dava konusunun salt faiz oranı olması sebebiyle kararın icra edilebilirliğinin sağlanması için, icra takibinin devam edeceği faiz oranına ilişkin bir karar verilerek kararın bu şekilde düzeltilmesi hususunda tavzih talebinde bulunulduğunu ancak bu taleplerinin  de yerel mahkeme tarafından reddedildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen  09.01.2020 tarihli 2019/836E ve 2019/881K. Sayılı Ek Kararının  kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda sadece faiz oranı bakımından karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> Dava; kredi sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan kısmi itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Mahkemenin davanın kısmen kabulüne karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine,  11/02/2020 tarihli ek karar ile istinaf başvurusunun kesinlik sınırı nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulmuştur.<br> Somut olayda; davacının 138.186,24 TL üzerinden icra takibi başlattığı, borçluların borç ve ferilerini kabul edip salt talep edilen faiz oranına itiraz ettikleri, davacının da dava dilekçesinde  bu husus belirtilerek  itirazın iptalini talep ettiği,  icra dosyasındaki itirazın ve davacının talebinin uygulanan faizin miktarına değil türüne ilişkin olup, icra dosyasındaki 138.186,24 TL değer göz önüne alındığında hükmün kesin nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda  11/02/2020 tarihli istinafın reddi ek kararı kaldırılarak yapılan inceleme sonucunda; <br> HMK'nin \"Taleple Bağlılık İlkesi\" başlıklı 26. maddesi, \"(1) Hakim, tarafların talep sonuçları ile bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br> Mahkemece davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne, İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2018/16825 sayılı dosyasına faiz bakımından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 2.747,67 TL faiz üzerinden devamına,  fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ise de, davalıların icra dosyasına itirazının ve davacının talebinin faiz miktarına ilişkin olmayıp faiz oranına ilişkin olduğu, alınan bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihinden itibaren sözleşme hükümleri gereği 97.182.51.-TL ticari kredi asıl alacağına yıllık % 46.80 oranında, 30.553.96-TL Business kredi kartı asıl alacağına 5464 sayılı yasanın 26.3 madde hükmü gereği TCMB tebliğleri ile belirlenen yıllık % 33  oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisini uygulama ve talep yetkisinin bulunduğunun belirtildiği, davanın niteliği ve sözleşme hükümlerine göre davalıların yasal faiz uygulanması yönündeki takibe itirazlarının yerinde olmadığı, bu durumda taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br> HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup, anılan yasal düzenleme ve yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü ile mahkemece verilen ek karar ve karar kaldırılarak yeniden esas hakkında aşağıda  şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM   : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>A-6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, <br>1-Davacı vekilinin karar ve ek karar için yatırmış olduğu toplam 108,80 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine ödenmesine, <br>2-Davacı vekilinin karar ve ek karar için yatırmış olduğu toplam 297,20 TL istinaf kanun yolu başvuru harcının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>3-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama gideri olan 92,50 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf eden yararına istinaf vekalet ücreti verilmesine yer olmadığına,<br>B-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/12/2019 tarih, 2019/836 Esas ve 2019/881 Karar sayılı Kararı ile 09/01/2020 tarihli ek kararının  KALDIRILMASINA, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden esas hakkındaki kararla;<br>KALDIRILAN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>1-Davacı tarafından açılan itirazın iptali davasının KABULÜNE, <br>İzmir 28. İcra Müdürlüğünün 2018/16825 sayılı dosyasına faiz bakımından davalıların yaptığı itirazın  iptali ile takibin aynı koşullarda kaldığı yerden  DEVAMINA, <br>2-Karar ve ilam harcı olan 240,58 TL'den peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 196,18 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya  verilmesine, <br>4-Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL peşin harç ve 44,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı toplamı  88,80 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 480,50 TL yargılama giderinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>6-Yatırılan gider avansının varsa kullanılmayan kısmının, 6100 Sayılı Kanunun 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 14/11/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1ce43861e6a4bbc8","SID":"8681d659961bff58"}}