{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2021/279 Esas 2023/1800  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2021/279 <br>KARAR NO\t: 2023/1800<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ...\t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t\t  ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ... 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/11/2019<br>NUMARASI\t\t:2015/524 Esas 2019/913 Karar<br>\t<br>DAVACI <br>VEKİLİ\t:\t<br>DAVALI \t:<br>DAVA\t: Alacak<br>DAVA TARİHİ\t: 20/08/2015<br>KARAR TARİHİ\t:  14/12/2023<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t:  14/12/2023<br><br>\tTaraflar arasındaki alacağa  ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına davalı banka tarafından 25.000 TL limitli kredi kartı düzenlendiğini, davacının kredi kartını düzenleyen ... Şubesinde aynı zamanda vadesiz mevduat hesabının mevcut olduğunu, kredi kartına ilişkin hesap özetlerinin davacı şirkete gönderilmediğini, bu nedenle davacının harcamalarını denetleme imkanı bulamadığını, ayrıca banka çalışanları ile davacı şirket çalışanları arasında şirket kredi kartının usulsüz kullanımına olanak sağlanması yönünde yapılan anlaşma çerçevesinde davacı şirketin herhangi bir yazılı talimatı olmaksızın vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktarımı yapıldığını, böylece kredi kartı harcama limitinin her zaman artıda kaldığını ve 25.000 TL’nin çok üzerinde harcama limiti sağlandığını, bu şekilde davacının ciddi anlamda zarara uğratıldığını, usulsüz virmanlar yapıldığı için zararın artmasına neden olunduğunu, fîktif kredi kartı harcamaları yapılarak bu paranın zimmetlerine geçirildiğini, zarardan banka çalışanlarının birinci derecede sorumlu olduklarını, bankanın objektif özen borcunu yerine getirmekle yükümlü olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL tazminatın 09.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\tDavacı vekili 12.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile davasını kısmi davaya çevirdiğini beyan etmiş, talep sonucunu ve iddialarını değiştirmemiştir. Islah dilekçesinde özetle:  ... adına, davalı ... tarafından, 25.000,00 TL limitli kredi kartı düzenlendiğini, davalının hesap özetini davacı şirkete göndermediğini, davacının kontrol etme, denetleme imkanının önemli ölçüde elinden alındığını, ... Şubesi çalışanları ile davacı şirket çalışanları arasında şirket kredi kartının usulsüz kullanımına olanak sağlanması yönünde anlaşma yapıldığını, 0204290 nolu vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktarımı yapıldığını, böylece kredi kartı harcama limitinin her zaman artıda kalmasının sağlandığını, herhangi bir yazılı talimat olmaksızın 0204290 nolu vadesiz hesaptan kredi kartına sürekli para aktarımı yapılması sonucunda, davacı şirketin zarara uğratıldığını aynı gün, aynı işyerlerinden defalarca yüksek tutarlı işlemler yapıldığından davalı bankanın “özen yükümlülüğü” çerçevesinde bu şüpheli işlemler nedeniyle davacı şirketi araması ve uyarması gerektiği halde ihmal gösterdiğini, BK’nın 306 ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alanın akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecbur olduğunu, usulsüz işlemle çekilen paraların aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olduğunu, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirildiğinden mevduat sahibinin bankaya karşı alacağının aynen devam ettiğini, bankanın hafif kusurlarından dahi sorumlu olduğunu, bankanın sorumluluğunun olağan sebep sorumluluğu olduğunu, davalı personelin usulsüz işlemlerinin bankayı sorumluluktan kurtarmayacağını beyanla şimdilik 10.000,00 TL tazminatın 09.02.2015 temerrüt tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t            CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının basiretli bir tacir gibi davranması gerektiğini, öncelikle 09.02.2015 tarihli ihtarında zararın 280.000 TL olarak belirlenip talep edildiğini, zarann miktarı bilindiği için belirsiz alacak davası açılamayacağını ve davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle de reddedilmesinin icap ettiğini, davacı şirketin sahibi ... tarafından 14 07.2011 tarihinde verilen talimat bulunduğunu, yine bu kişi tarafından 13.03.2012 tarihli talimata istinaden kredi kartı limitinin 25.000 TL’ye yükseltildiğini, davacı şirketin hesaplarını sürekli kontrol edebileceğini, interaktif bankacılık kanalları üzerinden davacının kredi kartı harcamalarını kontrol etme imkanına sahip bulunduğunu, hesap özetinin sözleşmede beyan edilen adrese gönderildiğini, aksinin davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; şirket kredi kartının kendisine tahsis edilen kişiden başkası tarafından kullanılması mümkün değil iken davacı şirket yöneticisinin kredi kartını şirket müdürüne verdiği, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e verdiği davacı şirket yöneticisinin göstermesi gereken özeni göstermediği, sözleşmesinde yazılı bulunduğu halde kredi kartını üçüncü bir kişiye şifresini de vererek teslim ettiği, taraflar arasındaki teslim ilişkisinin hangi sebeple yapıldığı, bu teslim ile ne kadarlık bir harcamaya müsaade edildiğinin tespitinin mümkün  olmadığı, yine hesaplar arasında işlem yapmasına olanak tanınmış olan muhasebecinin usulsüz işlemlerinin davalı banka personeline yüklenmesinin de mümkün olmadığı, banka personeli tarafından yapılan bankacılık işlemlerinde bir usulsüzlük tespit edilemediği gibi ... ile davalı banka personelinin anlaşması bulunduğu, usulsüz işlemlere davalı banka personelinin iştiraki bulunduğuna dair dosya kapsamında herhangi bir belgenin de bulunmadığı, 237.957,02 TL tutarındaki “kredi kartına aktarım\" işleminin bankaca aktarımın yapıldığı tarihler itibariyle davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği de nazara alındığında basit bir kontrol ile ...'in usulsüz işlemlerinin fark edilebileceği ancak davacı şirketin görev ve sorumluluğunu ihmal ettiği, neticeten davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiği ve meydana gelen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğuna dair dosyaya ibraz edilmiş delil mahiyetinde bilgi ve belge bulunmadığı gerekçeleriyle  davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu zararın, davalı bankanın, hesap sahibinin yazılı bir talimatı olmaksızın davacı şirket hesaplarında parasal işlemler yapması nedeniyle meydana gelmiş olup, mahkemece zararın neden kaynaklandığının tespit edilemediğini, şirket muhasebecisi ... hakkında ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ve başkasına ait kredi kartının izinsiz kullanımı suretiyle hırsızlık suçundan ceza aldığını ve böylelikle muhasebeci ...'in davacıyı zarara uğrattığının ortaya çıktığını, davacı şirkete ait kredi kartı limiti 25.000 TL olmasına rağmen davacının yazılı talimatı olmaksızın vadesiz hesabından kredi kartına sürekli para aktırımı yapılarak kart limitinin aşılması engellendiğinden şirketin zarara uğradığını, para aktarımlarının talimatsız olup banka personelinin, ...'in davacının parasını zimmetine geçirmesine yardımcı olduklarını, bankanın 1. derecede sorumlu olduklarını, bankanın para aktarımlarının talimat ile yapıldığını ispat etmesi gerektiğini, bankanın subjektif özen yükümlülüğünü ihlal ettiğini, meydana gelen zarar ile uygun illiyet bağı bulunduğunu, davalının davacıya hesap ekstresi göndermemesinin zararın oluşmasında ve büyümesinde etkili olduğunu  bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava;  bankacılık mevzuatı ve adam çalıştıranın sorumluluğu çerçevesinde davacının bilgisi dahilinde olmayan kredi kartı harcamaları nedeni ile uğranılan zararın davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tTaraflar arasındaki 14/07/2011 tarihli business card üyelik sözleşmesi, hesap ekstreleri, kredi kartı harcamalarına ilişkin hesap dökümleri, SGK kayıtları, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/275 Esas 2019/801 Karar sayılı kararı, davacı şirket yetkilisinin davalı bankaya hitaplı 14/07/2011 ve 13/03/2012 tarihli yazıları vs deliller dosya arasında mevcuttur. <br>\t30/10/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı şirket defterlerinin incelenmesinde kredi kartına virman işlemlerinden 237.957,02 TL tutarındaki işlemlerin muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu, muhasebe fişlerinin 300-... KREDİ KARTI 102- BANKALAR hesapları kullanılarak muhasebe kayıtlarının yapıldığı, 89.953.85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemlerinin ise muhasebe kayıtlarının olmadığı, ticari defterlerine kayıt yapılmadığı, kredi kartının şirket bilgisi haricinde özel harcamalarına kullandığı iddia edilen ... isimli kişinin muhasebe departmanında personel olduğu, genel müdürün ise ... olduğu, öğrenilen bilgiler ışığında, kredi kartı ile şirket bilgisi olmadan özel harcamalarını yapan kişinin genel müdürü tarafından kontrol edilmesi gerekir iken müdürün görevini yerine getirmediğinden dolayı ortada oluşan boşluğun art niyet ile doldurulduğu, zararın davacı şirketin personelinin usulsüz işlemleri dolayısıyla ortaya çıktığı, davalı banka personelinin iştiraki bulunduğuna dair dosya kapsamına herhangi bir belge bulunmadığı, son ödeme tarihlerinden önceki günlerde kredi kartına para aktarılması işlemlerinin şirket yetkililerinin talimatı olmadan davalı bankanın kendi inisiyatifi ile gerçekleştirildiği iddiasının davacı şirketin muhasebe kayıtlan ile doğrulanamadığı, yerinde yapılan inceleme neticesinde 237.957,02 TL tutarındaki “kredi kartına aktarım\" işleminin bankaca aktarımın yanıldığı tarihler itibariyle davacı şirketin muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği, bu işaretin; davacı şirket yetkililerinin kredi kartı ekstre borcundan ve ekstre içeriği harcamalardan haberdar olduğu, kredi kartı borcuna karşılık olarak aktarılan tutarların şirket yetkililerinin bilgisi dahilinde olduğu, aktarımın yapıldığı gün itibariyle aktarılan tutarın şirket kayıtlarına intikal ettirilmesi nedeniyle kredi kartı harcama ve ödeme işlemlerinin şirket yetkililerince takip edildiği anlamına geldiği, bu kapsamda davalı banka tarafından kredi kartı hesabına yapılan aktarımların şirket yetkililerinin bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı sonucuna ulaşıldığı bildirilmiştir. <br>\t\t\t\t\t\tDosya kapsamından, davalı banka tarafından, taraflar arasında imzalanan 14/07/2011 tarihli business card üyelik sözleşmesine istinaden davacı şirket yetkilisine kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartı limitinin 25.000 TL olduğu, söz konusu kredi kartının davacı şirket yetkilisi tarafından şirketin muhasebecisi olan ... isimli şahsa verildiği, ... tarafından kredi kartı ile harcamalar yapıldığı, söz konusu harcamalardan kaynaklanan borçların ödenmesi amacıyla ve henüz son ödeme tarihleri olmamasına rağmen davalı bankaca davacı şirketin bankada bulunan hesabından virman işlemleri yapıldığı, yapılan kredi kartına virman işlemlerinin 237.957,02 TL tutarındaki miktarın davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, 89.953,85 TL'lik miktarın ise şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmaktadır. <br>\t\t\t\t\t\tUyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşmenin  dava konusu kredi kartı harcamaları ve yapılan virman işlemlerinin davacının bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığı, bilgisi dahilinde yapılmamış ise kusurun hangi tarafta olduğu hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\t\t\t\t\t\tTaraflar arasındaki 14/07/2011 tarihli Business Card üyelik sözleşmesinin 7.maddesinde; şirket kredi kartının üzerinde adı yazılı kişi dışındaki şahıslar tarafından kullanılmasının kesinlikle yasak olup, aksine davranışta bankanın sözleşmeyi tek taraflı feshedebileceği ve kartın 3.kişiler tarafından kullanılması nedeniyle oluşan her türlü zarardan da üyenin sorumlu olduğu, <br>\t\t\t\t\t\t12.maddesinde; üyenin, şirket kredi kartı kullanımından dolayı hesabına yapılacak tüm borç ve alacak kayıtlarının, hesap kesim tarihinde kredi kartı hesap özetine dökülerek, banka tarafından kendisine bildirileceğini, kabul ettiği, üyenin, hesap özeti son ödeme tarihine kadar eline geçmesine dahi bankanın kendisine sunduğu imkanları (bankamatik, internet vs..) kullanarak borcunu öğrenmek veya son ödeme tarihine kadar bankanın lehinde olacak şekilde yazılı olarak bankadan talep etmek zorunda olduğu, \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t23.maddesinde ise; üyenin, şirket kredi kartı kullanıcılarının kart ile yapmış oldukları tüm harcamalardan, nakit çekmelerden, kartların herhangi bir nedenden dolayı 3.kişilerce kötüye kullanılmasından sorumlu olduğu, tüm itiraz ve def'ilerinden feragat ettiği ve bankanın bu nedenle doğabilecek zarar ve ziyanını karşılayacağını kabul ve taahhüt ettiği düzenlenmiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\tDavacı şirket yetkilisi tarafından bankaya hitaplı 16/03/2012 tarihinde, dilekçe ekinde ismi belirtilen şirket personeline, şirket kredi kartı üyelik sözleşmesine uygun olarak kullanılmak üzere limitleri adlarının karşısında gösterilen şirket kredi kartlarının verilmesi için talepte bulunduğu, dilekçe ekindeki belgede kartı kullanacak şirket personelinin \"...\" ve kredi kartı limitinin 25.000 TL olduğu bankaya bildirildiği görülmüştür.<br>\t\t\t\t\t\tBundan başka davacı şirket yetkilisinin bankaya hitaplı 14/07/2011 tarihli dilekçesinde, bankadan almış oldukları şirket kredi kartı ile yapacakları işlemlerden kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde banka nezdinde bulunan 204290 numaralı Türk Lirası hesabından bankaca tahsil edilmesini bildirdiği anlaşılmıştır. <br>\t\t\t\t\t\tYukarıda açıklanan sözleşme hükümleri ve davacı şirket yetkilisinin davalı bankaya hitaplı 14/07/2011 ve 16/03/2012 tarihli dilekçe içerikleri birlikte değerlendirildiğinde, davalı banka tarafından davacı şirkete, şirket yetkilisi ... tarafından kullanılmak üzere, 25.000 TL limitli kredi kartı tahsis edildiği, kredi kartı ile yapılacak işlemlerden kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde davacının davalı banka  nezdinde bulunan 204290 numaralı Türk Lirası hesabından bankaca tahsil edilmesinin kararlaştırıldığı, davacının, şirket kredi kartı kullanımından dolayı hesabına yapılacak tüm borç ve alacak kayıtlarının, hesap kesim tarihinde kredi kartı hesap özetine dökülerek, banka tarafından kendisine bildirileceğini, kabul ettiği, üyenin, hesap özeti son ödeme tarihine kadar eline geçmesine dahi bankanın kendisine sunduğu imkanları (bankamatik, internet vs..) kullanarak borcunu öğrenmek veya son ödeme tarihine kadar bankanın lehinde olacak şekilde yazılı olarak bankadan talep etmek zorunda olduğu, kredi kartının şirket yetkilisi ... dışında 3.bir kişi tarafından kullanılmasının yasaklandığı anlaşılmıştır.<br>Bu durumda, davacı şirketin kayıtlarına intikal eden  237.957,02 TL  tutarlı harcamalardan bilgisi bulunmadığının ileri sürülmesi  hukuken mümkün bulunmadığından bu tutar yönünden davalı bankaya kusur yüklenemez. Ancak, davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL tutarındaki kredi kartı virman işlemi nedeniyle davacının zarara uğradığı, söz konusu zararın gerçekleşmesinde  şirket kredi kartının kendisine tahsis edilen kişiden başkası tarafından kullanılması mümkün değil iken davacı şirket yöneticisinin gerekli özeni göstermeyerek kredi kartını ve şifresini şirket müdürüne, şirket müdürünün de şirket muhasebecisi ...'e vermesi, kendisine hesap ekstresi gönderilmediğinde sözleşmenin 12.maddesi gereğince hesap ekstresinin bankadan talep etmemesi ve davaya konu dönemde hesaplarını kontrol etmemesi nedeniyle %75 oranında kusurlu olduğu; davalı bankanın ise, davacı şirket yetkilisinin bankaya hitaplı 14/07/2011 tarihli dilekçesinde kredi kartından kaynaklanan ve hesap özetinde bildirilen toplam borç bakiyesinin son ödeme tarihinde banka nezdinde bulunan şirket hesabından tahsil edilmesine ilişkin açık iradesine ve talebine karşın son ödeme tarihi gelmeden ve davacıdan yazılı talimat  alınmaksızın kredi kartı hesabına virman yapması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmış, bu kusur oranları üzerinden yapılan değerlendirmede davacının, defterlerinde kayıtlı olmayan 89.953,85 TL'nin davalının kusuruna tekabül eden 22.488,46 TL'yi davalıdan talep edebileceği anlaşılmış olmakla birlikte davacının talebinin 10.000 TL olduğu ve HMK.nun 26.maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gözetilerek 10.000 TL'nin       -davacı tarafından davalıya hitaplı 09/02/2015 tarihli ihtarnamenin  davalıya tebliğ tarihi olan 09/02/2015 tarihi ve verilen 10 günlük atıfet süresi gözetildiğinde-      temerrüt tarihi olan 20/02/2015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle  ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\tA)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile,<br>\tAnkara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15/11/2019 tarih ve2015/524 Esas 2019/913 Karar <br>sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\t2-Davanın KABULÜ ile,<br>\t10.000 TL'nin 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 638,10 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harcının mahsubu ile bakiye 467,32‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, <br>\t4-Davacı tarafça yatırılan 170,78  TL peşin harcı ile 27,70 TL başvuru harcının mahsubu ile bakiye 198,48‬ TL'nin  davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t5-Davacı tarafça yapılan 121,50 TL posta, 20,00 TL davetiye ve 1.200,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.341,5‬0 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,<br>\t6-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından dosyada kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\tB)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine, <br>\t2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 37,90 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 200 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  14/12/2023<br><br>  Başkan- ...                 Üye - ...\t        Üye - ...                  Zabıt Katibi-...<br> ...             ...          ...               ... <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e75ce5d22232d622","SID":"c708979d6c6068ee"}}