{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2376 <br>KARAR NO: 2024/15<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL AND. 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/07/2020<br>ESAS NO: 2018/238 Esas<br>KARAR NO: 2020/504<br>DAVA: Kayıt Kabul<br>DAVA TARİHİ: 23/02/2018<br>KARAR TARİHİ: 03/01/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA  Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,\"Müvekkilinin müflisten olan 42.664,99-TL alacağı için, İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğünün ... İflas dosyasına alacak kayıt ettirdiklerini, iflas idaresinin müvekkilinin alacağının yargılamayı gerektirdiğini beyan ederek, alacak talebini ret ettiğini, bununla birlikte alacaklarını 11. Sıra alacağı olarak belirttiklerini, müvekkilinin müflisten olan 42.664,69-TL alacağının işçilik alacağı olduğunu, 08.09.2016 tarihinde İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla müflis aleyhine icra takibi başlatıldığını, söz konusu dosyanın müflisin itiraz etmemesi üzerine kesinleştiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünce  müflisin iflas dosyasına söz konusu icra takibinin kesinleştiğine dair ve kapak hesabının olduğu derkenar gönderildiğini, ancak İflas Müdürünce \"İşkur tarafından yapılan 6.670,59-TL ödemenin alacaktan düşmediği ve müflisin beyanında gerçek alacağın 16.729,62-TL olduğu\" gerekçesiyle alacak taleplerinin ret edildiğini, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin müflisten olan alacağının kabulüne, alacağın sıra cetveline kaydına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesıne karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının alacak iddiasına dayanak icra takibine ilişkin belgeler sunduğunu, ancak Ücret Garanti Fonundan yapılan ödemenin alacak tutarından mahsup edilmediğini, müflisin beyanında davacının alacağının 16,729,62-TL olduğunu beyan ettiğini, iflas idaresinin ret kararının uygun ve doğru olduğunu, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiğini açıklanan nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece \" Dava hukuki mahiyeti itibariyle, iflasına karar verilen ... Tic. Ltd. Şti. çalışanı olduğunu ve işçilik alacaklarının tahsili amacıyla yapmış olduğu icra takibinin kesinleştiğini iddia eden davacının, iflas masasına yapmış olduğu kayıt başvurusunun reddedilmesi sonucu, alacağının masaya kaydedilmesi talebiyle açmış olduğu kayıt kabul davasıdır.Tarafların iddiaları, savunmaları toplanan deliller kapsamında inceleme yapılarak rapor tanzim edilmek üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen 09/03/2020 tarihli raporda, davacı tarafından dosyaya alacağını ispata yarar delil sunulmadığı, davacı tarafından başlatılan ve kesinleşen ilamsız takip nedeniyle davacının kesinleşen tutarın kaydını talep edebileceği kanaati oluşursa davacının almış olduğu ödeme düşüldükten sonra kalan 35.994,10-TL'nin kaydını talep edebileceği, kesinleşmiş ilamsız icra takibi olması davacının alacağını ispatladığı anlamına gelmediği kanaatinin oluşması halinde, davacının müflis şirket yetkilisi tarafından kabul edilen 16.729,62-TL'nin kaydını talep edebileceği yönünde görüş bildirmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından itiraz edilerek ek rapor alınması talep edilmiş ancak alınan raporun yeterli olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı, tarafların iddiaları, savunmaları ve toplanan deliller bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde, davacı tarafın işçilik alacaklarının tahsili amacıyla iflasına karar verilen ... Tic. Ltd. Şti. hakkında iflas kararı verilmeden önce icra takibi yaptığını, takibin kesinleştiğini, iflas masasına alacağının kaydı için yapmış olduğu başvurunun reddedildiğini iddia ederek alacağın iflas masasına kaydedilmesi talebi ile huzurdaki davayı açmıştır. Bir alacak hakkında ilamsız takip yapılması ve takibin itiraz edilmeyerek kesinleşmiş olması o alacağın tartışmasız olduğu anlamına gelmemektedir. İlamsız icra takibinin itiraz edilmeden kesinleşmiş olması, kesinleşmiş ilamda olduğunun aksine, alacaklı görünenin borçlu görünenden maddi hukuk anlamında alacaklı olduğu anlamına gelmemekte, bu durumun aksi her zaman dava edilebilmektedir. Davacı taraf kayıt talebini kesinleşmiş icra takibine dayandırmış, kendisine HMK. m. 140/5 gereği verilen süre içinde tanık bildirmemiş ve başkaca delil sunmamıştır. Davacı tarafından dosyaya sunulan deliler ve bilirkişi tarafından müflis şirket kayıtlarında yapılan incelemeler kapsamıyla davacı taraf davasını ispat edememiş olup müflis şirket yetkilisi ve iflas masası tarafından davacının 16.729,62-TL alacaklı olduğu kabul edilmiş olduğundan, davanın kısmen kabulüne, 16.729,62-TL işçilik alacağının İstanbul Anadolu ... İcra İflas Müdürlüğü'nün ... iflas sayılı dosyasından işlem gören iflas masasına işçilik alacağı olarak kayıt ve kabulüne,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ''Müvekkilin ödenmeyen işçilik alacağına karşılık İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nde 08.09.2016 tarihinde icra takibi başlatılmıştır. verilen takibe itiraz edilmemiş ve kesinleşmiştir. Şirketin iflasına ise İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 21.12.2016 tarihinde karar verilmiştir.  Yargıtay 12 HD'nin 2015/33096 esas ve emsal bir çok kararında belirttiği gibi \"..bir alacağın işçi alacağı olduğunun kabul edilebilmesi için, ilamla hüküm altına alınmış olması ya da takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması gerekir...\" demektedir. Takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmesine rağmen ve yasanın aradığı tüm şartlar müvekkilin alacağı açısından oluşmasına rağmen davalı taraf gerekli usulü işlemi yapmamıştır. Yerel Mahkemede defaten bildirildiği üzere müvekkilin alacağı işçilik alacağıdır. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 206. Maddesi uyarınca işçilik alacakları 1. Sırada yer alan alacaklar arasındadır.  İflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları 1. Sırada alacak olarak kaydolur demektedir. Kanunun hükmü kesin hüküm olup iflas masasına takdir hakkı tanınmamıştır. Kanunun açık hükmüne rağmen iflas müdürü tarafından hiçbir kanuni gerekçe olmaksızın sıra talebimiz reddolmuştur. Oysaki işçilik alacakları açısından takibin kesinleşmesi yeterlidir.'' şeklinde beyanda bulunarak kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, İİK 235. maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz ( kayıt kabul) davasıdır. İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar. İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, Adalet Bakanlığınca çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, İflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Davalı müflis hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/866 esas sayılı dosyasında 21.12.2016 tarihinde iflas kararı verildiği, iflas kararının kesinleştiği,  dava konusu talebe ilişkin olarak davacı ...'in  müflis masasına 11  kayıt sıra numarası ile 42.664,19 TL alacak kayıt  talebinde bulunduğu, tanzim olunan sıra cetvelinde  alacak talebinin tamamının reddine karar verildiği, müflis masasında tanzim olunan sıra cetvelinin 10.02.2018 tarihli ... gazetesinde ve 20.02.2018 Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ayrı ayrı  ilan edildiği, davacının alacak kaydı sırasında sıra cetvelinin tebliği için tebliğ gideri verdiği, sıra cetveli ilanı ve masa kararının davacı vekiline 12.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından tebliğden itibaren yasal 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde 23/02/2018 tarihinde davanın açıldığının anlaşılması üzerine işin esasının incelenmesine geçilmiştir.Alacağının dayanağı İstanbul ...İcra Müd.'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan ve kesinleşen icra takibidir. Söz konusu icra dosyasının incelenmesinde; Davacı tarafından, davalı aleyhine 08.09 2016 tarihinde İstanbul ... İcra Müd. ... E. sayılı dosyası ile yıllık izin  ücreti 1.470,00 TL, 25/07/2016 tarihli fazla çalışma ücreti 10.000,00 TL, 25/07/2016 tarihli kıdem tazminatı ücreti 18.640,14 TL, 25/07/2016 tarihli bakiye ücreti 6.670,59 TL olmak üzere toplam işçilik alacağı 36.780,73 TL asıl alacak, 408,12 TL işlemiş faiz olmak üzere, toplam 37.188,85 TL'nin yasal faizi ile tahsili için icra takibi başlatılmıştır.İcra dosyasından, müflis tarafından takibe itiraz edilmediği ve takibin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece mali müşavir bilirkişiden alınan raporda özetle; ''Davacının 21 günlük izin ücreti olarak talep ettiği 1.470,00 TL'nin herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır. Yine fazla çalışma ücreti olarak talep edilen 10.000.00 TL'nin de herhangi bir dayanağı bulunmamaktadır. Keza fazla çalışma ücretleri yargılamayı gerektiren ve iş mahkemelerinde tespit edilmesi gereken bir husustur. Kıdem İhbar tazminatı olarak talep edilen 18.640,14 TL'ye ilişkin de herhangi bir hesaplama dosyada görülmemiştir, davacının işe giriş tarihi, işten çıkış tarihi, son aldığı ücret miktarı gibi hiçbir bilgi ve belge dosyada olmadığından, tazminat alacağının doğruluğu yönünde de bir hesap yapılamamıştır. Davacının 6.670,59 TL Maaş alacağı ise zaten İŞKUR tarafından ödenmiştir. Belirtmek gerekirse, davacının işçilik alacağı, maaşını veya fazla çalışma ücreti gibi alacağını, davalı müflisin ticari defterlerinden tespit etmek mümkün değildir. Çünkü ticari defterlere her bir kişi bazında maaş yada tazminat kaydı işlenmeyip, toplu kayıt olarak işlenmektedir. Netice olarak; davacının başlattığı ve kesinleşen icra takibine dayanamayacağı ve her bir alacak kaleminin doğruluğunu ispatlaması gerektiği kanaati oluşması halinde müflis şirket yetkilisinin ise davacının 16.729,62 TL alacağı olduğunu kabul ettiği, dolayısıyla dosyanın mevcut hali ile davacının iflas masasına kaydını talep edebileceği bedelin 16.729,62 TL olduğu, takdiri sayın mahkemenizindir'' şeklinde mütalaa olunmuştur.Mahkemece davacı taraf davasını ispat edememiş olup müflis şirket yetkilisi ve iflas masası tarafından davacının 16.729,62-TL alacaklı olduğu kabul edilmiş olduğundan, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar karşı davacı vekili, istinaf itirazında bulunmuştur.Her ne kadar davacı vekili, takibin itiraz edilmeksizin kesinleşmesi sebebiyle işçi alacağının masaya kaydı gerektiğini ileri sürmekte ise de;  davalı şirketin iflas sürecinde olması ve devamında iflasına karar verilmesi ve iflasla birlikte müflisin tüm borçlarının muaccel hale gelip hakkındaki icra takipleri düşeceğinden kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle icra takibinde kesinleşen miktarlara ilişkin alacak kalemlerinin ispatlanması gerekmektedir. Davada ispat yükü, davacıdadır. Davacı vekili, HMK. m. 140/5 gereği verilen süre içinde tanık bildirmemiş ve başkaca delil sunmamıştır. Davacı, davalı müflis şirket yetkilisinin kabul ettiği miktardan daha fazla alacağı olduğunu kanıtlayamamıştır.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmuştur.HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından yatırılan 148,60 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.03/01/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a396738998d42b28","SID":"04672b3949cd0244"}}