{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2020/2282 <br>KARAR NO: 2023/1789<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2017/1015 <br>KARAR NO: 2020/341<br>KARAR TARİHİ   : 18/06/2020 <br>DAVA: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 20/12/2023<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 26/07/2016 tarihinde teklif sözleşmesi ile periyodik bakım servis sözleşmesi düzenlendiği ancak borçlu şirket 04/01/2017 günlü ihtarnamesiyle sözleşmeyi fesih ettikleri gerekçesiyle parayı ödemediği ve faturayı iade etmiş oldukları belirtilerek İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile %40'tan az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, davacı şirket yetkilisinin haksız ve hukuka aykırı suç teşkil eden fiillerde bulunduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini, suç teşkil eden fiiller nedeniyle taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece ''... 26.07.2016 tarihinde taraflar arasında periyodik bakım servis hizmet sözleşmesi imzalandığı konusunda çekişme bulunmamaktadır. 04.01.2017 tarihli Gebze ... Noterliği' nin davalı tarafından keşide edilen ihtarnamesi ile; davacı ile aralarındaki sözleşmenin gereklerinin davacı tarafından gereği gibi yerine getirilmemesi ve tarafların yetkililerinin arasında ceza soruşturması/ kovuşturma konusu olan karşılıklı problemlerin ve suç teşkil eden eylemlerin varlığı sonucunda sözleşmenin fesih olunduğu anlaşılmaktadır. Davalının sözleşmenin feshi konusunda yapmış olduğu ihtarnamenin geçerli olduğu, feshin davalı tarafından haklı sebebe dayandırıldığı, haklı sebebin varlığı dosya kapsamına sunulan bilgi ile belgelerden ve ceza dosyasından anlaşılmaktadır. Dürüstlük ilkesi ve basiretli tacir ilkesi gereğince sözleşmenin devamının iş bu ihtarname içeriği haklı sebeplerin varlığı karşısında taraflardan beklenemeyeceği olağan hayat akışına göre malumdur. Davacı fesihten yaklaşık 7 ay sonra davalı aleyhine 18.08.2017 tarihli fatura düzenlemiştir ve takip konusu yapmıştır. Fatura davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş olup davalının faturayı teslim aldığına ve davalıyı bağlayacak şekilde geçerli olduğuna dair dosyada bilgi ve belge bulunmamakla davacının takibinin açık hesaba dayandığı değerlendiriliştir. Davacının fesih sonrası veya sözleşmenin geçerliliği süresince iş bu açık hesap alacağı bedelinin karşılığı olabilecek hizmeti davalıya verdiğine dair de dosyada bilgi ve belge bulunmamaktadır. Tüm bu tespit ve değerlendirmelere göre 28/09/2017 takip tarihi itibari ile davacının davalıdan herhangi bir hak ve alacağının olmadığına kanaat getirilmiştir. Alacağın varlığı likit olamamakla, yargılama gerektirmekle ve sözleşmenin feshi hukuki değerlendirme gerektirmekle alacağın varlığı ispata muhtaç olmakla davalı tazminat talebi de uygun bulunmamıştır. Davacının davalıdan alacağı bulunduğu iddiasında bulunduğu ancak bu hususu ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde özetle; ceza yargılamasında savunma hakkına izin verilmeden hüküm kurulduğu, fesih ihtarına cevap verme zorunluluğunun bulunmadığı, anlaşma açık ve ortadayken cevap vermemiş olmasının ihtarnameyi kabul etmemek anlamına geldiği, mahkeme kararının yerinde olmadığı belirtilmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nin 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasındaki servis hizmet sözleşmesinden kaynaklı bakiye hizmet bedeli alacağına dayalı başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davacının ''18.08.2017 tarih ve ... seri no'lu fatura alacağına'' istinaden 12.967,67 TL asıl alacak ve 241,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.209,26 TL alacağın tahsili için takip başlatıldığı, davalının yasal süresinde ödeme emrine itiraz ettiği, davanın yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasında düzenlenen ve davalının ''işveren'' olarak belirtildiği 26.07.2016 tarihli ''Teklif Sözleşmesi'nde; iş bu sözleşmenin işverene ait Şekerpınar'da bulunan tesisindeki tüm soğutma cihazlarının periyodik bakım ve onarımını kapsadığı, anlaşmanın amacının soğutma tesisinde bulunan parça ve ekipmanların düzenli çalışmasını sağlamak periyodik bakımları yapmak suretiyle uzun ömürlü olmasına ve tesisin enerji tasarrufunun devamını sağlamak olduğu, bu anlaşmanın 12 ay sürecince 4 ayda bir yapılacak periyodik bakımlardan oluştuğu ve periyodik servis ücretinin ilk altı ay için peşin 2.650,00 Euro +KDV, 2. altı ay için 2.650,00 Euro+KDV olarak fatura edileceği ve servis ücretinin 100 Euro+KDV, saat ücretinin kişi başı 40,00 Euro +KDV olduğu belirtilmiştir.Dosyada yer alan ihtarnameler: - Davacı tarafından davalı muhatap kılınarak keşide edilen Kadıköy .... Noterliği'nin 29.12.2016 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; 25.11.2016 tarih ve ... seri numaralı faturada belirtilen 8.145,78 TL tutarındaki bedelin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde banka hesap numarasına yatırılması istenilmiştir.- Davacı tarafından davalı muhatap kılınarak keşide edilen Kadıköy .... Noterliği'nin 21.08.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; davacı şirket ortağının, davalı firmada hakarete maruz kaldığı, sözleşmeden kalan 2.650,00 Euro +KDV karşılığı toplam 10.989,55 TL, %18 KDV 10.978,12 TL olmak üzere toplam 12.967,67 TL'lik 18.08.2017 tarih ve ... seri numaralı fatura aslının ihtarnameyle gönderildiği ve faturanın 7 gün içerisinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağı belirtilmiştir. - Davalı tarafından davacı muhatap kılınarak keşide edilen Gebze .... Noterliği'nin 28.08.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde; ... numaralı faturanın 23.08.2017 tarihinde şirkete tebliğ edildiği ve taraflar arasında düzenlenen hizmet sözleşmesinin Gebze .... Noterliği'nin ... numaralı 04.01.2017 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği, sözleşme kapsamında talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla 18.08.2017 tarih, ... seri numaralı ve 12.967,67 TL bedelli faturaya yasal süre içerisinde itiraz edilerek ihtarname ekinde iade edildiği belirtilmiştir. Gebze 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/427 E. 2018/151 K. sayılı ilamının incelenmesinde, katılanlar ... ve  ... (davalı şirket genel müdürü ve fabrika müdürü) yönelik, hakaret, tehdit ve basit yaralama eylemleri nedeniyle ...'nın (davacı firma sahibi olduğu belirtilmekle) adli para cezası ile cezalandırılmasına ve işbu cezanın CMK'nin 231/5 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi Raporu: Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; tarafların sunduğu 2016-2017 tarihli yasal defterlerin eksiksiz ve usulüne uygun olduğu, davacı defterlerinde takip tarihi itibariyle davalının 130.673,55 TL'lik borcunun kayıtlı olduğu, davalının defterlerinde ise takip tarihi itibari ile davacının herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, taraftar arasındaki mutabakatsızlığın 130.673,55 TL olduğu bunun nedeninin ise, davalı tarafça davacı tarafa yapılan 117.705,88 TL'lik ödemelerin davacı defterlerine kaydedilmemesinden kaynaklandığı, kalan 12.967,67 TL'lik kısmı ise davacı tarafça davalının sözleşme feshine ilişkin 04.01.2017 tarihli ihtarnameden yaklaşık 8 ay sonra 18.08.2011 tarihinde düzenlenen 12.967,67 TL'lik faturadan kaynaklandığı, işbu faturanın davalı tarafça kabulünün yapılmadığı, davacının sözleşmenin feshine ilişkin 04.01.2017 tarihi sonrasında davalı tarafa herhangi bir hizmet verdiğine ilişkin bir tespiti yapılamadığı bu nedenle davacının herhangi bir hak ve alacağının olmadığının kabulünün gerekeceği görüşünde bulunulmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair karar verilmiş olup davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Bilindiği üzere, 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde \"Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.\" hükmü yer almaktadır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir...\" Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.Davaya konu somut olayda taraflar arasındaki servis hizmet sözleşmesinden kaynaklı, 18.08.2017 tarih ve ... seri no'lu ''kalan sözleşme bedeli'' açıklamalı faturanın davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığı gibi, iş bu faturanın süresi içerisinde iade edildiği tespit edilmiştir. Dosya kapsamında yer alan bilgilerden de anlaşılacağı üzere, taraflar arasında düzenlenen 26.07.2016 tarihli sözleşmenin davalı tarafça Gebze .... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ve 4 Ocak 2017 keşide tarihli ihtarnamesine feshedilmiş olup, uyuşmazlığa konu edilen faturanın fesih tarihinden sonra 18.08.2017 tarihinde düzenlendiği ve ispat yükü kendisinde olan davacının sözleşmenin fesih tarihinden sonra herhangi bir hizmet verildiğini ispatlayamadığı anlaşılmaktadır. Bu haliyle mahkemece davanın reddine dair verilen karar yerindedir.  HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, hükme esas alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporuna, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafından yatırılan başvuru harcının hazineye GELİR KAYDINA,3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL istinaf karar harcından, davacı tarafından yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 215,45‬ TL'nin istinaf eden davacıdan tahsili ile hazineye GELİR KAYDINA,4-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/12/2023</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b0b5ea1a0c074d6","SID":"a6fc82f8aeae1eb8"}}