{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2303 <br>KARAR NO: 2023/1779<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/130 <br>KARAR NO: 2019/220<br>KARAR TARİHİ: 12/03/2019<br>DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ... Tic. A.Ş.'nin kiracı olarak bulunduğu ... Köyü ... Mah. ... Cad. No: ... Pendik İstanbul adresindeki işyerini ... Sigorta, ... Sigorta, ... Sigorta ve ...  Sigorta şirketine sigorta ettirdiğini, müşterek sigortacıların durumunun, ...-%40, ...- %35, ...-%15, ...-%10 olduğunu davacının TTK'nin 1472/1. maddesine göre ödediği sigorta tazminatı kadar sigortalının yerine geçerek alacaklı/davalı sıfatını elde etmiş olduğunu, olay tarihinde hırsızlığın gerçekleştiği işyerinde davalının güvenlik sözleşmesinin devam ettiğini, müvekkilinin sigortalısına ödemiş olan sigorta tazminatını 26.303,97 USD olmasına rağmen (bu rakamın ödeme tarihi olan 01.11.2016 tarihindeki TL karşılığı 81.097,77 TL tekabül ettiğini), HMK madde 109 gereğince şimdilik 25.000,00-TL'lik kısmını dava konusu ettiklerini, fazlaya dair hakları ve ileride dava değerini artırma haklarının saklı olduğunu bildirerek müvekkili tarafından sigortalıya ödenmiş olan 26.303,97 USD sigorta tazminatı alacağın şimdilik 25.000,00-TL'lik kısmının davalıdan tahsiline, alacaklarına ödeme tarihi olan 01.11.2016 dan itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Islah dilekçesi: Davacı vekili tarafından sunulan 13.07.2018 havale tarihli ıslah dilekçesinde davadaki talebin 81.097,77 TL olarak edildiği belirtilmiştir .<br>CEVAP  Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm sorumluluğunun davacının sigortalısı ... Tic. A.Ş. ve Boğaziçi Alarm İzleme Merkezi şirketlerine ait olduğunu, bu şirketlerin davaya taraf veya dahil edilmeleri gerektiğini güvenlik elemanlarının eksik yaptığı bir işlem varsa da şahsi cezalandırılması ve davanın onlar aleyhine açılması gerektiğini, cezalardaki sorumluluğun şahsi olduğunu, davacının kısa sürede fahiş talepleri ile zarar tazminini sadece şirketlerine yöneltilmiş olmasının kötü niyetli olduklarını gösterdiğinden esasa ilişkin itiraz ettiklerini, davayı kabul etmemekle birlikte davacının sigortalısının da müterafık kusuru olduğunu, uyuşmazlığının özünün 23.07.2016 tarihinde hırsızlığın meydana geldiği davacının sigortalısı olan ... A.Ş.'nin işyerinde, davacının sigortalısının ve güvenlik şirketinin kusur sorumluluğunun ayrı ayrı belirlenmesi ve tespiti, bu açıdan işyeri ve güvenliği için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi için keşif yapılmasının gerektiğini, olay tarihinde konumunun tespiti amacıyla normal şartlar altında işyeri ve güvenliğinin Boğaziçi güvenlik sistemleri isimli şirketten, işyeri alarm sistemleri hakkında alması gereken tüm belirlenmesi neticesinde hırsızlık olayındaki tarafların kusur ve eksiklerin belirlenerek rapor hazırlanması olduğunu, anılan şirketin işyeri içerisinde alması gereken teknik alt yapının eksik olduğunu, 6. nolu kapı girişlerini engelleyecek kapı otomatiği ve güvenlik kamerasının bulunmadığı ve alarm sisteminin çalışmadığı geçişlerin bulunduğu ve kilitleme sisteminin bulunmaması nedeniyle rahatlıkla girilebileceğini, olay mahallinde görülerek bilirkişilerce tespit edilebileceğini, müvekkili şirket ile... A.Ş. ile imzalanan güvenlik hizmet sözleşmesinde müvekkili şirketin vereceği güvenlik hizmetinin \"Genel ve Ortak Alanlar\" ile sınırlı olduğunu, davaya konu olayın, işyerinin genel yada ortak alanda gerçekleşmediği ve dış kapıdan girildiğinin görüldüğünü, müvekkili şirkete bağlı olarak çalışan güvenlik elemanlarının 56188 sayılı yasa ile güvenlik güçlerine tanınan ve hasredilen yetkileri kullanamayacağını, 5188 sayılı kanunun görev dışında çalıştırma yasağı başlıklı 16. maddesinde \"özel güvenlik personeli, kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz\" denildiğini bildirerek öncelikle usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... dosya içerisinde bulunan İstanbul Anadolu CBS'nin 2016/125386 soruşturma numaralı soruşturma evrakının incelenmesinde; dava dışı şirket ... Bilgisayar firmasının, ... Mah. ... Cad. No:...  Pendik adresinde 23/07/2016 tarihinde hırsızlık meydana geldiği, dosya içerisinde bulunan Ticari Paket Sigorta Poliçesi örneğinden dava dışı ...  ait işyerinin hırsızlık tarihi itibariyle davacı sigorta şirketinden Ticari Paket Sigorta Poliçesinin bulunduğu, dosya içerisindeki güvenlik hizmet sözleşmesi örneğinden davalı ile dava dışı ... Tic. A.Ş.'nin hırsızlık tarihinde geçerli olan güvenlik hizmet sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşmenin 4.maddesinde davalının sözleşme kapsamında görevlendirdiği personel ile işverenin malına, şahsına, dışardan ve içerden gelebilecek her türlü saldırı ve tehditlere karşı yetkileri çerçevesinde caydırıcı ve önleyici nitelikte hizmet vermeyi yükümlendiğinin hükme bağlanmış olduğu görülmüştür. Davacı sigortalısı olan dava dışı ... Ticaret A.Ş.'nin işyerinde meydana gelen hırsızlıktan dolayı sigortalısına hasar ödemesi yaptığını, sigortalısı ... Ticaret A.Ş. ile davalı arasında güvenlik hizmet sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında davalının kusurlu olduğu ve bu nedenle sigortalısına yapmış olduğu hasar ödemesinden sorumlu olduğunu, ödediği hasarın davalıdan rücuen tahsilini talep etmiştir. Dosya içerisinde bulunan İstanbul Anadolu CBS'nin soruşturma evrakı örneğinde, olay yeri inceleme tutanağında, işyerinin elektronik kapının zorlanmış olduğu, işyerinde dağınık halde koliler olduğu, işyerinde bulunan paketlerin büyük oranda boşaltılmış olduğu, ekspertiz tarafından düzenlenen raporda; olaya ilişkin görüntülerde hırsızlık yapan kişilerin sigortalı işyerinden 54 adet koliyi geldikleri araca yükleyip, olay yerinden kaçtıkları, sigortalı şirketin sevk edilmek üzere düzenledikleri sevk irsaliyeleri ve faturaları incelendiği, toplam 82 adet sevk irsaliyesi müşterilere sevkiyat için hazırlanmış olduğu, sigortalı işyerinden çalınan malların sigortalının kayıtlarındaki ve faturaları çıkarıldığı, bu kayıtların sevkiyat için hazırlanan ve kolilere konulan elektronik eşya mallarla uyumlu olduğu, çalınan elektronik eşyaların liste ve fiyatının belirlenmiş olduğu, ekspertiz raporu ekinde defter kayıtları ve çalınan eşyalara ilişkin faturaların olduğu görülmüştür. Dosya sigorta ve finans uzmanı, bilgisayar yüksek mühendisi ve güvenlik uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi kuruluna verilerek, dosya üzerinden inceleme yapıp, rapor düzenlemeleri istenmiş, bilirkişiler düzenledikleri raporda; davacının sigortalısı dava dışı ... A.Ş.'nin işyerinde meydana gelen faili meşhul hırsızlık olayında davalı şirketin asli ve %100 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortalısına ödemiş olduğu 26.303,97 USD hasar tazminat bedelini davalıdan rücuen tahsil edebileceğini rapor etmiş oldukları görülmüştür. Dava dışı şirket ... A.Ş.'nin davacı sigorta şirketinin sigortalısı olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin işyerinde hırsızlık meydana geldiği, bu hırsızlık sırasında dava dışı sigortalı şirket ... A.Ş.'nin işyerinde toplam 26.303,97 USD tutarında hasar meydana geldiği, davacının bu hasar bedelini sigortalısına ödediği, dosya içerisindeki soruşturma dosyası, sigorta poliçesi örneği, dava dışı şirket ... A.Ş.ile davalı arasında güvenlik hizmet sözleşmesi bulunduğu, davalının bu sözleşme kapsamında verdiği güvenlik hizmeti sırasında %100 kusuru nedeni ile hırsızlık meydana geldiği ve davacının sigortalısının zarara uğradığı, düzenlenen denetime açık bilirkişi raporu ile davacının sigortalısının işyerinde meydana gelen hasar nedeni ile davacının yapmış olduğu hasar ödemesinin davalıdan talep edebileceği sonucuna varılarak, davacının davasının kabulüne,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... A.Ş. vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; yapılan ödemenin bir hatır ödemesi olduğu zira dosyada hırsızlık olayı gerçekleşirken alarm sisteminin devreye girdiğine dair bir tespitin bulunmadığı, kabul edilen tazminata avans faizi yürütülmesinde hatalı olduğu ve Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu belirtilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava; sigortacının, dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine dayanarak ödediği hasar bedelinin, hasardan sorumlu olduğunu iddia ettiği davalıdan 6102 Sayılı TTK'nin 1472. maddesi uyarınca rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu ve halefiyet, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında \"Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur.\" şeklinde vurgulanmıştır. 6102 sayılı TTK'nin \"Halefiyet\" başlığı altındaki 1472. maddesinde ise \"Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder.\" hükmüne yer verilmiştir. Dosya kapsamında yer alan sigorta sözleşmesi ve ödeme belgesi dikkate alındığında, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Nitekim dosya arasında yer alan bilgi ve belgelerden davaya konu uyuşmazlıkla ilgili olarak davacı ile dava dışı sigortalı arasında alacağın temliki sözleşmesi yapıldığı tespit edilmiştir. Davacı ile dava dışı sigortalı arasında tanzim edilen ... numaralı Yangın sigorta poliçesinin incelenmesinde; ''bilgisayar satış, yazılım, tamir, depo'' kullanım alanlı ... mah. ... Cad. No:... Pendik İstanbul riziko adresinin 28.09.2015-16.09.2016 dönemler arasında ve bu haliyle dava konusu hasarın poliçe dönemi içinde (23.07.2016) gerçekleştiği anlaşılmaktadır.Düzenlenen sigorta poliçesinin 2. sayfasında ''İNŞAAT/MONTAJ/TADİLAT/DEKORASYON NOTU'' başılığı altında ''işbu sigorta sözleşmesi kapsamında hırsızlık teminatının geçerli olmasının ön şartı, sigorta konusu mahalde, düzenli olarak güvenlik/bekçi bulunmalıdır.  İşbu sigorta sözleşmesi kapsamında hırsızlık teminatının geçerli olmasının ön şartı ,sigorta konusu mahalde, güvenlik şirketine veya emniyete veya şirket/konut sahiplerinin /yetkililerinin telefonlarına bağlı alarm bulunmasıdır.'' ifadesi yer almaktadır. Ekspertiz Raporu: olay yerinde yapılan incelemeler, karakol tutanakları ve kamera kayıtlarının incelenmesi sonucunda, 23.07.2016 sabah saat 07:05 sularında hırsızların binanın ... caddesi üzerindeki bekçilerinin bulunduğu ve bekçiler tarafından 07:00 sıralarında açılan sürgülü ana giriş kapısından beyaz renkli panelvan araç ile içeri girerek binanın girişe göre sağ tarafındaki yoldan arka taraftaki bekçilerin olmadığı sevkiyat kapılarına doğru giderek buradaki sürgülü çıkış kapısına ait zincirli asma kilidi kırarak, araç çıkışı için kapıyı açtıkları, bilahare depo alanı içerisindeki çıkışa yakın kapıya yöneldikleri ancak kapıda alarm olması nedeniyle araç ile diğer sevkiyat kapılarına yöneldikleri ve 6 numaralı sevkiyat giriş kapısını alt kısımlarında zorlayarak açıp içeri girerek sevkiyata hazır halde kapı girişinde paletler üzerinde bekletilen elektronik cihazları getirdikleri araca hızlıca yükleyerek hırsızlık olayını gerçekleştirdikleri, binanın etrafında güvenlik kameralarının mevcut olduğu ayrıca depolama alanında Boğaziçi firmasına bağlı alarm sisteminin olduğunu öğrenildiği, depo binasında toplam 19 adet sevkiyat kapısının bulunduğu, depo alanı dahilindeki sevkiyat alanının depolama alanından demir konstrüksiyonla ayrılmış olduğu, 5, 6 ve 7 numaralı sevkiyat alanından depolama alanına geçiş için kullanılan kapının sürekli kilitli olduğu, depolama alanında alarm olduğu ancak 6 numaralı sevkiyat kapısında alarm olmadığının bilgisinin alındığı, emtia toplamı 77.642,27 USD+KDV olduğu, poliçenin müşterek sigorta esasına dayandığı ve şirketin %35'lik payının bulunduğu belirtilmiştir.Ekspertiz çalışması esnasında temin edilen güvenlik kamera kaydını incelenmesinde, firmanın ... caddesinde cepheli ön/ana sürgülü giriş kapısının 07:03 sıralarında açık olduğu ve yıldırım Beyazıt caddesine cepheli sürgülü demir kapısının ise kapalı olduğunun görüldüğü, Plakası belirlenemeyen beyaz renkli panelvan minibüsün içeriye girdiği ve sigortalı firmanın bahçesi içerisinden yıldırım ... caddesi üzerindeki arka taraftaki sürgülü kapıyı gören kameraların görüşünü kapatarak yanaştığı, geldiği için gölge izne istinaden aracın ön kapısından bir kişinin inerek sürgülü kapıya doğru gittiği ve akabinde sürgülü kapıyı açtığı, aracın arka kapısından da bir kişinin indiği ve binanın girişine göre sağ yan yola doğru giderek ön kapıdaki bekçi kulübesini gözetlediği, aracı bahçe içinde geri manevra yaparak durduğu araç içinden bir kişinin inerek sevkiyat kapılarına yöneldiği, ancak birkaç saniye sonra tekrar araca bindiği ve aracı çıkış kapısından geri manevra yaparak bahçe içinde geriye doğru giderek 5 -6 -7 numaralı sevkiyat kapıları hizasında durduğu, 6 numaralı sevkiyat alanı iç kısmını gören kamera kayıtlarına göre seksiyonel giriş kapısının alttan kanırtılarak açılmaya başlandığı, 70-80 cm civarında açılan kapıdan içeriye bir kişinin girdiği ve burada palet üzerinde istiflenmiş kolileri alarak kapı önüne bıraktığı, kapı önündeki bir kişinin de gelen kolileri araç içerisinde yükleyen kişiye verdiği, daha sonra bu kişinin sevkiyat bölümüne girdiği ve etrafa ürünlere baktığı, diğer kişiyle konuştuktan sonra birlikte dışarı çıktıkları, daha sonra bir kişinin gelerek kolileri almaya devam ettiği ve en son 07:17:45 sıralarında yaklaşık 54 adet kolinin sevkiyat bölümünden alınarak araca yüklendiği, şahısların araca binerek geldiklerinde açtıkları arka cephedeki ... Caddesi çıkış kapısından araçla çıkarak olay yerinden ayrıldıkları tespit edilmiştir. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. (işveren) ile davalı (yüklenici) arasında düzenlenen güvenlik hizmet sözleşmesinin 20.01.201620.01.2017 dönemlerine ilişkin olduğu belirtilmiştir .İş bu sözleşmenin 3.7. maddesinde ''güvenlik personelinin kusuru ve en hafif ihmalinden kaynaklanan zarar ve ziyanlardan yüklenici sorumlu olup, 5188 sayılı yasanın tanımlanmış olduğu mesleki sorumluluk sigortasını yaptıracaktır. Güvenlik personelinin kusur ve hafif ihmalinden kaynaklanan zarar ve ziyanların sigorta şirketince ödenip ödenmemesine bakılmaksızın yüklenici firmanın tüm zararlarını tazminle sorumludur.'' ifadesi yer almaktadır. Tanıklar beyanlarında özetle, Arka kapıdan beyaz renkli bir aracın giriş yapıldığının görüldüğünü ve kargo firmasının sevkiyat almak için giriş yaptıklarını düşündüklerini giriş yapan araçta herhangi bir amblem bulunmadığını, aracın sevkiyat bölümüne gitmesinden yaklaşık bir saat kadar sonra sevkiyat bölümü sorumlusunun gelip hırsızlık olayını haberdar ettiğini ve onay yerine gidildiğinde kapının kırılmış olduğunu gördüklerini beyan etmişlerdir.Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda özetle; söz konusu hırsızlık olayının organize bir olay olduğu, olarak tarihinde henüz mesai saatinin başlamadığı bu nedenle şirket dahiline giden araçların kesinlikle kayıt altına alınarak hangi amaçla geldiklerinin sorgulanması gerektiği, güvenlik personelinin meydana gelen olayda ağır ihmali ve kusuru bulunduğu, alarm sisteminin olay anında çalışıp çalışmadığı hakkında dosya kapsamında kesin bir bilgi bulunmadığı, yine dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde alarm sisteminin devreye girdiği veya yetkilileri alan merkezinden ihbar yapıldığına dair herhangi bir bilginin de yer almadığı, sevkiyat deposunda alarm olması ve kurulu bulunması halinde alarma bağlı dışı sirenin yaklaşık 115-120 desibel güçte çalacağından güvenlik personeline ve çevredekilerin bu sesi duyacağının değerlendirildiği, alan bulunsa bile kurulmamış olması halinde alarmın devreye girmeyeceği ve izleme merkezinde soygun ihbarının düşmeyeceğini bilindiği, bu durumda olayın oluş şekli incelendiğinde dava dışı sigortalının sevkiyat deposuna giriş yapılan bölge ve noktada alan sisteminin bulunmadığının anlamı çıktığı, olayın oluşmasında ve hasarın meydana gelmesinde davalının asli kusurlu %100 oranında kusurlu olduğu görüş tespitinde bulunulmuştur.İhbar olunan dava dışı sigortalı vekili tarafından mahkemeye sunulan 02.11.2017 tarihli beyan dilekçesi hırsızlığın meydana geldiği deponun 24 saat davalının tahsis ettiği güvenlik elemanları tarafından korunduğu ve izlendiği, deponun davalının personelinin yanı sıra Boğaziçi güvenlik sistemleri tarafından tespit edilmiş 60'ın üzerinde kamera ile izlenip kayıt edilmekte ve aynı zamanda bu firmadan alarm sistemi de alındığını belirtmiştir. İhbar olunan Boğaziçi İzleme ve Güvenlik Şirketi vekili tarafından mahkemeye sunulan 25.10.2017 havale tarihli beyan dilekçesinde, söz konusu hırsızlığı alarm bulunan yerden girilerek gerçekleştirilmediği, dava dışı sigortalının alarm kullanılmayan yerden giriş yapıldığı ifade edilmiştir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/125386 soruşturma numara dosyası ile uyuşmazlığa konu olayla ilgili olarak, yapılan soruşturmada suç failleri tespit edilemediğinden daimi arama kararı çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne dair karar verilmiş olup davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Görev İtirazı yönünden inceleme:Davacı sigorta şirketinin sigortalısı hangi görevli ve yetkili mahkemede dava açacak ise, sigorta şirketinin de halefiyet gereğince, aynen sigortalı gibi o mahkemede dava açabilecektir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın 4/1.a bendinde Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ile diğer alt bendlerde belirtilen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı ve TTK'nin 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden itibaren Yasa'nın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Davacı şirket sigortalısı ile davalı tacir olduğu nazara alındığında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararı, 6102 sayılı TTK'nin 1472.maddesi uyarınca somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. İş bu nedenle aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. Sair istinaf sebeplerinin incelenmesi:Davaya konu somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki tespitler nazara alınarak davalının meydana gelen olayda ve hasarda kusur oranın %100 olduğu belirtilerek davanın kabulüne dair karar verilmiştir. Bilindiği üzere, teminat dışı bir hususa ilişkin ödeme yapıldığı taktirde iş bu ödeme, Lütuf ödemesi olarak değerlendirilecek ve bu ödeme nedeniyle rücu talebinde bulunulamayacaktır.Davalı tarafça sunulan istinaf yasa yolu başvuru dilekçesinde depolama alanına girilen 6 numaralı sevkiyat kapısında alarm bulunmadığı ve bu nedenle davacı sigorta şirketinin hataen ödediği tutarı davalı şirketten talep etmesinin mümkün bulunmadığı belirtilmiştir. Dava dışı sigortalı tarafından depo alanında alarm sisteminin bulunduğu belirtilmiş ise de dosyada mevcut ihbar olunan ... Şti. vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde hırsızın gerçekleştiği yerde alarm sisteminin bulunmadığı belirtilmiştir .Düzenlenen ekspertiz raporunda da ''hasar sebebi'' başlığı altında yapılan açıklamada da depo alanı içindeki çıkışa yakın kapıya yöneldikleri ancak kapıda alarm olması nedeniyle araç ile diğer sevkiyat kapısına yönelerek 6 numaralı sevkiyat giriş kapısının alt kısımlarının zorlanmasıyla açılıp içinde girildiği ve paletlerin üzerindeki elektronik cihazların hızlıca getirilen araca yüklenerek hırsızlık olayının gerçekleştiği yönünde tespitte bulunulmuştur. Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerden, olay tarihinde henüz mesai saati başlamadan şirket dahiline gelen araçların kayıt altına alınmaması, hangi sebeple geldiklerini sorgulanmaması hırsızlık eyleminin gerçekleşmesinde güvenlik personellerinin ağır ihmali ve kusuru olduğu anlaşılmakla, davalının asli kusurlu %100 oranında kusurlu olduğu görüş tespitinin dosya kapsamına uygun olduğuna dair karar vermek gerekmiştir. TBK m. 181-194. maddelerde alacağın temliki düzenlenmiş olup, buna göre kanunda, sözleşmede engel bir hüküm bulunmadığı takdirde alacaklı, borçlunun rızasını aramadan alacağını üçüncü kişiye devredebilecektir. Yukarıda da belirtildiği üzere, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı arasında uyuşmazlığa konu hasar bedeli ile ilgili olarak alacağın temliki sözleşmesi düzenlendiğinden, davacı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin lütuf ödemesi olduğu yönündeki itiraza itibar edilmemiştir.  HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davalı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcının, davalı tarafından yatırılan 1.384,95 TL harçtan mahsubu ile fazla yatan 1.115,1‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istemi halinde davalı tarafa iadesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"81a27bd563452b4d","SID":"c4b3c4ac93c39bcb"}}