{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/1212 <br>KARAR NO\t\t: 2023/2306<br>KARAR TARİHİ\t: 13/12/2023<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/939 Esas 2023/291 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t:  13/12/2023<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  13/12/2023<br><br>\t     Davacı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br> GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  davacı şirket ile mal alımına dayalı ticari ilişkisi olan davalı şirketin mal karşılı kesilen faturalar uyarınca davacıya 67.974,60 TL borcu bulunduğunu, borcunu ödemeyen davalı hakkında İzmir 13. İcra Müdürlüğünün 2022/250 esas sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı şirketin imzaya, borca, ödeme emrine, yetkiye, göreve, işlemiş faize ve tüm fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalı tarafça icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine haksız kötüniyetli itirazı ve alacağın likit olması nedeniyle %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.   <br>  CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, rizikonun Antalya'da gerçekleşmesi nedeni ile dosyanın yetkili Antalya Mahkemeleri olduğunu, dava konusu faturanın tek başına alacağın varlığına delil oluşturmayacağını, davalı şirket yetkilisinin faturaların altında yer alan teslim alan kısmında imzası bulunmadığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Antalya Mahkemelerine gönderilmesine, yargılama harç ve giderlerin davacıya yüklenmesine, ödemek zorunda kalınan 10.875,84 TL vekalet ücretinin, HMK 323 maddesi gereğince hükmedilecek olan vekalet ücretine ilave olarak, HMK nun 329 maddesi gereğince haksız eylemleri nedeni ile davaya sebep olan davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmesini savunmuştur.   <br>MAHKEMECE: \"... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; icra takip dosyasında davalı tarafça yasal süresinde Antalya İcra Dairelerinin yetkili olduğu belirtilerek icra dairesinin yetkisine ve borcun tamamına itiraz edildiği, davalı taraf gerek itiraz dilekçesinde gerek cevap dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı beyan edilerek sözleşmesel ilişkiyi inkar ettiğinden yetki konusunda TBK’nın 89. maddesinin uygulanamayacağı, davalı-borçlunun icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi durumunda İİK'nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesinin gerektiği,  ilamsız icrada genel yetkili icra dairesinin HMK'nın 7. maddesi gereği borçlunun ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesi olduğu, takip talebinde davalı-borçlunun adresinin Muratpaşa Antalya olarak gösterildiği ve bu adreste davalı borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği, yine dava dilekçesinde davalının adresinin aynı adres gösterildiği görülmekle Antalya İcra Dairelerinin yetkili olduğu, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkisiz olduğu anlaşılmakla yetkili icra dairesine yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM:<br>1-Yetkili icra dairesine yapılmış geçerli bir takip olmadığından davanın REDDİNE,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Mahkeme kararına karşı, davacı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu takip dayanağının,  taraflar arasındaki ticari ilişkinin davalı firmanın müvekkil şirketten satın aldığı mallar ve buna bağlı faturalara bağlı olarak oluştuğunu ve davalı tarafından ödenmemiş borçlar olduğunu, davalı tarafça sipariş edilen malların, müvekkil şirketin tedarikçi firması tarafından teslim edildiğini, taraflar arasındaki satım sözleşmesi gereği, tedarikçi firma tarafından teslim edilmesine rağmen fatura bedelinin ödenmediğini, davalının borcunun niteliği para borcu olduğunu ve hukuki ifadesi ile götürülecek borçlardan olduğunu, TBK 89. Maddesi hükümleri bu kapsamda, taraflar arasında mal satış sözleşmesi uyarınca,  borcun ifa yeri olan davacı müvekkilin adresinin İzmir Adliye Mahkeme ve İcra Daireleri yetkili olduğunu, bu nedenle  yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, ayrıca, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, taraflar arasında  akdi ilişki bulunduğunu, bu konuda eksik inceleme ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava; itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Davacı taraf; cari hesaptan kaynaklı davalıdan alacaklı olduğunu, davalıya mal  mal sattığını , davalının borcunu ödemediğini ileri sürmektedir. <br>Davalı taraf ise; davacı ile aralarında bir sözleşme olmadığını, irsaliyelerde imzalarının olmadığını, yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemenin Antalya olduğunu  belirterek yetkiye ve alacağın tamamına itiraz etmiştir. <br>Yargıtay 19. HD nin 2015/5922 esas, 2015/16353 karar sayılı ilamında;\" ...  Dosya içerisindeki verilerle taraflar arasında akdi ilişkinin mevcudiyetine dair kesin bir sonuca varılamayacağı gibi, akdi ilişkinin olmadığı tespitinde bulunmak da mümkün değildir. O halde sözleşme ilişkisinin varlığı, tarafların buna dair sunacakları delillerin toplanmasından sonra tespit edilebilecek bir olgu haline gelecektir. Nitekim 6100 sayılı HMK.nın 116/1-a maddesine göre kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazının ilk itirazlardan olduğu, ilk itirazların ise bir ön sorun gibi incelenerek karara bağlanacağının HMK.md.117/3.maddesinde düzenlendiği, mahkemenin bu süreçte nasıl bir yöntem takip edeceğinin ise HMK.nın 163-164.maddelerinde açıklandığı görülmektedir. <br>Tüm bu açıklanan nedenlerle, mahkemece davalının yetki itirazının anılan hükümler çerçevesinde incelenerek, taraflara yetki konusunda delillerini sunma imkânı tanınarak, varsa delilleri toplanarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir. Diğer yandan dava şartı yokluğu nedeniyle verilen kararda davalı yararına maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.\" şeklinde karar verilmiştir. <br>Yargıtay 19. HD nin 2018/851 esas,  2019/2330 karar sayılı ilamı  ile  2016/10519 esas, 2017/3560 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.<br>Somut olayda; her ne kadar ilk derece mahkemesince, davalının sözleşmesel ilişkiyi inkar etmesi nedeni ile yetkili icra dairesinde takip yapılmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan dava reddedilmiş ise de; davacının dava dilekçesinde ticari defterlere,  faturaya, irsaliyeye  dayandığı, e-fatura ve e-irsaliye sunduğu, dolayısıyla davalının yetki itirazının ön sorun olarak ele alınıp taraf delilleri toplanarak, davalının ilgili Vergi Dairesinden ilgili döneme ilişkin BA formları da getirtilerek, gerekirse bilirkişi incelemesi de yapılmak suretiyle  taraflar arasında ticari bir ilişki bulunup bulunmadığının tespiti yapılıp sonucuna göre yetki itirazının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.  <br>Sonuç olarak yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek derecede önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-4 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava dosyasının kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/04/2023 tarih ve 2022/939 Esas 2023/291 Karar sayılı  hükmünün, 6100 sayılı HMK’nın 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Kararın kaldırılma sebep ve şekline göre davacı şirket vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>4-İstinaf başvurusuna konu kararın kaldırılması nedeniyle başvuru sırasında alınan   179,90 TL peşin harcın davacı şirkete iadesine,<br>5-İstinaf başvurusu aşamasında başvuru sahibi davacı şirket tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf kanun yoluna başvuran davacı şirket yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK’nın 353/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"16c8e985749b4419","SID":"5fa77fcd769707f4"}}