{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/1115 - 2024/69<br>                                    T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>ESAS NO\t: 2020/1115 <br>KARAR NO\t: 2024/69<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/01/2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2016/87 E.-2020/29 K.<br>ASIL VE BİR. 2016/148 VE 2016/273 E.<br>SAYILI DAVALARDA-DAVACI           \t:<br>VEKİLİ\t: <br>ASIL VE BİR. 2016/148 VE 2016/273 E.<br>SAYILI DAVALARDA-DAVALI\t:<br><br><br>Taraf vekillerince;  yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi  uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili; taraflar arasında 26.09.2013 tarihinde \"Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi\" imzalandığını, müvekkili şirketin asıl davada Aralık ayı hak edişinden 35.834.22 TL, birleşen 2016/148 E. sayılı davada Ocak ayı hak edişinden 37.732,72 TL, (dosya ve UYAP kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla)birleşen 2016/273 E. sayılı davada Şubat ayı hak edişinden 23.689,41 TL kesinti yapıldığını, davalı tarafça yazılan yazılarda 01.08.2015 tarihinden itibaren koruma ve güvenlik amirinin değiştirilmesinin istendiği, bu uyarılar dikkate alınmadığından özel şartnamenin 9.8 maddesi uyarınca 93.256,35 TL. ceza kesildiği, bu cezanın 35.834,22 TL'sının Aralık 2015,  37.732,72 TL'sinin Ocak 2016, 23.689,41 TL'sinin Şubat 2016 hak edişinden kesildiği hususlarının bildirildiğini, 21.08.2015 tarihinde davalı İdare tarafından ... isimli personelin 3 gün içinde yerinin değiştirilmesi, değiştirilmediği takdirde aylık istihkaktan %1 kadar cezai şart uygulanacağının bildirildiğini, davalı İdareye işçinin ihbar ve izin sürelerinin dolmasını müteakip iş akdinin sonlandırılacağının bildirildiğini, ... isimli personelin yıllık izin hakkı da kullandırılarak iş akdinin 16.12.2015 tarihinde sona erdirildiğini, ancak buna rağmen davalı İdare tarafından ceza uygulandığını, bu durumun hakkın kötüye kullanılması anlamına geldiğini, davalı tarafça aynı sebeple kesilen 2.000,00 TL. ve 2.000,00 TL. olmak üzere toplam 4.000,00 TL'nin iptali için Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/869 E. sayılı dosyasıyla açılan davanın derdest olduğunu ileri sürerek, asıl davada 35.834,22 TL, birleşen 2016/148 E. sayılı davada 37.732,72 TL,  birleşen 2016/273 E. sayılı davada 23.689,41 TL kesintinin kesinti tarihlerinden itibaren reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili; taraflar arasında 26.09.2013 tarihinde Özel Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi imzalandığını, görevini ifa etmekte yetersiz kaldığı tespit edilen Koruma ve Güvenlik Amirinin yerine yeni bir amir görevlendirilmesinin davacı firmadan istenildiğini, davacı firmanın bu talebi uzun süre yerine getirmemesi nedeni ile 19.01.2016 tarihinde firmaya toplam 97.256,35 TL ceza tahakkuk ettirilmesi ile sona erdiğini, <br>Genel Müdürlüğünün merkez binasının Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü denetleme ekibi tarafından 25.11.2015 tarihinde yapılan denetiminde, silahların kasa güvenliğinin sağlanmadığı, kasa odasının olmadığı, kasa görevlisinin demirbaş defterini işlemediği, silahların devirlerinin rasgele yapıldığı, devir teslimde kurum yetkilisinin bulunmadığı, Kurumda kapalı devre kayıt sistemi olmasına karşılık yetkisiz kişilerce bunun yapıldığı, yetkili güvenlik görevlisi olmadığı, kayıt sisteminin gerekli önlemler alınarak sağlanmadığı, firmayı temsil ve ilzama yetkili özel güvenlik amiri nezaretinde tutanak tutulmasına rağmen amirin tutanağı imzalamadığı hususlarına yer verildiğini, bu tutanak nedeniyle müvekkili Kurumca 31.12.2015 tarihli yazı ile savunma verildiğini, bu tutanakta belirtilen hususların davacı firmaya bildirildiğini ancak firmayı temsil ve ilzama yetkili Koruma ve Güvenlik Amiri tarafından bu hususta gerekli işlem yapılmadığını, <br>Davacı firmanın bütün yazılı ve sözlü uyarılarına rağmen belirtilen aksaklıkları gidermemesi, konu ile ilgili personelini değiştirmemesi üzerine Sözleşme ve Şartname hükümleri çerçevesine davacı firmanın hak edişlerinden ceza kesildiğini, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu,<br>Savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br> İlk derece Mahkemesince; \"26/09/2013 tarihli davacı ile davalı arasında imzalanan \"30 özel güvenlik görevlisi ile özel güvenlik hizmeti alımına ait sözleşmesi\"nin 16. maddesinde cezalar ve sözleşmenin feshinin düzenlendiği, maddede özel şartnamenin 9. maddesine atıf yapılmıştır. <br>9. maddede cezai hükümlerin yazılı olduğu ve davacıya tahakkuk ettirilen 93.256,35 TL cezanın özel şartnamenin 9.8. maddesine (yüklenici, idarenin değiştirmesini talep ettiği personeli en geç 3 iş günü içerisinde değiştirmediği takdirde, gecikilen her gün için aylık istihkakının %1'i kadar ceza kesilir) istinaden tahakkuk ettirilmiştir. Cezaya sebep olan olay ise koruma ve güvenlik amiri ...'ın yerine yeni bir personelin görevlendirilmesi ile koruma ve güvenlik grup şefinin pozisyonunun değiştirilmesi ile ilgili olarak davacının hiçbir işlem yapmaması olarak gösterilmiştir. <br>Taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartnamenin ilgili maddeleri, taraflar arasındaki yazışmalar, bazı güvenlik görevlileri tarafından tutulan tutanaklar ve dosyaya sunulan tüm deliller bütün olarak, yasal mevzuatta değerlendirilmek değerlendirilmek sureti ile gerekçeli ve denetime elverişli olarak verilen rapor ve ek raporda, ceza tahakkuk ettirilmesine gerekçe olarak gösterilen ...'ın davalı yanın düzenlediği 29/06/2015 tarihli tutanaktan yaklaşık 1 ay sonra  24/07/2015 tarihinde davacı tarafından amirlik görevinin sonlandırıldığı, davacının 2015 yılı Aralık ayı hakedişinden yapılan kesintinin haklı olmadığı belirlenmiştir. <br>İddia, savunma, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname, bilirkişi rapor ve ek raporu ile dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, sözleşme uyarınca davacı şirket tarafından verilen güvenlik hizmeti  kapsamında davacı şirket nezdinde güvenlik amiri olarak çalışan ... ile ilgili amir sıfatı ile ilgili çalışmasının uygun olmadığı yönündeki davalı yanın başvurusu sonrasında, davacı şirket tarafından kendisine atfedilecek herhangi bir kusur bulunmaksızın (bilirkişi ek raporunda da belirtildiği üzere davalı genel müdürlüğünün de uyarı aşamasında gerekli prosedürü tam olarak yerine getirmediği de dikkate alınarak) ...'ın görevine 24/07/2015 tarihinde herhangi bir gecikmeye de yol açmaksızın son verdiği, buna göre davacının 2015 yılı Aralık ayında dava konusu da yapılan hak edişinden 35.834,22 TL kesinti yapılmasının haklı olmadığı anlaşılmakla ve mahkememizce de bu yönde kanaat edinilmekle esas davanın kabulü cihetine gidilmiştir. <br>Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/273 Esasında   kayıtlı iken mevcut dava ile 31/03/2017 tarihinde birleştirilmesine karar verilen dava dosyasının mahkememize 05/02/2019 tarihinde gönderildiği, bu dava ile ilgili olarak da karar verilmesi gerekmekte ise de, esas davada taraf vekillerinin huzurunda 23/01/2020 tarihinde karar verilmiş olup, mahkememizce birleşen dosyanın varlığı fark edilmediği gibi taraf vekillerince de birleşen dosya ile ilgili herhangi bir uyarıda bulunulmamış olmakla, birleşen dosya ile ilgili herhangi bir karar verilmesi de mümkün olamamıştır.\" gerekçesiyle, davanın kabulüne, 35.834,22 TL'nin 02.02.2016 olan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. \t <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>Birleşen davalarda davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı İdarece Aralık 2015 hak edişi, Ocak 2016 hak edişi, Şubat 2016 hak edişi olmak üzere toplam 93.256,35 TL. ceza tahakkuku gerçekleştirildiğini, davalının haksız ve hukuka aykırı cezalarının iptali ve istirdatı talebiyle, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/87 E. sayılı dosyasında Aralık 2015 hak ediş döneminin istirdatı, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı dosyasında Ocak 2016 hak ediş döneminin istirdatı, Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı dosyasında Şubat 2016 hak ediş döneminin istirdatının talep edildiğini, Ankara 4. Asliye Ticaret ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından birleştirme kararı verilerek dosyaların Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, İlk derece Mahkemesince birleştirmek üzere kendisine gönderilen dosyalar hakkında olumlu ya da olumsuz bir ara karar oluşturulmadan yargılamanın kendi esas dosyası üzerinden yürütüldüğünü, esasen alınan bilirkişi raporunun birleşen davalar bakımından da hüküm kurmaya elverişli olduğunu, çünkü bütün cezaların dayanağının aynı olduğunu, İlk derece Mahkemesince hükmün gerekçesinde birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı davasından söz edilmiş ve bu dosya hakkında karar verilemediğini belirtmiş ise de, diğer birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/148 E. sayılı davası ile ilgili gerekçede hiç bir açıklamaya yer verilmediğini, asıl dava yönünden verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının birleşen davalar yönünden karar verilmemiş olması bakımından eksik olması nedeniyle asıl davanın onanmasına, birleşen davalar yönünden de karar verilmesini istemiştir. <br>Asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilince taraflar arasındaki sözleşme ve sözleşmenin eki şartname hükümlerine uygun olarak işlem yapıldığını, bilirkişi raporunda ve  bu rapora dayalı olarak verilen İlk derece Mahkemesi kararında sözleşme ve şartname hükümleri yokmuş gibi değerlendirme yapıldığını, <br>Müvekkili Kurumca davacıya gönderilen 31.07.2015 tarihli yazıları ile, Koruma ve Güvenlik Amiri olarak görev yapan personel hakkında tutulan tutanak ve güvenlik personelince idareye ulaşan şikayet dilekçelerine istinaden Koruma ve Güvenlik Amirinin yerine yeni bir güvenlik amirinin 01.08.2015 tarihinden itibaren görevlendirilmesinin özel Şartname hükümleri gereği istendiğini, yazılı taleplerine rağmen davacı firmanın hiçbir işlem yapmaması nedeni ile 21.08.2015 tarihli yazıları ile bu konuda hiçbir işlem yapılmadığı ve yazılarına cevap verilmediği belirtilerek, Özel Şartnamenin \"Cezalar\" başlıklı 9. maddesinin 9.8 alt maddesindeki \"Yüklenici, idarenin değiştirmesini istediği personeli en geç 3 iş günü içerisinde değiştirmediği takdirde gecikilen her gün için aylık istihkakının %1'i kadar ceza kesilir.\" hükmünün uygulanacağının bildirildiğini,<br>Ankara Emniyet Müdürlüğü'nce 25.11.2015 tarihinde yapılan denetimde, silahların kasa güvenliğinin sağlanmadığı, kasa odasının olmadığı, kasa görevlisinin demirbaş defterini işlemediği, silahların devirlerinin rastgele yapıldığı vb. nedenler ile tutanak tutulmasına rağmen, firmayı temsil ve ilzama yetkili güvenlik amirinin bu tutanağı imzalamadığı hususlarının bildirildiğini, müvekkilince 31.12.2015 tarihinde savunmalarının verildiğini, <br>Bilirkişi raporunda bu hususların hiç birisine değinilmediğini, ibraz ettikleri belgelerin incelenmediğini, yetkileri olmamasına rağmen hukuki değerlendirmede bulunulduğunu, <br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t:<br>1-Dava ve birleşen davalar; taraflar arasındaki Özel Güvenlik Hizmet Alım Sözleşmesine dayalı olarak hak edişlerinden kesilen tutarların istirdatı istemine  ilişkindir. <br>6100 sayılı HMK'nın 297/(1)-c maddesinde hükmün gerekçe bölümünün, 2. fıkrada ise hükmün sonuç bölümünün kapsayacağı hususlar düzenlenmiştir. Anılan 297/(1)-c maddesinde, hükmün, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri de kapsaması gerektiği öngörülmüştür. HMK'nın 297/(2).  maddesinde, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin zorunlu olduğu öngörülmüştür.<br>Harç yatırılarak açılmış davalar daha sonra birleştirilseler de, esas itibariyle bağımsızlıklarını korurlar. Bu itibarla asıl ve birleşen davadaki talepler hakkında ayrı ayrı hüküm tesisi gerekir.<br>Somut olayda, İlk derece Mahkemesince, asıl dava ile ilgili hüküm kurulmuş ise de  birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/148 E. ve (dosya kapsamında bulunmayan) Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı davaları ile ilgili hüküm kurulmamıştır. <br>Bu durumda Dairemizce, birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, esası incelenmeksizin kararın kaldırılmasına ve (birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/273 E. sayılı dosyasının dosya içine girmesi sağlanarak) birleşen davalar hakkında hüküm içeren nitelikte karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>2-Kararın kaldırılması nedenine göre, asıl davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM\t:<br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle; birleşen davalarda davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/(1)-a.6. maddesi uyarınca, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.01.2020 tarih ve 2016/87 E., 2020/29 K. sayılı kararının ESASI İNCELEMEDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle; asıl davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının istek halinde yatırana iadesine, <br>4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk derece Mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>5-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,     <br>17/01/2024 tarihinde,  362/(1)-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere,  oybirliği ile karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  18/01/2024\t<br><br>Başkan<br> e-imza<br>Üye <br> e-imza<br>Üye<br> e-imza<br>Katip <br> e-imza<br>     <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5cf89c64730181e9","SID":"69a3d713a74b6242"}}